4×4’ler Binek Aracı Sayıldığından KDV’si indirim konusu yapılamaz

mahkeme-karari

DANIŞTAY 9. Daire

Esas No: 2005/1618 Karar No : 2006/3798

ÖZÜ: 4×4’ler binek aracı sayıldığından KDV’si indirim konusu yapılamaz.

İstemin Özeti: Davacı kurumun satın aldığı 4×4 Jeepe ait indirimi reddedilen katma değer vergisinin iadesi ve bu indirimin reddi sonucu doğacak katma değer vergisi için yapılacak haczin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden davacı kurumun satın aldığı 4×4 Jeep nedeniyle yapmak istediği katma değer vergisi indirimin reddedildiği ve indirimi reddedilen katma değer vergisinin iadesi istemiye dava açıldığı, ayrıca hakkında yapılacak haciz işleminin de iptalinin istenildiğinin anlaşıldığı, 3065 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinde; faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullanıldıkları hariç olmak üzere işletmelerine ait binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığının hükme bağlandığı, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun “Tarifeler” başlıklı 2’nci maddesinde de; arazi taşıtının, karayollarında yolcu veya yük taşıyabilecek evsafta olmakla beraber, bütün tekerlekleri muharrik olan veya olabilen motorlu taşıtlar olduğu şeklinde tarif edildiği, Bakanlar Kurulu Kararıyla değişik 3065 sayılı Kanuna bağlı 3 sayılı listede daha önce binek otomobili sınıfında yer alan arazi taşıtları ve Jeeplerin esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar olarak sınıflandırılarak binek otomobil kapsamından çıkarıldığı, olayda dava dosyasına ekli belgelerden, davacı kurumun satın almış olduğu aracın motorlu araç tescil belgesinde “arazi taşıtı” olarak tescil edildiği, alış faturasında da “arazi taşıtı” olarak belirtildiğinin tartışmasız olduğu, yukarıda belirtilen kanun hükümleri ile birlikte söz konusu BakanlarKurulu Kararı ile yapılan değişiklik de dikkate alındığında davacı kuruma ait araçların binek otomobili kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, bu haliyle de yükümlünün 3065 sayılı Kanun hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinden, aksi görüşle katma değer vergisi indirimlerinin reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği ve söz konusu katma değer vergisinin iadesi gerektiği, davacı şirket tarafından yargılama sonucuna kadar yapılacak haciz işleminin iptali istemine gelince, ortada davalı idarece alınmış ve uygulanmış bir haciz işlemi olmadığından buna ilişkin istemin reddi gerektiği gerekçesiyle kısmen kabul eden vergi mahkemesi kararının; arazi taşıtları ve Jeeplere ilişkin katma değer vergisinin indirilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, davacı şirketin işletmesine kayıtlı 4×4 tipi Jeepin arazi taşıtı mı, binek otomobil mi sayılacağı, dolayısıyla alımından doğan katma değer vergisinin indirilip indirilemeyeceğine ilişkindir.

Katma Değer Vergisi Kanununun 30’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının (b) bendinde faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kirlanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin alım vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 2’nci maddesinde motorlu taşıt çeşitlerinin tanımı yapılmış, 1’inci fıkrasının 7’nci bendinde; Maliye Bakanlığınca uluslararası otomobil kataloglarındaki bilgiler de dikkate alınmak suretiyle lüks sayılan, otomobil ve arazi taşıtları lüks otomobil olarak tanımlanmış, bunların hangi derecelerde lüks otomobil sayılacağının Maliye Bakanlığınca tespit olunacağı ifade edilmiştir.

11 seri no.lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliğinin taşıtların lüks dereceler başlıklı 1’nci bölümünün (a) alt bölümünde ise motor silindir hacmi 1601 cm3’ten büyük olan otomobil ve arazi araçlarının lüks otomobil sayılacağı, (b) alt bölümünde de arazi taşıtlarından münhasıran yük taşımaya mahsus olanların lüks otomobil kabul edilmeyeceği, yük ve yolcu taşıyabilen iki ve daha fazla sıralı oturma yeri bulunan açık kasalı olanların ağırlık ve yaşlarına göre lüks otomobil sayılacağı hükme bağanmıştır.

Yukarıdaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden yasa koyucunun binek otomobillerin katma değer vergisi indiriminden yararlanmamasını öngördüğü ve lüks otomobil vasfındaki arazi taşıtlarını da yük taşımacılığında kullanılmayan ve insan taşıyan araçlar olmaları itibariyla binek otomobil sınıfında değerlendirdiği böylece, daha pahalı ve otomobil tarzında kullanılan arazi taşıtları ve Jeeplere sahip olanlar lehine binek otomobil sahibi olanlara nazaran haksız avantaj sağlanmasına engel olma amacı taşıdığı anlaşılmaktadır.

Olayda davacı şirketçe satın alınan ve katma değer vergisi idirimi reddedilen aracın motorlu araç tescil belgesinde arazi taşıtı olduğu belirtilmekteyse de anılan hükümler uyarınca binek otomobil sayılacağı anlaşıldığından buna ilişkin katma değer vergisi indiriminin reddinde isabetsizlik bulunmamakta olup, aksi yönde verilen kararda yasal isabet bulunmamıştır.

Diğer yandan davacı şirket tarafından Bakanlar Kurulu Kararıyla daha önce binek otomobil sınıfında yer alan arazi taşıtları ve Jeeplerin esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar şeklinde tanımlanarak bu sınıftan çıkarıldığı ileri sürülmekte ise de, anılan Bakanlar Kurulu Kararı ile mal ve hizmetlere uygulanan katma değer vergisi oranlarının tespitine ilişkin kararda değişiklik yapılmış olup, olayla doğrudan bir ilgisi bulunmayan bu kararın binek otomobilleri ve arazi taşıtları ifadesine ayrı ayrı yer vermesinin, arazi taşıtlarının binek otomobil çatısı altında sayılmasına engel olduğu şeklinde yorumlanması da mümkün bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, vergi mahkemesi kararının bozulmasına.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir