Archive for Genel

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

vergi

 

Bu tebliğin yayınlanmasıyla  KDV uygulamalarına ilişkin değişiklikleri kapsayan ve KDV Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1985 yılından beri yayınlanmış olan 123 tebliği kaldırarak tek bir tebliğe dönüştüren KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ Resmi Gazete’de yayımlandı. KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ , 1 Mayıs 2014’ten itibaren yürürlüğe girecek. Tebliğ ile kaldırılan daha önce yayımlanmış 123 adet KDV Genel Tebliğine yapılan atıflar, bu Tebliğin ilgili bölümlerine yapılmış sayılacak.

 

Maliye Bakanlığından:

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ

(26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Mük.R.G de yayımlanmıştır.)

Bu Tebliğin konusunu, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun ilgili maddeleri ile 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun[2] geçici 16 ncı ve4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun[3] 120 nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde bu ve diğer Kanunlarda yapılan düzenlemeler ile 3065 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar oluşturmaktadır.

I- MÜKELLEFİYET

A. VERGİNİN KONUSU

1.Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler

KDV’nin konusuna giren işlemler,3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde sayılmış olup, mal teslimi veya hizmet ifalarının verginin konusuna girebilmesi için, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmış olmaları veya aynı maddede belirtildiği üzere, “diğer” faaliyetler kapsamında yapılmaları gerekir. İthalatta ise prensip olarak her türlü mal ve hizmet ithali vergiye tabidir.

Ayrıca maddenin üçüncü fıkrasında;

– Bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının,

– Bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin,

– Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının,

– İkametgâhı veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmamasının,

işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre dar mükellef, tam mükellef, özel, resmi ayrımı yapılmaksızın, işlemin Türkiye’de yapılması şartıyla, söz konusu işlemleri kim yaparsa yapsın vergilendirilir. Ayrıca diğer vergi kanunlarındaki muafiyet ve istisnalar bu Kanuna göre geçerli değildir. Read more

VUK Genel Tebliği Sıra No:435 Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazlar Hakkında

vergi

Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

(SIRA NO: 435) (03.04.2014 tarih ve 28961 sayılı R.G de yayımlanmıştır.)

Bankacılık kartları (Kredi Kartı, Banka Kartı, Ön Ödemeli Kart) kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen perakende teslim ve hizmet ifalarına ilişkin yeni nesil ödeme kaydedici cihaz (ÖKC) fişlerine dair usul ve esaslar ile 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında Türkiye’de kurulu finansman şirketlerine banka ve sigorta muameleleri vergisine (BSMV) tâbi işlemleri nedeniyle fatura yerine geçmek üzere dekont düzenleme zorunluluğu getirilmesi bu Tebliğin konusunu teşkil etmektedir.

4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin son fıkrasında “Maliye Bakanlığı düzenlenmesi mecburi olan belgelerde bulunması gereken zorunlu bilgileri belirlemeye … yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde, Maliye Bakanlığının, mükellef ve meslek grupları itibarıyla muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, mezkûr Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya; bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, yine mezkûr Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya yetkili olduğu hükme bağlanmış, dördüncü bendinde ise “Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya” Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir. Read more

Emsal Kira Bedeli Uygulaması

vergi

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelirler Genel Müdürlüğü

SAYI : B.07.0.GEL.0.43/4303-50 KONU :

GELİR VERGİSİ KANUNU İÇ GENELGESİ SIRA NO: 1999/1 ………………VALİLİĞİNE (Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)

 

Bakanlığımıza intikal eden olaylardan Gelir Vergisi Kanununun emsal kira bedeli esasını düzenleyen 73 üncü maddesinin uygulamasıyla ilgili olarak tereddüte düşüldüğü anlaşıldığından aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür.

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 73 üncü maddesinde “Kiraya verilen mal ve hakların kira bedelleri emsal kira bedelinden düşük olamaz. Bedelsiz olarak başkalarının intifaına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedeli, bu mal ve hakların kirası sayılır. Bina ve arazide emsal kira bedeli, yetkili özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir veya tespit edilmiş kira mevcut değilse Vergi Usul Kanununa göre belirlenen vergi değerinin % 5’idir. Diğer mal ve haklarda emsal kira bedeli, bu mal ve haklarının maliyet bedelinin, bu bedel bilinmiyorsa, Vergi Usul Kanununun servetlerin değerlendirilmesi hakkındaki hükümlere göre belli edilen değerinin % 10’udur.” hükmüne yer verilmiştir.

Emsal kira bedeli uygulamasına ilişkin bu hüküm, esas itibariyle gayrimenkullerin bedelsiz olarak Gelir Vergisi Kanununun 73 üncü maddesinde belirtilenler dışındaki kişilerin kullanımına tahsis edilmesi veya kira bedelinin tespit edilememesi halleriyle muvazaalı olarak gerçek kira gelirinin altında beyanda bulunulması durumlarında vergi güvenlik müessesesi olarak kullanılmak amacıyla getirilmiştir.

