Türk Ticaret Kanunu

Yürürlük Tarihi

Ticaret Kanunu 14 Şubat 2011’de Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun

Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’da belirtildiği üzere

Yeni Türk Ticaret Kanunu, -iki grup hüküm müstesna-, 1 Temmuz 2012’de

yürürlüğe girecektir.

a) Birinci grubu sermaye ortaklıklarının bilgi toplumu hizmetlerine

özgülemek amacıyla açacakları internet sitesine ilişkin hükümler

oluşturmaktadır. İnternet sitesi, modern ticaret hukukunun

kullandığı bir bilgi açıklama aracıdır. Sermaye ortaklıklarının

paysahiplerini veya ortaklarını, işçilerini, tedarikçilerini; tahvil,

finansman bonosu vs. gibi borçlanma senedi alacaklılarını, nihayet

yatırımcıları ilgilendiren seçilmiş bilgiler bu sitede yer alacaktır.

İşte bu mekanizmaya ait hükümler 1 Temmuz 2013’den itibaren

uygulanacaktır.

b) İkinci grup, sermaye şirketlerinin Uluslararası Denetleme

Standartlarının özdeşi olan Türkiye Denetleme Standartlarına

göre denetlenmesi hakkındaki hükümlerle finansal raporlama

standartlarından meydana gelir. Gerçek ile tüzel kişi tacirlerin

Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’nın (IFRS) özdeşi olan

Türkiye Muhasebe Standartları’na tabi olmasını öngören finansal

raporlamaya ilişkin düzenlemeler 1 Ocak 2013’den itibaren geçerli

olacaktır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme

I. Şirketler Hukukuna İlişkin

Ortak Kurumlar

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 9

A. Kurumsal Yönetim

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na (“Yeni Kanun”) hâkim olan düşünce; kurumsal yönetişim,

yani “Corporate Governance”ın, halen borsa şirketleri için öngörülen kurallar bütünü

olmasına rağmen, esasında tüm işletmelere uygulanması gereken bir kodeks olduğudur.

Bu kodeks yatırımcıya güven vermeyi, sürdürülebilir gelişmeyi hedefler. Bu sebeple Yeni

Kanun, tüm sermaye şirketlerine uygulanan iyi yönetime, iç ve bağımsız denetime ilişkin

somut hükümler getirmiştir. Yeni Kanun’un amacı son yıllarda dünyada yaygınlık kazanan

ancak ülkelerin ekonomik finansal, siyasal ve kültürel yapılarının farklılığı dolayısıyla

çeşitlilik gösteren bu açılımı, Türk hukukuna sade ve karmaşa yaratmayacak şekilde

yansıtmaktır. Yeni Kanun’a temel oluşturan kurumsal yönetim kodeksi şöyle özetlenebilir.

1. Yeni Kanun’un kurumsal yönetim yaklaşımı dört ana temel üzerine oturmaktadır. (1)

derinlemesine şeffaflık, (2) adillik, (3) hesap verilebilirlik, (4) sorumluluk. Bu dört ana

temel, kurumsal yönetim öğretisinde evrensel niteliktedir.

2. Derinlemesine şeffaflık, münferit şirketin ve şirketler topluluğunun (1) Finansal

Tablolarında, (2) Yönetim kurulunun (“YK”) yıllık faaliyet raporunda, (3) Bağımsız

denetiminde, (4) İşlem denetçisinde ve (5) Tüm denetleme raporlarında aranmıştır.

3. Adillik, menfaatler dengesi kurularak ve nesnel adalet ile sağlanmıştır.

4. Hesap verilebilirlik, YK raporlarında, bilgi akışında, geniş bilgi ve inceleme haklarında

somutlaşmıştır.

5. Sorumluluk, hesap verilebilirliğe paralel olarak düzenlenmiştir.

6. Pay sahiplerine tanınan dava, aktif ve pasif bilgi alma, inceleme hakları, kolay işleyen

hukuki mekanizmalar eşliğinde oluşturulmuştur.

7. Azlık hakları listesi zenginleştirilmiştir.

8. İmtiyazlı paylar sınırlandırılmıştır.

9. YK’da pay sahipleri grupları ile azlığın temsil edilmesi olanakları artırılmıştır.

10. Sermaye Piyasası Kurulu’na (“SPK”) kurumsal yönetim kodeksi yapma tekeli

verilmiştir. Bu yetki, kodeksin güncelliğini ve dinamizmini sağlayacaktır.

11. Halka açık YK’ya kurumsal yönetim raporu yayımlamak zorunluluğu getirilmiştir.

12. Organlarda profesyonelliğe ve uzmanlaşmaya vurgu yapılmıştır.

B. Sermaye Şirketlerinin İnternet Sitesi, Bilgi Toplumu

Hizmetleri ve Erişim Hakkı

Yeni Kanun’da her sermaye şirketi bir internet sitesi açmaya, böyle bir site mevcutsa bir

bölümünü bilgi toplumu hizmetlerine özgülemeye mecbur tutulmuştur.

Yeni Kanun “bilgi toplumu”nu bilgiye ulaşabilen toplum olarak anlamaktadır. Bu yaklaşım,

10 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

sermaye şirketleri bağlamında gerçekleşmektedir. İnternet sitesine;

1. a. Şirketle ilgili olup, pay sahibini, küçük yatırımcıyı, alacaklıyı ve şirkette menfaati

olan kişileri ilgilendiren tüm bilgiler,

b. Genel kurul (“GK”) toplantısı belgeleri ve çağrıları,

c. Yılsonu ve ara dönem finansal tabloları ile birleşme, bölünme bilançoları,

d. Denetleme raporları (denetçi, işlem denetçisi, özel denetçi ve benzeri raporları),

e. Değerleme raporları,

f. Rüçhan hakkı kullanma çağrıları,

g. Tasfiyeye ilişkin ilanlar,

h. İptal davası ilanları, ve benzeri bilgiler konulur.

2. İnternet sitesine erişim açık ve engelsizdir. Bundan erişim olanağı ve erişim hakkı

doğar.

3. Bu site elektronik GK ve YK’yı gerçekleştirir, oy kullanımını sağlar.

4. Bir çeşit eksiksiz, görsel elektronik sicil dosyasıdır.

5. Site Türk hukukuna menfaat sahibi (Stakeholder) kavramını getirmiştir.

6. İnternet sitesine konulan içerik, üzerinde bulunan tarihten itibaren en az altı ay süreyle

internet sitesinde kalır, aksi halde konulmamış sayılır. Finansal tablolar için bu süre

beş yıldır. Yeni Kanun 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girmekle birlikte,

internet sitesine ilişkin hükümleri içeren 1524 üncü madde 1 Temmuz 2013 tarihinden

itibaren yürürlüğe girecektir.

