Kapsama Giren Mal Teslimleri

Kapsama Giren Mal Teslimleri

117 seri no’lu KDVK Genel Tebliğinde, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından yapılan KDV Kanununun 1 inci maddesi kapsamındaki mal teslimlerinde de aynen hizmet ithalinde olduğu gibi işlem tesis edileceği biçiminde açıklama yer almaktadır. Bu açıklamadan, yurt içinde mal tesliminde bulunan ancak, ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından yapılan ve verginin konusuna giren mal tesliminin yurt içinde yapılması halinde sorumlu sıfatıyla tam tevkifat yapılması anlaşılmaktadır.

Örneğin, yabancı uyruklu bir kişinin sahibi bulunduğu ve yurt dışındaki ticari işletmesine dahil olan Gelir Vergisi Kanunu’nun 70 inci maddesinde sayılan işletme hakkını, marka hakkını, Türkiye’de satması halinde, alıcının tam tevkifat yapması gerekmektedir.

Ancak, yabancı uyruklu kişinin Türkiye’de sürekli ticari, sınai, mesleki ve zirai faaliyetle iştigal etmesi halinde bu faaliyetleri kapsamında yapmış olduğu teslim ve hizmetleri nedeniyle yabancı uyruklu kişi Türkiye’de KDV mükellefi olacağından, KDV tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.

Örneğin, Antalya’da market işleten yabancı uyruklu bir kişinin market işletmeciliği nedeniyle yapmış olduğu teslimlerde KDV tevkifatı yapılmayacaktır.

Örneğin, Fethiye’de zirai faaliyetle uğraşan ancak, bu faaliyeti nedeniyle gerçek usulde vergilendirilmeyen yabancı uyruklu kişinin, zirai ürün teslimleri, KDVK. m.17/4-b maddesi uyarınca KDV’den istisna olduğundan tevkifat yapılmayacaktır.

Mal tesliminde bulunan yabancının teslim ettiği mal nedeniyle, teslimin KDVK’nun 1 inci maddesi kapsamına girip girmediğinin tespit edildikten sonra tevkifat yapılıp yapılmayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere arızi nitelikteki ticari, zirai ve mesleki faaliyetler KDV’nin konusuna girmemektedir. Verginin konusuna girmeyen bir işlem nedeniyle de hukuken KDV tevkifatı yapılamayacağı izahtan varestedir.

Örneğin, yabancı uyruklu bir kişinin Didim’de bulunan yazlığını satması ve bu satıştan doğan kazancın GVK uyarınca değer artış kazancına sayılması halinde, KDV hesaplanmayacak olup, KDV tevkifatı da yapılmayacaktır. Ancak, yabancının gayrimenkul alım-satımını sürekli olarak yapması halinde ise, bu faaliyeti ticari faaliyet olacaktır. Bu durumda, yabancı şahıs ticari faaliyeti nedeniyle Türkiye’de KDV mükellefiyeti tesis ettirmemiş ise 117 seri no’lu KDVK Genel Tebliği’nde yapılan düzenleme uyarınca, yabancıdan gayrimenkul alan herkesin tam KDV tevkifatı yapması gerekmektedir.

Örneğin, turist olarak Türkiye’ye gelen yabancının sahip olduğu bilgisayarını, takısını vb. şahsi eşyalarını KDV mükellefi olmayan herhangi bir kişiye, derneğe, vakfa ya da KDV mükellefi olan bir kuyumcuya satması halinde, bu satış işlemine taraf olan alıcılar,

turistin bu faaliyetinin sürekli olup olmadığını tespit edemediğinde KDV tevkifatı yapması gerekmektedir.

Öte yandan, Gümrük İdaresi kanalıyla gerçekleşen mal ithalinde KDV, Gümrük İdaresine ödeneceğinden herhangi bir tevkifat yapılmayacaktır. Ayrıca, mal tesliminin KDV’nin konusuna girmemesi ya da KDV’den istisna olması halinde de vergi hesaplanmayacaktır.

Örneğin, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan bir kurumun Türkiye’de bulunan taşınmazını satması halinde, söz konusu taşınmaz iki tam yıl sure ile kurumun aktifinde kalmış ise, bu taşınmaz teslimi KDVK, m.17/4-r uyarınca KDV’den istisna olduğundan KDV tevkifatı yapılmayacaktır. Aksi taktirde, taşınmazı satın alan KDV tevkifatı yapmak zorundadır.

Tam Tevkifat Kapsamına Giren İşlemin Kısmi Tevkifata da Tabi Olması Halinde De Tam Tevkifat Yapılacaktır

İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından yapılan hizmetlerin ya da mal tesliminin aynı zamanda kısmi tevkifat uygulaması kapsamında da olması halinde de tam tevkifat yapılacaktır.

Örneğin, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunan bir avukatlık şirketinden Türkiye’deki bir uyuşmazlık nedeniyle danışmanlık hizmeti alınması halinde tam tevkifat yapılacaktır.

