Şirket adına kesilen vergi ve ceza için ortak olan kimseden teminat istenemez

mahkeme-karari

İzmir 3. Vergi Mahkemesi

Esas No: 2011/291 Karar No : 2011/1316

ÖZÜ: Şirket adına kesilen vergi ve ceza için ortak olan kimseden teminat istenemez.

İstemin Özeti: … San. ve Tic. Ltd.Şti. ortağı olan davacı hakkında tesis edilen teminat istenilmesine ilişkin işlemin; şirket adına vergi ve ceza ihbarnamelerinin tebliğ edildiği ve … Vergi Mahkemesinde davanın derdest olduğu, teminat istemine ilişkin işlemin usule uygun olmadığı, güvence ile ilgili hükümlerin uygulanmasını gerektirecek herhangi bir durumun söz konusu olmadığı iddialarıyla iptali istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren …. 3. Vergi Mahkemesince, esas hakkında işin gereği görüşüldü:

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun Teminat İstemi başlıklı 9’uncu maddesinde, Vergi Usul Kanununun 344’üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektirir haller ile 359’uncu madesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağınınsalınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairesince teminat istenebileceği hükmüne yer verilmiş olup, aynı kanunun 13’üncü maddesinde; 9’uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip hallerin varlığı halinde veya borçlunun belli ikametgahının olmadığı durumda, alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla ihtiyati haciz tatbik edilebileceği hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinde, … San. ve Tic. Ltd.Şti.nin hesaplarının incelenmesi sonucunda düzenlenen raporlara istinaden tespit edilen matrah farkı üzerinden anılan yıl ile ilgili olarak katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve  gecikme faizi olmak üzere şirket ortağı olan davacıdan Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9’uncu maddesi mucibince aynı kanunun 10’uncu maddesinde belirtilen türde teminat istenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu işlemin tebliği üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

6183 sayılı Yasanın yukarıda bahsedilen hükümlerinde sözü edilen teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk, kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağının tehlikeye girmemesi için korunmaya yönelik işlemlerdir. Bu işlemler korumaya yönelik olduğundan, bunların asıl muhatabı olan amme borçlusu verginin mükellefi veya sorumlusu durumunda olan gerçek veya tüzel kişilerdir. Şirketin kanuni temsilcileri ve ortakları hakkında bu işlemlerin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, asıl amme borçlusu olmayan ortak adına teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir açıklık bulunmadığından, davaya konu teminat isteme işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; DAVANIN KABULÜNE, dava konusu teminat istenmesine ilişkin işlemin iptaline, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Suça iştirak için bir çıkar sağlanması şarttır, çıkar yok ise iştirak olduğu söylenemez

mahkeme-karari

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2007/37 Karar No : 2007/219

ÖZÜ: Suça iştirak için bir çıkar sağlanması şarttır, çıkar yok ise iştirak olduğu söylenemez.

İstemin Özeti: Yeminli mali müşavir olan davacının, mali müşavirliğini yaptığı şirket hakkında düzenlediği tasdik raporuyla haksız katma değer vergisi iadesi alınmasına sebebiyet verdiği gerekçeyle adına iştirak suçuna bağlı olarak kaçakçılık cezası kesilmiştir.

