iş sağlığı ve güvenliği 2016 yılı idari para cezaları

iş sağlığı ve güvenliği 2016 yılı idari para cezaları listesi

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
KANUNUYLA İLGİLİ İDARİ PARA CEZALARI
Ceza
Maddesi
İlgili
Maddeler
Maddelere İlişkin Açıklamalar (%5,58)
2016 Yılı
Cez
Miktarı
(TL)
26/a 4/1.(a) İşverence, mesleki risklerin önlenmesi
amacıyla her türlü tedbirin alınmaması, sağlık
ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlar göreuygun hale getirmemesi halinde her bir
yükümlülük için ayrı ayrı
2.603
4/1.(b) İşverenin, işyerinde alınan iş sağlığı ve
güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını
izlememesi, denetlememesi ve uygunsuzluklarıgidermemesi halinde her bir yükümlülük için
ayrı ayrı
2.603
6/1.(a) Belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı veya
işyeri hekimigörevlendirmeyen işverene görevlendirmediği
her bir kişi için ve aykırılığın devam ettiği
her ay için
6.511
6/1.(a) On ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli
sınıfta yer alan iş yelerindediğer sağlık personeli görevlendirmeyen
işverene ve

aykırılığın devam ettiği her ay için

3.255
26/b 6/1 (b) İşverenin görevlendirdikleri kişi veya hizmet
aldığı kurumların görevlerini yerine
getirebilmeleri için gerekli yer,araç ve gereçleri sağlaması ve her bir
yükümlülük için ayrı ayrı
1.952
6/1(c) İşverenin, işyerinde sağlık ve güvenlik
hizmetlerini yürütenlerarasında işbirliği veya koordinasyonu
sağlamaması halinde ve

her bir ihlal için ayrı ayrı

1.952
6/1(ç) İşverenin, görevlendirdikleri kişi veya
hizmet aldığı kurumlar tarafından iş sağlığı ve
güvenliği için mevzuata uygun olarak bildirilen
tedbirleri yerine getirmemesi ve her bir tedbiriçin ayrı ayrı
1.301
6/1(d) İşverenin, çalışanların sağlık ve güvenliğini
etkilediği bilenenkonular hakkında; görevlendirdikleri kişi
veya hizmet aldığı

kurumları, başka işyerlerinden çalışmak üzere
gelen çalışanları

bu hususla bilgilendirmemesi ve her bir ihlal
için ayrı ayrı

1.952
26/c 8/1 İşverenin, işyeri hekimi ve iş güvenliği
uzmanlarının hak ve yetkilerini kısıtlaması
halinde her bir ihlal durumunda
1.952
8/6 İşverenin, belirlenen çalışma süresi
nedeniyle iş yeri hekimi veİş güvenliği uzmanını tam süreli olarak
görevlendirmesi, gereken

durumlarda işyeri sağlık ve güvenlik birimi
kurmaması ve her bir

ihlal için

1.952
26/ç 10/1 Risk değerlendirmesi yapmayan veya
yaptırmayan işverene
3.906
10/1 Risk değerlendirmesi aykırılığının devam
ettiği her ay için
1.952
10/4 İşverenin, iş sağlığı ve güvenliği yönünden
çalışanların maruzkaldığı risklerin belirlenmesine yönelik
gerekli kontrol ve

incelemeleri yaptırmaması

5.859
26/d 11 İşverenin, acil durum planları, yangınla
mücadele ve ilk yardımlailgili tedbir ve önlemleri almaması halinde
her bir ihlal için ve ihlalin devam ettiği her
ay için
1.301
12 İşverenin, ciddi yakın ve önlenemeyen
tehlikenin meydana gelmesi durumunda, tahliye
uygulamasına aykırı davranması ve ihlalin devam
ettiği her ay için
1.301
26/e 14/1 İşverenin, bütün iş kazalarının ve meslek
hastalıklarının kaydınıtutması ve bunlar hakkında gerekli
incelemeleri yapmaması, ayrıca

