escort, malatya escort, konya escort

Archive for 25 Şubat 2013

Türmob Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin İptali için Dava Açıyor

ymm-nail-sanlı-turmob-baskani

Türmob, Bağımsız Denetim Yönеtmеliği’nin İptali İçin Dava Açacak

TÜRMOB, mesleğin ve meslek mensuрlarının müşterek menfaatlerini dikkate alarak 26 Aralık 2012 tarihli Resmi Gazete уaуımlanarak yürürlüğe giren Bağımsız Denetim Yönеtmеliği’nin іptalі için dava açaсak TÜRMOB, mesleğіn vе meslek mensuplarının müşterek menfaatlerini dikkate alarak 26 Aralık 2012 tarihli Resmi Gаzete yayımlanarak yürürlüğe gіren Bağımsız Denetim Yönetmelіğі’nіn iptali için dava açacak.

Türkiyе Serbest Muhаsebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nden (TÜRMOB) yаpılаn уazılı açıklamaya göre, TÜRMOB’un 69. Başkanlar Kurulu Toplantısı, “Bağımsız Denetim Düzеnlеmеlеri ve Eğitimler” gündemі ile Ankara’da yaрıldı.

Toрlantıda, mesleğin ve meslek mensuplаrının müşterek mеnfaatlеrini dikkate alarak 26 Arаlık 2012 tаrihli ve 28509 ѕayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin iptali іçіn TÜRMOB’un dava açmasına karar verildi.

HAZIRLADIĞIMIZ KANUN TEKLİFİ TASLAĞI’NIN TBMM’DE KABUL EDİLMESİNİ BEKLİYORUZ

Başkanlar Kurulu Toplantıѕı’nda konuşan TÜRMOB Genel Bаşkаnı Ymm. Nail Sanlı, “Geçtiğimiz dönem ve іçіnde bulunduğumuz süreç meslektaşlarımızın, Odalarımızın ve Birliğimizin ѕon dereсe yoğun, yorucu ve zorlu bir süreç olmuştur” dedi.

Sanlı, 6111 Sayılı Yasa іle geçici olarak çözüme kavuşturulan meslek menѕuplarının Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan mesken оlarak kayıtlı olаn gayrimenkullerdeki SMMM-YMM büroları ile ilgili sorunun çözümü için, meѕlek mensubu Milletvekilleri ve TBMM’de grubu bulunan pаrtilerle görüşmelerde bulunduklarını belirtti. Sanlı, 3568 Sаyılı Yasa’nın 45. maddesinde yаpılаcаk bir düzenleme ile sorunun çözümе kavuşturulması için hаzırlаdıklаrı kanun teklifi tаslаğının TBMM’de kabul еdilmеsini beklediklerini ifade etti.

Sanlı, gündemde оlan bir diğer konunun ise Yevmiye ve Yönetim Kurulu Karar Defterlerin 31 Mart 2013 tarihine kadar kapanış tasdiklеriylе ilgili olduğunu belіrttі. Sanlı, bakanlık ve kamu kesiminin konunun düzeltilmesi kanaatinde оlduğunu kaydetti.

7 BÖLGEDE BİLGİLENDİRMELER YAPACAĞIZ

TÜRMOB’un çalışmalarının içеrisindе “iş ѕağlığı ve güvenliği” konusunun dа olduğunu dile getiren Başkan Sanlı, bunun için 7 bölgеdе “İşveren Uygulаmаlаrı, İş Sağlığı vе Güvenliği” toplantılarının yapılmaya başlandığını kaydetti. Sanlı, Ankara, İѕtanbul, Samsun, İzmir ve Gaziantеp’tе toрlantıların gerçekleştiğini önümüzdeki günlerde dе Antalya ve Erzurum’da tоplantı yapılaсağını belirtti.

Öte yandan, TÜRMOB’un 69. Başkanlar Kurulu Toplantısında 1-7 Mart Muhаsebe Haftası nedeniуle уapılacak etkinlikler hakkında değerlendirmeler yаpıldı.

DAVA AÇILACAK

Toplаntıdа, meѕleğin ve meslek mensuplarının müşterek menfaatlerini dikkate alarak 26 Aralık 2012 tаrihli ve 28509 sayılı Rеsmi Gazete уaуımlanarak yürürlüğe giren Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin iрtali için TÜRMOB’un dava açmasına karar verildi

Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Değişikliği

Karar Sayısı : 2013/4345

(24.02.2013 tarih ve 28569 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Ekli “Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın yürürlüğe konulması; Maliye Bakanlığının 22/2/2013 tarihli ve 15187 sayılı yazısı üzerine, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 28 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 22/2/2013 tarihinde kararlaştırılmıştır.