… Mahkemesi kararıyla; yeminli mali müşavir olan davacının işlemlerini yürüttüğü … Şirketi hakkında düzenledği tasdik raporlarıyla ödemeler ve nakliye konularında araştırma yapmayarak haksız yere kasten katma değer vergisi iadesi alınmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle adna iştirak suçuna bağlı olarak kaçakçılık cezası kesildiği, her ne kadar … Şirketi hakkında yapılan kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarhiyatı kesinleşmiş ise de, davacının yeminli mali müşavirlik ilişkisi dışında ayrı bir maddi menfaat gözeterek adı geçen şirket yetkilileriyle birlikte kaçakçılık yaptığı veya kaçakçılığa teşebbüs sayılan fiilleri irtikap ettiği veya doğrudan beraber işlediği hakkında somut ve hukuken geçerli bir tespit bulunmadığı, cezayı gerktiren bir fiilin tüm unsurlarıyla oluşmuş bulunduğu saptanmadıkça faile ceza uygulanamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi idari cezalar için de geçerli olduğundan ve davacının kaçakçılık suçunu bilinçli bir biçimde ve maddi menfaat temin etmek karşılığında iştirak ettiği tespit ve ispat edilemediğinden, uygulanan cezada yasal isabet görülmediği, ayrıca ilgili dönemde alt firmaların yeminli mali müşavirlerinden teyit yazısı alarak tasdik raporu düzenleyen davacının 20 no.lu Genel Tebliğ gereğince de sorumlu olmadığı, banka hesabına gönerilen paranın müşavirlik hizmetinin karşılığı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davayı kabul ederek cezayı kaldırmıştır.

Vergi dairesi başkanlığının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi kararıyla Vergi Usul Kanununun 338’inci maddesi ile aynı kanununun “Yardım” başlıklı 347’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 338’inci maddeye göre ceza kesilebilmesi için suça iştirak edenlerin ayrı ayrı menfaat elde etmesi gerektiği, ancak, 347’nci maddesinin 1’inci fıkrasında menfaat elde edilmeden kaçakçılık suçunun işlenmesinin kolaylaştırılması halinde cezanın 1/4 oranında uygulanmasının öngörüldüğü, dosyanın incelenmesinden; davacının hakkında tasdik raporu düzenlediği …. Limited Şirketinin herhangi bir mal hareketi olmadığı halde haksız vergi iadesi aldığının inceleme raporu ile tespit edildiği, davacının bu fiili ile haksız vergi iadesi alınmasına yardımcı olduğu sonucuna varılmakla birlikte ayrı bir menfaat elde ettiği hususunda bir tespit olmadığının anlaşıldığı, bu durumda olay tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı Kanunun 347/1’inci maddesi kapsamında söz konusu filin, vergi kaçırmaya “yardım” olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden mahkemece, cezanın 1/4’ünün onanması gerekirken davanın kabul edilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan …. Vergi Mahkemesi kararıyla davanın kabulü yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş, davacı aına kesilen cezada yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, gereği görüşüldü:

…. Vergi Mahkemesinin ısrar kararı, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe ile kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, oybirliği ile karar verildi.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin Geçiş Dönemi Uygulaması

vergi

KATMA DEĞER VERGİSİ SİRKÜLERİ/66

Konusu  : Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

Tarihi : 10/06/2014

Sayısı : KDV-66 /2014-1

1. Giriş

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği 26/04/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin geçiş dönemi uygulamasına ilişkin tereddüt edilen hususlara ilişkin açıklamalar, bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Tebliğin Yürürlüğüne İlişkin Açıklama

2.1. Genel Açıklama

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği, 1 Mayıs 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olup, bu tarihten sonraki işlemlere Tebliğde belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki işlemlere ise mülga Tebliğlerde yer alan düzenlemelerin uygulanacağı açıktır.

2.2. İade Uygulaması

Tebliğin yürürlük tarihinden sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri, standart iade talep dilekçesi kullanılmak suretiyle ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğindeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır. Tebliğin yürürlük tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri ise, standart iade talep dilekçesi Tebliğin yürürlük tarihinden sonra verilse dahi mülga Tebliğlerdeki usul ve esaslara göre sonuçlandırılır.

