Tag Archive for Limited Şirkette Tek Ortağa Geçiş ve Kurulların İşleyişi

TEK ORTAKLI ORTAKLIKLAR

TEK ORTAKLI ORTAKLIKLAR

“Tek” kelimesi ile “ortak” kelimesi yan yana gelince, ortaya bir oxymoron çıkıyormuş, hele “tek ortaklı ortaklık” lafıyla iş sulandırılıyormuş gibi bir hava esiyorsa da, bu ucube, yeni Ticaret Kanunumuzun elde kalan son reformist tarafını teşkil etmektedir.Ve görülüyor ki, bazılarının belki de haklı olarak “şirket sahibi” olarak kabul ettikleri şirket ortakları tarafından büyük memnuniyetle karşılanmış olup, tatbikatına da süratle girişilmiş bulunuyor.Bu ucube sayesinde bir takım insanlar, ortak veya pay sahibi gibi unvanlardan arınıp, gerçek anlamda şirket sahibi haline gelmektedirler.

Yeni kanun, anonim şirketi ortak sayısı (1)’ den fazla olan, limited şirketi de ortak sayısı (50)’yi geçmeyen sermaye şirketi olarak tanımlıyor.Böylece ortaya, tek ortaklı ortaklık gibi bir hilkat garibesi çıkıyor.Kanun, halihazır ortaklıkların, kelime anlamına uygun olarak (1)’den fazla ortaklı olduğuna aldırmaksızın, bunların nasıl dönüşeceği,  her fırsatta sözünü ettiği kurulların nasıl işleyeceği hususunda herhangi bir hüküm ihtiva etmiyor. Benim duyumlarıma göre olay, esnaftan bozma şirket sahipleri tarafından büyük iştiyakla karşılanmış ve tek ortaklı ortaklıkların tescili de başlamış.Geçenlerde bir TV kanalında, bu işlerde erbap olan bir yeminli mali müşavirinin kulak kabarttığım açıklamalarından anladığıma göre, bazı ticaret sicilleri işleri kolaylaştırıp, şirket sahibinin isteğini hemen tescil ediveriyorlarmış, bazıları da  bu işe akıl erdiremeyip, zorluk çıkarıyorlarmış.Ama açıklama yapan kişi, kısa zamanda işlerin yoluna gireceği ümidini izhar etti. Her halde bir bildiği vardır.

Evvela şu hususu belirtmeli ki, birbirlerine ne kadar benzerse benzesinler, anonim ve limited şirketlerin yapısında ve işleyişlerinde bazı farklılıklar vardır ve bu farklılıklar, ortak sayısında da ortaya çıkar.

Limited Şirkette Tek Ortağa Geçiş ve Kurulların İşleyişi

Bizim memleketteki limited şirketler genellikle ve prensip olarak iki ortaklıdır. Ortaklardan birisi, eş, ana, baba, kardeş gibi, asıl ortağa yakınlığı olan bir kişidir.Hele bu ortak, oğlunun veya kızının hatırı için ortak olmuş bir emekliyse, ortada fevkalade vahim bir durum var demektir. Zira bu zavallının emekli aylığından sosyal güvenlik destek primi (EGDP) diye kesinti yapılmakta, daha doğru bir deyişle haraç alınmaktadır. Böylesine acayip bir uygulamaya, hele hele adli mercilerce hakkaniyete uygun telakki edilmesine başka memleketlerde rastlanmayacağını sanıyorum.

Tek ortaklı ortaklığa geçiş için yapılacak ilk iş,dolgu maddesi mahiyetindeki ortakların ortaklık paylarını, şirket sahibi sıfatını kazanacak kişiye devretmeleridir. Bilindiği gibi bu iş, noterde yapılacak bir devir sözleşmesi ile yapılır. Kanunda açıkça yazılı olmamasına rağmen…

