Ltd.Şti. hissesinin devrinden sonra hissesini devreden ortak adına ödeme emri düzenlenemez

İzmir 3. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2007/1068 Karar No : 2008/88

ÖZÜ: mahkeme-karari

İstemin Özeti: Davacı vekili tarafından …. Ltd.Şti. ne ait ödenmeyen vergi borçlarının tahsilinin sağlanması amacıyla şirket ortağı olduğu gerekçesiyle müvekkili adına tanzim olunan ödeme emirlerinin; böyle bir borcun olmadığı, adı geçen şirket ile ortaklık ilişkisinin hiç bir zaman bulunmadığı, hata sonucu düzenlenmiş olabileceği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Vergi mahkemesi hakimliğince, işin gereği düşünüldü:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35’inci maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tutulacakları hükme bağlanmıştır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 520’nci maddesinde; bir payın devrinin, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceği, devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayesinin en az dörtte üçüne sahip  olmasının şart olduğu hükme bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ortağı olduğu limited şirketinin kesinleşmiş vergi borcunun bu şirketten tahsilinin imkansız hale gelmesi nedeniyle davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dava konusu yapıldığı anlaşılmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35’inci maddesinde, limited şirketten tahsil olanağı kalmayan amme borçlarından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluk, ortak sıfatına ve ortaklık payına bağlı bir sorumluluk olduğundan, hisse devri halinde hisseyi devralan kişinin şirketin mali durumunu (hissenin borçlu veya alacaklı olup olmadığı) bildiği kabul edildiğinden, devir tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ait vergi borçlarının devreden ortaktan aranmasına yasal imkan bulunmamaktadır.

Dava konusu olayda, davacının hisselerini 24.09.2002 tarihinde devrettiği, bu durumun basit rapor ile tespit edildiği hususu dava dosyası içeriği bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup davaya konu ödeme emrinin tanzim edildiği tarih itibariyle bu durumun davalı idarenin bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerekeceğinden hisse devrinin muvazaalı olduğu ortaya konulmadıkça vergi borçlusu olan şirketin eski ortağı davacı adına düzenlenen ödeme emrinde yasaya uyarlık olmayacağından mevcut ortaklardan tahsili yoluna gitmek yerine hissesini devreden davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde mevzuata uygunluk bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜNE, dava konusu ödeme emrinin iptaline.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir