Archive for Sirküler

KDV Genel Uygulama Tebliğinin Geçiş Dönemi Uygulaması

vergi

KATMA DEĞER VERGİSİ SİRKÜLERİ/66

Konusu  : Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

Tarihi : 10/06/2014

Sayısı : KDV-66 /2014-1

1. Giriş

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin geçiş dönemi uygulamasına ilişkin tereddüt edilen hususlara ilişkin açıklamalar, bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Tebliğin Yürürlüğüne İlişkin Açıklama

2.1. Genel Açıklama

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği, 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten sonraki işlemlere Tebliğde belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki işlemlere ise mülga Tebliğlerde yer alan düzenlemelerin uygulanacağı açıktır.

2.2. İade Uygulaması

Tebliğin yürürlük tarihinden sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri, standart iade talep dilekçesi kullanılmak suretiyle ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğindeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri ise, standart iade talep dilekçesi Tebliğin yürürlük tarihinden sonra verilse dahi mülga Tebliğlerdeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.

2.3. Proje Uygulaması Getirilen İşler

Tebliğ ile proje uygulaması getirilen istisnalarda (KDV Kanununun 13/a, 13/c, 13/e ve Geçici 29 maddelerinde düzenlenen istisnalar), söz konusu istisnalardan yararlanılabilmesi için alınması gereken istisna belgesinden önce, istisna konusu mal veya hizmetlere ilişkin “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin istisna belgesi talebinde bulunanlar tarafından elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Ancak, proje uygulaması getirilen işlere ilişkin olarak, Tebliğin yürürlüğünden önce istisna belgesi alınmış olması halinde, “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderilmesine gerek yoktur. Ayrıca, proje uygulaması getirilen ve Tebliğin yürürlüğünden önce başlanılmış ve halen devam eden işlemlerde, söz konusu proje uygulaması sona erene kadar Tebliğin yürürlük tarihinden sonra yapılan teslim ve hizmetlere ilişkin iade taleplerinde de Tebliğin yürürlüğünden önceki usul ve esaslar çerçevesinde işlem yapılır.

Proje uygulaması getirilen işlere ilişkin Tebliğin yürürlüğünden sonra istisna belgesi talebinde bulunulması halinde, “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin elektronik ortamda Başkanlığımıza gönderilmesini takiben istisna belgesi verilir. Ancak, Başkanlığımızda mal ve hizmet listelerinin alınmasına yönelik sistemsel altyapı oluşturulması çalışmaları tamamlanana kadar listelerin elektronik ortamda sisteme girilmesi beklenilmeden istisna belgesi verilir. Sistem altyapı çalışması tamamlanınca, mal ve hizmet listeleri ile birlikte istisna kapsamındaki alımlara ilişkin bilgiler de alıcı tarafından sisteme girilir.

Proje uygulaması getirilen istisnalarda, Tebliğin yürürlüğünden önce istisna belgesi almak üzere İdareye başvuranların talepleri de Tebliğin yürürlüğünden önceki usul ve esaslara göre değerlendirilir.

2.4. İndirimli Teminat Uygulaması

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin yürürlüğünden itibaren İTUS (İndirimli Teminat Uygulama Sistemi) sertifikası alan mükellefler, iade hakkı doğuran bütün işlemleri için (tam istisna kapsamındaki teslim ve hizmetler, indirimli oran, tevkifat) indirimli teminat uygulamasından faydalanabilir.

Tebliğin (IV/B.1.2.1.1.) bölümünde ihraç kayıtlı teslimde bulunan imalatçılar için aranacağı belirtilen “İlgili sicile kayıtlı olma” şartı, sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini haiz olmayı veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay belgelerinden (üretici belgesi) herhangi birine sahip olmayı ifade etmektedir.