C. Tek Pay Sahipli Anonim Şirket (“A.Ş.”) ve Tek Ortaklı Limited

Şirket (“L.Ş.”)

Genel Olarak

Yeni Kanun’un büyük bir ihtiyaca cevap veren bir diğer önemli yeniliği de tek pay sahipli

A.Ş. ve tek ortaklı L.Ş.’dir. Bu tek kişilik şirket, Yeni Kanun’da, Avrupa Birliği’nin (“AB”)

şirketlere ilişkin 12. yönergesinin Türk hukukuna aktarılması yoluyla düzenlenmiştir.

• Tek pay sahipli A.Ş. ve tek ortaklı L.Ş. hem kurulabilir hem de çok pay sahipli/

ortaklı olarak kurulan A.Ş. ve L.Ş. daha sonra tek pay sahibine veya ortağa

düşerlerse, yasal bir şekilde yine faaliyetlerini sürdürebilirler.

• Şirket tek kişiyle kurulmuşsa ticaret sicilinde bu niteliği, tek ortağın adı, ticaret

unvanı, adresi tescil ve ilan edilir.

• Şirket birden çok pay sahibiyle veya ortakla kurulmuş olup da daha sonra pay devri,

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 11

çıkma ya da çıkarılma gibi işlemlerle pay sahibi veya ortak sayısı bire düşmüşse,

şirket faaliyetine aynen devam eder ve tüzel kişiliğini korur, hali hazırda yürürlükte

olan Türk Ticaret Kanunu’nun (“TK”) aksine, bu halde fesih davası açılamaz. Ayrıca

bu durum hemen ticaret siciline tescil ve ilan edilir ve tek ortak haline gelen kişiye

ilişkin kimlik bilgileri verilir.

• Şeffaflık ve kamuyu aydınlatma ilkesinin gereği olan bu tanıtıcı ve açıklayıcı

bildirim yapılmazsa, bundan hem YK hem de tek pay sahibi/ortak; hatta bir yoruma

göre şirketi bu konuma sokan işlemin diğer tarafı da sorumlu tutulabilir.

• Tek pay sahibi veya ortak tek başına GK’nın bütün yetkilerini kullanabilir, bütün

kararları alır, ancak GK sıfatı ile verilen bütün kararların GK kararı olduğunun

belirtilmesi ve kararların yazılı olması şarttır.

• Tek pay sahibi/ortak kendi kendisiyle ancak yazılı olarak işlem yapabilir. Aynı

kural; tek ortaklı veya pay sahipli şirketin temsilcisiyle tek ortağın kendisi veya

şirket arasındaki işlemlerde de geçerlidir. İş hayatının ölçülerine göre günlük işlem

sayılan işlemler için söz konusu kural uygulanmaz.

Tek kişilik şirket “şirket” kavramı ile çelişmez mi?

Tek kişilik şirket “şirket” kavramı ile çelişmez. Yeni kurama göre şirket; birden ziyade

ortağı olan bir kişi birliği değil, üretim yapan, mal ve hizmet arzeden işletmesel bir

örgütlenmedir. Şirket, bir işletme konusunun elde edilmesi için işlemekte olan birimin

adıdır. Yeni kurama göre, şirketin tek pay sahibi veya ortağı olabilir, ancak 10-15 kişilik

yönetim kurulu, çeşitli denetim komiteleri ve kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde

birçok komisyonları bulunabilir. Önemli olan işletme konusuna uygun, en iyi yönetim ve

denetime tabi düzendir. Şirketi tanımlayan unsur, bir işletme konusunun elde edilmesi için

yönetimsel örgütlenme, etkin denetim, rekabet edebilir bir güce sahip bulunma, ulusal ve

uluslararası piyasaların bir parçası olmaktadır. Ortak sayısı marjinalde kalan, belirleyici

olmayan bir noktadır. Ortak sayısı borsa şirketi veya halka açık şirket olarak tanımlamada

etkilidir, ancak şirketi, modern anlayışta tanımlamaz. Pay sahibi sayısının önemli olduğu

tek durum şirketin pay senetlerinin borsada işlem görmesidir. Bu nitelik, şirketi Borsa

A.Ş. sınıfına sokar. Tek kişilik A.Ş. kolaylıkla Borsa A.Ş.’ye dönüşebilir. Bu derece esnek

olanaklara sahip bulunan bir şirketi tek pay sahipli veya ortaklı diye şirket saymamak aşırı

şekilcilik olur.

Tek pay sahipli A.Ş. veya tek ortaklı L.Ş.’ye olanak vermeyen hukuk sistemleri, derneklerin,

vakıfların, sendikaların, üniversitelerin kendileri ile ilgili şirketler kurması imkanını

ortadan kaldırmıştır.

Tek pay sahipli veya ortaklı şirket şu gereksinimlere cevap verir.

1. Tek kişi işletmesinden sınırlı sorumlu bir şirket türüne, yani A.Ş. veya L.Ş.’ye

geçmek isteyen işletme sahibinin, bu şirketi tek kişiyle kurması olanağını sağlar.

Böylece şirket sahibinin yanına “saman adam” gibi kişileri alması zorunluluğu

ortadan kalkmış olur.

12 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

D. Şirketler Topluluğu

Genel Olarak

Birden çok sermaye şirketinin, hakimiyet (kontrol altında tutma) ilişkileri bağlamında,

önceden belirlenmiş ve somut politikalara göre yönetilmesi amacıyla oluşturulan şirketler

topluluğu (“Topluluk”) Türk hukukunda ilk defa Yeni Kanun ile düzenlenmiştir. Şirketler

topluluğu Anglo-Amerikan çevrelerinde “Corporate Group” Alman hukukunda “Konzern”

diye anılır.

Yeni düzenleme ile önemli bir kanun boşluğu doldurulmuş ve önemli bir ihtiyaca cevap

verilmiştir. Bu hükümlerle:

• Kontrol altında tutan hâkim (ana) şirket ve kontrol altında bulunan bağlı (yavru)

şirket kavramları açık tanımlara kavuşmuş ve bunların hukuki konumları ile

ilişkilerinin düzeni belirlenmiştir.

• Hâkim ve bağlı şirket konumlarına sahip şirketlerin bunu kamuya açıklamaları

öngörülerek modern şirketler hukukunu temellendiren şeffaflık ilkesinin gerekliliği

yerine getirilmiştir.

• Hâkim ve bağlı şirket ilişkilerinin bu her iki şirket yönetim kurulunca her yıl

bir rapora bağlanması zorunluluğu öngörülmüştür. Böylece bu şirketlerin

yönetimlerinin ilişkinin sonuçları hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmaları

sağlanmıştır. Bu bilgi ile yönetim kurulları bağlı şirketin durumunu daha iyi

göreceklerdir. Anılan raporla, yönetim kurulları şirket temelinde kayıpları ve

kazançları açıkça belirleyebilecek ve kararlarını bilinçle alacaklardır.