Şirket esas mukavelesinde de değişiklik yapılması gerektiği kanaatindeyim.Kanunun 576’ncı maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendine göre, “müdürlerin adları, soyadları, unvanları (tüzel kişi temsilcisi ise) vatandaşlıklarının” esas mukavelede yazılı olması gerekir. Eldeki mukavelenin “sermaye” maddesinde, sermayenin ne kadarının kimlere ait olduğu yazılıdır. Bu maddenin değiştirilerek,  sermayenin tamamının ait olduğu kişinin belirtilmesi lazımdır.Eldeki mukavelede bir de “temsil ve ilzam” maddesi vardır. Bu maddede genellikle şirketin müdür veya müdürlerinin kimler olduğu,imza yetkilerinin nereye kadar olduğu yazılıdır. Bu maddenin de değiştirilerek, tek başına kalan kişinin müdür olduğu ve şirket unvanı altında tek başına koyacağı imza ile şirketi temsil ve ilzam edeceği yazılmalıdır. Esasen kanunun 623’üncü maddesinde “En azından bir ortağın şirketin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir” denilmektedir. Demek ki tek başına kalan ortak, mecburen müdür olacaktır.Bu kişi, kendisinden başka bir kişiyi de müdür olarak atayabilir. Ancak her hal ve karda, kendisi müdür olmak zorundadır.

Kanunun 574’üncü maddesinin 2’nci fıkrasında “Ortak sayısı bire düşerse durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde müdürlere yazıyla bildirilir. Müdürler , bildirimin alınması tarihinden başlayarak yedinci günün sonuna kadar, şirketin tek ortaklı olduğunu, bu ortağın adını, yerleşim yerini ve vatandaşlığını tescil ve ilan ettirirler, aksi halde doğacak zarardan sorumlu olurlar.” denilmektedir.İşte şimdi pandomim başlıyor. Ortada kalan tek ortak, (zaten aynı zamanda müdürdür de) kendi kendine bir yazı yazacak ve kendisinden başka ortak kalmadığını, kendisisinin adını, sanını falan kendi kendine bildirecek.Sonra bu yazıya müstenit bir yazıyla ticaret siciline gidecek ve tescil ettirip ilan ettirecek. Bütün bunları yaparken esas mukavelenin değişmesi gereken maddelerini de değiştirip tescil ettirivermelidir.Eldeki esas mukaveleler hep, birden  fazla ortağa göre yazıldığı için, yukarıda aklıma gelenlerin dışında da değişmesi gereken maddeler bulunabilir. Bunları da tarayıp, işi bir çırpıda bitirmekte fayda vardır.

Burada asıl unutulmaması gereken, ortak sayısındaki düşüşün “ortaklar pay defterine” işlenmesidir. Bizim memlekette ne anonim ne limited  şirketlerde pay defteri tutmak diye bir adet pek yoktur. Unutulmamalı ki yeni Ticaret Kanunu ile ortaklar pay defterinin yanı sıra yönetim ve genel kurul karar defteri de ticari defterler arasına alınmış ve tasdiki mecburi kılınmıştır.Limited şirketlerle ilgili 594’üncü madde de “Pay Defteri” başlığını taşımakta olup, deftere neler yazılacağı belirtilmektedir.Genel olarak 64’üncü maddede yer alan ticari defterlerin tutulması ve tasdiki ile ilgili hükümler Temmuz ayında yürürlüğe girmiş olmakla birlikte,bu konuda Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından tebliğ çıkarılacağından henüz yürürlük söz konusu değildir. Şu da akıldan çıkarılmamalı ki, tek ortak ta kalsa, limited şirket, limited şirkettir ve limited şirketlere ait tüm vecibeleri yerine getirmekle yükümlüdür.Tek ortak da olsa, tek başına müdür de olsa, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi defterler, kırtasiyeciden alınıp tasdik ettirilip bir kenara konulacak ve şirket müfettişleri geldiğinde ibraz edilecektir.Bu işin yapılmamasının cezası dört bin lira idari para cezasıdır. Zaten şirket müfettişinin bakacağı şey de bu defterlerin varlığı ve tasdikidir. Kaldı ki kanun, fırsat buldukça yönetim kurulunun görevlerinden ve yetkilerinden bahsetmektedir.Ortak tek başına da kalsa, yönetim kurulu sayılacağından  bu görevleri yerine getirmek ve yetkilerini kullanmak zorundadır. Bu nedenle defterlere zaman zaman bir şeyler de yazmak gerekebilir.

