Suça iştirak için bir çıkar sağlanması şarttır, çıkar yok ise iştirak olduğu söylenemez

mahkeme-karari

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2007/37 Karar No : 2007/219

ÖZÜ: Suça iştirak için bir çıkar sağlanması şarttır, çıkar yok ise iştirak olduğu söylenemez.

İstemin Özeti: Yeminli mali müşavir olan davacının, mali müşavirliğini yaptığı şirket hakkında düzenlediği tasdik raporuyla haksız katma değer vergisi iadesi alınmasına sebebiyet verdiği gerekçeyle adına iştirak suçuna bağlı olarak kaçakçılık cezası kesilmiştir.

… Mahkemesi kararıyla; yeminli mali müşavir olan davacının işlemlerini yürüttüğü … Şirketi hakkında düzenledği tasdik raporlarıyla ödemeler ve nakliye konularında araştırma yapmayarak haksız yere kasten katma değer vergisi iadesi alınmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle adna iştirak suçuna bağlı olarak kaçakçılık cezası kesildiği, her ne kadar … Şirketi hakkında yapılan kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarhiyatı kesinleşmiş ise de, davacının yeminli mali müşavirlik ilişkisi dışında ayrı bir maddi menfaat gözeterek adı geçen şirket yetkilileriyle birlikte kaçakçılık yaptığı veya kaçakçılığa teşebbüs sayılan fiilleri irtikap ettiği veya doğrudan beraber işlediği hakkında somut ve hukuken geçerli bir tespit bulunmadığı, cezayı gerktiren bir fiilin tüm unsurlarıyla oluşmuş bulunduğu saptanmadıkça faile ceza uygulanamayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi idari cezalar için de geçerli olduğundan ve davacının kaçakçılık suçunu bilinçli bir biçimde ve maddi menfaat temin etmek karşılığında iştirak ettiği tespit ve ispat edilemediğinden, uygulanan cezada yasal isabet görülmediği, ayrıca ilgili dönemde alt firmaların yeminli mali müşavirlerinden teyit yazısı alarak tasdik raporu düzenleyen davacının 20 no.lu Genel Tebliğ gereğince de sorumlu olmadığı, banka hesabına gönerilen paranın müşavirlik hizmetinin karşılığı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davayı kabul ederek cezayı kaldırmıştır.

Vergi dairesi başkanlığının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi kararıyla Vergi Usul Kanununun 338’inci maddesi ile aynı kanununun “Yardım” başlıklı 347’nci maddesinin 1’inci fıkrası hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 338’inci maddeye göre ceza kesilebilmesi için suça iştirak edenlerin ayrı ayrı menfaat elde etmesi gerektiği, ancak, 347’nci maddesinin 1’inci fıkrasında menfaat elde edilmeden kaçakçılık suçunun işlenmesinin kolaylaştırılması halinde cezanın 1/4 oranında uygulanmasının öngörüldüğü, dosyanın incelenmesinden; davacının hakkında tasdik raporu düzenlediği …. Limited Şirketinin herhangi bir mal hareketi olmadığı halde haksız vergi iadesi aldığının inceleme raporu ile tespit edildiği, davacının bu fiili ile haksız vergi iadesi alınmasına yardımcı olduğu sonucuna varılmakla birlikte ayrı bir menfaat elde ettiği hususunda bir tespit olmadığının anlaşıldığı, bu durumda olay tarihinde yürürlükte olan 213 sayılı Kanunun 347/1’inci maddesi kapsamında söz konusu filin, vergi kaçırmaya “yardım” olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden mahkemece, cezanın 1/4’ünün onanması gerekirken davanın kabul edilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan …. Vergi Mahkemesi kararıyla davanın kabulü yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Israr kararı vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş, davacı aına kesilen cezada yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, gereği görüşüldü:

…. Vergi Mahkemesinin ısrar kararı, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe ile kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir