Archive for 30 Mayıs 2013

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun

SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA

DAİR KANUN

(29.05.2013 tarih ve 28661 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Kanun No. 6486        Kabul Tarihi: 21/5/2013

MADDE 1 – 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin; birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendine “üçte birinden az olan vatandaşlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile gelir tespiti yapılmaksızın genel sağlık sigortalılığı ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi bulunmayan Türk vatandaşlarından 18 yaşını doldurmamış çocuklar” ibaresi, aynı bendin (7) numaralı alt bendine “ücretsiz faydalanan kişiler” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile ana ve babası olmayan Türk vatandaşlarından 18 yaşını doldurmamış çocuklar” ibaresi eklenmiş, yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Ülkemizde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrenciler birinci fıkranın (d) bendindeki ve 52 nci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesindeki şartlar aranmaksızın ilk kayıt tarihinden itibaren üç ay içinde talepte bulunmaları hâlinde genel sağlık sigortalısı olurlar. Bu sürede talepte bulunmayanlar hakkında öğrenimleri süresince genel sağlık sigortası hükümleri uygulanmaz. Kendilerince 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının üçte birinin 30 günlük tutarı üzerinden genel sağlık sigortası primi ödenir.” Read more

Alıcıya Geç Gelen Faturaların Ba Formunda Bildirilmesi

I- GİRİŞ

Ba Bs formları, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alış ve satışlarını vergi dairesine bildirmeye mahsus olarak ihdas edilmiştir. Bunlardan Ba Formu “Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu”nu, BS formu ise “Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Mükelleflerin Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu”nu ifade etmektedir.

Formlar yıllık dönemler halinde verilmekte iken Ocak 2008 döneminden itibaren aylık dönemler halinde verilmeye başlanmıştır. Yapılan son düzenleme ile bildirim hadleri Ocak 2010 döneminden geçerli olmak üzere 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Bu son düzenlemeye göre aylık dönemler halinde bir mükelleften yapılan KDV hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve hizmet alışları ile aynı tutardaki mal ve hizmet satışları bildirim kapsamındadır.

Bildirim kapsamındaki fatura ve fatura yerine geçen belgeler formlara yansıtılırken bunların düzenlendikleri dönem esas alınmaktadır. Bu çerçevede örneğin Nisan 2010 döneminde düzenlenen bir fatura satıcı tarafından aynı dönem için verilecek Bs formunda, alıcı tarafından ise Ba formunda gösterilecektir. Read more

Açık-Kapalı Faturanın Kanunda Yeri Ne ?

I. Giriş

Fatura ile ilgili gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanununda gerekse de 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda  çeşitli düzenlemelere yer verilmiş ancak ticari hayatta sıkça karşımıza çıkan açık-kapalı fatura tanımlarına ve ayrımına mevzuatımızda yer verilmemiştir.  Ticari hayatta açık-kapalı fatura  ayrımı, mal veya hizmet satan tacirin düzenlediği fatura bedelini peşinen tahsil edip etmediğini fatura üzerinde göstermesi hususundan kaynaklanmaktadır.

Biz de bu makale ile ticari hayatta açık ve kapalı faturanın ne anlama geldiğini, konu hakkındaki yargı kararlarını da dikkate alarak kişisel bir değerlendirme yapacağız.

II.Türk Ticaret Kanununda ve Vergi Usul Kanununda Fatura

Konunun açıklığa kavuşması için öncelikle  213 sayılı Vergi Usul Kanunun da ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun da faturanın nasıl tanımlandığına bakmak gerekir.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu”nun ”Fatura ve Teyit Mektubu” başlıklı 23. maddesi faturayı şöyle tanımlamıştır:

“Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.”

213 sayılı Vergi Usul Kanunu”nun ”Faturanın Tarifi” başlıklı 229. maddesi ise faturayı şöyle tanımlamıştır:

“Satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.”

Vergi Usul Kanunu”nun 229-235. maddelerinde ise faturanın şekli, muhtevası ve nizamına ilişkin hususlara yer verilmiştir.

III.Uygulamada Açık ve Kapalı Fatura Tanımları Read more

Şirketinizin İnternet Sitesini Kurdunuz mu?

6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu madde 1524 uyarınca her sermaye şirketi, internet sitesi kurup, ilgili maddede sayılan bilgileri sitelerinde yayınlamak zorundalardı.

Ancak 6335 sayılı kanunla yapılan değişiklikle, internet sitesi kurup belirtilen bilgileri yayınlama zorunluluğundaki sermaye şirketlerinin kapsamı oldukça daraltılmıştır. Bu değişiklikle, internet sitesi kurma zorunluluğunda olan sermaye şirketleri, 397 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca denetime tabi olan sermaye şirketleridir. Denetime tabi olan sermaye şirketleri ise Bakanlar Kurulu’nca belirlenmektedir.

Kısacası, eğer şirketiniz Bakanlar Kurulu’nun yayınlayacağı listede yer almıyorsa, internet sitesi kurma zorunluluğunuz bulunmuyor. Listede yer alması beklenen şirketler ise büyük ölçekli anonim şirketlerden ibaret.