2.3. Proje Uygulaması Getirilen İşler

Tebliğ ile proje uygulaması getirilen istisnalarda (KDV Kanununun 13/a, 13/c, 13/e ve Geçici 29 maddelerinde düzenlenen istisnalar), söz konusu istisnalardan yararlanılabilmesi için alınması gereken istisna belgesinden önce, istisna konusu mal veya hizmetlere ilişkin “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin istisna belgesi talebinde bulunanlar tarafından elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Ancak, proje uygulaması getirilen işlere ilişkin olarak, Tebliğin yürürlüğünden önce istisna belgesi alınmış olması halinde, “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda gönderilmesine gerek yoktur. Ayrıca, proje uygulaması getirilen ve Tebliğin yürürlüğünden önce başlanılmış ve halen devam eden işlemlerde, söz konusu proje uygulaması sona erene kadar Tebliğin yürürlük tarihinden sonra yapılan teslim ve hizmetlere ilişkin iade taleplerinde de Tebliğin yürürlüğünden önceki usul ve esaslar çerçevesinde işlem yapılır.

Proje uygulaması getirilen işlere ilişkin Tebliğin yürürlüğünden sonra istisna belgesi talebinde bulunulması halinde, “Mal Teslimleri ve Hizmet İfalarına İlişkin Liste”nin elektronik ortamda Başkanlığımıza gönderilmesini takiben istisna belgesi verilir. Ancak, Başkanlığımızda mal ve hizmet listelerinin alınmasına yönelik sistemsel altyapı oluşturulması çalışmaları tamamlanana kadar listelerin elektronik ortamda sisteme girilmesi beklenilmeden istisna belgesi verilir. Sistem altyapı çalışması tamamlanınca, mal ve hizmet listeleri ile birlikte istisna kapsamındaki alımlara ilişkin bilgiler de alıcı tarafından sisteme girilir.

Proje uygulaması getirilen istisnalarda, Tebliğin yürürlüğünden önce istisna belgesi almak üzere İdareye başvuranların talepleri de Tebliğin yürürlüğünden önceki usul ve esaslara göre değerlendirilir.

2.4. İndirimli Teminat Uygulaması

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin yürürlüğünden itibaren İTUS (İndirimli Teminat Uygulama Sistemi) sertifikası alan mükellefler, iade hakkı doğuran bütün işlemleri için (tam istisna kapsamındaki teslim ve hizmetler, indirimli oran, tevkifat) indirimli teminat uygulamasından faydalanabilir.

Tebliğin (IV/B.1.2.1.1.) bölümünde ihraç kayıtlı teslimde bulunan imalatçılar için aranacağı belirtilen “İlgili sicile kayıtlı olma” şartı, sanayi siciline kayıtlı ve sanayi sicil belgesini haiz olmayı veya Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından alınmış çiftçi kayıt belgesi, gıda işletmesi kayıt belgesi ve işletme onay belgelerinden (üretici belgesi) herhangi birine sahip olmayı ifade etmektedir.

Tebliğin yürürlüğünden önce indirimli teminat uygulaması kapsamında olan mükelleflerin İTUS sertifikası almak için bağlı olduğu vergi dairesi başkanlığına/defterdarlığa yeniden başvurması gerekmektedir. Tebliğde belirlenen şartları taşıyanlara vergi dairesi başkanlığı/defterdarlık tarafından İTUS sertifikası verilir.

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde, son olumlu rapor vergi dairesine intikal ettikten sonra (diğer şartlar da gerçekleşmişse) raporun ilgili olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemlere ilişkin iade talepleri için indirimli teminat uygulamasına başlanacağı ve raporun ait olduğu vergilendirme döneminden sonraki dönemler için verilen teminatların, indirimli teminat tutarını aşan kısmının iade edileceği belirtilmiştir. Bu itibarla, İTUS sertifikası almaya hak kazanan mükelleflerin son raporun ait olduğu dönem ile sertifika tarihi arasındaki iade taleplerinde de indirimli teminat uygulanacağı açıktır.

