Archive for 31 Ocak 2013

Kooperatiflerin Defter Kapanış Tasdik Zamanı

Bilindiği üzere Kooperatiflerin Defter kapanış tasdiklerene ilişkin net bir bilgi olmaması meslektaşlarımızı arayışa itmişti. Bu yazıya rağmen kooperatiflerin ana sözleşmelerinde defterlerin kapanış onayına ilişkin maddeler ne derece bağlayıcıdır takdirlerinize bırakıyorum.

TURMOB UN YAZISI:

Ankara, 30/01/2013

Sayı : 2013/00547

Konu : Kooperatiflerin Karar Defteri ve Yevmiye Defterinin Kapanış Tasdikleri YMM VE SMMM ODASI BAŞKANLIKLARIMA

Birliğimize intikal eden başvurulardan kooperatiflerce tutulan defterlerin kapanış tasdiklerinin ne zaman yapılacağı konusunda tereddüt yaşandığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 89 maddesinde kooperatiflerin tutacağı defterler ve usulleri belirtilmiş olup, sözkonusu madde aşağıdadır.

Madde 89 – Kooperatiflerin, kooperatif birliklerinin, kooperatif merkez birliklerinin ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin muhasebe usulleri ve mecbur olarak tutacakları defterler Ticaret Bakanlığınca belirtilebilir.

Vergi Usui Kanununun bu hususlarla ilgili hükümleri saklıdır.

Kooperatiflerin de tutacağı defterler ve tasdik zamanlan diğer Ticari Şirketler gibi Türk Ticaret Kanunu’nun 64 maddesi hükümlerine tabi olup kooperatiflerin Karar defteri ve yevmiye defterinin kapanış tasdikleri 31.03.2013 tarihine kadar yapılacaktır.

Bu hususun odanız ınternet sitesi kanalıyla üyelerinize duyurulması yararlı olacaktır

Ymm Nail SANLİ Genel Başkan

bilgi edinilmesi ve gereğini rica ederiz.

Saygılarımızla

Dönemsonu işlemlerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1 – Transfer fiyatlandırması, örtülü sermaye ve örtülü kazanç kapsamında ortaklar cari hesabı –ilişkili kişilerden borçlanmalar (ortak borçlu yada alacaklı) ile öz sermaye ilişkisi irdelenmelidir. Gerek bu konu ile ilgili Kanunen Kabul edilmeyen giderler ve gerekse Kasa fazlası ya da ortakların şirkete borçları adatlandırılarak hem faiz gelir kaydedilmeli hem de KDV hesaplanmalıdır. Gerekiyorsa Transfer Fiyatlandırması raporu hazırlanmalı.

2 – Kasada bulunan para miktarının işletmenin büyüklüğüne ve iş hacmine uygun miktarda bulunması makuldür.

3 – Kasa sayımı yapılmalı, noksanlık veya fazlalığın olması halinde nedeni araştırılmalı ve kayıtlara alınmalıdır.

4 – Bankada yabancı para mevcutsa değerleme işleminin yapılması ve ortaya çıkan kur farkları ilgili hesaplara aktarılmalı.

5 – Aralık ayına ait olup da, ödemesi Ocak ayında olan bir elektrik ya da su faturasının Aralık ayında gelmesi halinde Aralık ayında ilgili gider hesabına yazılarak 381 hesap ile ilişkilendirilir.

6 – Alıcılar ve satıcılarla mutabakat sağlanmalı.

7 – Alınan ve verilen avanslarla ilgili mutabakat sağlanmalı.

8 – Alınan- verilen çekler, alınan- verilen senetlerin mutabakatı yapılmalı.

9 – Şüpheli ve değersiz alacaklar belirlenmeli.

10 – Alacak ve borçlarda reeskont işlemleri uygulanmalı.

11 – Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmeli.

12 – Yıl içinde alınan binek otomobilleri için kıst amortisman uygulanıp uygulanmadığına dikkat edilmeli.

13 – Aralık ayında devreden KDV var ise, kayıtlardaki devreden KDV tutarı ile aralık ayı beyannamesindeki KDV tutarı aynı olmalı.

14 – KDV tahakkuk kaydı yapılmalı.

15 – Dönem içinde 193 Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar hesabının borcuna yazılan tutar 371 Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükleri hesabının borcuna aktarılır. Bu tutar, kurumlar vergisi tutarını aşamaz.

16 – İşletmenin ödemekle yükümlü olduğu vergi ve fonların (360 Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabı-361 Ödenecek Sosyal Güvenlik Kesintileri) vadesinin geçmiş olması ya da işletmenin vergilerini ödemekte güçlük çekmesi halinde vergi borçları 368 Vadesi Geçmiş Ertelenmiş veya Taksitlendirilmiş Vergi ve Diğer Yükümlülükler hesabına aktarılmalı.

17 – Gelecek aylarda ödemesi yapılacak ve belgeye dayalı giderler 381 Gider Tahakkukları hesabı ile ilişkilendirilmeli.

18 – VUK’ a göre değerleme işlemleri yapılmalı.

19 – Stok sayımında noksanlık veya fazlalığın olması halinde nedeni araştırılmalıdır.

20 – Stok sayımı ve değerlemenin yapılmasından sonra satılan malın maliyeti tespit edilerek, kayıtlara alınmalı.

 

Yılı Kapandıktan Sonra Gelen Faturalar ve Belgeler

Takvim yılının son dönemi olan aralık ayı KDV beyannamesi verildikten sonra ele geçen fatura ve benzeri belgelerdeki KDV’ler, yeni yıla ilişkin KDV beyannamelerinde indirim konusu yapılamaz. Ayrıca, bunların KDV hariç tutarları genellikle geçmiş yılı ilgilendirdiği için yeni yılda gider olarak da dikkate alınamaz.

 

Bu konuya ilişkin olarak çözüm yolları şöyle sıralanabilir ;

 

  • Rakam küçük olduğu için pratik bir çözüm aranıyorsa ve kapanan yıla ilave kayıt yapılmak istenmiyorsa, KDV dahil tutar, yeni yılda kanunen kabul edilmeyen gider yazılabilir. Tabiatıyla bu çözüm pratik olmakla beraber gelir veya kurumlar vergisi ile KDV yönünden mükellefe mali hak kaybettiren bir yöntemdir.(2)

 

“Korkmazlar” Ltd. Şti. 29.12.2010 tarihinde işletmesi ile ilgili olarak KDV dahil 1.700-TL gider yapmıştır. Söz konusu gidere ait fatura 05.01.2011 tarihinde işletmeye ulaşmıştır. İşletmenin yapacağı muhasebe kaydı ve diğer işlemler aşağıdaki gibi olacaktır.

Muhasebe Kaydı;

——————————05.01.2011————————————–

689 Diğer Olağan Dışı Gid. Ve Zararlar          1.700

       689.01 KKEG                               1.700

                               320 Satıcılar                                                1.700

———————————–/———————————————-

 

İşletme, 2010 yılına ilişkin olarak Nisan/2011 tarihinde vereceği kurumlar vergisi beyannamesinin ‘Diğer İndirimler ve İstisnalar’ bölümüne 1.700-TL yazarak 2010 hesap dönemi kurumlar vergisi matrahını hesaplayacak ve bu şekilde hesaplanan matrah üzerinden kurumlar vergisini ödeyecektir. 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 1.700-TL’sini “kanunen kabul edilmeyen gider” olarak beyanname üzerinde kurum kazancına ekleyecektir.

 

  • Vergi Kanunlarımız, geçmiş yıl hesaplarını kesinleştirmeleri açısından gelir vergisi mükelleflerine 3 ay, kurumlar vergisi mükelleflerine 4 ay süre tanımıştır. Bu süreler boyunca geçmiş yıl tarihini taşıyan kayıtların, kapanan yıl defterlerinde yapması mümkündür. Ocak ayı içinde yasal defterlere Noterde “görülmüştür” şerhi konulmuş olması (kapanış tasdiki) bu şerhin devamındaki sayfalara printer ile veya elle kayıt düşülmesini ve mali tabloların hazırlanmasında bu ilave kayıtların dikkate alınmasını engellemez. Geç gelen belgeye yönelik olarak ve belgedeki KDV dahil tutar üzerinden gider karşılığı ayrılarak gider kaydı yapılabilir. Yeni yılda ise söz konusu geç gelen belgeye istinaden gider karşılığı hesabı kapatılır. Bu takdirde gider yazma imkanı sağlanmış fakat KDV indirim hakkından vazgeçilmiş demektir. Her ne kadar KDV Kanunu’nun 58’inci maddesinde KDV nin gider yazılamayacağı esası var ise de bu esas indirilebilir KDV ile ilgili olup, indirim hakkının kaybedildiği hallerde KDV, duruma göre gider veya kanunen kabul edilmeyen gider konusu olabilir. (3)

