Archive for Danıştay Kararları

İşveren ve İşçi Sigorta Primleri Tahakkuk Ettirildiği yılda Gider Yazılır

İLGİLİ MADDE: 40

T.C.

DANIŞTAY

İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULU KARARI

(21 Nisan 1992 tarih ve 21206 sayılı R.G.’de yayınlanmıştır.)

Esas No: 1990/3

Karar No: 1992/1

ÖZU: İşçi ücretlerinden kesilerek Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenmesi gereken, işveren ve işçi sigorta primlerinin, tahakkuk ettirildikleri yılda gider yazılacağı hk.

Danıştay Dördüncü Dairesinin 18.1.1985 gün ve E: 1984/971,

K: 1985/176, 27.2.1989 gün ve E: 1987/558, K: 1989/962 sayılı kararları ile, Danıştay Üçüncü Dairesinin 27.9.1989 gün ve E: 1989/2461, K: 1989/1989 sayılı kararı arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yolu ile giderilmesi ……… Anonim Şirketi vekilince istenmesi üzerine, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 39 uncu maddesi uyarınca dosya Danıştay Başkanı tarafından havale edilmekle, isteme konu olan kararlar ile yasal düzenlemelerin tümü incelenip, raportör üyenin açıklamaları ile Danıştay Başsavcısının düşüncesi dinlendikten sonra gereği düşünüldü:

İsteme Konu Olan Kararlar: Read more

Defter ve Belgelerin Şeklen Yasaya Uygun Olması Yeterli Değildir

T.C.

DANIŞTAY

Dokuzuncu Daire

Esas No: 1999/620

Karar No: 2000/552

Tarih: 23.02.2000

İLGİLİ MADDE: 3, 30, 134

Özü: Defter ve belgelerin şeklen yasaya uygun olması yeterli değildir, defter ve belgelerin içeriğinin gerçeği yansıtması gerekir.

İstemin özeti: Akaryakıt satışı yapan yükümlünün 1993 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak aynı yılın Aralık dönemi için tarholunan açakçılık cezalı katma değer vergisinin terkini istemiyle açılan davayı; dosyada mevcut inceleme raporunda, davacının A’dan alıp gider kaydettiği boya, badana, ve işçilik faturalarının sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğunun tespit edilmesi sonucu bu durumun Vergi Usul Kanununun 30/4 ve 6. maddelerine göre resen takdir sebebi sayılması suretiyle mükellefin akaryakıt satışlarına %0,75 fire oranı ile yağ, hidrolik ve benzeri emtia satışlarına da %11 ortalama kar haddi uygulanarak kayıt dışı satış hasılatı bulunduğunun saptanması üzerine davalı idarece resen cezalı tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı olayda (..)’ le ilgili inceleme raporlarından orman ürünleri ticareti ile reklam ve dekorasyon konularında faaliyette bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettiren bu kişinin uyuşmazlık yılında böyle bir faaliyeti olmadığı komisyon karşılığı fatura düzenlendiği, takdir edilen matrah üzerinden hesaplanan cezalı vergilerle ilgili tarhiyat öncesi uzlaşma sağlanamaması üzerine tarh ve tebliğ edilen vergilerin kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda adı geçen kişiden temin edilen faturaların yanıltıcı belge niteliğinde olması karşısında 118.000.000.- liralık faturada yer alan katma değer vergisi indiriminin kabul edilmemesinde isabetsizlik görülmediği, diğer taraftan akaryakıt alım satımı yapan davacının iki adet sahte fatura kullanmasının faaliyet konusu ile doğrudan ilgili bulunmadığı, bu durumun defter belge ve kayıtlarının usulsüz olduğunun, beyannamelerinin gerçeği yansıtmadığının delili sayılamayacağı, esasen inceleme raporunda akaryakıt satışlarına uygulanan %0,75 fire oranının, akaryakıt türüne göre farklılık gösteren fire oranlarına da uyumlu olmadığı, alım satımın tüm safhalarını kapsayıp kapsamadığı da açıkça belli edilmeden mükellef ifadesinde dayandırıldığı, keza yağ, hidrolik ve benzeri emtiada da yine mükellefe ifadesine göre %11 ortalama kar oranı uygulanarak hesaplanan satış hasılatına da itibar edilemeyeceği, buna göre yükümlünün katma değer vergisi beyan tablosunun sadece sahte olduğu saptanan fatularlarda yazılı katma değer vergileri indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle yeniden düzenlenmesi sonucu aralık dönemi ile ilgili katma değer vergisi tarhiyatının tadili gerektiği ve bu miktar için kaçakçılık cezası kesilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle kısmen kubul ederek dava konusu tarhiyatın 1.340.000.- liralık kısmını kaçakçılık cezalı olarak onayan, fazlasını terkin eden Vergi Mahkemesi kararının; akaryakıt hasılatının kanuni ölçüler kullanılarak bulunduğu, fire oranı, kar oranı ve hasılat farkının ödevlinin beyanı ile defter ve belgelerine dayanılarak tespit edildiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Karar: Dosyanın incelenmesinde; akaryakıt satışı yapan yükümlünün 1993 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporunda A’dan alınan iki adet boya badana ve işçilik faturalarının, bu kişinin ihtilaflı dönemde böyle bir faaliyetinin olmadığı, komisyon karşılığı fatura düzenlendiği nedeniyle sahte olduğu belirtilerek bu faturalarda yer alan katma değer vergilerinin indirim konusu yapılmayacağı, dolayısıyla giderlerini sahte faturalarla belgeleyen yükümlünün defter ve belgelerinin ihticaca salih sayılmaması gerektiği görüşüyle akaryakıt satışları ile ilgili hasılatının resen takdir edildiği, anıla rapora dayanılarak yapılan kaçakçılık cezalı katma değer vergisine karşı açılan dava sonucunda tarhiyatın katma değer vergisi indirimlerine ilişkin kısmının onanması, kayıt dışı hasılata ilişkin kısmının ise terkin edilmesi üzerine Vergi Dairesi Müdürlüğünce Vergi Mahkemesi kararının bozulmasının istendiği anlaşılmaktadır.

