Archive for 6 Mart 2014

Emsal Kira Bedeli Uygulaması

vergi

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelirler Genel Müdürlüğü

SAYI : B.07.0.GEL.0.43/4303-50 KONU :

GELİR VERGİSİ KANUNU İÇ GENELGESİ SIRA NO: 1999/1 ………………VALİLİĞİNE (Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

 

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan Gelir Vergisi Kanununun emsal kira bedeli esasını düzenleyen 73 üncü maddesinin uygulamasıyla ilgili olarak tereddüte düşüldüğü anlaşıldığından aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 73 üncü maddesinde “Kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedelinden düşük olamaz. Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedeli, bu mal ve hakların kirası sayılır. Bina ve arazide emsal kira bedeli, yetkili özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir veya tespit edilmiş kira mevcut değilse Vergi Usul Kanununa göre belirlenen vergi değerinin % 5’idir. Diğer mal ve haklarda emsal kira bedeli, bu mal ve haklarının maliyet bedelinin, bu bedel bilinmiyorsa, Vergi Usul Kanununun servetlerin değerlendirilmesi hakkındaki hükümlere göre belli edilen değerinin % 10’udur.” hükmüne yer verilmiştir.

Emsal kira bedeli uygulamasına ilişkin bu hüküm, esas itibariyle gayrimenkullerin bedelsiz olarak Gelir Vergisi Kanununun 73 üncü maddesinde belirtilenler dışındaki kişilerin kullanımına tahsis edilmesi veya kira bedelinin tespit edilememesi halleriyle muvazaalı olarak gerçek kira gelirinin altında beyanda bulunulması durumlarında vergi güvenlik müessesesi olarak kullanılmak amacıyla getirilmiştir.

Elde edilen gerçek kira gelirinin kira sözleşmesi, ödemeye ilişkin banka dekontu veya havale makbuzu, vb. belgelerle veya kiracının ifadesi ile ispat veya tevsik edildiği durumlarda ayrıca emsal kira bedeli karşılaştırılması uygulaması yoluna gidilmemektedir. Sözü edilen ispat veya tevsik işlemine ise, ancak beyan edilen kira gelirinin gerçek durumu yansıtmadığına ilişkin karinelerin bulunması veya vergi incelemeleri sırasında yetkililerce talep edilmesi durumunda başvurulmaktadır.

Bilgi edinilmesini ve uygulamanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yürütülmesi hususunda gereğini rica ederim

Ücret istisnası

vergi

ÜCRET İSTİSNASI

Aşağıdaki ücretler vergiden müstesnadır.

1- Münhasıran el ile dokunan halı ve kilim imal eden işletmelerde çalışan işçilerin ücretleri istisna kapsamındadır.

Ancak bu işletmelerin köylerde ve belediye içi nüfusu 5000’i aşmayan yerlerde olması şarttır.

2- Gelir vergisinden muaf olanların veya gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerin yanında çalışan işçilerin ücretleri.

3- Cevher istihsalinde çalışanların yer altında çalıştıkları süreye ait ücretleri. İşletilen madenlerin toprak altında faaliyette bulunması şarttır.

4- Köy muhtar ve katipleri, korucu, imam, bekçi ve benzeri hizmetlerine köy bütçesinden ödenen ücretler, çiftçi mallarını koruma bekçilerinin ücretleri.

5- Hizmetçilerin ücretleri, hizmetçiler, kapıcılık gibi özel kişiler tarafından çalıştırılan kimselerdir. Ancak eğitim hizmeti için ödenen ücretler istisna kapsamına girmez. Bu kimseler belge düzenlemek suretiyle hizmet verirler ve vergiye tabi tutulurlar. (GVK md.23/6)

6- Okullarda, cezaevlerinde, darülacezelerde çalışan öğrenci hükümlü, tutuklu ve düşkünlere verilen ücretler.

7- Çalışanların yemek bedeleri,

Yemekler iş yeri veya müştemilatında hazırlanıyorsa, malzeme bedelinin tamamı gider yazılır. Yemek dışardan alınıyorsa 2013 için günlük 12,00 liralık tutar ücret sayılmaz.

Bu halde ödeme fatura karşılığında işverence yapılır. Tutarı aşan kısım ücret sayılır. Faturanın vergiye tabi olanlarca kesilmesi gerekir.

Alınan faturada gösterilen KDV, 12,00 liralık tutara dahil değildir. Bu KDV, indirim konusu yapılır ( GVK.Gn.Tb.No: 186)

8- İşçilere konut verilmesi, ücret sayılmaz. Bu işçilerin maden işletmeleri ile fabrikalarda çalışıyor olması gerekir.

9- Öte yandan işverene ait brüt alanı 100 m2’yi geçmeyen konutların hizmet erbabına tahsisi de ücret sayılmaz. Konutların aydınlatılması, ısıtılması ve suyuna ait masraflar da ayni kapsamdadır.

10- Çalışanlara verilen toplu taşıma masrafları ücrete eklenmez, ancak bir kimseye tahsis edilen araçların emsal kira bedeli net ücret ödemesi sayılır ve brütleştirilerek vergilenderilir.

Bu halde kiranın KDV’si de söz konusu olur ise, bu KDV kira ile birlikte mütalaa edilir ve ücret olarak vergilendirilir.

11- Emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları ücret sayılmaz, ancak bu aylıkların toplam tutarı, en yüksek devlet memuruna ödenen, en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergilendirilir.

12- Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanununa göre çıraklara ödenen ve asgari ücreti aşmayan ücretler.

13- Yabancı ülkelerde bulunan ve sosyal güvenlik kurumlarınca ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları.

14- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükelleflerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretleri vergiden müstesnadır.

15- Amatör sporculara ödenen ve asgari ücretin iki katını aşmayan ücretler vergiden müstesnadır. Sporcuların amatörlük sıfatı beden terbiyesi teşkilatınca yapılan düzenlemeye göre tayin olunur. (GVK md.23)

Mevduat faizinden vergi tevkif edilir ve iade yapılmaz

mahkeme-karari

Danıştay 3. Daire

Esas No: 2008/4746 Karar No : 2009/190

ÖZÜ: GVK geç. md. 67’ye göre her türlü mevduat faizinden vergi tevkif edilir ve iade yapılmaz.

Davanın Özeti: Davacı kuruma ait mevduat hesabından elde edilen faiz geliri üzerinden ilgili banka şubesince Gelir Vergisi Kanununun geçici 67’nci maddesi uyarınca kesinti yoluyla ödenen gelir vergisinin terkini ve iadesi istemiyle açılan davada; Gelir Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 67’nci maddesinin (5) işaretli fıkrasında, gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da vergiden muaf olup olmamasına bakılmaksızın maddede düzenlenen geliri elde eden herkesin tevkifata tabi olacağının öngörülmesine karşın 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 21’nci maddesinde, organize sanayi bölgeleri tüzel kişiliğinin bu kanunun uygulaması ile ilgili işlemlerde her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunun hükme bağlandığı dikkate alındığında, 4562 sayılı Kanunun özel kanun niteliğinde olması ve daha sonra yürürlüğe giren genel kanunun daha önceki özel kanun karşısında uygulanabilmesi için, genel kanunla özel kanunun ilgili hükümlerinin kaldırıldığına dair açık hüküm bulunması gerektiği halde, daha sonra yürürlüğe giren ve genel kanun niteliğinde olan Gelir Vergisi Kanununun geçici 67’nci maddesinde 4562 sayılı Kanunun ilgili hükmünün kaldırıldığına ilişkin düzenleme olmadığı anlaşıldığından davacı kurumun tüm vergilerden muaf olduğu göz ardı edilerek yapılan tevkifatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle gelir vergisinin kaldırılmasına ve iadesine karar veren Vergi Mahkemesi kararının; davacı kuruma 4562 sayılı Kanunla tanınan vergi muafiyetinin Gelir Vergisi Kanununun geçici 67’nci maddesinin (5) işaretli fıkrası ile kaldırıldığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı kuruma ait mevduat hesabından elde edilen faiz üzerinden banka şubesince Gelir Vergisi Kanununun 67’nci maddesinin (4) numaralı fıkra hükmü gereğince %15 oranında yapılan tevkifatın kaldırılmasına ve iadesine karar veren vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Vergi tevkifatı müessesesini düzenleyen Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında; kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları kurala bağlanmış, sözü edilen fıkranın (8) işaretli bendinde de, banka mevduat faizlerinden tevkiat yapılacağı belirtildikten sonra aynı kanuna geçici 67’nci maddenin 4’üncü fıkrasında, bankalar arası mevduat ile aracı kurumların borsa piyasalarında değerlendirdikleri kendilerine ait paralarına yürütülen faizler hariç olmak üzere, 75’inci maddenin 2’nci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından, ödemeyi yapanlarca %15 oranında vergi tevkifatı yapılacağı, 5’inci fıkrasında ise, gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olmasının, vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmamasının vergiden muaf olup olmamasının ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmamasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca yapılacak tevkifatı etkilemeyeceği hüküm altına alınmış, maddenin 19’uncu fıkrasında ise, bu madde hükümlerinin 31.12.2015 tarihine kadar uygulanacağı belirtilmiştir.

Kanun koyucunun söz konusu düzenleme ile gerek vergi kanunlarında gerekse özel kanunlarında gelir ve kurumlar vergisinden muaf oldukları belirtilen kurum ve kuruluşlarca çeşitli finansal araçlardan elde edilen gelirlerin nihai olarak kaynakta vergilendirilmesini amaçladığı dikkate alındığında, davacı organize sanayi bölgesinin banka mevduat faizi üzerinden gelir vergisi tevkif edilmesi, tevkifatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve kuralına yukarıda yer verilen geçici madde hükümlerinin gereği olup değinilen bu geçici madde hükümleri uyarınca gelir sahibinin vergiden muaf olup olmaması dava konusu menkul sermaye iradı üzerinden yapılacak tevkifatı etkilemeyeceğinden, vergi mahkemesine 4562 sayılı Kanunun 21’inci maddesi gereğince bu kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerde organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğinin her türlü vergiden muaf olduğuna ilişkin düzenlemesi esas alınarak verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına.