Archive for Danıştay Kararları

Faturasız Satıldığı Tespit Edilen Mallarla İlgili Danıştay Kararı

  • İLGİLİ MADDE: 39
  • T.C.
  • DANIŞTAY
  • ÜÇÜNCÜ DAİRE
  • Esas No: 1992/2496
  • Karar No:1993/1965
  • KONU: Faturasız satıldığı tespit edilen emtianın hasılatının maliyet bedeli düşülmeden, doğrudan matraha alınamıyacağı hk.
  • İstemin Özeti : Davacı adına 1987 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen salınan Gelir Vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; karşıt inceleme sonucu düzenlenen müşteri ifadelerini içeren tutanaklara göre bir kısım satış hasılatının beyan edilmediği Gelir Vergisi Beyannamesinin tetkikinden anlaşıldığından dönem kazancının re’sen takdirinin yerinde olduğu, ancak Gelir Vergisi Kanununda ticari kazancın, hesap dönemi içindeki hasılattan emtia maliyeti ile diğer işletme giderleri düşüldükten sonra ortaya çıkan fark olarak tanımlandığı, dava konusu olayda faturasız satıldığı tespit edilen emtialara ait tüm satış hasılatı ilgili yıla ait matrah farkı kabul edilerek bu hasılatın elde edilmesiyle ilgili emtia maliyetlerinin dikkate alınmadığı, tesbit ve kabul edilen satış hasılatının dönem kazancı olarak esas alınması için bu faturalarda yazılı emtiaların maliyet bedelinin düşülmesi gerektiği, bu nedenlerle tarhiyatın satış hasılatından emtiaların maliyet bedeli düşüldükten sonra kalan 3.764.371 liralık fark matraha göre tadili gerektiği, ihbarnamede yer alan cezalardan özel usulsüzlük cezasına karşı dava açılmadığı cihetle 628.200 liralık özel usulsüzlük cezasının ihtilafsız olduğu gerekçesiyle kısmen kabul ederek kaçakçılık cezalı tarhiyatı 3.764.371 liralık fark matraha göre tadilen tasdik eden ….. Vergi Mahkemesinin 30.12.1991 gün ve E: 1990/376, K: 1991/792 sayılı kararının; satılan emtia için kesilen faturalar düşüldükten sonra kalan tutarın hasılat kabul edildiği, mal alış faturaları işletme hesabı defterine kaydedilerek dönem sonunda hasılattan indirildiğinden faturasız veya faturası noksan kesilen emtiadan dolayı elde edilen hasılatın dönem matrah farkını ihtiva ettiği ileri sürülerek bozulması istemidir.
  • TÜRK MİLLETİ ADINA
  • Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
  • Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan …………. Vergi Mahkemesinin 30.12.1991 gün ve E: 1990/376, K:1991/792 sayılı kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 29.6.1993 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bina ve araçlar için yapılan harcamalar gider yazılabilirmi (Danıştay Kararı)

T.C.

DANIŞTAY

Dördüncü Daire

BÖLÜM: Ticari Kazanç

Esas No : 1998/784

Karar No : 1999/1245

İLGİLİ MADDE: 40

ÖZÜ: Bina ve araçlar için yapılan harcamaların değer artırıcı nitelikte olmaması halinde gider yazılabileceği hk.

İstemin Özeti : 1992 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu amortismana tabi iktisadi kıymet bedelleri, gelecek dönemlere ilişkin sigorta giderleri, kanunen kabul edilmeyen gider niteliğindeki harcamalar ve belgeye dayandırılmayan komisyon ödemelerinin gider yazılması nedeniyle düzenlenen rapora dayanılarak davacı şirket adına re’sen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir. Vergi Mahkemesi kararıyla; olayda davacının 1992/Mayıs-Aralık tarihleri arasında inşaat malzemesi alışları bulundğu, yine 1992/Mart-Aralık tarihleri arasında 4 adet araç için kaporta, boya, oto malzemesi vs. alındığı, işçilik ödendiği, davacının iş hacmi dikkate alındığında, 2 adet fabrika binasının değerine göre inşaat malzemesinin ancak binayı koruma ve tamire yönelik olabileceği, aynı şeklide 4 adet aracın değerleri dikkate alındığında alınan oto malzemesinin de otobüs, kamyon ve vinci faal durumda tutabilmek amacıyla yapılabileceği, dolayısıyla gerek fabrika binalarının gerek araçların değeri dikkate alındığında muhtelif tarihlerde parça parça yapılan bu harcamaların, bina ve araçların ekonomik değerini artırıcı bir unsur olarak görülemeyeceği sonucuna varıldığından gider yazılmasında yasaya aykırılık görülmediği, inceleme raporunda bu malzemelerin ekonomik değer artırma yolunda kullanıldığına ilişkin somut delil gösterilemediği, ayrıca raporda 11.4.1992 tarihinde yaptırılan sigortalar ile ilgili olarak ödenen prim ve masrafın bir bölümünün 1993 yılına ilişkin olduğu ve indirim konusu yapılamayacağı belirtilmiş ise de sigorta giderlerinin Vergi Usul Kanununun 283 üncü maddesi kapsamına girmeyip, sigortanın yapıldığı tarihte borcun kesinleşip tahakkuk etmesi nedeniyle tamamının gider yazılabileceği, davacı şirket tarafından alınan 43 adet kazak için yapılan ödemenin kurum kazancının tespitinde dikkate alınmasıyla ilgili olarak şirket yetkilisince, ilişkide bulundukları banka personeline yılbaşı hediyesi olarak bu kazakların alındığı belirtilmiş olduğu ve aksi yönde bir tespitin yapılmadığı, yurt dışına yapılan komisyon ödemelerinin davacı şirketçe yapılan ihracatın gerçekleşmesi için zorunlu olduğu vergi kanunlarında bu ve benzeri giderlerin hangi belgelerle ispat edileceği konusunda düzenlemeye yer verilmediği, iş hacmi itibariyla ödenen komisyon ücretinin makul düzeyde bulunduğu, şirketin ihtilaflı dönemde 89 milyar liralık satış hasılatı olduğu, ödenen 313 milyon lira civarındaki komisyonun işin icaplarına uygun bulunduğu dikkate alındığında gider olarak indirilmesinde yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü.