 

Ancak, KDV tutarının kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması eleştiri konusu olmasını engelleyecektir. Bunun dışında gözden kaçırılmaması gereken bir noktada sevk irsaliyesi ile fatura tarihi arasındaki 7 günlük sürenin geçirilmemesidir. Yukarıda vermiş olduğumuz örneği bu kapsamda açıklarsak muhasebe kayıtları ve diğer işlemler aşağıdaki şekilde olacaktır;

 

– 1. Yol;

——————————31.12.2010————————————–

770 Genel Yönetim Giderleri             1.700

                               381 Gider Tahakkukları                       1.700

——————————05.01.2011—————————————

381 Gider Tahakkukları          1.700

                               102 Bankalar                                           1.700

————————————/———————————————-

– 2. Yol;

——————————31.12.2010————————————–

770 Genel Yönetim Giderleri            1.440

                               381 Gider Tahakkukları                          1.440

——————————05.01.2011—————————————

381 Gider Tahakkukları                                   1.440

689 Diğer Olağan Dışı Gid. Ve Zararlar            260

       689.01 KKEG                260

                               102 Bankalar                                             1.700

————————————/———————————————-

 

Son yapılan kayıtta KDV tutarı KKEG olarak kayıtlara alınmıştır. Fakat, fatura Aralık ayı KDV beyannamesinin verilmesinden önce gelirse KDV tutarı indirim olarak kayıtlara alınabilir.

 

Öte yandan, bazı durumlarda kapanan yıla ilişkin mal ve hizmet alımlarına ait faturalar, yeni yıla ait bir tarihle düzenlenmiş şekilde işletmeye gelebilmektedir. Böyle bir durumda faturanın KDV hariç tutarı özü itibariyle geçmiş yılı ilgilendirdiğinden KKEG olarak dikkate alınacaktır. KDV tutarının ise indirim konusu mu yoksa KKEG olarak mı kayıtlara alınacağı tartışmalı bir konudur. Ancak, bize göre, belli bir dönem ihtiva eden (X.X.2010-31.12.2010) ve elde olmayan sebeplerden dolayı işletmeye geç gelen belgeler yeni yıla ait bir tarihle düzenlenmiş olsa bile bu belgelere ilişkin KDV tutarları yeni yılda indirim konusu yapılabilir.(Örneğin; aralık ayına ait olup ocak ayı tarihiyle işletmeye gelen su ve elektrik faturaları(4) veya ciro primleri.

 

  • Geç gelen fatura veya benzeri belgeyi 31.12……….. itibariyle KDV indirimi yaparak kayda almak da mümkündür. Ancak Aralık KDV beyannamesi, bu kayıt dikkate alınmaksızın daha önce verildiğinden, indirim hakkının kullanılabilmesi için, Aralık KDV beyannamesinin bu ilave indirimi de içerecek şekilde yeniden tanzim edilmesi,  “DÜZELTME BEYANNAMESİ” Sistemden maliye bakanlığına verilmesi gerekir.(5)

 

Hazine aleyhine olan bu gibi düzeltme taleplerinin nasıl bir işleme tabi tutulacağı, 2002/8 no.lu Vergi Denetimi ve Koordinasyonu İç Genelgesi’nde açıklanmıştır. Ancak, genellikle hazine aleyhine olan düzeltme talepleri vergi incelemesine yapıldıktan sonra yerine getirilmektedir.

 

IV. SONUÇ

 

Dönem kapandıktan sonra ele geçen işletmeye ait faturalar bir sonraki yılın kayıtlarına alınmakla birlikte ilgili oldukları dönem kazancının tespitinde dikkate alınmalıdırlar. Bu faturalarda görünen KDV tutarları, duruma göre indirim, gider veya kanunen kabul edilmeyen gider olabilir.