• Yeni Kanun, bu raporların kamuya açıklanmamasını, sadece sonuç bölümünün yıllık

faaliyet raporuna alınmasını öngörerek gizliliğe tam anlamı ile uymuştur.

• Yeni Kanun, ilk defa karşılıklı iştirak fenomenini de Avrupa Birliği düzenlemelerine

2. Bir vakıf, dernek veya üniversite, bir şirket kurmak istediğinde, doğal olarak, bu

şirketin tek ortağı veya pay sahibi olabilir. Bu ortağın yanına yapay pay sahipleri

veya ortaklar alınması çoğu kez bu kuruluşların amacıyla bağdaşmaz.

3. Bir A.Ş. veya L.Ş. kendi işletme konusunun yan sanayini kurmak isterse, bunu

tek başına ve bu yeni şirkete dayanarak yapabilir. Örneğin, bir buzdolabı üretim

şirketi, buzdolabının kapak rafları için bir plastik şirketi kuracaksa yanına ihtiyacı

olmadığı halde ortak almak zorunluluğundan kurtulur.

4. Tek pay sahipli veya ortaklı şirket Avrupa ülkelerinde çok yaygın olduğu için

Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen şirketler Türkiye’deki doğrudan yatırımlarını

tek pay sahibi ve ortak olarak bizzat kurabilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 13

uygun hükümlere bağlamıştır. Karşılıklı iştirakin kötüye kullanılmaya müsait

olduğu ve hakim pay sahibi ile yönetim kurulu tarafından yönetimlerini güçlendirici

bir silah olarak kullanılabileceği hallere kapı kapatılmıştır.

Hakimiyetin Kötüye Kullanılması

Yeni Kanun, bağlı şirketteki, Topluluğa dahil olmayan pay sahiplerini, çeşitli dava hakları

ve diğer mekanizmalarla korumuştur. Bunlar arasında, Topluluk dışındaki pay sahiplerinin

paylarını hakim ortağa satarak bağlı şirketten ayrılmaları (sell-out) olanağını öngören

hükümler de vardır. Pay sahipleri ile şirket alacaklılarına tanınan dava hakları, bağlı

şirketin kayıplarının belli bir süre içinde telafi edilmesine ilişkin yeni açılımlardır.

Yeni Kanun, hakim şirketin hakimiyetini kötüye kullanmasının hukuki sonuçlarını iki

büyük kategoride düzenlemiştir.

Birinci kategoride, ana şirketin hakimiyetini,

• Bağlı şirketin, işinin bir kısmını, fonlarını, personelini, üretim araçlarını, karını;

Topluluktaki başka bir bağlı şirkete veya hâkim şirkete devretmesi amacıyla

kullanması,

• Bağlı şirketin, üretim birimlerini, Topluluğun başka bir bağlı şirketi lehine

kapatması, yenilememesi, kapasitesini artırmaması, ihaleye girmemesi için bir araç

haline getirmesi,

• Bağlı şirketin Topluluğun başka bir şirketi veya ana şirket için kefil olması, garanti

vermesi, borç yüklenmesi, alacak sağlaması yönünde harekete geçirmesi,

İkinci kategoride ise,

• Hakimiyet kullanılarak bağlı şirketin başka bir veya birkaç Topluluk şirketiyle

birleşmesi,

• Bir topluluk şirketinin bunlar lehine bölünmesi,

• Bir topluluk şirketinin haklı bir sebep yokken topluluk menfaati için tür

değiştirmesi,

• Bir topluluk şirketinin topluluk menfaati için menkul kıymet ihraç etmesi,

• Topluluk menfaati için esas sözleşmesini değiştirmesi yer alır.

Bir ticaret şirketinin diğer bir ticaret şirketini kontrol (hakimiyet)

altına almasının araçları;

• Oy haklarının çoğunluğuna sahip olmak veya,

• Yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini

sağlamak hakkını haiz bulunmak veya,

14 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

E. Şirketlerde Yapısal Değişiklikler

Yapısal Değişikliklere Hâkim Ortak İlkeler

Yeni Kanun’un birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin hükümlerini ticaret

ortaklıklarında “yapısal değişiklikler” başlığı altında toplayabiliriz. Yapısal değişikliklerin

her üç tipine de uygulanan ortak ilkeler şunlardır:

• Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak tek başına veya diğer pay

sahipleriyle ya da ortaklarla birlikte oy haklarının çoğunluğunu (oy sözleşmeleri)

elde etmek veya,

• Bir borçlar hukuku sözleşmesi gereğince şirketi yönetmek ve yöneltmek

(hakimiyet sözleşmeleri).

Pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde yani borsa-şirketlerinde, çoğunluğa

sahip olmadan şirketin yönetilmesi hakimiyete karinedir. Yani, aksi ispatlanabilir.

Şirketin tepesinde

• Yerli/yabancı bir ticaret şirketi,

• bir gerçek kişi,

• şirket dışında dernek, vakıf, sendika gibi bir tüzel kişi,

• tüzel kişi olmayan bir topluluk da (miras ortaklığı, adi şirket/konsorsiyum),

yer alabilir.

• Bu hâkim yerli/yabancı olabilir. Merkezi yurtiçinde/dışında bulunabilir.

Tüm bu hallerde Yeni Kanun’un ilgili hükümleri uygulanır.

Yüzde Yüz (Tam) Hakimiyet Hali

Bir ticaret şirketi, bir sermaye şirketinin yüzde yüzüne sahipse (tam hakimiyet), bu

şirket üç istisnai hal haricinde Topluluğun belirlenmiş ve somut politikaları gereği

olmak üzere bağlı şirkete talimat verebilir. Bu üç istisnai hal şudur:

1. Bağlı şirketin ödeme gücünü aşan,

2. Varlığını tehlikeye düşürecek olan,

3. Önemli varlıklarını yitirmesine yol açabilecek nitelik taşıyan talimatlar. Kısaca: Bu

üç halde, tam hakimiyet mevcut olsa bile, talimat verilemez.

Güvenden Doğan Sorumluluk

Topluluk, toplumda büyük itibara kavuşmuş ve güven yaratmışsa, bu güveni

Topluluk bağlamında kullanırsa sorumlu olur.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 15

• Ülkesellik: Yapısal değişiklikler Yeni Kanun’da ülkesellik ilkesi bağlamında gerçekleşir.

Sınır aşan birleşme ve bölünme Türk hukukunda mevcut değildir.