Tam Tevkifat Kapsamına Giren İşlemler

Tam Tevkifat Kapsamına Giren İşlemler Nelerdir

İkametgâhı, İşyeri, Kanuni Merkezi Ve İş Merkezi Türkiye’de Bulunmayanlar Tarafından Yapılan İşlemler

a) Kapsama Giren Hizmet İfaları

KDVK’nun 1 inci maddesinde her türlü mal ve hizmet ithali verginin konusu alınmıştır. Mal ithali işlemleri Gümrük İdaresince

yürütülmekte olup, hizmet ithalinde ise Gümrük İdarelerince herhangi bir işlem yapılmamaktadır. Mal ithalinde, ithal edilen mala ilişkin KDV’de ithalat sırasında ilgili Gümrük Müdürlüğü’ne ödenmektedir.

Öte yandan KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca bir hizmetin KDV’nin konusuna girebilmesi için Türkiye’de ifa edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanunun 6/b maddesinde ise Türkiye’de yapılan veya faydalanılan hizmetlerin Türkiye’de ifa edilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanların Türkiye’de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye’de faydalanılan hizmetler KDV’ye tabi olacaktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV’nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.

Hizmetin vergiden müstesna olması ve hizmetin yurt dışında yapılıp hizmetten yurt dışında faydalanılması halinde, mükellef veya sorumlu sıfatıyla KDV beyan edilmeyecektir.

Örneğin; ikametgahı yurt dışında bulunan bir mühendis, Türkiye’de bir fabrikanın montajını, makine tamirini, proje çizimini, fabrika inşaatının proje danışmanlığını vb. hizmetleri yapar ise, hizmet Türkiye’de ifa edildiğinden, mühendise bu işleri yaptıran kişi, mühendise yapmış olduğu ödeme üzerinden, vergi sorumlusu sıfatıyla KDV kesintisi yapacak ve kesinti tutarını (2) no’lu KDV beyannamesi ile beyan ederek ödeyecektir.

Yurt dışından temin edilen ve tevkifata tabi tutulması gereken hizmetlere ilişkin olarak aşağıdaki örnekler de verilebilir:

Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayan firmalar tarafından;

– Türkiye’de inşa edilecek bir alış-veriş merkezi için yurt dışında çizilip Türkiye’ye gönderilen mimari proje hizmeti,

– Türkiye’de faaliyette bulunan enerji santralinin işletilmesine ilişkin olarak yurt dışından verilen danışmanlık hizmeti,

– KDV mükellefiyeti olmayan genel bütçeli bir idareye yurt dışından verilen bilgisayar yazılım hizmeti,

– KDV mükellefiyeti olmayan bir sivil toplum kuruluşuna konusuyla ilgili olarak dünyadaki hukuki gelişmeler hakkında yurt dışından bilgi gönderilmesi hizmeti.

Yukarıda sayılan işlemlerin tamamında, işlemi yapanın işyeri, ikametgahı, iş merkezi ve kanuni merkezi Türkiye’de bulunmamakta ise KDV tevkifatı yapılacaktır.

TEVKİFAT TÜRLERİ

TEVKİFAT TÜRLERİ

KDVK kapsamına giren işlemlerde tevkifat ikiye ayrılmaktadır. Bunlar:

1- Tam Tevkifat; işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamının işleme muhatap olan alıcılar tarafından beyan edilip ödenmesi;

2- Kısmi Tevkifat; hesaplanan verginin Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmının, işleme muhatap olan alıcılar tarafından, diğer kısmının ise işlemi (teslim veya hizmeti) yapan tarafından beyan edilip ödenmesidir.

KDVK, m.9’da vergi sorumlusu düzenlenirken, yapılacak kesinti oranı konusunda bir düzenleme yer almamıştır. Ancak, uygulamada Maliye Bakanlığı bu maddede tanınan yetkinin kısmi tevkifat uygulamasına da izin verdiğini kabul ederek düzenleme yapmıştır. Hukuki açıdan bakıldığında ise KDVK, m.9’un lafzı, tam tevkifat uygulamasına ilişkindir.

TAM TEVKİFATA TABİ İŞLEMLER

A- Tam Tevkifat Yapmak Zorunda Olanlar

Tam tevkifat kapsamına alınan ve KDV’nin konusuna giren işlemi yapanlar, KDV mükellefi olsun olmasın tam tevkifat yapmak zorundadır. Bir başka deyişle tam tevkifat yapacak olanlar sınırlandırılmamış olup, işleme taraf olan herkes tevkifat yapmak zorundadır.

Tevkif Edilen Vergilerin İndirimi

TEVKİF EDİLEN VERGİLERİN İNDİRİMİ

2 No.lu KDV Beyannamesinde herhangi bir surette indirim yapılması mümkün olmadığından tevkif edilen KDV’nin tamamının beyan edilerek vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.