Bu değişikliğin bir nedeni, internet sitesinde yer alması zorunlu sayılan bilgilerin, ticari sır kapsamında düşünülebileceğiydi. Güçsüz sayılabilecek şirketlerin bu bilgileri alenen yayınlaması, kendileri hakkındaki bilgileri güçlü şirketlere vermeleri anlamına geliyordu. Örneğin, rekabet halindeki iki şirketten büyük olan, küçük olanın piyasadaki değişikliklere dayanma gücünü internet sitesine bakarak anlayabilecekti.

Ancak, değişiklik bu şekilde yapılacağına, her şirketin internet sitesi kurma zorunluluğu devam ettirilip, denetim dışında olan şirketlerin internet sitelerinde sadece “iletişim, adres, yönetim bilgileri, vb” gibi, şirketle iş yapmak isteyenleri bilgilendirici bilgilere yer vermeleri zorunlu kılınsa daha iyi olurdu diye düşünüyoruz. Bu sayede hem şirketle iş yapanlar bilgilendirilir, hem de internet sitesi piyasasının, dolayısıyla bilişim sektörünün gelişmesine yardımcı olunurdu.

Kadınlara Büyük Müjde

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çocuk sahibi olan kadınların iş hayatına daha çok girebilmesi için bir paket hazırladıklarını açıkladı.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Martı Otel’de düzenlenen “CEO Clup Toplantısı”na katıldı. Burada konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’de 4 yılda 4 milyon 800 bin istihdamın arttığını belirterek, “İstihdam artmaya devam ediyor. Son 12 aylık döneme baktığımızda istihdam artışı 1 milyon 208 bin. Geçen yılın birinci çeyreğinden bu yılın birinci çeyreğine kadar baktığınızda 1 milyon 208 bin istihdam artışı var ve bunun yüzde 46,4’ü kadın. Bu ilk defa bu kadar yükseklerde. İlk defa 2012 yılı ile beraber kadınlarımızın iş gücüne katılım oranında çok ciddi artışlar oldu. Yeni oluşan istihdama baktığımızda artık yeni oluşan istihdam neredeyse yarı yarıya kadınlardan oluşmakta. Bu 2009’dan itibaren uygulamakta olduğumuz kadın istihdam teşvik programlarının iyi sonuçlar verdiğini düşünüyorum” dedi.

kaynak: para limanı

Ali Babacan, özellikle çalışan kadınların daha çok çocuk sahibi olabilmesi ya da çocuk sahibi olan kadınların iş hayatına daha çok girebilmesi için bir paket hazırladıklarını ve bunu ilerleyen günlerde açıklayacaklarını söyledi.

“Enflasyonda geçen yılsonu son 44 yılın en düşük rakamını gördük” diyen Babacan, “Bu yıl hedef 5,3 ve bu gerçekleşirse de son 45 yılın en düşük rakamını göreceğiz. Gelecek yıllara ait 5 hedefimizi koruyoruz. Bütçe disiplininden de taviz vermiyoruz. Borç stokumuz krize rağmen düşmeye devam ediyor. Çok istisnai bir tablo. Birçok ülkede kamu borçluluğu artarken, Türkiye’de düşüyor olması çok istisnai. Kamunun net borcu milli gelirimizin sadece 16,9’una düştü. Ama net kamu borcunda artıya geçti. Tarihimizde ilk defa 2012 yılında kamunun net borcu sıfırlandığı gibi net varlığımız 26 milyar dolar” şeklinde konuştu.

Ali Babacan, IMF’ye olan borcun sıfırlanmasıyla birlikte artık IMF’ye kaynak sağlamaya başladıklarını ifade etti. Babacan, “Biz bunu söyleyince birileri de ‘böyle de özel sektörün borcu artıyor.’ Dünyada bir ülkenin kamu borcu asıl göstergedir. Özel sektörün borçlanması zaten her bir şirketin kendi kredi limitesi ile ilgili bir konu. Borç sorunu kamu tarafında artık yok özel sektör tarafında da işin büyüklüğüyle ilgili orantılı bir artış var” dedi.

Merkez Bankası’nın politika faizlerinde düşüşlere devam ettiğini belirten Ali Babacan şunları söyledi:

“Bu düşüşler gerektiği içindir. Para politikalarının fiyat istikrarının ve finansal istikrarı içindir, başka bir sebebi yoktur. Merkez Bankası’ndaki ekip bu işi çok iyi bilen herkesi dinleyen ancak karar verme noktasına geldiğinde bağımsızca doğru kararını alıp geçen bir ekiptir. Dolayısıyla bütün bu kararları o çerçevede değerlendirmek gerekir. Banka kredi faizlerindeki düşüşleri görüyorsunuz. Ticari kredilerde dahil oradaki dirençte kırıldı. Bankacılık sistemimiz son derece sağlam bir bünyeye sahip.”