İndirimli orana tabi işlemleri bulunan mükelleflerin İTUS sertifikası başvurularının değerlendirilmesinde beş vergilendirme döneminin hesabında, bu mükelleflerin yılı içerisinde mahsuben iade talep edilen dönemlere ilişkin vergi inceleme raporları veya YMM raporları da dikkate alınır. Ayrıca, indirimli orana tabi işlemlerden doğan yıllık iade taleplerine ilişkin düzenlenen olumlu raporlar, kapsadığı her bir vergilendirme dönemi için olumlu rapor olarak değerlendirilir.

3. ATİK (Amortismana Tabi İktisadi Kıymet) Satışları

Mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymet satışları 1 no.lu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığının “Diğer İşlemler” tablosunda “503” kodlu “Amortismana tabi sabit kıymet (taşınmaz, taşıt araçları, demirbaş, makine ve teçhizat vb.) satışları” satırında beyan edilecektir.

Bu satışlar nedeniyle hesaplanan KDV’nin 1 no.lu KDV beyannamesinin “Matrah” kulakçığındaki “İlave edilecek KDV” satırına yazılmak suretiyle beyanı mümkün değildir.

Adnan ERTÜRK

Gelir İdaresi Başkanı

İş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat

mahkeme-karari

YARGITAY 21. Hukuk Dairesi

E.No : 2013/5626 K.No : 2013/15674

Tarih : 11.09.2013

                            •  İŞ KAZASI SONUCU MALULİYETİNDEN  DOĞAN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

                            •  İŞ KAZASININ TESPİTİ

                            •  BEKLETİCİ SORUN

ÖZÜ: İş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödedilmesi için, iş kazası olduğu iddia edilen olay Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeli, olayın kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel verilmeli, tespit davası bu dava için bekletici sorun yapılmalıdır. Olayın kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik oranı belirlenmeli, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel verildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

          (5510 s. SSGSSK m. 13/4, 18)

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

vergi

 

Bu tebliğin yayınlanmasıyla  KDV uygulamalarına ilişkin değişiklikleri kapsayan ve KDV Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1985 yılından beri yayınlanmış olan 123 tebliği kaldırarak tek bir tebliğe dönüştüren KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ Resmi Gazete’de yayımlandı. KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ , 1 Mayıs 2014’ten itibaren yürürlüğe girecek. Tebliğ ile kaldırılan daha önce yayımlanmış 123 adet KDV Genel Tebliğine yapılan atıflar, bu Tebliğin ilgili bölümlerine yapılmış sayılacak.

 

Maliye Bakanlığından:

KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ

(26.04.2014 tarih ve 28983 sayılı Mük.R.G de yayımlanmıştır.)

Bu Tebliğin konusunu, 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun ilgili maddeleri ile 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun[2] geçici 16 ncı ve4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun[3] 120 nci maddelerinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiler çerçevesinde bu ve diğer Kanunlarda yapılan düzenlemeler ile 3065 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar oluşturmaktadır.

I- MÜKELLEFİYET

A. VERGİNİN KONUSU

1.Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler

KDV’nin konusuna giren işlemler,3065 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde sayılmış olup, mal teslimi veya hizmet ifalarının verginin konusuna girebilmesi için, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmış olmaları veya aynı maddede belirtildiği üzere, “diğer” faaliyetler kapsamında yapılmaları gerekir. İthalatta ise prensip olarak her türlü mal ve hizmet ithali vergiye tabidir.

Ayrıca maddenin üçüncü fıkrasında;

– Bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının,

– Bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin,

– Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının,

– İkametgâhı veya işyerlerinin yahut kanuni merkez veya iş merkezlerinin Türkiye’de olup olmamasının,

işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre dar mükellef, tam mükellef, özel, resmi ayrımı yapılmaksızın, işlemin Türkiye’de yapılması şartıyla, söz konusu işlemleri kim yaparsa yapsın vergilendirilir. Ayrıca diğer vergi kanunlarındaki muafiyet ve istisnalar bu Kanuna göre geçerli değildir. Read more

ikinci el eşya alanlar
ikinci el eşya alanlar escort bayan escort bayan escort bayan fantazi iç giyim