Archive for 20 Ekim 2012

Dul Kadına Çift Maaş

Hükümet, eşi vefat eden ve sosyal güvencesi olmayan kadınlara yönelik maaş uygulamasında 200 bin kadına 500 lira Kurban Bayramı harçlığı verdi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kurban Bayramı öncesi iki maaşı hesaplara yatırdı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 16 Ekim 2012 tarihi itibariyle muhtaç kadınlara 90 milyon lira ödeme yaptı. Maaş almaya hak kazanan kadınlar hesaplarına yatırılan parayı Ziraat Bankası ve PTT şubelerinden çekebilecek. Bugün’den Hasan Bozkurt’un haberine göre Hükümetin, eşi vefat eden ve hiçbir sosyal güvencesi bulunmayan kadınlar için başlattığı maaş uygulamasında 7. ay geride kaldı. Nisan ayında 250 lira olarak başlayan ödemeler daha sonra iki ayda bir 500 TL olarak yapıldı. 150 bin dul ve ihtiyaç sahibi kadının yararlanması beklenen maaş uygulamasında talepler 300 bine ulaştı. Ancak yapılan incelemeler neticesinde 200 bin kadına maaş bağlandı.

60 BİN KİŞİYE RET CEVABI

Maaş uygulamasında Ramazan Bayramı öncesinde hesaplara 500 lira yatıran Aile Bakanlığı, dul kadınların Kurban Bayramı’na da mutlu girmesi için ödemeleri yaptı. Maaşa yeni bağlananlara bayram öncesi 250 lira yatırılırken, daha önce dul aylığı alanlara 500 lira aktarıldı. Bu arada, bugüne kadar yapılan incelemeler sırasında sevgilisi bulunan, anne babasının yanında yaşayan ve gerekli şartları taşımayan 60 binden fazla kadının maaş isteği geri çevrildi. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, bu maaşa müracaatta süre sınırlaması bulunmuyor. Evlenen, maaşlı bir iş bulan kadınların maaşları ise iptal edilecek.

KAYNAK TRAFİK CEZALARI
Kocasını kaybeden dul kadınlara ödenecek iki ayda bir 500 liralık maaş için yıllık 360 milyon lira ayrıldı. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu’ndan dul kadınlar için ayrılan bu kaynağın önemli bir bölümünü trafik cezaları, gelir vergisinden alınan yüzde 2.8’lik pay ve reklam gelirleri oluşturuyor. Başvurular sonucu ödeme yapılan fakir ve ihtiyaç sahibi dul kadınlar için ayrılan kaynak da 450 milyon liraya çıktı.

Sgk 'dan İhya Çağrısı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), prim borçlarının tasviyesine yönelik yapılandırma hakkının sürdürülebilmesi için ödenmemiş veya eksik ödenmiş tutarların en geç 31 Ekim tarihine kadar ödenmesi gerektiğini aksi takdirde ihya önce duruma dönüleceğini bildirdi.

SGK Balıkesir İl Müdürlüğünden konuyla ilgili yapılan açıklamada 15 Haziran 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 Sayılı Kanun ile 6111 Sayılı Kanuna geçici 19’uncu maddenin eklenerek 6111 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırma hakkını kaybeden borçlulara yapılandırma anlaşmalarını ihya etme imkanı sağlandığı bildirildi.

İlgili kanun kapsamında yapılandırma hakkının sürdürülebilmesi için ödenmemiş veya eksik ödenmiş tutarların 31 Ekim tarihine kadar ödenmesi gerektiği aksi halde ihya öncesi duruma dönülerek ödenen taksit tutarlarının ilgili mevzuat hükümlerine göre mahsup edileceği, mahsup işlemlerinin yapılmasının ardından bakiye alacaklar için 6183 Sayılı kanun uyarınca icra takibine geçileceği, bu yaptırımın genelge ile hüküm altına alındığı bildirildi. SGK Balıkesir İl Müdürlüğünün yaptığı açıklamada;

“6111 Sayılı Kanuna ek 19’uncu madde kapsamındaki ihya hakkının kaybedilmemesi için ödenmemiş veya eksik ödenmiş taksitlerin en geç 31 Ekim 2012 tarihine kadar ödenmesi ve son günlerde alacakların on-line tahsilatı sırasında sistem yoğunluğu nedeniyle olası ödememe sorunlarıyla karşılaşılmaması için ödemelerin son günlere bırakılmaması gerekmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri /25

Konusu: Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı

Tarihi: 17/10/2012

Sayısı: KVK-25/2012-4 / Yatırım İndirimi – 18

İlgili Olduğu Maddeler: Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 298 Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 69

İlgili Olduğu Kazanç Türleri: Ticari Kazanç, Zirai Kazanç

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına istinaden yıllık olarak hesaplanan ve Bakanlığımızca ilan edilen yeniden değerleme oranına, vergi kanunlarından kaynaklanan nedenlerden dolayı geçici vergi dönemlerinde de ihtiyaç duyulmaktadır.