 

Öte yandan, uygulamada sıklıkla karşılaşılan, kapanan yılla ilgili mal ve hizmet alımlarına ilişkin belgelerin yeni yıla ait bir tarihle düzenlendiği durumlarda mükellefler mali kayıplara uğramaktadırlar. Bu durum tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bu konuya ilişkin bu tartışmaları dikkate alacak şekilde yeni bir düzenleme yapılması yerinde olacaktır.

 

 

Yeni TTK'ya göre Ticari Defterleri Saklama Zorunluluğu

YENİ TTK’YA GÖRE TİCARİ BELGELERİ SAKLAMA

ZORUNLULUĞU VE BUNA AYKIRILIĞIN

MÜEYYİDESİ(*)

1.  GİRİŞ

Bilindiği üzere, 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu (ETTK)’nda işletmeyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasının, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklanması zorunlu tutulmuş, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hali için sadece hukukî sorumluluk öngörmüş, cezaî sorumluluğa ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu(1)(YTTK)’nda da, ticari belgelerin saklanması yükümlülüğüne yer verilmiş, ancak bu konuda ETTK’dan farklı olarak anılan yükümlülüğe uyulmaması hali için cezaî sorumluluk öngörülmüştür. İşte bu çalışmamızda, yeni Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen ticarî belgelerin saklanmamasına ilişkin cezaî sorumluluk hükümleri üzerinde durulacaktır.

2.  TİCARÎ BELGELERİN SAKLANMAMASINA İLİŞKİN CEZALAR

6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nun 66. maddesinin 29.03.2011 tarih ve 6215(2) sayılı Kanunun 14. maddesi ile kaldırılan ikinci fıkrasında; “Tacirlerin işletmeleriyle ilgili işler dolayısıyla aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kağıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı ve telgrafnamelerin kopyalarını ve mukaveleleri, taahhüt ve kefalet ve sair teminat senetleri ve mahkeme ilamları gibi belgeleri muntazam bir tarzda dosya halinde saklamaları mecburidir.” hükmü yer almakta idi. 6215 sayılı Kanunun 14. maddesi ile ETTK’nın 66. maddesine eklenen üçüncü fıkrada ise “Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.” denilmiş, 68. maddesinin birinci fıkrasında da “Defter tutmak mecburiyetinde bulunan kimse ve işletmeye devam eden halefleri defterleri son kayıt tarihinden ve saklanması mecburi olan diğer hesap ve kağıtları tarihlerinden itibaren on yıl geçinceye kadar saklamaya mecburdurlar.” hükmüne yer verilerek saklama süresinin on yıl olduğu belirtilmiştir.

Yine, ETTK’nın 67. maddesinde “Ticari defterlerin kısmen veya tamamen  mevcut olmamasından yahut kanuna uygun surette tutulmamasından veyahut saklanması mecburi olan defter ve kağıtların gereği gibi saklanmamasından doğan mesuliyet doğrudan doğruya işletme sahibine ve hükmi şahıslarda idare organının azalarına veya idare işlerine salahiyetli olan kimselere ve hükmi şahsiyeti olmayan ticari işletme ve teşekküllerde onları idareye salahiyetli olan kimselere aittir.” hükmüne yer verilerek, bahsigeçenlerin “kusuru memur ve müstahdemlerine yükleterek bu mesuliyetten kurtulamayacakları” hüküm altına alınmış ve defterlerin saklanmaması durumunda kimlerin hukukî sorumluluğuna gidileceği açıkça belirtilmişti. Ancak, ETTK, ticari defterlerin ve bu defterlere işlenen kayıtların dayanağını oluşturan her türlü belgenin, on yıl süre ile saklanmasını zorunlu tuttuğu halde, buna aykırı davranılması, yani defter ve belgelerin saklanmaması fiili için herhangi bir cezaî sorumluluk öngörmemişti.

ETTK’nın 66. maddesinin üçüncü fıkrasında olduğu üzere, YTTK’nın 64. maddesinin ikinci fıkrasında da “Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir. Bu yükümlülüğe uyulmaması durumunda verilecek ceza ise YTTK’nın 562. maddesinde belirtilmiştir. YTTK’nın ilk halinde, anılan yükümlülüğü yerine getirmeyenlere ikiyüz günden az olmamak üzere -4.000 TL’den 73.000 TL’ye kadar(3)– adlî para cezası verilmesi öngörülmüşken, bu ceza 26/06/2012 tarihli ve 6335(4) sayılı Kanun ile idarî para cezasına dönüştürülmüştür. Dolayısıyla, anılan yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yani, işletmeyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda sağlamayanlara(5) 4.000 TL idarî para cezası verilecektir (YTTK, m.562/f.1-b).

