Archive for 10 Ocak 2014

YMM’lere ihbar ikramiyesi ödenemez

mahkeme-karari

Danıştay 3. Dairesi

Esas No: 2012/747 Karar No : 2013/478

ÖZÜ: İlgili yasa gereği YMM’lere ihbar ikramiyesi ödenemez.

İstemin Özeti: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının, mali müşavirliğini yaptığı  … Şirketi hakkında yaptığı ihbar nedeniyle adına ikramiye ödenmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılan  raporun iptali ile bu ihbar üzerine anılan şirket adına tahakkuk ettirilip tahsil edilecek vergiler üzerinden ihbar ikramiyesinin ödenmesi istemiyle dava açılmıştır. …. Vergi Mahkemesininin kararıyla; 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 43’üncü maddesinde, meslek mensupları ve bunların yanında çalışanların, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ifşa edemeyecekleri, çeşitli kanunlarla muhbirlere tanınan hak ve menfaatlerden yararlanamayacakları, ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulmasının mecburi olduğu, tanıklığın, sırrın ifşası sayılmayacağının kurala bağlandığı, davacının belirtilen bu düzenleme gereğince ilgili dönemde mali müşavirliğini yapmış olduğu şirket ile ilgili ihbar ikramiyesi almasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı tarafından, uyuşmazlığın 3568 sayılı Yasa değil, 1905 sayılı Yasa uyarınca çözüme kavuşturulması gerektiği, keza 3568 sayılı Yasanın 43 üncü maddesinin gerek Anayasaya gerek Türk Ceza Kanununa aykırılık teşkil ettiği, sözü edilen maddedeki düzenleme ile vergi kaçırma fiil ve eyleminin ihbarının önlendiği, kanunun amacının bu olamayacağı nitekim bir kanunda suç sayılan fiiilin başka bir kanunla sır olarak kabul edilemeyceği konusunda yargı kararları bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan vergi mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına,

_______________________

İhtiyati haciz işleminin şartları oluşmaz ise, bu işlem tesis edilemez

mahkeme-karari

İzmir 3. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2013/328 Karar No : 2013/978

ÖZÜ: İhtiyati haciz işleminin şartları oluşmaz ise, bu işlem tesis edilemez.

İstemin Özeti: Davacı vekili tarafından, … Limited Şirketinin eski kanuni temsilcisi olan müvekkili adına tesis edilen ihtiyati haciz işleminin, kanunda sayılan ihtiyati haciz hallerinden hiçbirinin somut olayda mevcut olmadğı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiaları ile iptali istenmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

…. 3. Vergi Mahkemesince; dava dosyası incelendikten sonra esas hakkında gereği görüşüldü:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13. maddesinin 1 numaralı bendinde; 9’uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip hallerin mevcut olması durumunda hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun (5345 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi ile Vergi Dairesi Başkanı) kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre, ihtiyati haczin derhal tatbik olunacağı belirtilmiştir.

6183 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz tesisi ancak teminat istenilmesini gerektiren hallerin varlığının ortaya konulması halinde mümkündür. Aynı kanunun 9’uncu maddesinin birici fıkrasında “213 sayılı Vergi UsulKanununun 344’üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359’uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan yasa hükmüne göre, ilgililerden teminat istenilebilmesi için 213 sayılı Vergi UsulKanununun 344’üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359’uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli işlemlere, diğer bir anlatımla vergi incelemesine başlanmış olması ve incelemeye yetkili memurlarca ilk hesaplar yapılarak teminat istenmesine esas olacak bir miktarın belirlenmesi gereklidir. Dolayısıyla teminatın ancak devam eden bir vergi incelemesi esnasında ve inceleme elemanlarınca yapılan ilk hesaplamalar  sonucu belirlenen miktar  üzerinden istenebilmesi mümkündür. Vergi incelemesi sonuçlanıp, kesin rakamlar belirlenerek  bulunan matrah farkı nedeniyle tarhiyat yapılması halinde ise, anılan maddeye göre teminat istenmesine hukuken olanak bulunmadığı gibi, aynı kanunun 13/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz uygulanması da mümkün değildir.

Dosyanın incelenmesinden itilaflı ihtiyati haciz işleminin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13’üncü maddesinin 1 numaralı bendi gerekçe göserilerek tesis edilidği görülmektedir.