işyerinde meydana gelen zarar verici olaylar
hakkında gerekli

raporları düzenlememesi ve her bir yükümlülük
için ayrı ayrı

1.952
14/2 İşverenin iş kazasını ve meslek hastalığını
üç iş günü içerisinde
Sos.Güv. Kurumuna bildirmemesi halinde
2.603
14/4 Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal
eden iş kazalarını yetkilendirilen sağlık
hizmeti sunucuları ise meslek hastalıklarınıon gün içerisinde Sos.Güv. Kurumuna
bildirmemesi halinde
2.603
26/f 15/1 İşverenin, çalışanlarına sağlık ve güvenlik
eğitimi hizmeti vermemesi ve onların sağlık
muayenelerinin yapılmasını sağlamaması halinde,
her bir çalışan için
1.301
15/2 İşverenin sağlık raporu olmayanları
çalıştırması halinde her bir çalışan için
1.301
26/g 16 İşverenin, işyerinin özelliklerini dikkate
alarak çalışanları ve çalışantemsilcileri maddede belirtilen hususlar
hakkında bilgilendirmediği

her bir çalışan için

1.301
26/ğ 17 İş verinin, çalışanlara işe başlamadan önce,
işyeri iş ekipmanları veyeni teknolojiler hakkında bilgi vermemesi
İşçilere verilecek iş sağlığı ve güvenliğine ait
hizmete ait maliyeti

işçilere yansıtan ve eğitim sürelerinin
haftalık çalışma süresinden

fazla olması halinde fazla çalışma olarak
değerlendirmeyen

işverenlere, her bir aykırılık için çalışan
başına ayrı ayrı,

527
26/h 18 İşverenin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili
olarak çalışanların görüşlerini almaması ve
katılımlarını sağlamaması halinde her bir
aykırılık için ayrı ayrı
1.301
26/ı 20/1 İşverenin işyerinin bölümlerindeki risklere
ve çalışan sayısına göre temsilci
görevlendirmemesi halinde
1.301
20/3 İşyeri temsilcilerinin işyerindeki tehlike
kaynağının yok edilmesi verisklerin azaltılması için işverene
bulundukları önerilerden dolayı

işverence gerekli tedbirlerin alınmaması
halinde

1.952
20/4 İşverenin görevlerini yürütmeleri nedeniyle
çalışan temsilcilerinhaklarını kısıtlamaları ve görevlerini
yapmaları için gerekli imkanların sağlanmaması
halinde
1.301
26/i 22 İşverenin, iş sağlığı ve güvenliği kurulu
oluşturmaması ve kurulunkararlarını uygulanmaması halinde her bir
ihlal için ayrı ayrı
2.603
26/j 23/2 Birden fazla işyerinin bulunduğu(iş
merkezleri, iş hanları, sanayi bölg.ve siteler
gibi) yerlerde iş sağlığı ve güvenliği ile
ilgili koordinasyonu sağlayamayan yönetimlere
6.511
26/k 24/2 İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda
ölçüm inceleme ve araştırma yapılmasına, numune
alınmasına veya eğitim kurumları ile ortak
sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve
denetiminin yapılmasınaengel olan işverene
6.511
26/l 25/6 İşverenin, işin durdurulması sebebiyle işsiz
kalan çalışanlara ücretlerini ödememesi veya
ücretlerini düşürmesi veya mesleklerinegöre başka bir iş vermemesi halinde her bir
çalışan için ve aykırılığın devam ettiği her ay
için
1.055
25/8 İşyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma
yaptıran işveren veyavekiline 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası
verilir.
26/m 29/1 Büyük kaza önleme politika belgesi
hazırlamayan işverene
65.122
29/2 Güvenlik raporunu hazırlayıp Bakanlığın
değerlendirmesinesunmadan işyerini faaliyete geçiren ve
işletmesine Bakanlıkça izin

verilmeyen işyerini açan veya durdurulan
işyerinde faaliyete devam

eden işverene

104.196
26/n 30 İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili
yönetmeliklerdeki yükümlülükleriyerine getirmeyen işverene, uyulmayan her
hüküm için tespit

edildiği tarihten itibaren aylık olarak

1.301
26/0 Çalışanlarına, standartlara uygun ve CE
işaretli kişisel koruyucudonanım temin etmeyen işverenlere çalışan
başına
527
26/ö Yeraltı maden işletmelerinde çalışanların
bulundukları yeri ve girişçıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan
işverenlere çalışan başına
527
AÇIKLAMA:Yukarıdaki İdari
Para Cezalarıa) Ondan az çalışanı bulunan
işyerlerinden;

Read more

Yeni nesil Ödeme Kaydedici cihazları Kullanma Mecburiyeti tebliği

vergi

 

Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:426)’NDE

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

(SIRA NO: 466)

(25.12.2015 tarih ve 29573 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

15/6/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (sıra 426)

nin “4. Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanma Mecburiyetinin Başlama Tarihleri” başlıklı bölümünde yer alan (c) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (e), (f), (g), (ğ), (h) ve (ı) bentleri eklenmiştir.

