Archive for Genel

iş sağlığı ve güvenliği 2016 yılı idari para cezaları

iş sağlığı ve güvenliği 2016 yılı idari para cezaları listesi

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
KANUNUYLA İLGİLİ İDARİ PARA CEZALARI
Ceza
Maddesi
İlgili
Maddeler
Maddelere İlişkin Açıklamalar (%5,58)
2016 Yılı
Cez
Miktarı
(TL)
26/a 4/1.(a) İşverence, mesleki risklerin önlenmesi
amacıyla her türlü tedbirin alınmaması, sağlık
ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlar göreuygun hale getirmemesi halinde her bir
yükümlülük için ayrı ayrı
2.603
4/1.(b) İşverenin, işyerinde alınan iş sağlığı ve
güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını
izlememesi, denetlememesi ve uygunsuzluklarıgidermemesi halinde her bir yükümlülük için
ayrı ayrı
2.603
6/1.(a) Belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı veya
işyeri hekimigörevlendirmeyen işverene görevlendirmediği
her bir kişi için ve aykırılığın devam ettiği
her ay için
6.511
6/1.(a) On ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli
sınıfta yer alan iş yelerindediğer sağlık personeli görevlendirmeyen
işverene ve

aykırılığın devam ettiği her ay için

3.255
26/b 6/1 (b) İşverenin görevlendirdikleri kişi veya hizmet
aldığı kurumların görevlerini yerine
getirebilmeleri için gerekli yer,araç ve gereçleri sağlaması ve her bir
yükümlülük için ayrı ayrı
1.952
6/1(c) İşverenin, işyerinde sağlık ve güvenlik
hizmetlerini yürütenlerarasında işbirliği veya koordinasyonu
sağlamaması halinde ve

her bir ihlal için ayrı ayrı

1.952
6/1(ç) İşverenin, görevlendirdikleri kişi veya
hizmet aldığı kurumlar tarafından iş sağlığı ve
güvenliği için mevzuata uygun olarak bildirilen
tedbirleri yerine getirmemesi ve her bir tedbiriçin ayrı ayrı
1.301
6/1(d) İşverenin, çalışanların sağlık ve güvenliğini
etkilediği bilenenkonular hakkında; görevlendirdikleri kişi
veya hizmet aldığı

kurumları, başka işyerlerinden çalışmak üzere
gelen çalışanları

bu hususla bilgilendirmemesi ve her bir ihlal
için ayrı ayrı

1.952
26/c 8/1 İşverenin, işyeri hekimi ve iş güvenliği
uzmanlarının hak ve yetkilerini kısıtlaması
halinde her bir ihlal durumunda
1.952
8/6 İşverenin, belirlenen çalışma süresi
nedeniyle iş yeri hekimi veİş güvenliği uzmanını tam süreli olarak
görevlendirmesi, gereken

durumlarda işyeri sağlık ve güvenlik birimi
kurmaması ve her bir

ihlal için

1.952
26/ç 10/1 Risk değerlendirmesi yapmayan veya
yaptırmayan işverene
3.906
10/1 Risk değerlendirmesi aykırılığının devam
ettiği her ay için
1.952
10/4 İşverenin, iş sağlığı ve güvenliği yönünden
çalışanların maruzkaldığı risklerin belirlenmesine yönelik
gerekli kontrol ve

incelemeleri yaptırmaması

5.859
26/d 11 İşverenin, acil durum planları, yangınla
mücadele ve ilk yardımlailgili tedbir ve önlemleri almaması halinde
her bir ihlal için ve ihlalin devam ettiği her
ay için
1.301
12 İşverenin, ciddi yakın ve önlenemeyen
tehlikenin meydana gelmesi durumunda, tahliye
uygulamasına aykırı davranması ve ihlalin devam
ettiği her ay için
1.301
26/e 14/1 İşverenin, bütün iş kazalarının ve meslek
hastalıklarının kaydınıtutması ve bunlar hakkında gerekli
incelemeleri yapmaması, ayrıca

işyerinde meydana gelen zarar verici olaylar
hakkında gerekli

raporları düzenlememesi ve her bir yükümlülük
için ayrı ayrı

1.952
14/2 İşverenin iş kazasını ve meslek hastalığını
üç iş günü içerisinde
Sos.Güv. Kurumuna bildirmemesi halinde
2.603
14/4 Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal
eden iş kazalarını yetkilendirilen sağlık
hizmeti sunucuları ise meslek hastalıklarınıon gün içerisinde Sos.Güv. Kurumuna
bildirmemesi halinde
2.603
26/f 15/1 İşverenin, çalışanlarına sağlık ve güvenlik
eğitimi hizmeti vermemesi ve onların sağlık
muayenelerinin yapılmasını sağlamaması halinde,
her bir çalışan için
1.301
15/2 İşverenin sağlık raporu olmayanları
çalıştırması halinde her bir çalışan için
1.301
26/g 16 İşverenin, işyerinin özelliklerini dikkate
alarak çalışanları ve çalışantemsilcileri maddede belirtilen hususlar
hakkında bilgilendirmediği