Tebliğin yürürlüğünden önce indirimli teminat uygulaması kapsamında olan mükelleflerin İTUS sertifikası almak için bağlı olduğu vergi dairesi başkanlığına/defterdarlığa yeniden başvurması gerekmektedir. Tebliğde belirlenen şartları taşıyanlara vergi dairesi başkanlığı/defterdarlık tarafından İTUS sertifikası verilir.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde, son olumlu rapor vergi dairesine intikal ettikten sonra (diğer şartlar da gerçekleşmişse) raporun ilgili olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemlere ilişkin iade talepleri için indirimli teminat uygulamasına başlanacağı ve raporun ait olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemler için verilen teminatların, indirimli teminat tutarını aşan kısmının iade edileceği belirtilmiştir. Bu itibarla, İTUS sertifikası almaya hak kazanan mükelleflerin son raporun ait olduğu dönem ile sertifika tarihi arasındaki iade taleplerinde de indirimli teminat uygulanacağı açıktır.

İndirimli orana tabi işlemleri bulunan mükelleflerin İTUS sertifikası başvurularının değerlendirilmesinde beş vergilendirme döneminin hesabında, bu mükelleflerin yılı içerisinde mahsuben iade talep edilen dönemlere ilişkin vergi inceleme raporları veya YMM raporları da dikkate alınır. Ayrıca, indirimli orana tabi işlemlerden doğan yıllık iade taleplerine ilişkin düzenlenen olumlu raporlar, kapsadığı her bir vergilendirme dönemi için olumlu rapor olarak değerlendirilir.

3. ATİK (Amortismana Tabi İktisadi Kıymet) Satışları

Mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymet satışları 1 no.lu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığının “Diğer İşlemler” tablosunda “503” kodlu “Amortismana tabi sabit kıymet (taşınmaz, taşıt araçları, demirbaş, makine ve teçhizat vb.) satışları” satırında beyan edilecektir.

Bu satışlar nedeniyle hesaplanan KDV’nin 1 no.lu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığındaki “İlave edilecek KDV” satırına yazılmak suretiyle beyanı mümkün değildir.

Adnan ERTÜRK

Gelir İdaresi Başkanı

Gerçek usulden basit usule geçme

Gelir Vergisi Sirküleri/93

Konusu :Vergilendirmede gerçek usulden basit usule geçme

Tarihi : 18/12/2013

Sayısı : GVK-93/2013-8/ Basit Usulde Vergilendirme-11

İlgili olduğu maddeler : Gelir Vergisi Kanunu Madde 46, 47, 48,51 ve Geç.Mad.81

İlgili olduğu kazanç türleri : Gerçek ve Basit Usulde Ticari Kazançlar

1. Giriş

31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, belirli şartları sağlayanlara basit usule geçme imkânı tanınmıştır.

Konu ile ilgili usul ve esaslara, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; “Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükmü uyarınca, 27/7/2012 tarihli ve 28366 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 283 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer verilmiştir.

Konuya ilişkin ilave açıklamalar bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Vergi dairesine yazılı talepte bulunma süresi ve vergi dairesince yapılacak işlemler

Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde yazılı şartları topluca taşıyan ve arka arkaya son iki yıl alış, satış ve/veya hâsılat tutarlarının her biri aynı Kanunun 48 inci maddesinde yazılı hadlerden düşük olan gerçek usule tabi mükellefler, bu şartın gerçekleşmesini izleyen yılın Ocak ayının başından otuz birinci günü akşamına kadar yazılı olarak bağlı bulundukları vergi dairesine başvurmaları halinde basit usulde vergilendirmeye geçebileceklerdir.

Söz konusu mükelleflerin, anılan Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen faaliyetlerde bulunmaması ve diğer şartları da topluca taşımaları gerekmektedir.

Gerçek usulden basit usule geçmeye ilişkin olarak bağlı bulundukları vergi dairesine bir dilekçe ile başvuruda bulunanların mükellefiyet şekli, Ocak ayı başından itibaren basit usul olarak tesis edilecektir. Başvuruda bulunan mükelleflerin 2013 takvim yılına ilişkin alış, satış ve/veya hasılat tutarları dışındaki şartları taşıyıp taşımadığı kontrol edilecektir. 2013 takvim yılına ilişkin alış, satış ve/veya hasılat tutarlarının kontrolünün ise beyanname verilmesinden sonra yapılacağı tabiidir.

