İhtiyati haciz işleminin şartları oluşmaz ise, bu işlem tesis edilemez

mahkeme-karari

İzmir 3. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2013/328 Karar No : 2013/978

ÖZÜ: İhtiyati haciz işleminin şartları oluşmaz ise, bu işlem tesis edilemez.

İstemin Özeti: Davacı vekili tarafından, … Limited Şirketinin eski kanuni temsilcisi olan müvekkili adına tesis edilen ihtiyati haciz işleminin, kanunda sayılan ihtiyati haciz hallerinden hiçbirinin somut olayda mevcut olmadğı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiaları ile iptali istenmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

…. 3. Vergi Mahkemesince; dava dosyası incelendikten sonra esas hakkında gereği görüşüldü:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13. maddesinin 1 numaralı bendinde; 9’uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip hallerin mevcut olması durumunda hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun (5345 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi ile Vergi Dairesi Başkanı) kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre, ihtiyati haczin derhal tatbik olunacağı belirtilmiştir.

6183 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz tesisi ancak teminat istenilmesini gerektiren hallerin varlığının ortaya konulması halinde mümkündür. Aynı kanunun 9’uncu maddesinin birici fıkrasında “213 sayılı Vergi UsulKanununun 344’üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359’uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan yasa hükmüne göre, ilgililerden teminat istenilebilmesi için 213 sayılı Vergi UsulKanununun 344’üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359’uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli işlemlere, diğer bir anlatımla vergi incelemesine başlanmış olması ve incelemeye yetkili memurlarca ilk hesaplar yapılarak teminat istenmesine esas olacak bir miktarın belirlenmesi gereklidir. Dolayısıyla teminatın ancak devam eden bir vergi incelemesi esnasında ve inceleme elemanlarınca yapılan ilk hesaplamalar  sonucu belirlenen miktar  üzerinden istenebilmesi mümkündür. Vergi incelemesi sonuçlanıp, kesin rakamlar belirlenerek  bulunan matrah farkı nedeniyle tarhiyat yapılması halinde ise, anılan maddeye göre teminat istenmesine hukuken olanak bulunmadığı gibi, aynı kanunun 13/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz uygulanması da mümkün değildir.

Dosyanın incelenmesinden itilaflı ihtiyati haciz işleminin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 13’üncü maddesinin 1 numaralı bendi gerekçe göserilerek tesis edilidği görülmektedir.

İncelenen olayda 11.12.2012 tarihli dava konusu işlemde ihtiyati haciz işleminin sebep unsuru belirtilmemiş yani 6183 sayılı Kanunun 13. maddesinin hangi bendine istinaden söz konusu işlemin tesis edildiği zikredilmemiştir.

Mahkemizce davalı idareye 18.04.2013 tarihli ara kararımız ile bu husus sorulmuş her ne kadar idarece dava konusu ihtiyati haciz işleminin 6183 sayılı  Kanunun 13/1 ila 3. maddeleri uyarınca tesis edildiği ileri sürülmüş ise de, bu hususu ispat eder nitelikle hiçbir açıklamaya yer verilmediği gibi herhangi bir evrak da ibraz edilmemiş, bir başka deyişle “borçlunun belli bir ikametgahı yoksa” ve “borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa” hallerinin herhangi birinin mevcudiyeti ispat edilmemiştir.

Bu durumda, vergi incelemesi tamamlanıp asıl borçlu mükellef  şirkete ihbarnameler tebliğ edildikten yani tarhiyat yapıldıktan sonra  6183 sayılı Kanunun 9. madesine göe teminat istenilmesi ve 13/1 maddesi uyarınca dava konusu işlemle ihtiyati haciz kararı alınması mümkün olmadığı cihetle ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, tedbir mahiyetindeki ihtiyati haczin şirketin temsilcisi adına uygulanamayacağı da tabidir.

Açıklanan nedenlerle DAVANIN KABULÜNE, dava konusu işlemin iptaline oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir