Archive for Danıştay Kararları

YMM’lere ihbar ikramiyesi ödenemez

mahkeme-karari

Danıştay 3. Dairesi

Esas No: 2012/747 Karar No : 2013/478

ÖZÜ: İlgili yasa gereği YMM’lere ihbar ikramiyesi ödenemez.

İstemin Özeti: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının, mali müşavirliğini yaptığı  … Şirketi hakkında yaptığı ihbar nedeniyle adına ikramiye ödenmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılan  raporun iptali ile bu ihbar üzerine anılan şirket adına tahakkuk ettirilip tahsil edilecek vergiler üzerinden ihbar ikramiyesinin ödenmesi istemiyle dava açılmıştır. …. Vergi Mahkemesininin kararıyla; 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 43’üncü maddesinde, meslek mensupları ve bunların yanında çalışanların, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ifşa edemeyecekleri, çeşitli kanunlarla muhbirlere tanınan hak ve menfaatlerden yararlanamayacakları, ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulmasının mecburi olduğu, tanıklığın, sırrın ifşası sayılmayacağının kurala bağlandığı, davacının belirtilen bu düzenleme gereğince ilgili dönemde mali müşavirliğini yapmış olduğu şirket ile ilgili ihbar ikramiyesi almasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı tarafından, uyuşmazlığın 3568 sayılı Yasa değil, 1905 sayılı Yasa uyarınca çözüme kavuşturulması gerektiği, keza 3568 sayılı Yasanın 43 üncü maddesinin gerek Anayasaya gerek Türk Ceza Kanununa aykırılık teşkil ettiği, sözü edilen maddedeki düzenleme ile vergi kaçırma fiil ve eyleminin ihbarının önlendiği, kanunun amacının bu olamayacağı nitekim bir kanunda suç sayılan fiiilin başka bir kanunla sır olarak kabul edilemeyceği konusunda yargı kararları bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan vergi mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına,

_______________________

5 yıllık zaman aşımı geçtikten sonra KDV indirimi ile ilgili belgelerin ibrazı istenemez

mahkeme-karariDANIŞTAY 9. Daire

Esas No: 2007/5871 Karar No : 2008/3726

ÖZÜ: 5 yıllık zaman aşımı geçtikten sonra KDV indirimi ile ilgili belgelerin ibrazı istenemez.

İstemin Özeti: Davacı şirketin defter ve belgelerini yandığı gerekçesiyle incelemeye ibraz etmemesi üzerine katma değer vergisi indirimleri reddedilerek re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin terkini istemiyle açılan davayı; dosyada mevcut itfaiyece düzenlenen yangın raporu ile davacı şirkete ait evrakların yandığı tespit edildiğinden, olayda 213 sayılı Kanunun 13/2’nci maddesinde belirtilen mücbir sebep halinin gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, ancak, defter ve belgelerin yanmış olmasının, ispat ve ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaya dayanak sayılabilecek hukuki bir neden olarak düşünülemeyeceği, ticari icaplara göre emtia satın alındığı kişi veya kuruluşları tanımak ve bilmek durumundakı alıcılar, gerekli girişimleri yaparak emtia alımına ilişkin belgelerin mevcudiyetini ispat olanağına her zaman sahip bulunduğundan, mahkemelerince verilen ara kararları ile davacı şirketten indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin dayanağını oluşturan belgelerini temininin istenildiği, ancak, davacı şirket tarafından verilen sürede herhangi bir gider belgesi sunulmayarak indirim konusu yapılan katma değer vergileri belgelendirilmediğinden, salınan katma değer vergisinde isabetsizlik görülmediği, mücbir sebep nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasında ise isabet bulunmadığı gerekesiyle kısmen kabul ederek katma değer vergisini onayan, vergi ziyaı cezasını terkin eden … Vergi Mahkemesi kararının; davacı şirket tarafından; mahkemece alış faturalarının istenildiği tarih itibariyle 5 yıl geçmiş olması nedeniyle mal alımı yapılan şirketlerin bir kısmından zaman aşımı nedeniyle alış faturalarının temin edilemediği, sadece anılan yılda kendilerine fatura düzenleyen …. A.Ş.nin düzenlediği faturalara ulaşılabildiği, ayrıca aleyhlerine açtıkları tespit davasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında, bilirkişi tarafından defter ve belgelerinin incelendiği, mal alışlarına ilişkin faturaların teyidinin yapıldığı, zaten ….. A.Ş.nden temin edilen fatura tutarları ile bilirkişi raporunda bu şirketten alışlarına ilişkin olarak belirtilen tutarların birbiriyle örtüştüğü, salınan katma değer vergisinin de terkininin icap ettiği, davalı idare tarafından ise; olayda zayi belgesi bulunmadığından, mücbir sebebin varlığından söz edilemeyeceği, vergi ziyaı cezasının da onanmasının gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Read more