• Merkez Taşınmaları: Yeni Kanun, TK gibi bazı şartlara bağlı olarak bir şirketin

merkezinin yurt dışına taşınmasına izin vermiştir. Türk Ticaret Kanununun

Uygulanması ve Yürürlüğü Hakkında Kanun Türk hukukunda ilk defa yurt dışına

taşınmayı ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir. Bir işletmenin yurt dışındaki merkezini

Türkiye’ye taşıması ise Ticaret Sicili Tüzüğünde yer almaktadır.

• Koruma: Her birleşme ve bölünmede ve tür değiştirmede devrolunan veya bölünen,

tür değiştiren şirketteki ortaklık payının ve haklarının ve intifa senedinden doğan intifa

hakkının, tahvil ve benzeri borçlanma senetlerindeki hakların gidilen yeni şirkette

aynen devamı ve korunması ilkesi hakimdir. Bu ilkenin ortaklık payından doğan haklar

dışındaki hakların korunması kısmı yenidir.

• Yapısal değişiklikler, bir bilanço bağlamında gerçekleşir. Yapısal değişiklik sürecinde

aktif ve pasif varlıklarda değişiklikler, sonucu etkileyen değişiklikler olursa

hesaplamalar değişir.

• Tüm hak sahiplerine inceleme hakkı verilmiştir.

• Yapısal değişiklik işlemlerinin işlem denetçisi aracılığıyla denetlenmesi kabul edilmiştir.

• Yapısal değişiklikten işçiler korunmuştur.

• Yapısal değişikliklere ilişkin özel bir iptal davası ve sorumluluk öngörülmüştür.

Yeni Kanun, şirketlerde yapılacak yapısal değişiklikleri, yani bölünme, birleşme ve

tür değiştirmeyi 60 maddede düzenlemiştir. Bu hükümlerin çoğu, ortakların, ortaklık

alacaklılarının, işçilerin korunması; bunların haklarının ve alacaklarının güvence altına

alınmasına ilişkindir. Koruyucu kurum, mekanizma ve dava haklarının bir kısmı tüm

yapısal değişiklikler için ortak hükümlere bağlanmıştır; diğerleri ise paralel düzenlemeler

olup, farklılıklar özel kurallara tabi tutulmuştur. Aşağıda bölünme açıklanırken gerekli

bilgiler verilecek, birleşme ve tür değiştirmede aynı ayrıntıya inilmeyecektir.

Bölünme

Genel Olarak

TK’da sermaye şirketlerinin yeniden yapılandırılmalarında önemli rol oynayan bölünmeye

ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu konudaki ilk ve tek kanuni düzenleme

2001 yılında 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (“KVK”) 38. ve 39. maddelerinde

yapılan değişikliktir. 21 Haziran 2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 sayılı KVK’nın

19. ve 20. maddeleri bu ilk kuralların yerini almıştır. KVK’da tam ve kısmi bölünme

tanımlanmış olmakla beraber, bölünmeye özgü usul gösterilmemiştir. Ayrıca bölünmenin

tarafları ile bunların ortaklarını koruyucu kurallar da mevcut değildir. İlk düzenlemede

önemli hukuki boşluklar bulunduğundan, bölünme işlemine, uygulamada hemen hemen

hiç başvurulmamıştır. Bunun üzerine, T.C. Maliye Bakanlığı ile T.C. Sanayi ve Ticaret

Bakanlığı, “Anonim ve Limited Şirketlerin Kısmi Bölünme İşlemlerinin Usul ve Esaslarının

Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ” adı altında 16 Eylül 2003 tarihinde Resmi Gazete’de

16 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

yayımlanan ortak bir tebliğ çıkarmıştır. Bu tebliğin pratik çözümler getirmesi sebebiyle

bölünme işlemi sermaye şirketleri açısından uygulama alanı bulmuştur. Ancak, söz konusu

tebliğde yalnız kısmi bölünmeye ilişkin usul ve esaslara yer verilmiştir. Şirketlerin tam

bölünme yoluyla bölünmelerine ilişkin hiçbir yasal kural bulunmamaktadır.

Yeni Kanun, 82/891/AET sayılı Yönergesini ve İsviçre Birleşme Kanunu’nu model alarak,

sermaye şirketlerinin ve kooperatiflerin tam ve kısmi bölünmelerini ayrıntılı bir şekilde

hukukumuza getirmiştir. Böylece, Türk hukukunda hem kısmi hem de tam bölünmenin

sermaye şirketleri ve kooperatifler açısından tam olarak uygulanmasının önü açılmıştır.

Bölünme Türleri:

Bölünme, Yeni Kanun’da bir açıdan,

• Tam ve

• Kısmi

bölünme olarak, bir diğer açıdan

• Simetrik (oranların korunduğu) ve

• Asimetrik (oranların korunmadığı)

bölünme şeklinde, başka bir açıdan da,

• Ortakların bölünen şirkette ortak oldukları veya

• Yavru ortak oluşturan bölünme diye türlere ayrılmıştır.

Tanımlar

Bir ticaret şirketinin tüm malvarlığının bölümlere ayrılıp, mevcut bir diğer veya yeni

şirkete/şirketlere devredilmesi, bölünen şirketin ortaklarının, bölünen parçaları devralan

şirketlerde pay ve hak iktisap etmeleri, bölünenin ortadan kalkması tam bölünmedir. Bir

şirketin malvarlığının bölümlere ayrılıp, bunun bir bölümünün bölünen şirkette kalıp,

diğer bölümünün veya bölümlerinin mevcut veya yeni şirketlere devredilmesi, bölünen

şirketin ortaklarının devralan şirketlerde pay ve hak elde etmesi, bölünen şirketin

kendisinde kalan bölümle yaşaması kısmi bölünmedir.

Tam bölünmede bölünen kurum tasfiyesiz olarak infisah etmesine (ettikten sonra da tüzel

kişiliğini kaybetmesine) rağmen, kısmi bölünmede bölünen şirket bölünme sonrasında da

hukuki varlığını, tüzel kişiliğini sürdürmektedir. Bölünme, ticaret siciline tescille geçerlilik

kazanır.

Tam veya kısmi bölünen şirketin ortaklarının devralan şirketlerde bölünen şirketteki

paylarının tam oransal karşılığını almaları oranların korunduğu (simetrik), karşılığın

oransal olmaması oranların korunmadığı (asimetrik) bölünmedir.

Devralan şirkette, bölünen şirketin kendisinin ortak olması ise yavru şirket oluşturmaktır.

Koruyucu Hükümler ve Mekanizmalar

Bölünme hukuku, Yeni Kanun’da AB’nin şirketlere ilişkin 6. Yönergesi hükümlerine göre,

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 17

bir taraftan bölünmeye katılan şirketlerin ortaklarının, diğer taraftan alacaklıların ve

işçilerinin korunmasının sağlanmasıyla köklü değişikliğe uğramıştır.