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ

ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK

YAPILMASINA DAİR KARAR

MADDE 1 – 24/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararın eki (I) Sayılı Listenin 3 üncü sırasına, “2 no.lu faslında yer alan mallar” ibaresinden sonra gelmek üzere, “(02.07 pozisyonu ve 0209.90.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan mallar hariç)” ibaresi eklenmiştir.

MADDE 2 – Aynı Kararın eki (II) Sayılı Listenin “A) GIDA MADDELERİ” başlıklı bölümünün 1 inci sırasının mülga (b) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“b) 02.07 pozisyonu ve 0209.90.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numarasında yer alan mallar,”

MADDE 3 – Bu Karar, yayımını izleyen gün yürürlüğe girer.

MADDE 4 – Bu Karar hükümlerini Maliye Bakanı yürütür.

Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

 

Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

 

(06 Nisan 2004 tarih ve 25425 sayılı R.,G’de yayımlanmıştır.)

 

BİRİNCİ KISIM

 

Genel Hükümler

 

BİRİNCİ BÖLÜM

 

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

 

Amaç

 

Madde 1 —Bu Yönetmeliğin amacı, çocuk ve genç işçilerin sağlık ve güvenliklerini, fiziksel, zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişmelerini veya öğrenimlerini tehlikeye atmadan çalışma şekillerinin esaslarını belirlemek ve ekonomik istismarlarını önlemektir.

 

Kapsam

 

Madde 2 —Bu Yönetmelik, 4857 sayılı İş Kanununun 71 inci maddesi gereğince, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler bakımından yasak olan işler ile 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin verilecek işler, 14 yaşını bitirmiş ve ilköğretimini tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri hafif işler ve çalışma koşullarına ilişkin usul ve esasları kapsar.

 

Dayanak

 

Madde 3 —Bu Yönetmelik, 10/6/2003 tarihli ve 25134 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanununun 71 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Read more

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SıraNo:424)

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 424)

(21.02.2013 tarih ve 28566 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

1. Giriş

Elektronik fatura kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen ve 5/3/2010 tarihli ve 27512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 397) ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan dağıtım lisansı alan elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinden ve organize sanayi bölgesi tüzel kişiliklerinden; elektrik ve doğalgaz abone bilgileri ile tüketim bilgilerinin alınmasına yönelik açıklamalara yer verilen ve 7/12/2012 tarihli ve 28490 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde (Sıra No: 420) yapılan değişiklikler ve kıymetli madenler aracı kuruluşlarının kıymetli maden alım/satımında belge düzeni bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.

2. 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklikler

2.1. 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 28/6/2012 tarihli ve 28337 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 416 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değiştirilen dördüncü bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4. e-Fatura Uygulamasından Yararlanma

4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesi uyarınca fatura düzenlemek zorunda olan mükelleflere bu Tebliğde getirilen usul ve esaslar çerçevesinde e-Fatura gönderme ve/veya alma izni verilmesi uygun görülmüştür. (Tebliğin 8 inci bölümünde yer alan istisna hariç olmak üzere)

Uygulamadan yararlanmak isteyen mükelleflerin, başvuru işlemlerini www.efatura.gov.tr internet adresinde yayımlanan başvuru kılavuzuna uygun olarak yerine getirmeleri gerekmektedir.

Başkanlık tarafından yapılan değerlendirme sonrasında başvuruları uygun bulunan mükelleflerin kullanıcı hesapları Başkanlıkça tanımlanacak ve aktive edilecektir.

Bu işlemlerin tamamlanmasının ardından kullanıcı hesabı aracılığı ile e-Fatura gönderme ve/veya alma işlemleri gerçekleştirilecektir.

Tüzel kişi mükellef olmayan ve e-fatura göndermek ve/veya almak isteyen kurum, kuruluş ve işletmelerin uygulama karşısındaki durumu ve uygulamadan yararlanma prosedürleri, yapacakları başvuru üzerine Başkanlık tarafından belirlenecektir.”

2.2. 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 5.1.1 bölümünün beşinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Uygulamaya entegre olmak isteyenler, bilgi işlem sistemlerinde gerekli ön hazırlıkları tamamladıktan sonra, sistemlerini ve fatura ile ilgili süreçlerini açıklayan dokümanlarla birlikte www.efatura.gov.tr internet adresinde yer alan başvuru kılavuzuna uygun olarak Başkanlığa başvuruda bulunacaklardır.”

2.3. 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 7 nci bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Vergi Usul Kanunu kapsamında yapılacak düzenlemeler çerçevesinde kullanılmak üzere, tüzel kişi, diğer kurum, kuruluş, işletmelere ve istemeleri halinde gerçek kişi mükelleflere ait veri bütünlüğünün, kaynağın ve içeriğin garanti altına alınması ile gerekli durumlarda gizliliğin sağlanması fonksiyonlarının yerine getirilmesi amacı ile oluşturulan ve e-Fatura Uygulaması bünyesinde yapılan işlemlerde kullanılması zorunlu olan Mali Mühür, Başkanlık adına TÜBİTAK-UEKAE tarafından hazırlanan elektronik sertifika alt yapısını ifade etmektedir.”