Yağ, hidrolik ve benzeri emtia satış hasılatı ile ilgili olarak inceleme raporunda; net kar oranının yükümlü ifadesinden hareketle %11 olduğunun kabulü ile faaliyet dönemindeki emtia maliyet bedeline %11 ortalama kar oranı uygulanmak suretiyle hasılat farkı tespit edilmiş ise de; katma değer vergisinin matrahı teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığını teşkil eden bedel olduğundan ve bir oto kontrol müessesesi olan ortalama kar haddi yoluyla katma değer vergisi matrahı belirlenemeyeceğinden Mahkeme kararının yağ, hidrolik ve benzeri emtianın bu yolla tespit edilen satış hasılatının terkini yönündeki hüküm fıkrası yerinde görülmüştür.

Akaryakıt satışları ile ilgili hasılata gelince;

Vergi Usul Kanununun “Resen vergi tarhı” başlıklı 30. maddesinde; resen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarholunması olduğu, maddede 9. bent halinde sayılan hallerden herhangi birisinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kımen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği hükme bağlanmış olup, aynı maddenin 4. bendinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması, 6. bendinde ise, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delilin bulunması halinde matrahın resen takdir olunacağı açıklanmıştır.

Kanunun gerekçesinde; “Diğer taraftan uygulamadi aksaklıklar göz önüne alınarak aynı maddenin 2. fıkrasına 6 numaralı bent eklenmiştir. Yürürlükteki hükümlerde resen takdir sebepleri kısıtlı ve biçimsel olarak belirtilmiş olup kanunda gösterilen usullere uygun ve kendi içinde tutarlı olmakla beraber, defter ve belgelerin gerçek durumu yansıtmamış olması gibi çok önemli bir takdir sebebi nazara alınmamıştır. Böylece şekli bakımından kanuni usullere uygun bulunmakla beraber ticari, teknik ve iktisadi mantık ve gerçeklerle hiçbir surette kabili telif olmayan defter ve beyanlar için bunlardaki vergi ziyaı kesin olarak bilinmekle beraber bu ziyanı önleyici herhangi bir vergi tarhı yapılması imkansız bulunmaktaydı. Bu mahsurları gidermek ve batıdaki örneklerine uygun etkin bir resen tarh müessesesi kurulmak üzere 6 numaralı bent olarak (tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamenin gerçekleri yansıtmadığına dair delil bulunması) hali takdir sebebi olarak kanuna konmuştur.” açıklaması yer almaktadır. Bütçe Plan Komisyonu raporunda da bu konu “ilave edilen 6 numaralı bent ile ekonomik delil sistemine paralel bir düzenleme getiriliyor. Mükellefin kayıtları şekli bakımından kanuna uygun ve tahakkuk eden vergi bu matraha uygun olmakla beraber iktisadi bakımdan yeterli bulunmuyordu. İktisadi yönden mükellefin belirttiği matrah yerinde görülmezse yine resen vergi tarhı yapılabilecektir.” şeklinde ifade edilmiş bulunmaktadır.

Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere mükellefin defter ve belgelerinin şeklen düzenli olması yeterli olmayıp bu belgelerin ve beyan edilen matrahın gerçek durumunu yansıtması zorunludur. Nitekim 213 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.” ve 134. maddesinde de “vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktadır.” denilmek suretiyle konuya açıklık getirilmiş bulunmaktadır.

Kaldıki olayda A’dan alınarak indirim konusu yapılan faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine ilişkin olmadığı da anlaşıldığından defter ve belgelerin ihticaca salih sayılmamasını gerektiren bu durum yukarıda anılan madde hükmü uyarınca resen takdir nedeni olup Vergi Mahkemesince akaryakıt satışları ile ilgili kayıt dışı satış hasılatının resen takdirinin yerinde olmadığı gerekçesi ile hüküm tesisinde isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan, Danıştay Dokuzuncu Daire Başkanlığınca yapılan ara kararına istinaden ….. A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıdan ve yıllar itibariyle değişen fire oranlarını gösteren listeden, 1993 yılı mahtelif akaryakıt cinsleri için belirlenen fire oranlarının%0,75 in altında olduğu, hatta gazyagı, motorin ve kalorifer yakıtı içinde en çok %0,40 fire oranı tespit edildiği görülmüştür.

Bu durumda inceleme elemanınca tüm akaryakıt çeşitlerine %0,75 fire oranı uygulanmak suretiyle yükümlü lehine hareket edildiğinden, kaydi envanter yapılmak suretiyle, fire oranları, değişen satış fiyatları nazara alınarak hesaplanan kayıt dışı hasılatı yerinde olup vergi mahkemesi kararının buna ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmektedir.

açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, vergi mahkemesi kararının ortalama kar haddi yönünden bulunan matrah farkı ve indirimlere ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına, kayıt dışı satış hasılatına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, oybirliğiyle karar verildi.

Alış Faturalarının Gerçeğe Uygun Olmaması halinde Kaydi Envanter ve Matrah

T.C.

DANIŞTAY

Dördüncü Daire

Esas No : 2000/70

Karar No: 2000/4715

Tarih : 13.11.2000

İLGİLİ MADDE: 3, 134

Özü: Alış faturalarının gerçeğe uygun olmadığının belirtilmesi halinde kaydi envanter yapılması ve sektördeki karlılık oranları gözönüne alınarak matrahın belirlenmesi yoluna gidilmesi
gerekir.

İstemin özeti: İnşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşan davacı kurumun 1996 yılında gider olarak kaydettiği dört adet faturanın gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla matraha ilavesi suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden re’sen kurumlar vergisi salınıp, fon payı hesaplanmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. Vergi Mahkemesi kararıyla;davacı şirketin ilgili yılda gider kaydettiği dört adet faturayı düzenleyen Limited Şirketlerinin kurucusu A’nın mali poliste verdiği ifadede bu şirketleri önce kurup, sonra devrettiğini, ancak faturalarını vermediğini, bilahare komisyon karşılığı fatura düzenlemeye başladığını belirttiği, davacı kurumun basiretli bir tüccar olarak bu firmaların devredildiğini bilmesi gerektiği, alınan mallara ilişkin sevk irsaliyelerinin bulunmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, bu nedenle salınan vergi ve kesilen cezanın yerinde olduğu, ancak resen tarhiyatlarda fon payı hesaplanamayacağı gerekçesiyle vergi ve cezaya yönelik davanın reddine, cezalı fon payının kaldırılmasına karar vermiştir. Davacı kurum, mal alışlarının gerçek olduğu, Vergi Dairesi Başkanlığı, cezalı fon payının kanuna uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Karar: Uyuşmazlık, davacı kurumun 1996 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu ilgili yılda gider olarak kaydettiği dört adet faturanın gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla bu faturaların giderlerden tenzili ile yapılan tarhiyata ilişkindir Vergi Usul Kanununun 134. maddesinde “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştımak, tespit etmek ve sağlamaktır” denilmektedir. Aynı Kanunun 3/B maddesinde de vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiştir.