Koruma hükümleri şöyle sıralanabilir:

1. Hakların Sürekliliği İlkesi:

Devrolunan şirketlerin ortaklarının ortaklık hakları, kapsam, nitelik ve içerik yönünden

devralan şirkette aynen devam ettirilmiştir (hakların sürekliliği ilkesi). Bu ilke

bağlamında;

• Ortağın, devrolunan ortaklıktaki ortaklık payı ne ise devralan şirkette de oransallık

ilkesine göre aynı paya sahip olması sağlanmıştır.

• İmtiyazlı paya imkan varsa imtiyazlı pay verilmesi yoluna gidilmiştir.

• Oysuz paya oysuz, olmuyorsa oylu pay alma hakkı sağlanmıştır.

• İntifa senedi sahibine eşdeğer hak sağlanmış veya senedin satın alınması hükme

bağlanmıştır.

2. Ayrılma Akçesi: Bölünmeye katılmak istemeyen ortağa, bu konuda anlaşma olursa

ayrılma akçesi alarak şirketten ayrılması olanağı tanınmıştır.

3. Bölünme Sözleşmesi / Planı: Yönetim organlarınca ayrıntılı ve şeffaf bölünme

sözleşmesinin/bölünme planının hazırlanması zorunludur. Bu sözleşmede/ planda

bulunması gerekli asgari kayıtlar (asgari içerik), Yeni Kanun’da açıkça gösterilmiştir.

Hem bölünme sözleşmesinin hem de bölünme planının, bölünmeye katılan

ortaklıkların genel kurulları tarafından onaylanması gerekir.

4. Bölünme Raporu: Bölünmeye katılan ortaklıkların yönetim organlarının, aydınlatıcı,

şeffaf ve hukuk güvenliğini sağlayan bölünme raporu hazırlamaları şarttır. Yeni

ortaklık kuruluyorsa onun ortaklık sözleşmesi de bölünme planına eklenir.

5. Denetleme: Bölünmeye katılan ortaklıkların, bölünme sözleşmesini veya bölünme

raporunu ve bölünmeye esas oluşturan bilançoyu bu konuda uzman bağımsız denetçiye

denetlettirmeleri öngörülmüştür. Tüm ortakların onaylaması halinde küçük ölçekli

şirketler denetlemeden vazgeçebilir.

6. İnceleme Hakkı: Bölünmeye katılan ortakların,

• Bölünme sözleşmesini veya planını,

• Bölünme raporunu,

• Denetleme raporunu,

• Son üç yıllık finansal tabloları, faaliyet raporlarını ve varsa ara finansal tabloları

inceleme hakları vardır.

7. Alacakların Güvence Altına Alınması veya Ödenmesi: Bölünmeye katılan ortaklıkların

alacaklıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve ortaklık sözleşmesinde belirtilen

gazetelerde 3 kez yapılacak ve internet sitesine de konulacak ilanla, alacaklarını

bildirmeye ve güvence talep etmeye çağrılırlar. İlanların yayınından itibaren 3 ay

18 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

içinde talepte bulunan alacaklıların alacakları güvence altına alınmak ya da ödenmek

zorundadır. Bazı alacakların ödenmesi diğer alacaklıları zarara uğratmamalıdır.

8. Bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç yüklenen birinci derecede

sorumlu bulunan ortaklık, alacaklıların alacaklarını güvence altına almaz veya ifa

etmezse, belli şartların yerine gelmesi halinde, bölünmeye katılan diğer ortaklıklar

(ikinci derecede sorumlu ortaklıklar) müteselsilen sorumlu olur.

9. Sorumluluk: Bölünmeye giden ortaklığın borçlarından bölünmeden önce sorumlu

olan ortakların sorumlulukları, bu borçların veya borçları doğuran sebeplerin bölünme

kararının ilanından önce doğmuş olması şartıyla, bölünmeden sonra da devam eder.

10. Zamanaşımı: Ortakların kişisel sorumluluğu, bölünmenin ilanından itibaren 3 yıl

geçmekle zamanaşımına uğrar.

11. İşçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, işçi itiraz etmediği takdirde, devir gününe kadar

bu sözleşmeden doğan tüm hak ve borçlarla birlikte devralan ortaklığa geçer. Hizmet

sözleşmeleri kanuni işten çıkarma süresinin sonunda sona erer. Devreden ve devralan,

hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar muaccel olacak alacaklar için işçiye

karşı müteselsilen sorumludur. Yeni Kanun’da koruma, İş Kanununun 6. maddesinde

öngörülenden daha kapsamlı ve güvencelidir.

12. İptal Davası: Bu konulara ilişkin ihlallerin varlığında, bölünme kararına olumlu oy

vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş olan ortaklıkların ortakları, bölünme kararının

Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasından itibaren 2 ay içinde iptal davası açabilir.

İlanın gerekmediği hallerde süre tescil tarihinde başlar.

13. Tazminat Davası: Bölünmeye herhangi bir şekilde katılmış kişilerle, denetleme yapmış

olanlar, ortaklıklara, ortaklara ve alacaklılara karşı, kusurlarıyla verdikleri zararlardan

sorumludur.

Geçerli Olan ve Olmayan Bölünmeler

Sermaye şirketleri ve kooperatifler, yine sermaye şirketlerine ve kooperatiflere bölünebilir.

Bölünmede Şeffaflık

1. Sözleşmeler, planlar ve raporlar için kanunen zorunlu içerik belirlenmiştir.

2. Denetlemeyi uzman ve bağımsız denetçiler yapar.

3. Tüm bölünme belgeleri şirketin internet sitesine konulur.

Birleşme

Yeni Kanun, birleşmenin her iki türünü de tanımıştır. Bu türler:

• Devralma ve

• Yeni kuruluş

olup, evrenseldir. Tanınan başka tür yoktur.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 19

Geçerli Olan ve Olmayan Birleşmeler

Yeni Kanun hangi şirketin veya kooperatifin hangi şirket veya kooperatifle birleşeceğini

görsel bir liste halinde hüküm altına almıştır.

Ticari İşletmenin Birleşmesi

Ticari işletme de bir şirketle, devralınma yoluyla birleşebilir.

Pay Sahiplerini, Alacaklıları ve İşçileri Koruyan Hükümler, Mekanizmalar

Koruyucu hükümler ve mekanizmalar bazı farklılıklarla bölünmedekilerle aynıdır.

Birleşmede bölünmeden farklı olarak;

1. Birleşme sözleşmesi veya birleşme raporu, denetleme raporu ve son üç yılın finansal

tabloları, yıllık faaliyet raporları, gereğinde ara dönem finansal tablolar, birleşmeye

katılan ortaklıkların ortakları dışında, intifa senedi sahiplerinin, menkul kıymet

hamillerinin ve menfaati bulunan diğer ilgililerin incelemesine sunulur.