Bir A.Ş'yi temsilen temsil eden gerçek kişi vergi borcundan bizzat sorulmu olur

danıştay-kararlariDanıştay 9. Daire

Esas No: 2007/834 Karar No : 2009/1270

ÖZÜ: Bir A.Ş.’yi temsilen bir A.Ş.’yi temsil eden gerçek kişi vergi borcundan bizzat sorumlu olur.

Davanın Özeti: A.Ş.nin ödenmeyen vergi borçlarının şirket yönetim kurulu üyesi ve temsil ve ilzama yetkili kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili amacıyla adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden Vergi Usul Kanununun 10’uncu maddesi uyarınca borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borçlarının şirket yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili için dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğinin görüldüğü, davacının şirket yönetimine … Holding A.Ş.ni temsilen katılmasının sonucu değiştirmeyeceği şirkette yönetim kurulu üyesi olması ve şirketi temsil ve ilzama yetkili olması nedeniyle şirketten tahsil olanağı kalmayan vergi borçlarından sorumluluğunu etkilemeyeceğinden adına düzenlenen ödeme emirlerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ….Vergi Mahkemesi kararının; borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığı ve bu şirkette ….. Holding A.Ş.nin temsilcisi olarak yönetimde bulunulduğu, öncelle şirkete yönelik takibat yapılması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü.

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan vergi mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına.

Arsa karşılığı daire alınması ve bu dairelerin bilahare satışı, KVK md. 5.1-e’de yazılı istisna kapsamına girmez

Danıştay 3. Daire     

E.No 2008/3855 K.No : 2010/2827

ÖZÜ: Arsa karşılığı daire alınması ve bu dairelerin bilahare satışı, KVK md. 5.1-e’de yazılı istisna kapsamına girmez.

           Madde: KVK 5/1-e

İstemin Özeti: Şirket aktifine kayıtlı arsa vasfındaki taşınmazın, arsa payı karşılığı sözleşme uyarınca müteahhide devredilmesi işleminin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesi kapsamında nitelendirilerek, elde edilen kazancın %75 inin kurumlar vergisinden istisna tutulması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen özel hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden davacı adına tahakkuk ettirilen kurumlar vergisine karşı açılan davayı; 5520 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlarının satışından doğan kazancın %75 inin kurumlar vergisinden istisna olduğu, istisnanın, satışın yapıldığı dönemde uygulancağı ve kazancın istisnadan yararlanan kısmının, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulacağı, satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılı sonuna kadar tahsilinin şart olduğu, istisna edilen kazancın, beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısmı için zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı kurala bağlanarak, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebilğinin 5.6.2.4.1. bölümünde de söz konusu istisna uygulaması ile kurumların mali yapısının iyileştirilmesi amaçlandığından; para karşılığı olmaksızın yapılan devir, temlik gibi işlemler ile kat karşılığı arsa devrinde olduğu gibi bir mal veya hakkın, başka bir mal ve hak ile değiştirilmesini ifade edilen trampa işlemlerinin istisna kapsamına girmediği açıklamasına yer verildiği, davacı şirket tarafından 650.000.00 TL bedelle iktisap edilen taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı sözleşme uyarınca inşa edilen binadan (31) bağımsız bölümün müteahhit firma tarafından düzenlenen fatura ile davacıya verildiği, davacı tarafından  da arsanın %55 payının faturayla ve aynı bedel üzerinden müteahhit  firmaya devredildiği anlaşılan olayda, söz konusu arsa payı devrinin istisna hükümlerinden yararlandırılması gerektiği iddia edilmekte ise de, şirket aktifine kayıtlı servet unsurunun biçim değiştirmesi şeklinde gerçekleşen trampa niteliğindeki işlemin, 5520 sayılı Yasanın 5 inci maddesinde öngörülen kurumun mali yapısını iyleştirme amacına yönelik doğrudan bir satış olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle reddeden Vergi Mahkemesi kararının; aktife kayıtlı arsanın %55 lik kısmının teslimi karşılığında (31) bağımsız bölüm alındığı ve bağımsız bölümlerin (26)sının satıldığı, dolayısıyla kat karşılığı arsa teslimi suretiyle kurumun mali yapısının güçlendirildiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan vergi mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizcede uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına.