2.4. 397 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 7 nci bölümünün son paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“e-Fatura uygulamasından yararlanan mükellefler ile diğer kurum, kuruluş ve işletmelerin e-faturalarını kendi mali mühür sertifikaları ile onaylamaları veya nitelikli elektronik sertifikaları ile imzalamaları esastır. Ancak e-fatura uygulamasını özel entegratör vasıtasıyla kullananlar düzenlenecek e-faturaların özel entegratörün mali mühür sertifikası ile onaylanmasına izin verebilirler.”

3. 420 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklik

3.1. 420 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “5. Bilgi verme dönemi ve gönderilme zamanı” bölümünün 5.1. ve 5.2. bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“5.1. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle işyeri elektrik ve doğalgaz tüketim bilgileri, tüketim bilgilerinin okunduğu dönemi izleyen ikinci ayın ondördüncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.

5.2. 1 Ocak 2013 tarihi itibariyle yeni tesis edilen, değişen veya kapanan aboneliklere ilişkin abone bilgileri, abonelik işleminin tesis edilmesini izleyen ikinci ayın ondördüncü günü saat 24.00’e kadar elektronik ortamda Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığı BTRANS aracılığıyla) gönderilmesi gerekmektedir.”

4. Kıymetli Madenler Aracı Kuruluşlarının Kıymetli Maden Alım/Satımında Belge Düzeni

5/4/1994 tarihli ve 21896 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 226 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 1/5/1994 tarihinden geçerli olmak üzere, 7/8/1989 tarihli ve 89/14391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ile tanımlanan yetkili müesseselerce döviz alış ve satışlarında düzenlenen döviz alım ve satım belgesi mezkûr Tebliğde belirlenen şartları taşımaları kaydıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu belgeler kapsamına alınmıştı.

Bilâhare, Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, 5/1/2008 tarihli ve 26747 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 379 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 22/9/2006 tarihli ve 26297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 2006-32/32 No.lu Tebliğ ile kendilerine kıymetli maden alım/satım yapma yetkisi verilen yetkili müesseselere, 1/3/2008 tarihinden geçerli olmak üzere, kıymetli maden alımında “Kıymetli Maden Alım Belgesi”, satımında da “Kıymetli Maden Satım Belgesi” düzenleme zorunluluğu getirilmişti.

1/8/2008 tarihli ve 26954 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 385 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de, yetkili müesseselerin söz konusu belgeleri döviz alım/satım belgesi ve kıymetli maden alım/satım belgesi olarak ayrı belgeler olarak değil, döviz ve kıymetli maden alımında “Döviz ve Kıymetli Maden Alım Belgesi”, satımında da “Döviz ve Kıymetli Maden Satım Belgesi” adı altında tek belge olarak düzenlemesi imkânı getirilmiştir.

Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile Maliye Bakanlığı, mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye ve bunlarda değişiklik yapmaya yetkili kılınmıştır.

Mezkûr hükmün Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara dayanılarak yayımlanan Kıymetli Madenler Borsası Aracı Kuruluşlarının Faaliyet Esasları ile 21/5/2007 tarihli ve 26528 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kıymetli Madenler Aracı Kurumlarının Kuruluşu Hakkında Yönetmelik kapsamında İstanbul Altın Borsasında faaliyet göstermek üzere Hazine Müsteşarlığınca kuruluşuna izin verilen, kendi nam ve hesabına, başkası nam ve hesabına, kendi namına başkası hesabına işlem yapan kıymetli maden aracı kurumları ile kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal eden anonim şirketlere kıymetli maden alımında “Kıymetli Maden Alım Belgesi”, satımında da “Kıymetli Maden Satım Belgesi” düzenleme zorunluluğu getirilmiş ve bu belgelerin Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi gereken belgeler kapsamına alınması uygun görülmüştür.

Vergi dairesi başkanlıklarıyla veya defterdarlıklarla anlaşması bulunan matbaalar ile noterler tarafından basımı ya da tasdiki yapılacak Kıymetli Maden Alım/Satım Belgelerinin birer örneği 379 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde (EK: 1, 2) bulunmakta olup örnek belgelerde bulunan “Yetkili Müessesenin” ibaresi bu Tebliğ kapsamında zorunluluk getirilen mükellefler bakımından “Kıymetli Madenler Aracı Kuruluşu” olarak değiştirilmiştir.

Bu Tebliğ ile düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelere ilişkin olarak 379 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin birinci bölümünde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde işlem yapılacaktır.

Yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak belge düzenlenmediğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, mükellefler adına Vergi Usul Kanununda yer alan cezalar tatbik edilecektir.

5. Yürürlük

5.1. Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Tapuda gösterilen Bedel Gerçeğe Uygun Değilse Takdir Yoluyla Belirlenir

T.C.

DANIŞTAY

ÜçüncüDaire

Esas No:2000/1864

Karar No:2001/2559

İLGİLİ MADDE: 3

Özü: Tapu kaydı, vergi doğuran olayın gerçek mahiyetine uyduğu ölçüde geçerlidir. Tapuda gösterilen bedel gerçeğe uygun olmadığı takdirde vergilemeye esas bedel, takdir yoluyla belirlenmelidir.

İstemin özeti: 1996 takvim yılında gayrimenkul satışından elde elde ettiği değer artış kazancını beyan etmediğinden bahisle davacı adına takdir olunan matrah üzerinden re’sen salınan ağır kusur cezalı gelir vergisi ve fon payına karşı açılan davayı; olayda, davacının 1996 yılında 21.000.-lira bedelle satın aldığı iki adet gayrimenkulü aynı yıl içinde 21.000.000.- liraya satması nedeniyle elde ettiği kazancı beyan etmediği belirtilerek takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı, davacı her ne kadar uyuşmazlık konusu arazilerin (X) Ltd. Şti. adına alınması hususunda kendisinin vekil kılındığını ancak belgelerdeki bazı noksanlıklar nedeniyle şirket adına alımın gerçekleşmemesi üzerine gayrimenkullerin mecburen kendisi adına alındığını, daha sonra şirket adına satış muamelelerinin yapıldığını ileri sürmekte ise de bu hususu resmi belgelerle kanıtlayamadığı, bu durumda, davacı tarafından gayrimenkul alım satımı işlerinin yapıldığı açık olduğundan elde ettiği değer artış kazancından dolayı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80. maddesi hükmü uyarınca adına tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık görülmediği, tarhiyatın, tapu sicil kayıtlarına intikal eden bedeller esas alınarak yapılmış olması nedeniyle olaya ağır kusur cezası yerine kusur cezası uygulanması gerektiği gerekçesiyle kısmen kabul ederek dava konusu tarhiyatı kusur cezalı olarak tadil eden Vergi Mahkemesi kararının; davacı vekili tarafından, gayrimenkul alım satımından dolayı bir menfaat elde edilmediği, davalı idare tarafından ise ağır kusur cezalı tarhiyatın aynen onanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemleridir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

İşin gereği görüşülüp düşünüldü:

Vergi Dairesi müdürlüğü tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu mahkeme kararının idare lehine bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu hükme bağlanmış, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80.Maddesinde de (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç olmak üzere) iktisap şekli ne olursa olsun malik olunan gayrimenkullerin iktisap tarihinden itibaren dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı olarak tanımlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacının iki ayrı gayrimenkulü toplam 21.000 lira bedelle 6.5.1996 tarihinde satın aldıktan sonra, aynı gayrimenkulleri toplam 21.000.000 lira bedelle (X) Tic.Ltd.Şti.’ne satması üzerine taşınmazların alış ve satış tutarları arasındaki farkın değer artış kazancı olarak kabul edilmesi suretiyle ve takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden davacı adına cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, davacının 6.5.1996 tarihinde satın aldığı gayrimenkulleri 8.11.1996 tarihinde sattığı hususu tapu sicil kayıtlarıyla sabit olduğundan belirtilen tarihler arasında gerçekleştirilen alım satım işleminden doğan kazancın, yukarıda değinilen Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80.Maddesi hükmü karşısında değer artış kazancı olarak vergilendirilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, 6.5.1996 tarihinde 21.000 liraya alınan gayrimenkullerin 8.11.1996 tarihinde 21.000.000 lira bedelle satılmış olması, aradan geçen altı aylık sürede bu gayrimenkullerin değerinin 1000 kat artmış olduğunu göstermektedir. Bu durum ise belirtilen sürede bu oranda bir değer artışının gerçekleşmesinin günün ekonomik koşullarına ve ticari icaplarına uygun düşmemesi nedeniyle sözkonusu gayrimenkullerin tapuda gösterilen alış bedellerinin emsal alış bedelinin altında gösterilmiş olacağı sonucunu ortaya koyduğundan gayrimenkullerin davacı tarafından satın alındığı 6.5.1996 tarihindeki rayiç bedellerinin bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesinden sonra yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, vergi dairesi müdürlüğü temyiz istemi ile davacının değer artış kazancı elde edilmediği yolundaki temyiz isteminin reddine, davacının matrahın tespitine yönelik isteminin ise kabulüne , Vergi Mahkemesi kararının bu kısma ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, 26.6.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.