Archive for Özelgeler

Kooperatiflerin nevi değiştirerek Anonim Şirkete Dönüşmesi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 Sayı : B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-612

21/06/2012

Konu : Kooperatifin nevi değiştirerek anonim şirkete dönüşmesi halinde aktife kayıtlı gayrimenkullerinin defter değeri ile gerçek değeri arasındaki farkın ne şekilde vergilendirmeye tabi tutulacağı hakkında.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; kooperatifinizin kurumlar vergisinden muaf ve gayri faal olduğu, kooperatifinizin aktifine kayıtlı gayrimenkullerin piyasadaki gerçek değerinin ilgili mahkemede tespit ettirileceği, bu işlemden sonra kooperatifinizin nevi değiştirerek anonim şirkete dönüşeceği belirtilerek, söz konusu gayrimenkullerin defter değeri ile gerçek değeri arasındaki farkın ne şekilde vergilendirmeye tabi tutulacağı ve bu iki işlemin vergi uygulamalarında ne sonuç doğuracağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. Read more

Tasfiye halindeki şirketin sermaye hesabının ortaklara dağıtılması durumunda tevkifat uygulaması

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

MÜKELLEF HİZMETLERİ GELİR VERGİLERİ GRUP MÜDÜRLÜĞÜ

Sayı :B.07 .1.GİB.4.35.16.01-176300-413

24/08/2011

Konu   : Tasfiye halindeki şirketin sermaye hesabının ortaklara dağıtılması durumunda tevkifat uygulaması

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; 05.02.2011 tarihinde tasfiyeye girecek şirketinizde, düzenlenecek kesin bilançoda yer alacak sermaye hesabının hissedarlarınıza dağıtımında kurumlar vergisi ve stopaj gelir vergisi açısından doğan tereddütleriniz hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetlerin nasıl düzeltileceği ile ilgili hükümlerin yer aldığı Geçici 25′inci maddesi ile Malî tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetlerin  ne şekilde enflasyon düzeltmesine tâbi tutulacağı ile ilgili hükümlerin yer aldığı mükerrer 298′inci maddesinin (A) fıkrasının 5′inci bendinde; “…Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur.Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.” hükmü yer almaktadır. Read more

18 Yaşından Küçüklerin Basit Usul Mükellefiyeti

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

MALATYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 

Sayı: B.07.1.GİB.4.44.15.01-GVK-2012/1-19           24/04/2012

Konu: Küçüklerin Basit Usul mükellefiyeti

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 9 yaşındaki oğlunuz … adına çay ocağı işletmek üzere basit usulde mükellef olmak için noterden aldığınız muvafakatname ile vergi dairesine müracaatta bulunduğunuz, ancak vergi dairesince basit usulde mükellef olamayacağınızın ifade edildiği belirtilerek, 9 yaşındaki oğlunuz adına çay ocağı faaliyetinden dolayı basit usul mükellefiyeti açılıp açılamayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 ncü maddesinin  (B)  bendinde,

”Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.

İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan  bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti  bunu iddia eden tarafa aittir.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun 9 uncu maddesinde mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyetin gerekli olmadığı, 10 uncu maddesinde ise, tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, Otomasyonlu Vergi Daireleri İşlem Yönergesinin 7 nci maddesinde işe başlamada aranacak belgeler açıklanmış olup, bildirimlerin “İşe Başlama/Bırakma Bildirimi” ile yapılacağı belirtildikten sonra, işe başlama bildirimi ekinde ibraz edilecek belgeler sayılmıştır. Aynı Yönergenin 8/8 numaralı bendinde; “Vergi kimlik numarası alınacak mükellefin reşit olmaması veya kısıtlı olması durumunda, bildirim çocuk veya kısıtlı adına düzenlenerek veli veya vasi tarafından imzalanır. Vergi kimlik numarası çocuk veya kısıtlı adına alınır.” denilmektedir.

Diğer taraftan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtildikten sonra, ticari kazancın, Vergi Usul Kanunu hükümlerine ve Gelir Vergisi Kanununda yazılı gerçek (bilanço veya işletme hesabı esası) veya basit usullere göre tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

 

Aynı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında, ”47 ve 48 inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların ticari kazançları basit usulde tespit olunur.” hükmü yer almakta olup, maddenin son fıkrasında,  “…Herhangi bir şekilde gerçek usulde vergilendirilecek olanlar ve gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, bir daha hiç bir şekilde basit usule dönemezler. Bu kişilerin aynı türden iş yapan eş ve çocukları da bu faaliyetleri nedeniyle basit usulden yararlanamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun “Basit Usule Tabi Olmanın Genel Şartları” başlıklı 47 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasında ” Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak (işinde yardımcı işçi ve çırak kullanmak, seyahat, hastalık, ihtiyarlık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak bilfiil işinin başında bulunmamak bu şartı bozmaz. Ölüm halinde iş sahibinin dul eşi veya küçük çocukları namına işe devam olunduğu takdirde, bunların bilfiil işin başında bulunup bulunmamalarına bakılmaz.) ” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, hakkınızda yapılan sicil sorgulamasında … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nde 2000-2003 yılları arasında “Tüp Gaz Perakende Ticareti” faaliyetiniz nedeniyle, gerçek usul gelir vergisi mükellefiyetinizin olduğu  tespit edilmiştir.

Bu açıklamalar uyarınca, oğlunuz …’ın yaşının küçük olması sebebiyle muvafakatname ile iş ve işlemlerini onun adına velisi olarak sizin yürütmeniz mümkün olup, oğlunuzun Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yer alan  “işin başında bilfiil bulunma” şartını ihlal etmesi nedeniyle, gerçek usulde vergilendirilmesi gerekmektedir.

Bilgilerinize rica ederim.

Şirket çalışanının kusuru nedeniyle mahkeme kararına göre ödenen tazminat gider yazılabilirmi

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Sayı:B.07.1.GİB.4.35.16.01-176300-420

25/08/2011

Konu: Şirkette çalışan kamyon sürücüsünün kusuru nedeniyle mahkeme kararına göre ödenen tazminatın gider yazılması.

İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızda; şirketinizde şoför olarak çalışan ……….’nun Firmanıza ait kamyonla seyir halindeyken ……….. isimli yayaya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, sürücünün 4/8 oranında kusurlu bulunduğu, kazayla ilgili açılan dava neticesinde İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarına istinaden yasal faizleriyle birlikte 450.876,00-TL maddi ve manevi tazminat ödemesi yapıldığı, söz konusu kazaya ilişkin olarak İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.03.2011 tarih ve ………. Esas ………. sayılı kararında ………..’a protez bedeli olarak 140.000,00-TL tazminata hükmedildiği belirtilerek, ödenen maddi ve manevi tazminatlar ile 18.03.2011 tarihinde ödenen protez bedeli tazminatı, ayrıca bu tazminatlara ilişkin yasal faiz tutarlarının gider yazılıp yazılamayacağı ve söz konusu protez bedeli için sigortadan alınabilecek tutarların gelir yazılıp yazılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir. Read more

Tasdik Ettirilmeyen Defterlerde KDV İndirim Konusu

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelirler Genel Müdürlüğü

SAYI : GEL.O.53/5334-151/040199 TARİH : 12.07.2001

İLGİLİ MADDE: 30

Özü: Tutulması mecburi olan defterlerde tasdik işleminin hiç yaptırılmamış olması ya da bir önceki yılda tasdik ettirilerek kullanılan defterlerin ara tasdiki yaptırılmaksızın bir sonraki dönemde de aynı defterlere kayıt yapılması re’sen tarhiyat nedeni olmakla birlikte, bu defterlere kaydedilen gider belgelerinden dolayı yüklenilen katma değer vergisi, mükelleflerce indirim konusu yapılabilecektir.

İndirim, katma değer vergisi mükelleflerinin doğal hakkı olup, katma değer vergisi uygulamasının da temel unsurlarından biridir. Mükelleflerin indirim hakkını kullanabilmeleri için, indirilecek katma değer vergisinin varlığını fatura veya benzeri belgelerle ispat etmeleri ve bu belgeleri yasal defterlere kaydetmeleri gerekmektedir.

Tutulması mecburi olan defterlerde;

– Tasdik işleminin hiç yaptırılmamış olması ya da,

– Bir önceki takvim yılında veya hesap döneminde tasdik ettirilerek kullanılanlardan, ara tasdike gidilmeksizin bir sonraki hesap döneminde de aynı defterlere kayıt yapılması,

Vergi Usul Kanununun 30/3. maddesine göre re’sen tarhiyat nedeni olmakla birlikte, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun uygulanmasında, bu defterlere kaydedilen gider belgelerinden dolayı yüklenilen katma değer vergisi, mükelleflerce indirim konusu yapılabilecektir. Ancak bunun için, inceleme elemanınca, alış belgelerinin gerçekliğine kanaat getirilmesi ve bu verginin satıcı tarafından beyan edildiğinin tespiti zorunludur.