Ödendiği tartışmasız olan KDV’nin tasdiksiz deftere yazılması, indirimine engel değildir

DANIŞTAY Vergi Dava Daireleri Kurulu

Esas No:  2006/228   Karar No : 2007/57

İLGİKLİ MADDE: 29

ÖZÜ: Ödendiği tartışmasız olan KDV’nin tasdiksiz deftere yazılması, indirimine engel değildir.

İstemin Özeti: Müteharrik yapraklı yevmiye defterinin tasdikli sayfalarının tasdiksiz arka yüzlerine yapılan kayıtlarda gösterilen katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilemeyeceğinden bahisle, davacı adına re’sen ağır kusur ve kusur cezalı katma değer vergisi salınmış, usulsüzlük cezası kesilmiştir.

Vergi mahkemesi kararıyla; yasal defter ve belgeleri incelenen davacı hakkında; kulandığı tasdikli müteharrik yapraklı yevmiye defterinin dolduğu, 10.09.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki kayıtların sayfası biten yevmiye defterinin arka sayfalarına yapıldığı, inceleme elemanınca dönem kayıtlarının tasdiksiz yevmiye defterine yapılmış yasal olmayan kayıtlar olarak değerlendirilmesi suretiyle, bu dönemlere ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmeyerek tarhiyat yapıldığı, yükümlü tarafından sayfası biten yevmiye değeri yerine yeni yevmiye defteri tasdik ettirilmesi ve bu defterin kullanılması gerekmekte ise de tasdiksiz arka sayfalara kaydedilen işlemlerle ilgili  mal alışlarının gerçek olduğu, söz konusu alımlar sırasında katma değer vergilerinin ödendiği hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, 10.09.1997-31.12.1997 tarihleri arasındaki işlemlerini yevmiye defterinin tasdiksiz arka sayfalarına kaydeden yükümlü şirketin, usulsüzlük cezasını gerektiren bu fiili nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesinin hakkaniyete ve vergi adaletine uygun olmadığı, usulsüzlük cezasının da 2.000.000 lirayı aşan kısmında isabet görülmediği gerekçesiyle, vergi ve vergi aslına bağlı cezalarının kaldırılmasına, usulsüzlük cezasının kısmen kaldırılmasına karar vermiştir.

Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen DanıştayYedinci Dairesi kararıyla; Katma Değer Vergisi Kanununun 29’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen  fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, 34’üncü maddesinin 1’inci fıkrasında da, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceğinin hükme bağlandığı, diğer taraftan Vergi Usul Kanununun “Defter Tutma” başlıklı İkinci Kısmında yer alan 171’inci maddesinde; mükelleflerin, bu Kanuna göre tutacakları defterleri, vergi uygulaması bakımından, maddede sayılan maksatları sağlayacak şekilde tutacaklarının hükme bağlandığı, aynı Kanunun 220’nci maddesinde, yevmiye defterinin, tutulması ve tasdiki zorunlu defterler arasında sayıldığı, 225’inci maddesinin (b) fıkrasında ise, müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilen müesseselerin, bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre tasdik  ettirecekleri; tasdikli yapraklar bittiği takdirde, yeni yaprakların kullanılmalarından önce tasdike arz olunacağının açıklandığı, yasanın aradığı koşulları taşımayan defterlerin yasa koyucunun vergi uygulamasından beklediği amaçları sağlayacak şekilde tutulduğundan bahsedilemeyceği gibi, bu defterlerin yasal defter, yapılan kayıtların da yasal defterlere kayıt olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu bakımdan yevmiye defterinin tasdiksiz kısımlarına kaydedilmesi nedeniyle, yasal deftere yapılmış kayıt olarak kabulüne olanak bulunmayan mal alış ve gider faturalarında yer alan katma değer vergileri, 3065 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan 29 ve 34’üncü maddeleri uyarınca indirime konu edilemeyeceğinden, aksi yönde verilen mahkeme kararında isabet görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Vergi Mahkemesi kararıyla, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle, vergi ve cezanın kaldırılması yönündeki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı vergi dairesi tarafından temyiz edilmiş, inceleme raporu doğrultusunda yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, gereği görüşüldü:

Vergi Mahkemesinin 14.12.2005 günlü ve E:2005/594, K:2005/726 sayılı ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARŞI OY

Danıştay Yedinci Dairesince verilen bozma kararında yazılı gerekçelerle temyiz isteminin kabulü ve ısrar kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.