“c) (a) ve (b) bentleri dışında kalan mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyeti; 2014 yılı satışları veya gayrisafi iş hasılatı dikkate alınarak aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiş olup, 2014 yılı satışları veya gayri safi iş hasılatı:

– 1 milyon TL’yi aşan mükellefler için, 1/4/2016 tarihinden,

– 1 milyon TL’den 500 Bin TL’ye kadar olan mükellefler için, 1/7/2016 tarihinden,

– 500 Bin TL ile 150 Bin TL arasında olan mükellefler için, 1/10/2016 tarihinden,

– 150 Bin TL’den az olan mükellefler için, 1/1/2017 tarihinden,

itibaren Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanma mecburiyeti başlayacaktır.

Dileyen mükellefler, yukarıda belirtilen tarihlerden önce de Bakanlıkça (Maliye Bakanlığınca) onaylanmış Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları alarak kullanabileceklerdir.

Nitelikleri 10/5/1991 tarihli ve 20867 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanunla İlgili Genel Tebliğ seri no 31’de belirlenmiş olan “Bilgisayar Bağlantılı Ödeme Kaydedici Cihazları” kullanan mükellefler için Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanma mecburiyetinin başlama tarihi; bu tür cihazların, aynı veya şube şeklindeki işyerlerinde çok sayıda kullanılıyor olmaları, birbirleri ile olduğu kadar değişik çevre birimleri ile de entegre olacak şekilde kullanılmaları, farklı teknik özelliklere sahip olmaları gibi nedenlerle ve bu cihazların kullanıldığı işyerlerinin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz sistemine en uygun şekilde entegrasyonunu sağlamak amacıyla, yukarıda yer verilen yıllık satış ve gayri safi iş hasılatı tutarlarına bağlı olmaksızın, 1/1/2017 olarak belirlenmiştir.

d) Mükellefler, 3100 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine tâbi mevcut ödeme kaydedici cihazlarını bu bölümdeki bentlerde belirtilen tarihleri geçmemek üzere mali hafızaları doluncaya kadar kullanabilirler. Bu Tebliğin yayım tarihinden geçerli olmak üzere, belirtilen tarihlerden önce mali hafızaları dolan mevcut ödeme kaydedici cihazlara yeni malî hafıza takılmaz ve cihaz Bakanlıkça yayımlanan Genel Tebliğlerde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hurdaya ayrılır. Cihazı hurdaya ayrılan mükellefler Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları almak suretiyle yükümlülüklerini yerine getirebileceklerdir.”

“e) 1/1/2015 ila 31/12/2015 tarihleri arasında işe başlayan/başlayacak mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanım mecburiyeti 1/1/2017 tarihinden itibaren başlayacak olup dileyen mükellefler bu tarihten önce de Bakanlıkça onaylanmış Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları alarak kullanabileceklerdir.

f) 1/1/2016 tarihinden sonra işe başlayacak mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyeti işe başlama tarihinden itibaren 30 gün (kalkınmada öncelikli yörelerde 60 gün) içinde başlayacaktır.

g) 3100 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan ilgili mevzuata göre ödeme kaydedici cihaz kullanımından muaf tutulanların, muafiyetlerinin devamı süresince Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyetleri bulunmamaktadır.

ğ) 3100 sayılı Kanun ile ilgili mevzuata göre ihtiyari olarak sinema giriş bileti, yolcu taşıma bileti düzenleyen veya faaliyetlerinde ihtiyari olarak ödeme kaydedici cihaz kullanmak isteyen mükellefler, bu bölümde yer verilen bentlerdeki sürelerden sonra ödeme kaydedici cihaz kullanmayı tercih edecek olmaları halinde, Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanmak mecburiyetindedirler.

h) Akaryakıt pompalarına bağlanan ödeme kaydedici cihazları kullanmak zorunda olan mükelleflerin Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları kullanma mecburiyeti, Gelir İdaresi Başkanlığınca konuya ilişkin hazırlanacak teknik kılavuz ve mesajlaşma protokolü dokümanlarının hazırlanarak ilan edilmesi ve zorunluluk başlangıç tarihlerinin Bakanlıkça belirlenmesini müteakip belirtilen tarihlerden itibaren başlayacaktır.

ı) Mükellefler Yeni Nesil Ödeme Kaydedici cihaz alarak kullanmaya başlamalarını takiben, işletmelerinde mevcut 3100 sayılı Kanuna tabi eski ödeme kaydedici cihazlarını Bakanlıkça yayımlanan Genel Tebliğlerde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hurdaya ayırma işlemine tabi tutacaklardır.”