2. Bu inceleme hakkı, tüm ortakların onaylaması halinde, küçük ölçekli ortaklıklarda

kaldırılabilir.

3. Birleşmeye katılan ortaklıkların alacaklıları, birleşmenin hukuken geçerlilik

kazanmasından (Ticaret Sicili Gazetesinde yayımdan) itibaren 3 ay içinde taleplerini

şirkete iletmelidirler.

Tür Değiştirme

1. Tür değiştirmeyi -bilindiği üzere- TK sadece bir maddede düzenlemiştir. 1970’li

yıllarda Türk şirketler hukuku öğretisi, takdire değer katkılarda bulunarak kurumun

tüm yönleriyle aydınlanmasını sağlamış, türleri açıklamış ve koruyucu ilke ve kuralları

belirlemiştir. Yargıtay da öğretiyi aynen izleyerek tür değişikliğine ilişkin ilkesel

kararlar vermiştir. 1980’e ulaşıldığında bu kurum Türkiye’de derinlemesine biliniyordu.

2. Yeni Kanun, bu mirası kanunlaştırmıştır. Ancak öğreti, TK bağlamında, tür seçme

özgürlüğü ilkesini sınırsız kabul etmişken, Yeni Kanun geçerli (caiz) olan tür

değiştirmelerini, görsel bir liste halinde hükme bağlamıştır.

3. Yeni Kanun’un, pay sahiplerini, alacaklıları ve işçileri koruyan hükümleri, TK’da mevcut

olan büyük bir boşluğu doldurmaktadır. Bu hükümler ve şeffaflık araçları bölünmede

olduğu gibidir.

4. TK’da bir eksiklik olan menfaat sahiplerinin inceleme ve dava haklarıyla tür

değiştirmenin denetlenmesi de Yeni Kanun’da kapsamlı ve etkili hükümler öngörülerek

düzenlenmiştir.

20 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

F. IFRS/UFRS’nin Özdeşi Türkiye Muhasebe Standartları ile

Ticari Defterlerin Yeni Düzeni

Genel Olarak

1. Yeni Kanun’un ticari defterlere ilişkin bölümü ile, sermaye şirketlerinin ve şirketler

topluluğunun finansal tablolarına ve yönetim kurulunun yıllık raporuna dair

hükümleri, köklü yenilikler getirmiştir.

• Defter tutma yükümlülüğü, envanter, açılış bilançosu, finansal tablolar, bilanço

ilkeleri, aktifleştirme yasağı, karşılıklar, dönem ayırıcı hesaplar, değerleme ile

saklama ve ibraz hakkındaki kurallar tamamıyla yenidir.

• Yeni Kanun, ayrıca artık modern kanunlarda rastlanılmayan ticari defterlerle ispat

usulü hakkındaki özel rejime yer vermemiştir.

2. Yeni Kanun, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu’nu (“TMSK”), Türkiye Muhasebe

Standartları’nın (“TMS”) tespit edilip, yayımlanmasında tek ve münhasır yetkili kurum

olarak kabul etmiş, TMSK’ya buna uygun tekel yetkileri vermiştir. Amaç:

• Şirketlerimizin uluslararası piyasalarda kabul gören finansal raporlamayı

kullanmalarını sağlamak, onların bu piyasaların aktörleri olmalarının yollarını

açmak,

• Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na (“IFRS/UFRS”) özdeş TMS’lerin

yayımlanmasını gerçekleştirmek,

• Türk işletmelerinin bu alanda uluslararası pazarların dilini konuşmasını sağlayarak

Türk işletmelerinin sürdürülebilir rekabet gücünü artırmak,

• Bu suretle, Türkiye’yi ekonomide stratejik derinliği olan politikalara ulaştırmaktır.

Yürürlük

Yeni Kanun TMS’lerin uygulanması ile ilgili ayrıntılı hükümler içermektedir.

• Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili hükümlerin yürürlüklerine ilişkin kurallar

şöyledir. Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları:

a) Büyük ölçekli sermaye şirketleri ile bunların konsolidasyon kapsamına giren bağlı

şirketleri, iştirakleri ve şirketler toplulukları,

b) Sermaye Piyasası Kanununa göre, ihraç ettikleri sermaye piyasası araçları borsada

veya teşkilatlanmış diğer bir piyasada işlem gören şirketler, aracı kurumlar, portföy

yönetim şirketleri ve konsolidasyon kapsamına alınan diğer işletmeler,

c) Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan bankalar ile bağlı

ortaklıkları,

d) Sigortacılık Kanununda tanımlanan sigorta ve reasürans şirketleri,

e) Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda tanımlanan emeklilik

şirketleri,

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 21

bakımından 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girer.

• Küçük ve orta ölçekli sermaye şirketleri ile yukarıda sayılanlar dışında kalan her

ölçüdeki gerçek ve tüzel kişi tacirler için yayımlanan ve yayımlanacak olan özel Türkiye

Muhasebe Standartları 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girer.

• Yeni Kanun’un anonim şirketlerin denetlenmesine ilişkin 397 ilâ 406 ncı maddeleri 1

Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girer.

• Söz konusu şirketler 1 Ocak 2013 tarihinde veya özel hesap dönemi dolayısıyla

daha sonraki bir tarihte başlayacak hesap dönemi için, gerek ticari defterlerinin

tutulmasında, gerek münferit ve konsolide finansal tablolarının düzenlenmesinde,

TMSK tarafından yayımlanmış olan TMS’leri uygulamak zorundadır.

Yukarıda sayılan şirketler 31 Aralık 2012 tarihinde veya özel hesap dönemi dolayısıyla

daha sonraki bir tarihte sona erecek olan hesap dönemlerine ilişkin ticari defterlerine

dayanarak hazırlayacakları bilançolarını, TMS’ye göre düzeltmek ve düzeltilmiş

bilançolarını 1 Ocak 2013 tarihinde veya özel hesap dönemi bulunanlar daha sonraki bir

tarihte başlayacak hesap döneminin açılış bilançosu olarak ticari defterlerine ve finansal

tablolarına geçirmek zorundadır.

• Küçük ve orta ölçekli sermaye şirketleri ile büyük ölçekli şirketlerin dışında kalan

her ölçekteki tacirler, 1 Ocak 2013 tarihinde veya özel hesap dönemi dolayısıyla

daha sonraki bir tarihte başlayacak hesap dönemi için, gerek ticari defterlerinin

tutulmasında gerek münferit ve konsolide finansal tablolarının düzenlenmesinde,

TMSK tarafından yayımlanmış olan özel Türkiye Muhasebe Standartlarını

uygulamak zorundadır. Bu tacirler, 31 Aralık 2012 tarihinde veya özel hesap dönemi

dolayısıyla daha sonraki bir tarihte sona erecek olan hesap dönemlerine ilişkin ticari

defterlerinden çıkaracakları bilançolarını, TMS’ye göre düzeltmek ve düzeltilmiş

bilançolarını 1 Ocak 2013 tarihinde veya özel hesap dönemi bulunanlar daha sonraki

bir tarihte başlayacak hesap döneminin açılış bilançosu olarak ticari defterlerine ve

finansal tablolarına geçirmek zorundadır.