Vergi daireleri mükellefiyet tespitine yönelik çalışmaları öncelikle tamamlayacaklardır. Mükellefiyet şekli değiştirilen mükelleflerin, söz konusu şartları taşımadığının vergi dairelerince tespit edilmesi halinde, basit usulde mükellefiyetin tesis edildiği Ocak ayı başı itibariyle gerçek usulde vergilendirilmelerine devam edilecek olup, gerçek usulde vergilendirmeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında cezalı işlem yapılacağı tabiidir.

Örnek: Gerçek usulde vergilendirilen mükellef (A)’nın 2012 ve 2013 takvim yıllarına ait alış ve satış tutarlarının her ikisi de Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan hadlerin altında gerçekleşmiştir. Mükellef (A), anılan Kanunun 51 inci maddesinde sayılan faaliyetlerde bulunmamakta olup, basit usule tabi olmaya ilişkin tüm şartları taşımaktadır.

Mükellef (A), 27/1/2014 tarihli dilekçesi ile bağlı olduğu vergi dairesine başvurarak 1/1/2014 tarihinden itibaren basit usulde vergilendirilme talebinde bulunmuştur. Mükellef (A)’nın mükellefiyeti, talebi üzerine 1/1/2014 tarihinden itibaren basit usul olarak tesis edilecektir.

Diğer taraftan, gerçek usulden basit usule geçmeye ilişkin şartları ve basit usulde vergilendirmenin diğer şartlarını topluca taşıdığı halde izleyen yılın Ocak ayının başından otuz birinci günü akşamına kadar basit usulde vergilendirmeye geçmek için yazılı olarak başvuruda bulunmayan gerçek usule tabi mükelleflerin, kendi istekleri ile gerçek usulde vergilendirmeyi seçtikleri kabul edilerek bu usulde vergilendirilmelerine devam edilecektir.

3. Gerçek usulden basit usule geçecek mükelleflerin amortisman uygulaması

6/12/1998 tarihli ve 23545 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 215 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 32 nci paragrafında, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kullandıkları sabit kıymetleri gider yazamayacakları ve amortismana tabi tutamayacakları belirtilmiştir.

Konu ile ilgili açıklamaların yapıldığı 30/12/1999 tarihli ve 23922 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 230 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise basit usulde vergilendirilen mükelleflerin taşıt ve diğer sabit kıymetlerini satmaları dolayısıyla fatura düzenleme yükümlülüklerinin bulunmadığı, bu mükelleflerce yapılan taşıt satışının noter satış sözleşmesi ile diğer sabit kıymet satışlarının ise gider pusulası düzenlenerek tevsik edilmesinin mümkün bulunduğu açıklanmıştır.

Buna göre, gerçek usulden basit usule geçecek mükellefler, basit usulde vergilendirmeye başladıkları tarih itibariyle ellerinde bulunan sabit kıymetleri için amortisman uygulaması ve belge düzeni yönünden 215 ve 230 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde belirtilen esaslar dahilinde işlem yapacaklardır.

4. Diğer hususlar

-İşe başlanılan yıla ilişkin kıst dönem, iki yıllık süre hesabında dikkate alınacak olup, kıst dönemde ve takip eden dönemde elde edilen alış, satış ve/veya hâsılat tutarları Gelir Vergisi Kanununun 48 inci maddesinde yer alan ilgili yıl hadleri ile karşılaştırılacaktır.

– Gerçek usulde vergilendirildiği veya vergilendirilmesi gerektiği faaliyetini 1/1/2012 tarihi ve sonra terk eden mükellefler terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usulden yararlanamayacaklardır.

-Gerçek usulden basit usule geçecek mükelleflerin gerçek usuldeki ticari kazançlarının, işletme hesabı esasına göre veya bilanço esasına göre tespit edilmesinin bir önemi bulunmamaktadır.

Duyurulur.

