Archive for 26 Kasım 2013

KOSGEB nitelikli eleman hibe desteği gider olarak yazılabilirmi?

vergi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü

Sayı: 17192610-125[ÖZG-13/8]-223

06/08/2013

Konu : KOSGEB’den nitelikli eleman için alınan hibe desteğinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığından (KOSGEB) personel net maaşının ½ si oranında nitelikli eleman desteği aldığınız belirtilerek, hibe olarak alınan bu desteğin kurumlar vergisi ve kurum geçici vergi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37 nci maddesinde de, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hüküm altına alınmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasında, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde de ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin kurum kazancının tespitinde gider olarak indirileceği belirtilmiştir.

Buna göre, Şirketinizin ticari faaliyetiyle ilgili olarak KOSGEB’den nitelikli eleman desteği için alınan hibe destek tutarının, ticari kazancın bir unsuru olarak kurum kazancınıza dahil edilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, personele yapılan ücret ödemelerinin, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine göre kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği ise tabiidir. “

Serbest Bölgelerde Elde edilen kazançlar Kurumlar Vergisine Tabimi?

vergi

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelir İdaresi Başkanlığı

Sayı: B.07.1.GİB.0.06.50/125[5.3]-80-57420

Konu: Serbest Bölgelerdeki imalat faaliyetinden elde edilen kazançların kurumlar vergisine tabi olup olmayacağı hk.

28.05.2012

İlgide kayıtlı dilekçenizde, Serbest Bölgesinde 2009 tarih ve sayılı “Faaliyet Ruhsatı”nı alarak imalatına başladığınız, 2009 yılının kuruluş yılı olması nedeniyle zarar ile sonuçlandığı, kurum geçici vergi dönemleri, 2010 hesap dönemi ile 2011 kurum geçici vergi dönemlerine ilişkin beyannamelerde “Serbest bölgelerde elde edilen kazançlara ilişkin istisna”yı sehven uygulamayarak kurum kazancınızı beyan ettiğiniz, daha sonra söz konusu dönemlere ilişkin beyannamelerinizi düzelterek durumu Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirdiğiniz ancak anılan Vergi Dairesi Müdürlüğünün 2012 tarih ve sayılı yazısı ile bu talebinizin reddedildiği belirtilerek konunun bir kez de Başkanlığımızca değerlendirilmesi talep edilmektedir. Read more

Vergi borcu borçlusundan aranır

mahkeme-karari

İzmir Bölge İdare Mahkemesi

Esas No: 2013/3256 Karar No : 2013/3853

ÖZÜ: Vergi borcu, borçlusundan aranır. Borçlunun mal varlığının yetmediği aranmadıkça, yasal temsilcilere gidilmez.

İstemin Özeti: ….. Yayıncılık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen ve şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı ödeme emrinin davacının kanuni temsilcisi olduğu  şirkete tebliğine ilişkin bilgi bulunmaması nedeniyle hukuka uygun olmadığı, diğer ödeme emirleri yönünden ise; dava konusu olayda beyan üzerinden tahakkuk ettirilen vergilerin zaman aşımı süresi içerisinde asıl borçlu şirket adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emri ile istenildiğinin dosya içeriği belge ve bigilerden anlaşılması ve zaman aşımına uğramadığından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında borcunu karşılaycak mal varlığı bulunmadığı saptanan söz konusu borçların asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyceği anlaşıldığından, alacağın doğduğu dönemde şirket müdürü olan davacıdan tahsili için ödeme emri düzenlenerek tebliğinde yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle kısmen kabul, kısmen reddeden vergi mahkemesi hakimliğinin kararının, davacı tarafından, söz konusu borçlar için teminat gösterilmiş olduğundan, kendisinin takibinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Read more

İş Kazası Sonucu Ölümden Doğan Maddi ve Manevi Tazminat

mahkeme-karari

YARGITAY 21. Hukuk Dairesi

E.No : 2010/5719   K.No : 2012/1105

Tarih : 06.02.2012

                            •  İŞ KAZASI SONUCU ÖLÜMDEN  DOĞAN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

                            •  İŞVERENİN KUSUR SORUMLULUĞU

ÖZÜ:     İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu,yasa ve içtihatlarla belirlenmiş haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. Mahkemece, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden, yöntemince rapor alınmalı,  olayda işverenin ve işçinin kusur oranları saptanmalı, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlara göre hesaplanan tüm peşin sermaye değeri kurumdan sorulmalı ve bildirilen miktar hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan ücret artışları ve 60 yaştan sonra bakiye ömrüne kadar (pasif dönemde) asgari ücret esas alınarak hesaplanan tazminattan indirilerek karar verilmelidir.

          ( 4857 s. İş K. m.77)

(506 s. SSK ek m.38)

Yeniden değerleme oranı VUK No:430

vergi

Maliye Bakanlığından:

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

(Sıra No: 430)

(19.11.2013 tarih ve 28826 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasında “Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Üretici Fiyatları Genel Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2013 yılı için % 3,93 (üç virgül doksan üç) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2013 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.

Tebliğ olunur