2012 yılı üçüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı %6,05 (yüzde altı virgül sıfır beş) olarak tespit edilmiştir.

Duyurulur.

Halka Açık Olmayan Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ

19 Ekim 2012 CUMA Resmî Gazete

Sayı : 28446

TEBLİĞ

Gümrük ve Ticaret Bakanlığından:

HALKA AÇIK OLMAYAN ŞİRKETLERDE KAYITLI SERMAYE

SİSTEMİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, şirketlerin kayıtlı sermaye sistemini kabul etmelerine, kayıtlı sermaye sistemine geçmelerine, bu sistemde sermayelerini artırmalarına, kayıtlı sermaye tavanını yükseltmelerine, sistemden çıkmalarına veya çıkarılmalarına, yönetim kurulunun imtiyazlı ve primli paylar ihracına, rüçhan haklarını sınırlamasına ve diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ hükümleri, kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan anonim şirketleri kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 14/1/2011 tarihli ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Tebliğde geçen:

a) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,

b) Başlangıç sermayesi: Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden şirketlerde, kuruluşta veya kayıtlı sermaye sistemine ilk geçildiğinde sahip olunması zorunlu sermayeyi,

c) Çıkarılmış sermaye: Çıkarılmış payların tümünün itibari değerlerinin toplamını temsil eden sermayeyi,

ç) Genel Müdürlük: İç Ticaret Genel Müdürlüğünü,

d) Halka açık olmayan anonim şirket: 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca, pay senetleri halka arz edilmiş olmayan veya halka arz edilmiş sayılmayan anonim şirketleri,

e) Kanun: 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununu,

f) Kayıtlı sermaye: Şirketlerin, Kanunun esas sermaye sistemindeki sermayenin artırılmasına ilişkin hükümlerine tabi olmaksızın yönetim kurulu kararı ile yeni pay çıkarmak suretiyle ulaşabilecekleri azami sermaye tavanını gösteren ve esas sözleşmelerinde yer alan sermayeyi,

ifade eder.

Kayıtlı sermaye sistemini kabul etme ve bu sisteme geçme şartları

MADDE 5 – (1) Başlangıç sermayesi en az yüzbin Türk Lirası olan şirketler; Bakanlıktan izin almak şartıyla kuruluşta kayıtlı sermaye sistemini kabul edebilirler veya sonradan esas sözleşmelerini değiştirerek kayıtlı sermaye sistemine geçebilirler.

(2) Kayıtlı sermaye sistemine geçecek şirketlerde çıkarılmış sermayenin tamamının ödenmiş olması ve sermayenin karşılıksız kalmamış olması şarttır. Kuruluşta kayıtlı sermaye sistemini kabul edecek şirketlerde ise başlangıç sermayesinin tamamının ödenmiş olması gerekir.

(3) Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmek veya bu sisteme geçmek isteyen şirketlerin esas sözleşmelerinde en az;

a) Başlangıç sermayesi,

b) En fazla beş yıl olmak üzere yönetim kuruluna verilen sermayeyi kayıtlı sermaye tavanına kadar artırma yetkisinin süresi, sürenin başlangıç ve bitiş tarihleri,

c) Kayıtlı sermaye tavanı,

ç) Yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin kararının ne şekilde ilan edileceği,

hususlarının belirtilmesi zorunludur.

(4) Yönetim kuruluna imtiyazlı veya itibari değerinin üzerinde pay çıkarma ya da rüçhan haklarını sınırlandırma yetkisi verilecek ise, buna ilişkin hükümlerin de esas sözleşmede yer alması zorunludur.

(5) Kayıtlı sermaye tavanı başlangıç sermayesinin beş katından fazla olamaz. Kayıtlı sermaye tavanı, çıkarılmış sermayenin kayıtlı sermaye tavanına ulaşıp ulaşmadığına bakılmaksızın esas sözleşme değiştirilerek yükseltilebilir. Kayıtlı sermaye sisteminin kabul edilmesinden veya sisteme geçilmesinden sonra izleyen dönemlerde kayıtlı sermaye tavanı, esas sözleşmenin değiştirileceği genel kurul toplantısı sırasındaki çıkarılmış sermayenin en fazla beş katı olarak belirlenebilir.