Tebliğ olunur.

Limited Şirketlerin Tüzel kişiliği sona ermesi

mahkeme-karari

YARGITAY 21. Hukuk Dairesi

E.No :2007/16035 K.No : 2008/8938

ÖZÜ: Limited şirketin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.

(6762/md. 224, 445)

Davacı, davalılardan işverenlere ait iş yerinde 01.09.1990 – Aralık 2003 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan kurum vekili ile şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1- Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle davalı şirketin 01.11.2000 tarihinde tasfiyesinin sona erip, 28.12.2001 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanması nedeniyle, P’nin dava tarihi itibariyle şirketi temsil yetkisi bulunmadığının anlaşılmasına göre, dava da davalı işveren tarafı temsil sıfatı bulunmayan P’nin temyiz dilekçesinin reddine,

2- Dava, davacının davalı işverenlere ait iş yerinde 01.09.1990 tarihi ile 31.12.2003 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10’uncu maddesidir. Anılan maddeye göre, bu tür hizmet tespiti davalarında kurumla birlikte işverenin de hasım gösterilmesi zorunludur. Yargıtayın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının çalıştığı iş yerinin davalı …. Ticaret Limited Şirketi adına 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, şirketin 25.09.2000 tarihinde tasfiyesine karar verilip, 29.09.2000 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilip, 01.11.2000 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, tasfiyenin kapanıp, 28.12.2001 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilip, 07.01.2002 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilip Ticaret Sicili kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır.

Limited şirketin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.

Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında, gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir.Buna yönelik düzenlemeye TTK hükümlerinde yer verilmemişse de, TTK’nın 1’inci maddesi yollaması ile Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, hataya dayalı bir hukuki işlemin düzeltilmesine olanak tanınması kaçınılmazdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.1999 gün ve 1999/10-1-1 sayılı kararı)

Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir.

TTK’nın 224 ve 445’inci maddelerine, tasfiye memurunun görev ve yetkileri, tasfiyenin nasıl yapılacağı, alacaklıların haklarının nasıl korunacakları açıklanmıştır.

Ayrıca, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin, yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının, alacağın düşmesini gerektirmeyeceği hukuksal gerçeği de dikkate alınmalıdır.

Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için, tasfiye memuru ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HUMK’nın 39 ve 40’ıncı maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmelidir. Dava açıldığı takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.

Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 79/10’uncu maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmediği, kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olacağı, ancak bu tür kanıtların bulunmaması halinde, somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gidilebileceği, belli olmasına rağmen, mahkemece ifadesi hükme dayanak alınan bordro tanıklarının 1998 yılının sonuna kadar davalı iş yerinden bildirimleri var ise de, mahkemece 1999 ve 2000 yıllarında davacıyla birlikte bu iş yerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerin veya aynı çevrede benzer iş yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerin beyanlarına başvurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi de kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden H …. Kundura San. Tic. Ltd.Şti.’ye iadesine, 10.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

2015 yılı Yeniden Değerleme Oranı

vergi

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(10.11.2015 tarih ve 29528 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

(SIRA NO: 457)

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasında “Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2015 yılı için % 5,58 (beş virgül elli sekiz) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2015 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

Yeni nesil Ödeme kaydedici cihazlarla ilgili 426 no.lu tebliğ

vergi

Mаliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 426)

(15.06.2013 tarih vе 28678 sayılı R.G de уaуımlanmıştır.)

1. Gіrіş

Yeni nesіl ödeme kaуdedici cihazların kullanılma mecburiуeti ve onaylanmasına dair usul ve esaslar іşbu Teblіğіn konusunu teşkil etmektedir.

2. Daуanak

4/1/1961 tarihli ve 213 ѕayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nсi maddeѕinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde, Maliye Bakanlığının “Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhaѕebe uѕul ve esаslаrını tesрit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olаn defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını vеya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmeѕi zorunlu bilgileri bеlirlеmеyе, bunlаrdа değişiklik yаpmаyа; bedeli kаrşılığındа bаsıp dağıtmaуa veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya vеya dağıttırmaya, bunlаrın kaуıtlarını tutturmaya bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye vеya kaldırmaya, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulmaѕı ve düzenlenmesі zorunluluğunu kaldırmaya”, Read more

ankara halı yıkama | 2.el eşya alanlar ikinci el eşya alanlar
escort bayan escort ESKORT escort bayan