YTTK’nın 64. maddesi hükmü yanında, 82. maddesinde tacirler tarafından saklanması zorunlu olan belgeler sayılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, her tacir;

a) Envanterlerini, açılış bilânçolarını, ara bilânçolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini;

b) Alınan ticarî mektupları;

c) Gönderilen ticarî mektupların suretlerini;

d) Ticarî defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgeleri,

sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür. Ticarî mektuplardan kasıt, bir ticarî işe ilişkin tüm yazışmalardır (YTTK, m.82/f.2). ETTK’da olduğu gibi, YTTK’ya göre de defter ve belgeleri saklama süresi on yıldır(YTTK, m.82/f.5).

3. ÖZET VE SONUÇ

6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nda ticari işletmeyle ilgili olan belgelerin saklanması zorunlu tutulmuş, bu belgelerin gereği gibi saklanmamasından doğan hukuki sorumluluk, gerçek kişilerde doğrudan doğruya işletme sahibine, tüzel kişilerde ise yönetim organının üyelerine yüklenmiştir. Ancak, ETTK, bu konuda sadece hukukî sorumluluk öngörmüş, belgelerin saklanmaması hali için herhangi bir cezaî sorumluluk getirmemiştir.

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda da, her tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlü tutulmuştur. Buna karşılık, YTTK’da, ETTK’dan farklı olarak, bu yükümlülüğe uymayanlara ceza verilmesi öngörülmüştür.  Dolayısıyla, işletmeyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasının, yazılı, görsel veya elektronik ortamda sağlanmaması durumunda, ilgililere 4.000 TL idarî para cezası verilecektir. Bu nedenle, gerçek ve tüzel kişi bütün tacirlerin ticarî belgelerin saklanması hususuna önem vermeleri ve bu konudaki kanunî yükümlülüklerini yerine getirmeleri menfaatlerine olacaktır.

________________________________________________________

(*) Bu çalışmada belirtilen görüşler yazarına ait olup, çalıştığı Kurumunu bağlamaz.

(1) Çalışmamızda, karışıklığa sebebiyet vermemek için, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Kanun için Eski Türk Ticaret Kanunu manasında ETTK, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu için de Yeni Türk Ticaret Kanunu manasında YTTK kısaltmaları kullanılmıştır.

(2)       12.04.2011 tarih ve 27903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesinin birinci fıkrasında adlî para cezasının “beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesi”nden ibaret olduğu belirtilmiştir. TCK’nın bahsigeçen 52. maddesinin ikinci fıkrasında ise bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarının en az yirmi, en fazla yüz Türk Lirası olması hükme bağlanmış ve miktarın -bu alt ve üst sınırlar arasında- kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edileceği ifade edilmiştir. Bu hükümler çerçevesinde, YTTK’nın 64. maddesinin ikinci fıkrasının ilk hali uyarınca belgelerin kopyasını sağlamayanlara, 4.000 (200×20=4.000) TL’den 73.000 (730×100=73.000) TL’ye kadar adlî para cezası verilecekti.

(4) 26/06/2012 tarihli ve 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 30 Haziran 2012 tarihli ve 28339 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(5) YTTK’nın 562. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “64 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belgelerin kopyasını sağlamayanlar” denilmektedir. Kanunun 64. maddesinin ikinci fıkrası dikkate alındığında, anılan bentte yer alan “sağlamayanlar” ifadesinin “saklamayanlar” olması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu yönüyle, YTTK’nın 562. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki “sağlamayanlar” ifadesinin sehven yazıldığı düşünülmektedir.

Soner ALTAŞ Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi

Yersiz yapılan sağlık giderlerinin terkini

Yersiz yapılan sağlık giderlerinin terkini

GEÇİCİ MADDE 45 – (6385 sayılı Kanun’un 12. mad. ile eklenen madde. Yür:19.1.2013)“Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31/1/2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez. Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir.”