(6) Üçüncü fıkranın (b) bendi uyarınca yönetim kuruluna tanınan yetki süresinin dolmasından sonra, yönetim kurulunun sermaye artırımı kararı alabilmesi için esas sözleşmenin değiştirilerek yönetim kuruluna yeniden yetki süresi belirlenmesi şarttır. En geç yetki süresinin dolduğu yıl genel kurul toplantısında yetki süresine ilişkin esas sözleşme değişikliği yapmayan şirketler kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılırlar. Esas sözleşmede belirlenen yetki süresi içinde yönetim kurulunun değişmesi, yönetim kuruluna verilen yetkiyi ortadan kaldırmaz.

(7) Kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabi olan şirketlerin dışındaki şirketlerde, kayıtlı sermaye tavanının arttırılmasına ve sermaye artırımı hususunda yönetim kuruluna verilen yetkinin süresinin uzatılmasına ilişkin esas sözleşme değişiklikleri Bakanlığın iznine tabi değildir.

(8) Kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılan şirketlerin bundan sonra gerçekleştirecekleri sermaye artırımlarında, Kanunun esas sermayenin artırılmasına dair hükümleri uygulanır.

Genel Müdürlüğe başvuru ve Bakanlık izni

MADDE 6 – (1) Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmek veya bu sisteme geçmek isteyen şirketler, Genel Müdürlüğe başvurarak izin alırlar. Bu izin; Kanunun 333 üncü maddesi uyarınca kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği izne tabi olan şirketlere, kuruluş veya esas sözleşme değişikliği izni ile birlikte verilir. Kayıtlı sermaye sistemine kabul edilmesine veya bu sisteme geçmesine izin verilen şirketlerin kayıtlı sermaye tavanı içinde yapacakları sermaye artırımlarında Bakanlık izni aranmaz.

(2) Kuruluşta kayıtlı sermaye sistemini kabul edecek şirketler izin başvurusunda;

a) Şirket kurucularının imzaları noterce onaylanmış esas sözleşme örneğini,

b) Başlangıç sermayesinin tamamen ödendiğine dair banka mektubunu,

c) Esas sözleşme ile yönetim kuruluna imtiyazlı veya itibari değerinin üzerinde pay çıkarma veya rüçhan hakkını sınırlandırma yetkilerinin verilmesi halinde, bunların ve kayıtlı sermaye sisteminin kabul edilmesinin gerekçelerini içeren kurucular tarafından imzalanmış beyanı,

dilekçe ekinde vereceklerdir.

(3) Kayıtlı sermaye sistemine geçmek isteyen şirketler izin başvurusunda;

a) Yürürlükte bulunan, tüm değişiklikleri içeren ve tek bir metin haline getirilmiş, şirketi temsile yetkili kişilerce onaylanmış esas sözleşme örneğini,

b) Şirket yönetim kurulunca hazırlanmış esas sözleşmede yer alacak kayıtlı sermaye maddesi taslağı ile esas sözleşmesinin kayıtlı sermaye sistemine uyum sağlaması için değişmesi gereken diğer maddelerine yönelik değişiklik taslaklarını,

c) Şirket sermayesinin tamamen ödendiğine ve sermayenin karşılıksız kalmadığına ilişkin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir raporunu,

ç) Son üç yıla ait bilanço ve gelir tablosunu,

d) Esas sözleşme ile yönetim kuruluna imtiyazlı veya itibari değerinin üzerinde pay çıkarma veya rüçhan hakkını sınırlandırma yetkilerinin verilmesi halinde, bunların ve kayıtlı sermaye sistemine geçilmesinin gerekçelerini içeren şirketi temsile yetkili kişilerce imzalanmış beyanı,

e) Bağımsız denetime tabi olan şirketlerde denetleme raporunu,

dilekçe ekinde vereceklerdir.

(4) Şirketlerin başvuruları ile ilgili Genel Müdürlükçe yapılacak değerlendirmelerde, Kanunun genel amaç ve ilkeleri, bu Tebliğ hükümleri, piyasanın gerekleri, kayıtlı sermaye sisteminin gayesi, ortakların hak ve yararları, şirketin yasal yükümlülüklere uyma durumu gibi hususlar göz önünde bulundurulur.

Bakanlık izninden sonra yapılacak işlemler

MADDE 7 – (1) Kayıtlı sermaye sistemine geçmek için Bakanlıktan izin alındıktan sonra genel kurul usulüne uygun olarak toplantıya çağrılır. Genel kurul, Kanunun 421 inci maddesinin birinci fıkrasındaki nisaplarla, şirketin kayıtlı sermaye sistemine geçilmesine ilişkin esas sözleşme değişikliklerini karara bağlar.

(2) Kayıtlı sermaye sistemine geçiş, yönetim kuruluna verilen yetki süresinin uzatılması veya kayıtlı sermaye tavanının artırılmasına ilişkin olarak yapılacak esas sözleşme değişikliklerinin, imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edici nitelikte olması halinde, bu kararın anılan pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda onanması zorunludur. Bu durumda Kanunun 454 üncü maddesi hükmü uygulanır.

(3) Genel kurulca onaylanan esas sözleşme değişiklikleri ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.

Kayıtlı sermaye sisteminden çıkma ve çıkarılma

MADDE 8 – (1) Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden veya bu sisteme geçen şirketlerin, esas sözleşmelerinde belirlenen süre dolmadan önce bu sistemden çıkmak istemeleri halinde, yönetim kurulunca esas sözleşme değişiklik taslağı hazırlanarak Genel Müdürlüğe başvurulur. Bakanlığın bu konudaki izni ve Kanunun 421 inci maddesinin birinci fıkrasındaki nisaplara uygun olarak alınan genel kurul kararı üzerine sistemden çıkılabilir. Buna ilişkin esas sözleşme değişikliği ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.

(2) Kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılan şirketlerin, bu tarihten sonra esas sermaye sistemi uyarınca yapacakları sermaye artırımına bağlı esas sözleşme değişikliği sırasında, kayıtlı sermaye sistemine ilişkin hükümleri esas sözleşmeden çıkarılır.

(3) Kayıtlı sermaye sisteminin amacı dışında; ortakların ve diğer tasarruf sahiplerinin istismarına yol açacak şekilde kullandığı anlaşılan, ortaklık yapısı nedeniyle bu sisteme ihtiyaç duymaksızın kolayca sermaye artırımı yapabilecek durumda olan ve bu sisteme geçişte aranan diğer nitelikleri yitiren şirketler Bakanlık tarafından sistemden çıkartılabilir. Kayıtlı sermaye sisteminden çıkan veya çıkartılan şirketler, çıkış tarihinden itibaren en az 2 yıl geçmeden yeniden sisteme kabul edilmezler. Ancak, şirket yönetiminin değişmesi veya kayıtlı sermaye sisteminden çıkma veya çıkartılma sebeplerinin ortadan kalktığının ispatlanması şartıyla, şirketlerin başvurusu üzerine 2 yıllık sürenin dolması beklenmeksizin şirketlerin yeniden kayıtlı sermaye sistemine geçmelerine Bakanlıkça izin verilebilir.

Kayıtlı sermaye sisteminde sermayenin artırılması

MADDE 9 – (1) Yönetim kurulu sermaye artırımında; artırıma ilişkin aldığı kararı, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşme maddesinin yeni şeklini, yeni payların itibarî değerlerini, cinslerini, sayılarını, imtiyazlı olup olmadıklarını, imtiyazlı paylara ve rüçhan haklarına ilişkin sınırlamaları ve kullanılma şartları ile süresini, prime dair kayıtları ve bunun uygulanması hakkındaki kuralları esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde ilan eder ve internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi şirketlerde internet sitesinde yayımlar.

(2) Yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin kararında;

a) Artırılan sermayenin tutarı,

b) Çıkarılacak yeni payların itibari değerleri, sayıları, cinsleri, primli ve imtiyazlı olup olmadıkları,

c) Rüçhan hakkının sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı, kullanılma şartları ile süresi,

ç) Gerekli görülen diğer hususlar,

belirtilir.

(3) Sermaye artırımının mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesinden sonra, sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu kararı ile çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşme maddesinin yeni şekli, yönetim kurulunca tescil ve ilan ettirilir.

(4) Sermaye artırımının iç kaynaklı olması durumunda kayıtlı sermaye tavanı aşılabilir. Dış kaynaklı sermaye artırımı yoluyla kayıtlı sermaye tavanı aşılamaz.

(5) Kayıtlı sermaye tavanına ulaşıldıktan sonra, yeni tavan belirlenmeden yönetim kurulu kararı ile sermaye artırımı yapılamaz.

(6) Sermaye artırımı sırasında, yönetim kurulu kararı ile imtiyazlı veya itibari değerinin üzerinde pay çıkarılabilmesi, pay sahiplerinin yeni çıkarılacak paylara ilişkin rüçhan haklarının veya imtiyazlı pay senedi sahiplerinin haklarının sınırlandırılabilmesi için esas sözleşmeyle bu hususlarda yönetim kurulunun yetkilendirilmiş olması şarttır.