Dosyada mevcut vergi inceleme raporunun incelenmesinden, davacı kurumun emtia aldığı iki ayrı firmanın kurucu ortağının mali poliste bu faturaların gerçeği yansıtmadığı yolunda vergisi ifade esas alınarak bu fatura bedelleri gider kabul edilmemek suretiyle tarhiyat yapılmıştır, inceleme elemanınca söz konusu emtia, satışa konu mallardan olduğu halde, kaydi envanter yapılmak suretiyle emtia dengesinin kurulup kurulmadığı tespit edilmemiştir. Söz konusu faturaların gerçeği yansıtmadığı kabul edilse dahi, satılmış olan emtianın alındığının da kabulü gerekmektedir. Bu faturalar maliyeti artırmak amacıyla da kullanılabilmektedir. İnceleme elemanınca yine davacı kurumun gelir tablosu irdelenerek bildirilen karlılık oranı konusunda bir eleştiri yapılmamıştır. Zira, söz konusu faturaların kabul edilmemesi halinde %65 gibi yüksek bir gayrisafi karlılık oranına ulaşılmaktadır. Sektördeki karlılık oranı da dikkate alınarak bu husus araştırılmamıştır.

Bu durumda, mahkemece davacı kurumun kayıtları üzerinde kaydi envanter yapılarak emtia dengesinin kurulup kurulmadığı ve sektördeki karlılık oranı da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, sadece fatura düzenleyen şahsın mali polisteki ifadesine dayanılarak davanın kısmen reddine yönelik mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, Vergi Mahkemesinin kararının, belirtilen hususlar araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına oybirliğiyle karar verildi.

Defter ve Belgelerin Yanması Durumunda KDV İndirimi

T.C.

DANIŞTAY

Vergi Dava Daireleri

Genel Kurulu

İLGİLİ MADDE: 3, 134

Esas No: 1998/317

Karar No: 1999/279

Özü: Defter ve belgelerin yanması nedeniyle ibraz edilememesinin resen takdir nedeni olduğu ancak bu durumun yükümlüleri katma değer vergisi indirimlerini alış belgeleriyle kanıtlama yükünden kurtarmayacağı, davacının alış belgeleri istenerek, incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı hk.

İstemin özeti: Çıkan yangında 1991 ve 1992 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin yandığından bahisle incelemeye ibraz edemeyen davacı adına, bu yıllara ait katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi nedeniyle Temmuz-Aralık 1991 dönemleri için katma değer vergisi salınmıştır.

Davayı inceleyen Vergi Mahkemesi tarhiyatı kaldırmıştır.

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Onbirinci Dairesi, kararıyla; yangın nedeniyle alınmış bir zayi belgesinin varlığının, yakümlüleri indirim konusu yapılan vergilerin alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş olmasını kanıtlama yükümlülüğünden kurtarmayacağı, davacının da, alış belgelerini temin edebileceği, bu nedenle, davacı tarafından sağlanarak inceleme elemanına sunulabilen belgelerde yazılı katma değer vergisinin indirim konusu yapılabileceği, davacıdan belirtilen belgeler istenip incelenmeden verilen tarhiyatın kaldırılması yolundaki kararda yasaya uygunluk görülmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Vergi Mahkemesi, kararıyla; defter ve belgelerinin yandığı sabit olan davacının katma değer vergisi indirimlerinin gerçek olup olmadığının açıklığa kacuşturulmasının mümkün olmadığı, 213 sayılı Yasanın 3 ve 134 üncü maddeleri uyarınca, inceleme elemanınca yükümlü şirketin ödediği ve indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin miktar ve mahiyetleri yönünden araştırma yapılması ve yükümlünün mal aldığı firmalar nezdinde de araştırma yapılarak ödenen ve ödenmesi gereken katma değer vergisinin doğruluğunun saptanması gerekirken tahsil edilen katma değer vergileri kabul edilirken, indirim konusu yapılan verginin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ilk kararında direnmiştir.