Anonim Şirketin Tek Ortaklı Hale Gelmesi           

Anonim şirketlerle ilgili hükümler kanunun 329’uncu ve izleyen maddelerinde yer almakta olup, 338’inci maddede “Anonim şirketin kurulabilmesi için pay sahibi olan bir veya daha fazla kurucunun varlığı şarttır.” denildikten sonra 2’nci fıkrada “Pay sahibi sayısı bire düşerse,durum,bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde yönetim kuruluna yazılı olarak bildirilir.Yönetim kurulu bildirimi aldığı tarihten itibaren yedi gün içinde şirketin tek pay sahipli bir anonim şirket olduğunu tescil ve ilan ettirir.Ayrıca hem şlirketin tek pay sahipli olarak kurulması hem de payların tek kişide toplanması halinde tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı da tescil ve ilan edilir. Aksi halde doğacak zarardan bildirimde bulunmayan pay sahibi ve tescil ve ilanı yaptırmayan yönetim kurulu sorumludur.” Denilmektedir.

Görülüyor ki kanun, anonim şirketin ortak sayısı hakkında hiçbir  sınırlama veya zorlama getirmemiş, bazı kişilerin kendilerini anonim şirket sahibi zannetmelerini teşvik bile etmiştir.Zaten kanunda, şirket ortakları ile ilgili başkaca bir hüküm bulunmayıp,diğer bütün maddeler, sanki çok ortak varmış ta, bunlar  yönetim kurulu seçeceklermiş de, yönetim kurulu şunu bunu yapacakmış gibi yazılmıştır.

Kuruluş anında tek ortak varsa sorun çıkmaz. On adam tek başına yönetim kurulculuk oynar, olur biter. Ancak ortak sayısının azaltılması, kanaatimce bazı sorunlar yaratma istidadındadır.Hali hazır anonim şirketler 5 veya daha fazla ortaklı olup, yönetim kurulları da en az üç üyelidir.Kurucu ortakların adları ve diğer hususlar kuruluşta esas mukaveleye yazılı olup daha sonraki pay devirleri ile değişmiş olsalar da, yönetim kurulunun sayısı kanunla belirlenmiş olduğundan, ortada mutlaka 3 kişi vardır. Anonim ortaklıkta ortak sayısını azaltmak için ilk önce yapılacak iş, esas mukavelenin değiştirilmesidir.Esas mukavele değişikliği de genel kurul kararına bağlıdır. Her neyse şimdiki ortaklarla genel kurulu toplayıp esas mukaveleyi değiştirmek zor bir iş değilse de, bilindiği gibi, genel kurullarla ilgili en zor ve hazzedilmeyen iş bakanlık temsilcisini getirip götürmektir.Hele ilçeler bakımından bu iş bayağı dert oluyordu. Eski kanunda, genel kurullarda bakanlık  temsilcisinin bulunması şartı vardı. Şimdi bu şart kaldırıldı ama, bulunup bulunmayacağı, hangi ahvalde bulunacağı, görev ve yetkilerinin ne olacağı ve ücret tarifesi Ticaret Bakanlığının çıkaracağı yönetmelığe bırakıldı.Halen 1996 yılında çıkarılmış bir yönetmelık var ama, eski kanuna göre çıkarıldığı için bütün anonim şirketler için geçerli.Oysa yeni yönetmelik, bazı şirketleri temsilci zahmetinden kurtarabilir. Bu bakımdan esas mukavele değişikliği için bu yönetmeliği beklemekte yarar olduğunu düşünüyorum.Esas mukavele değişikliği ile ortak sayısı ve yönetim kurulu sayısı belirlenince iş kolaylaşır. Dolgu maddesi ortaklar, paylarını, ortaklığa devam edecek olana veya olanlara devredip, ortadan çekilirler. Ortak sayısının bire  inmedikçe her hangi bir tescil ve ilana gerek yoktur.Sayı bire indiği takdirde 338’inci madde işlemeye başlar.O tek kişi hem genel kurul, hem yönetim kurulu olur ve işler yürür gider.

Pek tabii ki o tek ortak, yönetim kurulunun kanunda yazılı bütün görevlerini yapacak ve yetkilerini kullanacaktır.Tüm defterlerin kırtasiyeden  alınıp tasdik ettirilmesi ve içlerine bir şeyler yazılması, bu kişinin başlıca görevidir.

