Archive for 16 Mayıs 2014

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

vergi

 

Bu tebliğin yayınlanmasıyla  KDV uygulamalarına ilişkin değişiklikleri kapsayan ve KDV Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1985 yılından beri yayınlanmış olan 123 tebliği kaldırarak tek bir tebliğe dönüştüren KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ Resmi Gazete’de yayımlandı. KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ , 1 Mayıs 2014’ten itibaren yürürlüğe girecek. Tebliğ ile kaldırılan daha önce yayımlanmış 123 adet KDV Genel Tebliğine yapılan atıflar, bu Tebliğin ilgili bölümlerine yapılmış sayılacak.

 

Maliye Bakanlığından:

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ

(26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Mük.R.G de yayımlanmıştır.)

Bu Tebliğin konusunu, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun ilgili maddeleri ile 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun[2] geçici 16 ncı ve4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun[3] 120 nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde bu ve diğer Kanunlarda yapılan düzenlemeler ile 3065 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar oluşturmaktadır.

I- MÜKELLEFİYET

A. VERGİNİN KONUSU

1.Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler

KDV’nin konusuna giren işlemler,3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde sayılmış olup, mal teslimi veya hizmet ifalarının verginin konusuna girebilmesi için, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmış olmaları veya aynı maddede belirtildiği üzere, “diğer” faaliyetler kapsamında yapılmaları gerekir. İthalatta ise prensip olarak her türlü mal ve hizmet ithali vergiye tabidir.

Ayrıca maddenin üçüncü fıkrasında;

– Bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının,

– Bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin,

– Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının,

– İkametgâhı veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmamasının,

işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre dar mükellef, tam mükellef, özel, resmi ayrımı yapılmaksızın, işlemin Türkiye’de yapılması şartıyla, söz konusu işlemleri kim yaparsa yapsın vergilendirilir. Ayrıca diğer vergi kanunlarındaki muafiyet ve istisnalar bu Kanuna göre geçerli değildir. Read more

İdarenin zorlamasıyla verilen beyana karşı dava açılması yerindedir

mahkeme-karariDanıştay 9. Daire     

E.No 2009/7171 K.No : 2009/5341

ÖZÜ: İdarenin zorlamasıyla verilen beyana karşı dava açılması yerindedir. Madde: KDV 40/1

İstemin Özeti: Davacının verdiği düzeltme beyannamesine dayanılarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi ve gecikme faizi ile aynı dönem için vergi ceza ihbarnamesiyle kesilen vergi ziyaı cezsının terkini ve katma değer vergisi düzeltme  beyannamesinin iptali istemiyle açılan davayı; katma değer vergisi ile damga vergisi hesaplanan gecikme faizinin davacının dilekçe ile ihtirazi kayıt koymaksızın verdiği beyanname üzerine tahakkuk ettirildiği Vergi Usul Kanununun 378’inci maddesi uyarınca mükelleflerin kendi beyanı üzerine tarhedilen vergilere dava açamayacağının öngörüldüğü, bu nedenle tarhedilen katma değer vergisi ile damga vergisinde ve hesaplanan gecikme faizinde hukuka aykırılık bulunmadığı, verilen düzeltme beyannnamesi idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi zorunlu icrai bir işlem olmadığından beyannamenin iptali isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği, kesilen vergi ziyaı cezasına gelince davacının verdiği düzeltme beyannamesinin kanuni süresi geçtikten sonra verilen beyanname niteliğinde olduğu 213 sayılı Kanunun 344, 341 ve 359’uncu maddeleri uyarınca %50 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği, bu nedenle kesilen vergi ziyaı cezasının %50’lik kısmı hukuka uygun olup fazlaya ilişkin kısmında yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen reddeden, kısmen incelenmeksizin reddeden vergi mahkemesinin kararının; davacı  tarafından düzeltme beyannamesinin serbest iradeyle değil idarenin baskısı altında verildiği, aksi halde kendilerinin kod 5 listesine alınacağının ifade edildiği, düzeltme beyannamesiyle indirimler arasından çıkarılan faturaların sahte olmayıp gerçek emtia alışlarına ilişkin olduğu; vergi dairesi müdürlüğü tarafından ise, kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olduğu ve tamamen onanması gerektiği ileri sürülerek aleyhlerine olan kısmın bozulması istenilmektedir. Read more