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.

Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 25.3.1999 gününde karar verildi.

 

Gelecek Döneme ait Kira Bedelleririn Gider Yazılması Hakkında Danıştay Kararı

T.C.

DANIŞTAY

Dördüncü Daire

Esas No: 1999/2900

Karar No: 2000/821

İLGİLİ MADDE: 40

Özü: 1- Gelecek döneme ait kira bedellerinin aktifleştirilerek ilgili döneme gider yazılması gerekir.

2- Şirkette kullanılan kredinin faizi gider yazılır, ortağa kullandırılan kredi faizi kabul edilmez.

İlgili Madde VUK 20, GVK 40

İstemin Özeti : Davacı kurumun 1995 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu doğrultusunda ikmalen ve resen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, ağır kusur cezası kesilmiştir. Vergi Mahkemesi davacı şirketin 1995 yılı içerisinde 1996 yılına ilişkin olarak ödediği kira bedelini gider kaydedebileceği, defterlere kaydedilmediği iddia edilen hasılatın ise idare tarafından açıkça tespiti yapılmadığından bu kısma ilişkin matrah farkında isabet görülmediği, davacı kurumun aldığı kredinin aynı gün muhasebeleştirilmekle beraber aynı tarihte ortak adına açılan banka hesabına aktarılması sonucu hesaplanan matrah farkının ise, 13.12.1995 tarihinde alınan toplam 50.000.000 lira kredinin aynı gün 20.000.000 lirasının bir şirkete ödendiğinin, geri kalan 30.000.000 liranın ise banka hesabında değerlendirilerek faiz geliri elde edildiğinin anlaşılması nedeniyle matrah farkının buna göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle, matrahın ağır kusur cezalı olarak azaltılmasına karar vermiştir. Davacı kurum alınan kredinin yalnızca bir şirkete ödemede kullanılmadığını diğer ödemelerinde dikkate alınması gerektiğini ayrıca ortağın şahsi hesabında nemalandırılan paralar kurum parası olarak kabul edilse bile ilgili dönemde ortağın şirketten 234.415.816.488.- lira alacağı bulunduğunun da dikkate alınması gerektiğini, davalı idare ise tarhiyatın inceleme raporunda yer alan tespitlere dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay dördüncü dairesince gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, davacı kurumun 1995 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak salınan vergi ve kesilen cezalara karşı açılan davanın kısmen reddi yolunda verilen kararın taraflarca bozulması istemine ilişkin bulunmaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 283 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında “gelecek bir hesap dönemine ait olarak peşin ödenen giderler ile cari hesap dönemine ait olup da henüz tahsil edilmemiş olan hasılat, mukayyet değerleri üzerinden aktifleştirilmek suretiyle değerlenir” hükmüne yer verilmiştir.

Olayda, davacı kurumun kiraladığı büro için Aralık 1995 ila Şubat 1996 tarihleri arasına ait olmak üzere ödediği kira bedelinin tamamı 1995 yılı gideri olarak kaydedilmiştir. ancak, yukarıda açıklaması yapılan kanun hükmü gereğince ödenen kira bedelinin tamamının 1995 yılında gider yazılması mümkün olmadığından bu kısım için hesaplanan matrah farkının kaldırılması yolunda verilen kararda isabet görülmemiştir.

Davacı kurumun aldığı ticari kredinin ortağı hesabına aktarılmasından dolayı bu krediye ilişkin giderlerin kabul edilmemesi nedeniyle hesaplanan matrah farkıyla ilgili istem için mahkeme kredinin bir kısmının şirket tarafından kullanıldığı bu nedenle kredinin hesapta kalan kısmı için elde edilen faiz gelirinin hesaplanması gerektiğini belirterek matrahı azaltmıştır.Tarhiyatın dayanağını teşkil eden vergi inceleme raporunda ticari krediye ilişkin giderlerin kabul edilmemesi nedeniyle matrah farkı hesaplandığından inceleme alanı dışına çıkılarak ticari kredinin mevduat hesabında değerlendirilmesi nedeniyle faiz geliri elde edildiğinden bahisle matrah farkı hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu durumda söz konusu kredinin ne kadarlık kısmının şirket işleri için kullanıldığı tespit edilerek ticari krediye ait giderlerin bu kısma isabet eden miktarına göre matrah farkının hesaplanması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, Vergi Mahkemesi Kararının bozulmasına, 6.3.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.