her bir çalışan için

1.301
26/ğ 17 İş verinin, çalışanlara işe başlamadan önce,
işyeri iş ekipmanları veyeni teknolojiler hakkında bilgi vermemesi
İşçilere verilecek iş sağlığı ve güvenliğine ait
hizmete ait maliyeti

işçilere yansıtan ve eğitim sürelerinin
haftalık çalışma süresinden

fazla olması halinde fazla çalışma olarak
değerlendirmeyen

işverenlere, her bir aykırılık için çalışan
başına ayrı ayrı,

527
26/h 18 İşverenin, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili
olarak çalışanların görüşlerini almaması ve
katılımlarını sağlamaması halinde her bir
aykırılık için ayrı ayrı
1.301
26/ı 20/1 İşverenin işyerinin bölümlerindeki risklere
ve çalışan sayısına göre temsilci
görevlendirmemesi halinde
1.301
20/3 İşyeri temsilcilerinin işyerindeki tehlike
kaynağının yok edilmesi verisklerin azaltılması için işverene
bulundukları önerilerden dolayı

işverence gerekli tedbirlerin alınmaması
halinde

1.952
20/4 İşverenin görevlerini yürütmeleri nedeniyle
çalışan temsilcilerinhaklarını kısıtlamaları ve görevlerini
yapmaları için gerekli imkanların sağlanmaması
halinde
1.301
26/i 22 İşverenin, iş sağlığı ve güvenliği kurulu
oluşturmaması ve kurulunkararlarını uygulanmaması halinde her bir
ihlal için ayrı ayrı
2.603
26/j 23/2 Birden fazla işyerinin bulunduğu(iş
merkezleri, iş hanları, sanayi bölg.ve siteler
gibi) yerlerde iş sağlığı ve güvenliği ile
ilgili koordinasyonu sağlayamayan yönetimlere
6.511
26/k 24/2 İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda
ölçüm inceleme ve araştırma yapılmasına, numune
alınmasına veya eğitim kurumları ile ortak
sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve
denetiminin yapılmasınaengel olan işverene
6.511
26/l 25/6 İşverenin, işin durdurulması sebebiyle işsiz
kalan çalışanlara ücretlerini ödememesi veya
ücretlerini düşürmesi veya mesleklerinegöre başka bir iş vermemesi halinde her bir
çalışan için ve aykırılığın devam ettiği her ay
için
1.055
25/8 İşyerinde durdurulan işlerde izinsiz çalışma
yaptıran işveren veyavekiline 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası
verilir.
26/m 29/1 Büyük kaza önleme politika belgesi
hazırlamayan işverene
65.122
29/2 Güvenlik raporunu hazırlayıp Bakanlığın
değerlendirmesinesunmadan işyerini faaliyete geçiren ve
işletmesine Bakanlıkça izin

verilmeyen işyerini açan veya durdurulan
işyerinde faaliyete devam

eden işverene

104.196
26/n 30 İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili
yönetmeliklerdeki yükümlülükleriyerine getirmeyen işverene, uyulmayan her
hüküm için tespit

edildiği tarihten itibaren aylık olarak

1.301
26/0 Çalışanlarına, standartlara uygun ve CE
işaretli kişisel koruyucudonanım temin etmeyen işverenlere çalışan
başına
527
26/ö Yeraltı maden işletmelerinde çalışanların
bulundukları yeri ve girişçıkışlarını gösteren takip sistemini kurmayan
işverenlere çalışan başına
527
AÇIKLAMA:Yukarıdaki İdari
Para Cezalarıa) Ondan az çalışanı bulunan
işyerlerinden;

Read more

Limited Şirketlerin Tüzel kişiliği sona ermesi

mahkeme-karari

YARGITAY 21. Hukuk Dairesi

E.No :2007/16035 K.No : 2008/8938

ÖZÜ: Limited şirketin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.

(6762/md. 224, 445)

Davacı, davalılardan işverenlere ait iş yerinde 01.09.1990 – Aralık 2003 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan kurum vekili ile şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1- Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle davalı şirketin 01.11.2000 tarihinde tasfiyesinin sona erip, 28.12.2001 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanması nedeniyle, P’nin dava tarihi itibariyle şirketi temsil yetkisi bulunmadığının anlaşılmasına göre, dava da davalı işveren tarafı temsil sıfatı bulunmayan P’nin temyiz dilekçesinin reddine,

2- Dava, davacının davalı işverenlere ait iş yerinde 01.09.1990 tarihi ile 31.12.2003 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10’uncu maddesidir. Anılan maddeye göre, bu tür hizmet tespiti davalarında kurumla birlikte işverenin de hasım gösterilmesi zorunludur. Yargıtayın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının çalıştığı iş yerinin davalı …. Ticaret Limited Şirketi adına 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, şirketin 25.09.2000 tarihinde tasfiyesine karar verilip, 29.09.2000 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilip, 01.11.2000 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı, tasfiyenin kapanıp, 28.12.2001 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilip, 07.01.2002 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilip Ticaret Sicili kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır.

Limited şirketin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır.

Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi, aynı zamanda Borçlar Hukukuna ilişkin bir hukuki işlem olup, bu karar ve işlemin hataya dayanması karşısında, gerçek anlamda bir tasfiye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasta dayalı, şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi Borçlar Hukukunun temel kurallarından biridir.Buna yönelik düzenlemeye TTK hükümlerinde yer verilmemişse de, TTK’nın 1’inci maddesi yollaması ile Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, hataya dayalı bir hukuki işlemin düzeltilmesine olanak tanınması kaçınılmazdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.01.1999 gün ve 1999/10-1-1 sayılı kararı)

Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir.

TTK’nın 224 ve 445’inci maddelerine, tasfiye memurunun görev ve yetkileri, tasfiyenin nasıl yapılacağı, alacaklıların haklarının nasıl korunacakları açıklanmıştır.

Ayrıca, tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin, yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının, alacağın düşmesini gerektirmeyeceği hukuksal gerçeği de dikkate alınmalıdır.

Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için, tasfiye memuru ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HUMK’nın 39 ve 40’ıncı maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmelidir. Dava açıldığı takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.

Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 79/10’uncu maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmediği, kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olacağı, ancak bu tür kanıtların bulunmaması halinde, somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gidilebileceği, belli olmasına rağmen, mahkemece ifadesi hükme dayanak alınan bordro tanıklarının 1998 yılının sonuna kadar davalı iş yerinden bildirimleri var ise de, mahkemece 1999 ve 2000 yıllarında davacıyla birlikte bu iş yerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerin veya aynı çevrede benzer iş yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerin beyanlarına başvurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi de kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı kurumun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden H …. Kundura San. Tic. Ltd.Şti.’ye iadesine, 10.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

2015 yılı Yeniden Değerleme Oranı

vergi

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(10.11.2015 tarih ve 29528 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

(SIRA NO: 457)

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasında “Yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır. Bu oran Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2015 yılı için % 5,58 (beş virgül elli sekiz) olarak tespit edilmiştir.

Bu oran, aynı zamanda 2015 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.

Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.

Tebliğ olunur.

İşe iade davası bekletici mesele

mahkeme-karari

YARGITAY 7. Hukuk Dairesi

E.No : 2013/12849 K.No : 2013/19293

Tarih : 14.11.2013

• KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI

• HAKSIZ FESİH

• İŞE İADE DAVASI

• BEKLETİCİ MESELE

ÖZÜ: Davacı tarafından davalı işveren aleyhine iş mahkemesinde açılmış olan işe iade davasının red ile sonuçlanıp kesinleşmesi ve feshin haklı nedene dayandığının kabulü halinde, davacı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağından işe iade davası bekletici mesele yapılmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

(4857 s. İş K. md.21)

KDV Genel Uygulama Tebliğinin Geçiş Dönemi Uygulaması

vergi

KATMA DEĞER VERGİSİ SİRKÜLERİ/66

Konusu  : Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

Tarihi : 10/06/2014

Sayısı : KDV-66 /2014-1

1. Giriş

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin geçiş dönemi uygulamasına ilişkin tereddüt edilen hususlara ilişkin açıklamalar, bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Tebliğin Yürürlüğüne İlişkin Açıklama

2.1. Genel Açıklama

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği, 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten sonraki işlemlere Tebliğde belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki işlemlere ise mülga Tebliğlerde yer alan düzenlemelerin uygulanacağı açıktır.

2.2. İade Uygulaması

Tebliğin yürürlük tarihinden sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri, standart iade talep dilekçesi kullanılmak suretiyle ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğindeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri ise, standart iade talep dilekçesi Tebliğin yürürlük tarihinden sonra verilse dahi mülga Tebliğlerdeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.

2.3. Proje Uygulaması Getirilen İşler

Tebliğ ile proje uygulaması getirilen istisnalarda (KDV Kanununun 13/a, 13/c, 13/e ve Geçici 29 maddelerinde düzenlenen istisnalar), söz konusu istisnalardan yararlanılabilmesi için alınması gereken istisna belgesinden önce, istisna konusu mal veya hizmetlere ilişkin “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin istisna belgesi talebinde bulunanlar tarafından elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Ancak, proje uygulaması getirilen işlere ilişkin olarak, Tebliğin yürürlüğünden önce istisna belgesi alınmış olması halinde, “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderilmesine gerek yoktur. Ayrıca, proje uygulaması getirilen ve Tebliğin yürürlüğünden önce başlanılmış ve halen devam eden işlemlerde, söz konusu proje uygulaması sona erene kadar Tebliğin yürürlük tarihinden sonra yapılan teslim ve hizmetlere ilişkin iade taleplerinde de Tebliğin yürürlüğünden önceki usul ve esaslar çerçevesinde işlem yapılır.

Proje uygulaması getirilen işlere ilişkin Tebliğin yürürlüğünden sonra istisna belgesi talebinde bulunulması halinde, “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin elektronik ortamda Başkanlığımıza gönderilmesini takiben istisna belgesi verilir. Ancak, Başkanlığımızda mal ve hizmet listelerinin alınmasına yönelik sistemsel altyapı oluşturulması çalışmaları tamamlanana kadar listelerin elektronik ortamda sisteme girilmesi beklenilmeden istisna belgesi verilir. Sistem altyapı çalışması tamamlanınca, mal ve hizmet listeleri ile birlikte istisna kapsamındaki alımlara ilişkin bilgiler de alıcı tarafından sisteme girilir.

Proje uygulaması getirilen istisnalarda, Tebliğin yürürlüğünden önce istisna belgesi almak üzere İdareye başvuranların talepleri de Tebliğin yürürlüğünden önceki usul ve esaslara göre değerlendirilir.

2.4. İndirimli Teminat Uygulaması

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin yürürlüğünden itibaren İTUS (İndirimli Teminat Uygulama Sistemi) sertifikası alan mükellefler, iade hakkı doğuran bütün işlemleri için (tam istisna kapsamındaki teslim ve hizmetler, indirimli oran, tevkifat) indirimli teminat uygulamasından faydalanabilir.

Tebliğin (IV/B.1.2.1.1.) bölümünde ihraç kayıtlı teslimde bulunan imalatçılar için aranacağı belirtilen “İlgili sicile kayıtlı olma” şartı, sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini haiz olmayı veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay belgelerinden (üretici belgesi) herhangi birine sahip olmayı ifade etmektedir.

Tebliğin yürürlüğünden önce indirimli teminat uygulaması kapsamında olan mükelleflerin İTUS sertifikası almak için bağlı olduğu vergi dairesi başkanlığına/defterdarlığa yeniden başvurması gerekmektedir. Tebliğde belirlenen şartları taşıyanlara vergi dairesi başkanlığı/defterdarlık tarafından İTUS sertifikası verilir.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde, son olumlu rapor vergi dairesine intikal ettikten sonra (diğer şartlar da gerçekleşmişse) raporun ilgili olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemlere ilişkin iade talepleri için indirimli teminat uygulamasına başlanacağı ve raporun ait olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemler için verilen teminatların, indirimli teminat tutarını aşan kısmının iade edileceği belirtilmiştir. Bu itibarla, İTUS sertifikası almaya hak kazanan mükelleflerin son raporun ait olduğu dönem ile sertifika tarihi arasındaki iade taleplerinde de indirimli teminat uygulanacağı açıktır.

İndirimli orana tabi işlemleri bulunan mükelleflerin İTUS sertifikası başvurularının değerlendirilmesinde beş vergilendirme döneminin hesabında, bu mükelleflerin yılı içerisinde mahsuben iade talep edilen dönemlere ilişkin vergi inceleme raporları veya YMM raporları da dikkate alınır. Ayrıca, indirimli orana tabi işlemlerden doğan yıllık iade taleplerine ilişkin düzenlenen olumlu raporlar, kapsadığı her bir vergilendirme dönemi için olumlu rapor olarak değerlendirilir.

3. ATİK (Amortismana Tabi İktisadi Kıymet) Satışları

Mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymet satışları 1 no.lu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığının “Diğer İşlemler” tablosunda “503” kodlu “Amortismana tabi sabit kıymet (taşınmaz, taşıt araçları, demirbaş, makine ve teçhizat vb.) satışları” satırında beyan edilecektir.

Bu satışlar nedeniyle hesaplanan KDV’nin 1 no.lu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığındaki “İlave edilecek KDV” satırına yazılmak suretiyle beyanı mümkün değildir.

Adnan ERTÜRK

Gelir İdaresi Başkanı