İncelenen olayda 11.12.2012 tarihli dava konusu işlemde ihtiyati haciz işleminin sebep unsuru belirtilmemiş yani 6183 sayılı Kanunun 13. maddesinin hangi bendine istinaden söz konusu işlemin tesis edildiği zikredilmemiştir.

Mahkemizce davalı idareye 18.04.2013 tarihli ara kararımız ile bu husus sorulmuş her ne kadar idarece dava konusu ihtiyati haciz işleminin 6183 sayılı  Kanunun 13/1 ila 3. maddeleri uyarınca tesis edildiği ileri sürülmüş ise de, bu hususu ispat eder nitelikle hiçbir açıklamaya yer verilmediği gibi herhangi bir evrak da ibraz edilmemiş, bir başka deyişle “borçlunun belli bir ikametgahı yoksa” ve “borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa” hallerinin herhangi birinin mevcudiyeti ispat edilmemiştir.

Bu durumda, vergi incelemesi tamamlanıp asıl borçlu mükellef  şirkete ihbarnameler tebliğ edildikten yani tarhiyat yapıldıktan sonra  6183 sayılı Kanunun 9. madesine göe teminat istenilmesi ve 13/1 maddesi uyarınca dava konusu işlemle ihtiyati haciz kararı alınması mümkün olmadığı cihetle ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, tedbir mahiyetindeki ihtiyati haczin şirketin temsilcisi adına uygulanamayacağı da tabidir.

Açıklanan nedenlerle DAVANIN KABULÜNE, dava konusu işlemin iptaline oybirliğiyle karar verildi.

İşyerinin devri kullanılmayan izinlere ait ücretin ödenmesi

mahkeme-karari

YARGITAY 9. Hukuk Dairesi

E.No : 2012/2770 K.No : 2013/4106

Tarih : 04.02.2013

                            •  İŞ İLİŞKİSİNİN DEVREDİLMESİ

                            •  İŞ SÖZLEŞMESİ SONUNDA                                          KULLANDIRILMAYAN İZİNLERE                                          AİT ÜCRETİN ÖDENMESİ

ÖZÜ:    Davacı, davalı iş yerinde iş ilişkisi kapsamında çalışırken, 5947 sayılı Yasa kapsamında dava dışı kamu kurumuna iş yerinin devri nedeni ile iş ilişkisi sona erdirilerek, 657 sayılı Yasa kapsamında memur veya sözleşmeli personel olarak çalışmak üzere devredilmiştir. Davacının iş sözleşmesi devir ile sona erdiğinden, ara vermeksizin kamu kurumuna devredilmesi sözleşmenin feshi olarak yorumlanamaz. İzin ücretinin ödenip ödenmeyeceğine ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu ücretin ödenmesini öngörürken, devir öngören 5947 sayılı Kanun ödenmeyeceğini öngörmekte, bu iki çatışan normatif düzenleme karşısında dinlenme hakkına ilişkin. Anayasa, Avrupa Sosyal Şartı ve iç hukuk normu haline gelen 158 no.lu uluslararası sözleşme hükümleri, üst norm olup, davacı işçiye  iş sözleşmesi sonunda kullandırılmayan izinleri karşılığı ücretin ödenmesi gerektiği ile ilgili hükümler içerdiğinden uyuşmazlığın çözümünde bu hükümler esas alınmalıdır.

          (4857 s. İş K. m. 59)

          (2709 s. Anayasa m.50, 90)

          (158 nolu İLO Sözleşmesi)

          (Avrupa Sosyal Şartı m.2)

____________________________

2014 yılı Engellilik İndirim Tutarları

vergiEngellilik İndirimi Tutarları

Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan engellilik indirimi tutarları, 2014 takvim yılında uygulanmak üzere; birinci derece engelliler için 800 TL, ikinci derece engelliler için 400 TL, üçüncü derece engelliler için 190 TL olarak tespit edilmiştir.

 

 

___________________________________

2014 yılı Kira Geliri İstisnası ne kadar?

vergi

Gayrimenkul Sermaye İratlarında Uygulanan İstisna Tutarı

Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı, 2014 takvim yılında elde edilen kira gelirleri için 3.300 TL olarak tespit edilmiştir.

 

_____________________________________________________