Genel kurul meselesi dışında, tek kişilik ortaklık açısından, limited ile anonim şirket arasında bir fark yoktur.Yalnız burada önemli bir hususu önemle tebarüz ettirmek istiyorum. Eski kanuna göre yönetim kurulu üyeliği için şirketin ortağı olmak şarttı. Beş adet kurucu zaten zor zahmet tedarik edildiğinden, bir yönetim kurulu üyeliği boşaldığında, karalar bağlanıyordu. Yeni kanunun “Üyeliğin Boşalması” başlıklı 363’ üncü maddesi, boş kontenjanın doldurulması bakımından eskisinin benzeri olmakla birlikte, şirket ortaklığı şartını kaldırmaktadır. Maddede “kanuni şartları haiz birinin, ilk genel kurula kadar yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirileceği” yazılıdır.Bu husus, evlat hatırı için yönetim kurulu üyesi olmuş emekliler bakımından çok önemlidir.Benim tavsiyeme kulak verilecek olursa, bu durumdaki emekliler derhal yönetim kurulundan istifa etmeli ve yerlerine birileri atanıvermelidir.Nasıl olsa yönetim kurulu üyeliği şartlarını hemen herkes haizdir. Emekli kişinin yönetim kurulu üyeliğinden istifası derhal tescil ve ilan ettirilip, durum Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde takibe alınmalı ve para kesintisinden kurtarılmalıdır.

Bir zamanlar kurulmuş, paylarını halka arz etmiş, fakat şu veya bu şekilde hamiline pay sahibi ortakların kimler olduğu bilinmeyen bazı anonim şirketler vardır. Bu tip şirketlerde ilk kurucular bir yolunu bulup şirketin içini boşaltmış, vaktiyle ellerine birer parlak kağıt verilen zavallılar da kahredip ortalıktan kaybolmuşlardır. Şirketten ümidini kesmeyen bazı ortaklar yönetime geçmiş, uğraşıp durmaktadırlar.Ellerindeki kağıtlarla ortalıktan kaybolmuş ortaklar genel kurullara da gelmezler, ama her yıl ilanlar yapılmasına sebep olurlar. İşte bu tip şirketlerin az ortaklı veya tek ortaklı hale gelmeleri mümkün değildir. Çünkü kim oldukları bilinmediği için, ellerindeki pay senetleri bir şekilde iktisap edilememektedir. Durum böyle tuhaf bir şekilde sürüp gitmektedir ve gidecektir. Çaresi yoktur.

Bu yazıyı okuyan bazı kişiler, benim eski bir memur olmam nedeniyle işleri yokuşa sürdüğümü, hiç böyle şeylere lüzum olmadığını, ticaret siciline verilecek bir dilekçe ile her şeyin yoluna gireceğini söyleyebilirler. Ama ne yazık ki işin doğrusu benim söylediğim gibidir. “Olmaz bir şey, işine bak!” zihniyeti yüzünden memleket şirket çöplüğüne dönmüş durumda. Bu çöplüğün daha fazla koku salmaması için, yeni kanunu değiştiren yeni kanuna sayfa sayfa madde yazmışlar.

Netice itibariyle, tek ortaklı anonim ve limited ortaklıklar, sözüm ona yüzümüzü batıya döndüğümüz zannıyla hayatımıza girmiş ucubeler olup, esnaftan bozma şirket sahipleri tarafından coşku ve heyecanla karşılanmış bulunuyor. Bu şirket sahiplerinin muhasebecilerine para vermekten hiç mi hiç hoşlanmadıkları dikkate alındığında, başlarının belaya girmesi işten bile değildir.Ne var ki memleketimizin İngiltere olmadığı, suç işlemenin oldukça serbest olduğu hatta teşvik bile edildiği de bu şirket sahipleri tarafından çok iyi bilinmektedir. Sanıyorum bu tip şirketleri hizaya getirmek ve memlekete az çok medenileşmeye başlamış insanlar kazandırmak, yeni ihdas edilen şirket müfettişlerine düşen bir görev oluyor.

Aydın ERDİM

Yeminli Mali Müşavir