Direnme kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş, defterlerin yanmış olması nedeniyle incelemeye ibraz edilememesi karşısında resen takdire gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, yükümlüden alış faturalarının temini ve birazı istenerek belgeler incelenmeden tarhiyatın kaldırılması yolundaki kararın hukuka uygun düşmediği ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, gereği görüşüldü:

Yükümlünün 1991 ve 1992 yıllarına ilişkin defter ve belgeleri katma değer vergisi yönünden incelenmek üzere vergi inceleme elemanı tarafından istenmiş, söz konusu defterlerin yandığından bahisle ibraz edilmemesi üzerine katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek, adına Temmuz-Aralık 1991 dönemi için salınan katma değer vergisini kaldıran vergi mahkemesi ısrar kararı temyiz edilmiştir.

Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinin 1/a bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı Kanunun 34 üncü maddesinin 1 inci bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir. Öngörülen bu koşullarla, vergilendirmede belge düzeninin yerleştirilmesi amaçlanmıştır.

Yargı kararıyla yandığı belgelenmiş olan defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilememesi yükümlüyü, katma değer vergisi indirimine ilişkişkin koşullardan ikincisi olan “indirim konusu yapılan vergilerin alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş olması”nı kanıtlama sorumluluğundan kurtarmaz.

Ticari icaplara göre kendisine mal ve hizmet sunan kişi ve kuruluşları bilmek durumundaki bir alıcının, gerekli girişimlerde bulunarak emtia alımına ilişkin belgelerin varlığını ispat olanağına sahip olduğunun kabulü gerekmektedir.

Yangında yanması nedeniyle defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi halinde somut bir belgeye dayandırılmadan katma değer vergisi indiriminin kabul edilmesi, yazılı belge sisteminin amacına uygun düşmeyeceğinden, mahkeme tarafından yükümlüden gerekli girişimleri yaparak ihtilaflı döneme ait belgeleri sunması sağlanarak, belgelenemeyen vergilere ait indirimlerin kabul edilmemesi gerekirken, dava konusu tarhiyatın kaldırılmasında yasaya uygunluk bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne Vergi Mahkemesinin ısrar kararının bozulmasına oyçokluğu ile karar verildi.

Sahte Faturayla İlgili Danıştay Kararı

T.C.

DANIŞTAY

Onbirinci Daire

İLGİLİ MADDE: 3, 30, 134

Esas No : 1999/1191

Karar No : 2000/1973

ÖZÜ: Sahte fatura kullanıldığı ve gerçekte mal alış ve satışı olmadığı iddiasının, hem alış ve hem de satışlar yönünden karşıt inceleme yapılarak tespiti gerektir, aksi halde iddia ispat edilmiş olmaz.

İstemin Özeti: Akaryakıt ve hurda alım satımı ile nakliyecilik faaliyetinde bulunan yükümlü şirketin 1997 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucunda, gerçekte hiçbir akaryakıt alış ve satışı olmadığı halde söz konusu alım satımlarını sahte faturalarla belgeleyip yasal defterlerine kaydettiğinin tespiti üzerine sahte fatura ticareti yaptığı kabul edilmek suretiyle adına 1997/Aralık dönemine ilişkin olarak kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarh edilmiştir. Vergi mahkemesi 213 sayılı Vergi usul Kanununun 3. maddesinin (B) fıkrasında vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olacağının vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceğinin, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağının öngörüldüğü, aynı yasanın 30. maddesinde de resen vergi tarhının tanımlandığı, 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğunun hükme bağlandığı, dava konusu olayda ise gerçekte akaryakıt alım-satım faaliyetinde bulunmayarak sahte belge ticareti yaptığı ileri sürelen yükümlü şirket hakkında, mal satışlarına ilişkin karşıt incelemeler yapılmadan sahte fatura ticareti yaptığı ve komisyon aldığına dair saptamalar olmaksızın yalnız mal alış faturalarına ilişkin olarak yapılan karşıt incelemelere dayanılarak mal satış tutarları üzerinden komisyon geliri elde ettiği kabul edilmek suretiyle hesaplanan matrah farkları üzerinden yapılan cezalı katma değer vergisi tarhiyatında yasaya uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kaçakçılık cezalı katma değer vergisini kaldırmıştır. Vergi dairesi müdürlüğü tarafından, vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatın yasaya uygun olduğu ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci dairesince işin gereği görüşüldü:

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.

Bu nedenle temyiz isteminin reddine, Vergi Mahkemesi kararının onanmasına 9.5.2000 gününde oybirliği karar verildi.