Öte yandan, tevkifat uygulayan alıcının KDV mükellefiyetinin bulunması ve tevkifat uyguladığı teslim veya hizmeti indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde, sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutar, beyanın yapıldığı ay içinde verilmesi gereken 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabilecektir. Bu indirimin dayanağı 2 No.lu KDV beyannamesi olacaktır.

Kısmi tevkifata tabi işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin;

– Satıcı tarafından beyan edilecek kısmı, takvim yılı aşılmamak şartıyla işleme ait fatura veya benzeri belgenin defterlere kaydedildiği döneme ilişkin olarak verilmesi gereken,

– Sorumlu sıfatıyla beyan edilen kısmı ise 2 No.lu KDV Beyannamesinin verildiği ay içinde verilmesi gereken,

1 No.lu KDV Beyannamesinde alıcı tarafından indirim konusu yapılacaktır.

Örnek:

Satıcı (B), alıcı (A) ‘ya 12 Mayıs’ta 1.000 lira karşılığında bakır tel teslim etmiş, genel oranda KDV’ye tabi bu teslimle ilgili olarak 13 Mayıs’ta düzenlediği faturada;

Hesaplanan KDV 180 TL,

Tevkif edilecek KDV 126 TL

Tahsil edilecek KDV 54 TL

olarak göstermiştir.

Alıcı (A), bu alışla ilgili 2 No.lu KDV beyannamesini 24 Haziran’a kadar vermek zorundadır. Bu ödevini yerine getirmişse, söz konusu beyanname ile sorumlu sıfatıyla beyan edeceği 126 lirayı, 24 Haziran’a kadar vermesi gereken Mayıs dönemi 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapabilecektir. 2 No.lu KDV beyannamesi yanlışlıkla süresinden sonra, örneğin, 24 Ağustos’ta verilirse, 126 liralık tutar da 24 Ağustos’a kadar verilmesi gereken Temmuz dönemi 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabilecektir.

Mükellef (A) ‘nın satıcıya ödediği/borçlandığı 54 liralık tutar ise yıl geçmemek şartıyla alış faturasının defterlere kaydedildiği dönemde indirim konusu yapılabilecektir.

Satıcının bu teslimle ilgili faturayı süresinden sonra, örneğin, 16 Temmuz’da düzenleyip (A)’ ya intikal ettirmesi sorumlu sıfatıyla beyanın 24 Haziran ‘a kadar yapılmasına engel değildir. Bu durumda hesaplanan verginin sorumlu sıfatıyla beyan edilecek olan 126 liralık kısmı 24 Haziran’a kadar verilecek, satıcıya ödenmesi gereken 54 TL tutarındaki kısmı ise (vergiyi doğran olayın gerçekleştiği takvim yılı

geçmemek şartıyla) faturanın defterlere kaydedildiği dönem için verilecek 1 No.lu beyannamede indirim konusu yapılabilecektir.

Tevkif Edilen Vergilerin Beyanı

TEVKİF EDİLEN VERGİLERİN BEYANI

Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilecektir.

Genel bütçeli idareler dışındaki vergi sorumluları tevkif ettikleri vergiyi, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edeceklerdir. Bunların başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetlerinin bulunmaması ve dolayısıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi vermemeleri bu uygulamaya engel değildir.

2 No.lu KDV Beyannamesi sadece tevkifata tabi işlemlerin olduğu dönemlerde verilecektir. Dolayısıyla, tevkifata işlemin olmadığı vergilendirme dönemlerinde, beyanname verilmeyecektir. Gerçek usulde KDV mükellefleri (KDV1 vergi türünden mükellef sicilinde kayıtlı olanlar) tevkifata tabi tutulan KDV’nin beyanında 1015B beyanname kodlu KDV2 beyannamesini, gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayanlar ise söz konusu verginin beyanında 9015 beyanname kodlu KDV2 beyannamesini kullanacaklardır.

Genel bütçeli idareler, tevkif ettikleri KDV için sorumlu sıfatıyla beyanname vermeyeceklerdir. Bu idarelerce, tevkif edilen KDV, doğrudan muhasebe birimlerince gelir kaydedilecektir. Ancak, genel bütçeli idareler dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları KDV tevkifatı 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilecek ve ödenecektir.

Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması halinde tevkif edilen KDV, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilecek ve ödenecektir. Dolayısıyla, bu kurumların, satın aldıkları ve KDV tevkifatına tabi tutulacak mal ve hizmet ifalarına ilişkin ödemenin kaynağını tespit etmek zorundadırlar.

Tevkifat, bu Tebliğ kapsamında olan mal ve hizmetleri satın alan ve adına fatura ve benzeri belge düzenlenen sorumlu tarafından yapılarak, yukarıda yapılan belirlemeler çerçevesinde 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecek veya doğrudan muhasebe birimlerince ilgili Bütçe hesabına gelir kaydı yapılacaktır.