Elektronik defter tutma zorunluluğu getirilen mükelleflere ilişkin açıklama

vergi

Gelir İdaresi Başkanlığı

VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ / 67

Konusu:Elektronik defter tutma zorunluluğu getirilen mükelleflere ilişkin açıklama

Tarihi: 26.11.2013

Sayısı: VUK 67 / 2013-12

İlgili olduğu maddeler: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Mükerrer 242 ve Mükerrer 257 nci maddesi.

1. Giriş

421 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile elektronik defter tutma zorunluluğu getirilen mükelleflerin durumları hakkında açıklamalar bu sirkülerin konusunu teşkil etmektedir.

2. 421 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin Elektronik Deftere Geçiş Süresi Hakkında Açıklamalar

421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 3.1. bölümünde yer alan zorunluluk kapsamına giren mükelleflerin, elektronik defter uygulamasına 2014 takvim yılı (Elektronik defter yazılımlarını kendi geliştiren mükelleflerin 1/9/2014 tarihi itibariyle elektronik defter test süreçlerini başarı ile tamamlamış olmaları gerekmektedir.) içerisinde geçmelerinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliğine göre kendilerine izin verilenler, www.edefter.gov.tr internet adresinde duyurulan format ve standartlara uygun olarak ve aylık dönemler itibarıyla elektronik defterlerini oluşturmaya ve saklamaya başlayacaklardır. Defterlerini elektronik defter biçiminde tutmaya başlayanlar, söz konusu defterlerini kâğıt ortamında tutamazlar. Ayrıca hesap dönemi veya takvim yılı içerisinde de elektronik defter uygulamasına geçilebilecektir.

Elektronik defter uygulamasında defterler aylık dönemler itibarıyla tutulacağından zorunluluk kapsamına giren mükellefler 2014 Aralık ayı içerisinde başvurmaları durumunda,  2014 Aralık döneminin defterlerini aylık olarak oluşturamayacaklardır.

Buna göre 421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında elektronik defter tutma zorunluluğu bulunan mükelleflerden;

a) Elektronik defter uygulamasına 2014 Aralık ayı içerisinde başvuranların 1/1/2015 tarihinden itibaren,

b) Elektronik defter uygulamasına 2014 Aralık ayından önce başvuranların en geç 2014 Aralık ayından başlamak üzere,

c) Özel hesap dönemine tabi olanların 1/12/2014 tarihinden önce elektronik defter uygulamasına başvuru yapmaları ve en geç 2014 Aralık ayı içerisinde,

elektronik defter tutmaya başlamaları gerekmektedir.

Duyurulur.

Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı

5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU SİRKÜLERİ/29

Konusu: Geçici Vergi Dönemlerinde Yeniden Değerleme Oranı

Tarihi: 16/07/2013

Sayısı: KVK-29/2013-4 / Yatırım İndirimi – 20

İlgili olduğu maddeler: Vergi Usul Kanunu Mükerrer Madde 298 Gelir Vergisi Kanunu Geçici Madde 69

İlgili olduğu kazanç türleri: Ticari Kazanç, Zirai Kazanç

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına istinaden yıllık olarak hesaplanan ve Bakanlığımızca ilan edilen yeniden değerleme oranına, vergi kanunlarından kaynaklanan nedenlerden dolayı geçici vergi dönemlerinde de ihtiyaç duyulmaktadır.

2013 yılı ikinci geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı %2,17 (yüzde iki virgül on yedi) olarak tespit edilmiştir.

Vadeli Çeklerde Reeskont Uygulaması

VERGİ USUL KANUNU
SİRKÜLERİ / 64

Konusu: Vadeli Çeklerde Reeskont Uygulaması

Tarihi: 30/04/2013

Sayısı: VUK-64/2013-9/ Vadeli Çeklerde Reeskont Uygulaması-2

İlgili olduğu maddeler: Vergi Usul Kanunu Madde 281, Madde 285

1. Giriş

Çeklerde reeskont uygulamasına dair açıklamalar işbu Sirkülerin konusunu teşkil etmektedir.

1.1. 5838 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanuna ilave edilen geçici 2 nci maddede “31.12.2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” hükmüne yer verilmiştir. Read more