(7) Yönetim kurulunun yeni çıkarılacak paylara ilişkin rüçhan haklarını kısıtlama yetkisi, pay sahipleri arasında eşitsizliğe yol açacak şekilde kullanılamaz.

Yürürlük

MADDE 10 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 11 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.

Genç Yaşta Emekliliğe Son

Yeni bir reform üzerinde çalışıyoruz” diyerek emeklilik yaşının yükseltileceğini ima etti. Şimşek, “Dünyada emeklilik yaşının 48-49 olduğu başka ülke yok. Ama Türkiye’de bu devam ediyor” dedi. 2007’deki reformla emeklilik yaşı 65’e çıkarılmıştı. Ancak reform kapsamına, yıllar içinde kademeli olarak geçildiğinden, halen daha erken yaşta emekli olunabiliyor.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sosyal Güvenlik Sistemi’ne yapılan kaynak aktarımına çeki düzen vereceklerini belirterek, yüzbinlerce kişiyi ilgilendiren kritik bir imada bulundu. Şimşek, sisteme bu yıl 69 milyar lira aktarıldığını, 2013’te bu rakamın toplam 72.9 milyar liraya çıkacağını vurguladı. Bu toplamın içinde açığın finansmanı için 25 milyar liralık harcamanın bulunduğunu söyleyen Şimşek, sosyal güvenlik harcamalarını azaltmaya dönük reform çalışmaları bulunduğunu kaydetti. 2012 Yıl Sonu Bütçe Gerçekleşme Tahmini ve 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı hakkında basın toplantısından sonra soruları yanıtlayan Bakan Şimşek, çalışmalarıyla ilgili şunları aktardı:

“Bu konuda bir çalışmamız var. Fakat ne kadarı Meclis’te yasalaşacak bilmiyorum. Çok açık ve net olarak söylüyorum, şu anda dünyada emeklilik yaşının 48-49 olduğu başka hiçbir ülke yok. Ama Türkiye’de bu hâlâ devam ediyor. Diğer ülkeleri bilmiyorum ama 34 OECD ülkesinde ortalama emeklilik yaşı 64-65’tir, bazı ülkelerde 67’dir.”

Türkiye’nin ‘mezarda emeklilik’ olarak anılan Sosyal Güvenlik Reformu 2007’de hayata geçirilmiş emeklilik yaşı 65’e çıkarılmıştı. Ancak reform kapsamına, yıllar içinde kademeli olarak geçildiğinden, halen daha erken yaşta emekli olunabiliyor. Buna göre mevcut reform yasasına göre kadınlarda, sigortalı başlangıç tarihi 1991 ve daha önceki yıllarda olanlarlar, halen 48 ve daha küçük yaşlarda emekli olabiliyor. Erkeklerde sigortalılığı 1985 yılında başlayanlar, 48 yaşında emeklilik hakkı elde edebiliyor. Maliye Bakanı’nın işaret ettiği yeni çalışma, 50 yaşın altında emekli olmanın önüne geçebilmek amacıyla kademeli geçiş sürelerinin değiştirileceğinin sinyali olarak algılandı.

5 milyon asgari ücretliye kötü haber
Mehmet Şimşek, 5 milyon asgari ücretliye kötü haber vererek, bir süre önce TBMM Anayasa Komiyonu’nda gündeme gelen asgari ücretin vergi dışı bırakılması önerisiyle ilgili olarak net konuştu: “Bu konuda bizlerle istişare olmadı. Böyle bir öneriyi kaale alarak düzenleme yapmayız.” Şimşek ayrıca Anayasa metnine bu yönde bir düzenleme konulmasını da eleştirerek şöyle konuştu:

“Bir ülkede Anayasa’nın asgari ücretin vergisine kadar giriyor olması herhalde bize özgü. Yani birçok ülkenin anayasası sadece temel hak ve özgürlükleri sıralar, devletin temel yapısını ifade eder. Geriye kalan bütün düzenlemeler kanunla yapılır. Bu konuda bizlerle de herhangi bir istişare olmadı. Biz de şu anda bunu kaale alarak bir düzenleme yapmayız. Asgari ücretten alınan vergi bizden önce yüzde 12.8’di. Bunu yüzde 0.7 ile 5.3 arasına indirdik. Asgari ücretlinin önemli bir bölümünden zaten hiç vergi almıyoruz. Sonuç olarak böyle bir şeyi öngörmüyoruz.”