Elde edilen gerçek kira gelirinin kira sözleşmesi, ödemeye ilişkin banka dekontu veya havale makbuzu, vb. belgelerle veya kiracının ifadesi ile ispat veya tevsik edildiği durumlarda ayrıca emsal kira bedeli karşılaştırılması uygulaması yoluna gidilmemektedir. Sözü edilen ispat veya tevsik işlemine ise, ancak beyan edilen kira gelirinin gerçek durumu yansıtmadığına ilişkin karinelerin bulunması veya vergi incelemeleri sırasında yetkililerce talep edilmesi durumunda başvurulmaktadır.

Bilgi edinilmesini ve uygulamanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yürütülmesi hususunda gereğini rica ederim

Ücret istisnası

vergi

ÜCRET İSTİSNASI

Aşağıdaki ücretler vergiden müstesnadır.

1- Münhasıran el ile dokunan halı ve kilim imal eden işletmelerde çalışan işçilerin ücretleri istisna kapsamındadır.

Ancak bu işletmelerin köylerde ve belediye içi nüfusu 5000’i aşmayan yerlerde olması şarttır.

2- Gelir vergisinden muaf olanların veya gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerin yanında çalışan işçilerin ücretleri.

3- Cevher istihsalinde çalışanların yer altında çalıştıkları süreye ait ücretleri. İşletilen madenlerin toprak altında faaliyette bulunması şarttır.

4- Köy muhtar ve katipleri, korucu, imam, bekçi ve benzeri hizmetlerine köy bütçesinden ödenen ücretler, çiftçi mallarını koruma bekçilerinin ücretleri.

5- Hizmetçilerin ücretleri, hizmetçiler, kapıcılık gibi özel kişiler tarafından çalıştırılan kimselerdir. Ancak eğitim hizmeti için ödenen ücretler istisna kapsamına girmez. Bu kimseler belge düzenlemek suretiyle hizmet verirler ve vergiye tabi tutulurlar. (GVK md.23/6)

6- Okullarda, cezaevlerinde, darülacezelerde çalışan öğrenci hükümlü, tutuklu ve düşkünlere verilen ücretler.

7- Çalışanların yemek bedeleri,

Yemekler iş yeri veya müştemilatında hazırlanıyorsa, malzeme bedelinin tamamı gider yazılır. Yemek dışardan alınıyorsa 2013 için günlük 12,00 liralık tutar ücret sayılmaz.

Bu halde ödeme fatura karşılığında işverence yapılır. Tutarı aşan kısım ücret sayılır. Faturanın vergiye tabi olanlarca kesilmesi gerekir.

Alınan faturada gösterilen KDV, 12,00 liralık tutara dahil değildir. Bu KDV, indirim konusu yapılır ( GVK.Gn.Tb.No: 186)

8- İşçilere konut verilmesi, ücret sayılmaz. Bu işçilerin maden işletmeleri ile fabrikalarda çalışıyor olması gerekir.

9- Öte yandan işverene ait brüt alanı 100 m2’yi geçmeyen konutların hizmet erbabına tahsisi de ücret sayılmaz. Konutların aydınlatılması, ısıtılması ve suyuna ait masraflar da ayni kapsamdadır.

10- Çalışanlara verilen toplu taşıma masrafları ücrete eklenmez, ancak bir kimseye tahsis edilen araçların emsal kira bedeli net ücret ödemesi sayılır ve brütleştirilerek vergilenderilir.

Bu halde kiranın KDV’si de söz konusu olur ise, bu KDV kira ile birlikte mütalaa edilir ve ücret olarak vergilendirilir.

11- Emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları ücret sayılmaz, ancak bu aylıkların toplam tutarı, en yüksek devlet memuruna ödenen, en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergilendirilir.

12- Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanununa göre çıraklara ödenen ve asgari ücreti aşmayan ücretler.

13- Yabancı ülkelerde bulunan ve sosyal güvenlik kurumlarınca ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları.

14- Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükelleflerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretleri vergiden müstesnadır.

15- Amatör sporculara ödenen ve asgari ücretin iki katını aşmayan ücretler vergiden müstesnadır. Sporcuların amatörlük sıfatı beden terbiyesi teşkilatınca yapılan düzenlemeye göre tayin olunur. (GVK md.23)

2014 yılı Engellilik İndirim Tutarları

vergiEngellilik İndirimi Tutarları

Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan engellilik indirimi tutarları, 2014 takvim yılında uygulanmak üzere; birinci derece engelliler için 800 TL, ikinci derece engelliler için 400 TL, üçüncü derece engelliler için 190 TL olarak tespit edilmiştir.

 

 

___________________________________