Archive for 23 Şubat 2015

Alt işverenin iş yeri asıl işverenin iş yerinden bağımsızdır

mahkeme-karari

YARGITAY 9. Hukuk Dairesi

E.No : 2008/9391 K.No : 2009/26150

Tarih : 08.10.2009

• ASIL İŞVEREN

• ALT İŞVEREN

• İŞ YERİNİN DEVRİ

ÖZÜ: Alt işverenin iş yeri, asıl işverenin iş yerinden bağımsızdır.

İş yerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde, mevcut iş sözleşmleri devralana geçer.

Süresi sona eren alt işverenle yeni ihaleyi alan alt işveren, iş yeri devrini öngören bir anlaşma yapabilirler.

Alt işveren değişmesine rağmen, alt işveren nezdinde iş yerinde çalışmaya devam edecek olan işçilerin belirlendiği hallerde, sözü edilen işçiler bakımından iş sözleşmeleri devralan işverene geçer.

(4857 s. İş K. md.2, 3, 6)

İşe iade davası bekletici mesele

mahkeme-karari

YARGITAY 7. Hukuk Dairesi

E.No : 2013/12849 K.No : 2013/19293

Tarih : 14.11.2013

• KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI

• HAKSIZ FESİH

• İŞE İADE DAVASI

• BEKLETİCİ MESELE

ÖZÜ: Davacı tarafından davalı işveren aleyhine iş mahkemesinde açılmış olan işe iade davasının red ile sonuçlanıp kesinleşmesi ve feshin haklı nedene dayandığının kabulü halinde, davacı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağından işe iade davası bekletici mesele yapılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

(4857 s. İş K. md.21)

İş kazası olduğu iddia edilen olayın iş kazası olup olmadığnıın tespiti ön sorundur

 

mahkeme-karariYARGITAY 21. Hukuk Dairesi

E.No : 2007/24528 K.No : 2008/8276

Tarih : 29.05.2008

• İŞ KAZASI

• MADDİ – MANEVİ TAZMİNAT

• İŞ GÖREMEZLİK ORANININ TESBİTİ

• İBRANAME

ÖZÜ: İş kazası olduğu iddia edilen olayın iş kazası olup olmadığnıın tespiti ön sorundur.

Gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur. Oransızlığın bulunduğu durumlarda anılan belge ibraname değil, ancak makbuz niteliğindedir.

Yapılan ödemenin bir miktarının manevi zarara karşılık yapıldığı ibranamenin içeriğinden anlaşılması halinde, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler o tarihte duyulan ve duyulması gerken bir hal olduğundan, üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle manevi tazminatın bölünmesi, yeniden dava konusu yapılarak miktarının artırılması olanağı bulunmadığından bir defada istenilmesi gerekmektedir.

(506 s. SSK m. 27 vd.)