• Bağımsız denetçi, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketin

yetkili organı tarafından en geç 1 Mart 2013 tarihine kadar seçilir. Seçim ile birlikte

6762 sayılı Kanuna göre görev yapan denetçinin görevi sona erer.

31 Aralık 2012 tarihinde veya özel hesap dönemi dolayısıyla daha sonraki bir tarihte sona

erecek olan dönemin bilançosu, 6762 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 6762 sayılı Kanun

hükümlerine göre seçilmiş bulunan denetçi tarafından denetlenir. 1 Ocak 2013 tarihini

taşıyan veya özel hesap dönemi dolayısıyla daha sonraki bir tarih itibarıyla çıkarılmış

bulunan açılış bilançosu, Yeni Kanun’a göre seçilmiş denetçi tarafından ve bu Kanun

hükümleri uyarınca denetlenir.

Türk Ticaret Kanununa göre seçilen denetçi, denetimini yeni kanuna göre yapar. Ancak,

denetçi, geçmiş yıla ait finansal tablolar ile gerekli karşılaştırmayı yapabilmek için, 6762

sayılı Kanuna veya diğer mevzuata göre hazırlanan finansal tablolara raporunda yer verir.

• Bu fıkra hükümleri uyarınca görevleri ve organ sıfatları son bulan denetçinin veya

denetçilerin, 6762 sayılı Kanuna göre toplantıya çağırdıkları genel kurullar toplanır

22 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

ve azlık, 6762 sayılı Kanunun 367 nci maddesine göre görevleri sona eren denetçilere

başvurmuşsa, o prosedüre devam olunur.

Türkiye Muhasebe Standartları (“TMS”) / Turkiye Finansal Raporlama

Standartları (“TFRS”)

Yeni Kanun halka açık olsun olmasın, tüm işletmelerin finansal tablolarının, TMSK tarafından

yayınlanan TMS/TFRS’ye göre hazırlanmalarını öngörmüştür. TMS/TFRS, UFRS’nin Türkçe

çevirisidir.

Yeni Kanun, muhasebe ve raporlama alanındaki uygulamalara tekdüze uygulama disiplini

ve düzenini getirerek, TMS/TFRS’ye göre hazırlanmış finansal tabloların UFRS’ye göre

hazırlanmış finansal tablolarla karşılaştırılabilmesini ve TMS/TFRS’ye göre hazırlanmış

finansal bilgilerin uluslararası pazarlarda kabulünü sağlamayı amaçlamaktadır.

Daha önceleri belirleyici bir role sahip olmayan önemlilik, karşılaştırılabilirlik, özün

önceliği, dürüst gösterim (dürüst resim ilkesi/true and fair view) gibi kavramlar UFRS ile

tam uyumlu olan TMS/TFRS’nin kavramsal çerçevesinde yer alacaktır.

Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu;

• Büyük ölçekli şirketler ile sermaye piyasası kurumları, bankalar, sigorta şirketleri,

emeklilik şirketleri için TMS/TFRS’leri ve

• Kobiler için özel raporlama standartlarını

yayımlamıştır.

Neden UFRS ?

Geçmiş yüzyılın son on yılından itibaren ivme kazanarak artan sınır ötesi yatırımlar ve

şeffaf sermaye piyasalarının doğal bir sonucu olarak, tüm dünyada evrensel nitelikte

ortak finansal raporlama standartları gereksinimi ortaya çıkmıştır. Bu gereksinime en

geniş katılımlı cevap, Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu’ndan gelmiştir. Bu kurul

tarafından yayımlanan UFRS’nin uygulanması geniş yaygınlık kazanmıştır. Bugün Avrupa

Birliğine üye ülkeler, Avustralya, Kanada, Rusya, Güney Afrika gibi ülkeler UFRS’yi kendi

yerel mevzuatlarına adapte etmişlerdir. Dünya’nın büyük ekonomilere sahip ülkeleri ise

UFRS’yi adapte etme sürecinde bulunmaktadır. ABD’nin finansal raporlama standartları

olan US GAAP ile UFRS arasında da yoğun bir şekilde, aradaki farkları giderme ve

tekdüzelik oluşturma çalışması halen devam etmektedir. Tüm bu gelişmelerden hareketle

Türkiye’nin dünya ekonomisi ile bütünleşmesinin ve milletlerarası yatırım ve ticaret

dünyasına dahil olmasının yolu, kendi yerel muhasebe mevzuatını UFRS’ye uyumlu hale

getirmesidir ve Yeni Kanun bunun gerçekleşmesini sağlamaktadır.

G. Sermaye Şirketlerinde Denetleme

Temeller, Taşıyıcı Kolonlar

Yeni Kanun sermaye şirketlerinin, yani anonim, limited ile sermayesi paylara bölünmüş

komandit şirketlerin ve şirketler topluluğunun denetiminde, reformcu bir anlayış ve çağdaş

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 23

bir açılımla, köklü bir sistem değişikliği önermektedir. Değişiklik, ulusal ve uluslararası

piyasalarda güveni kuracak, yerleştirecek ve Türkiye’ye yeni bir görünüş kazandıracak

çapta ve niteliktedir. İleri bir denetim hukuku anlayışının özelliklerini taşıyan denetime

ilişkin hükümler, anonim ve Türkiye’de ilk defa denetlenmeye tabi tutulacak limited

şirketlerin yapısını ve organsal düzenini teorik ve dogmatik düzeyde değiştirecektir.

Çağdaş yaklaşımlar, uluslararası çapta bilinen muhasebe skandalları sonrasında ABD’de

görülen yeni düzenlemeler ve AB’deki oluşumlarla tamamen örtüşen bu konseptin taşıyıcı

kolonları şunlardır. Yeni denetim:

1. Uzman, mesleki yönden yeterli, teknik donanımlı, hukuki anlamda özenli,

sorumluluğunun bilincinde bulunan,

2. Bağımsız bir denetçi tarafından Uluslararası Denetim Standartları’na uygun,

3. Meslek etiğine bağlı olarak gerçekleştirilen,

4. Mesleğin gereği olan şüphecilikle yapılan,

5. Şeffaf,

bir denetimdir.

Solo ve Konsolide Finansal Tabloların Denetimi

Yeni Kanun’un sisteminde bağımsız denetim - TK’nın aksine - sadece bir sermaye şirketinin

denetlenmesine özgülenmemiştir, bağımsız denetim şirketler topluluğunun denetimini

de kapsar ve aynı ilke ve hükümlere tabidir. Sermaye şirketinin halka açık, kapalı, büyük,

orta ölçekli ya da küçük olması, denetleme ve standartlar açısından bir fark yaratmaz.

Konsolidasyona tabi şirketlerin yerli veya yabancı olmaları da denetimin niteliğinde,

konusunda, kapsamında ve uygulanan standartlarda değişikliğe yol açamaz.

Olumlu Görüş Almış Finansal Tablolar

Olumlu görüş almış olan finansal tablolar, kanuna ve TMS/TFRS’lere uygun oldukları için

genel kurulun her türlü kararına konu olabilirler.

Denetlenmemiş, Olumsuz Görüş Almış, Görüş Verilmekten Kaçınılmış veya

Sınırlı Olumlu Görüş Almış Finansal Tablolar

Denetlenmemiş finansal tablo hukuken yoktur; bu sebeple hiçbir karara veya hukuki

işleme konu olamaz. Denetlenip olumsuz görüş almış veya hakkında görüş verilmekten

kaçınılmış finansal tablolara dayanarak hiçbir organ hiçbir karar alamaz; alırsa karar

batıldır.

Şirket ile denetçi arasında görüş ayrılığı bulunması kaçınma için yeterli değildir. “Görüş

vermekten kaçınma” olumsuz görüş vermenin bir hali olup, her iki halin de hukuki

sonuçları aynıdır. Görüş vermekten kaçınılması için kanunda belirtilen sebeplerin

mevcudiyeti şarttır. Bu şartlar sınırlayıcı nitelikte olmamakla beraber, şunlardır;

• Defterlerin denetleme yapılmasına ve sonuçlara varılmasına müsait olmaması,

• Şirketin denetlenecek hususlara önemli kısıtlamalar yapması,

24 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

• Denetleme yapılmasına şirketçe izin verilmemesi.

Finansal tablolara olumsuz görüş verilmişse veya görüş verilmesinden kaçınılmışsa, YK

göreve devam edemez; istifa etmek zorundadır. GK yeni bir YK seçer ve olumlu görüş

alacak şartların yaratılması yeni YK’nın görevi olur.

Sınırlı olumlu görüş almış finansal tablolar geçerlidir; genel kurul kararlarına konu

olabilir; ancak eleştirilen noktaların genel kurulda düzeltilmesi gerekir. Sınırlı olumlu

görüş, olumlu olup bazı hatalı noktalar dolayısıyla tam olumlu görüş verilmemiş finansal

tablolar için kullanılan görüştür; yoksa “itirazi kayıtla” verilmiş görüş değildir.

Bağımsız Denetimin Özellikleri,

• Uzmanlık; Uzmanlık denetçinin, ister denetleme şirketi, ister gerçek bir kişi olsun,

mesleki eğitime, geliştirilip ve güncelleştirilen nitelikli bilgiye sahip olması şeklinde

tanımlanır. Denetçi, bağımsız denetleme kuruluşudur. Orta ve küçük ölçekli sermaye

şirketlerinde denetimi, bağımsız olan, bir veya birden fazla YMM ve/veya SMMM de

yapabilir. Yeni Kanun, şirketin kuruluşu, sermayenin artırılması, azaltılması, birleşme,

bölünme, tür değiştirme gibi işlemlerin denetimini de konusunda uzman işlem

denetçilerinin yapmasını öngörmektedir. Ayrıca şartların varlığında özel denetim de

söz konusu olur. Özel denetim belirli olayların (yolsuzluk şüphesi, finansal tablolarda

tutarsızlık, GK’ya verilmeyen bilgilerin bazı pay sahiplerine verilmiş olması vb.)

aydınlatılması ve gerçeklerin ortaya çıkarılması için yapılan denetimdir.

• Bağımsızlık; tarafsızlık yanında denetçinin şirkete karşı yabancılığını, şirketin

bünyesinde yer almamasını, şirketle, ortaklarıyla, yakınlarıyla, çalışanlarıyla ilişki

içinde olmaması ifade eder.

• Tarafsızlık: Bağımsız olan denetçinin taraf tutmadan, etki altında kalmadan meslek

etiği bağlamında denetimi yapmasıdır.

• Amaç: Denetim, uluslararası piyasalarla bütünleşmek, bu piyasaların dili ile konuşmak

amacı dolayısıyla Uluslararası Denetim Standartları (“UDS”) ile uyumlu Türkiye

Denetim Standartları’na (“TDS”) göre yapılır.

• Meslek etiği: Bir mesleğin, mesleğin niteliklerine uygun olarak, mesleki davranış

yasaları bağlamında dürüst ve tarafsız bir şekilde yapılmasına ilişkin düzenlenen

kurallarıdır. Denetimin en büyük güvencesi mesleki disiplin ve mesleki etiktir.

• Şeffaf denetim, şirketin veya Topluluğun denetiminin sonuçlarının internet sitesine

konulması, tabloların beş yıl sitede kalması, denetim raporunun, denetimin türü,

kapsamı ve sonuçları hakkında gereken açıklıkta, anlaşılır, basit bir dille yazılmış

olması ve geçmiş yılla karşılaştırılmalı hazırlanması anlamına gelir. Raporun şeffaflığı

aynı zamanda YK’nın irdelemelerini, kanaat belirtir şekilde değerlendirilmesini

de ifade eder. Raporun sonunu yansıtan onay yazısının da şeffaf olması gerekliliği

tartışma dışıdır.

• Denetçi Teminatı: Denetçi teminatı haizdir. Haklı sebep ve mahkeme kararı olmadan

değiştirilemez.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 25

• Denetçi denetlemeyi bırakamaz: Denetçi haklı sebep olmadan veya denetleme

sözleşmesi feshedilmemişse, denetleme işini bırakamaz; şirketle görüş ayrılığına

düşmesi, denetleme işini bırakması için haklı sebep oluşturmaz.

Mesleki Etik

Standartlar uyarınca meslek etiğine uyularak yapılan denetimde

• bağımsızlık,

• doğruluk, dürüstlük,

• nesnellik, esastır. Ayrıca;

• mesleki bilgide yeterlilik ve özen şarttır. Bundan başka denetimde;

• gizliliğe

• mesleki davranış ve kurallara

• teknik standartlara dikkat etmek gerekir.

Çünkü, profesyonel etik kuralları bir taraftan denetimin ahlaki meşruiyetinin ana kolonu,

diğer taraftan da hukuki sorumlulukların kaynağıdır. Anılan temel ilkelere, ilgisiz bir

şekilde, toptancı söylemlerle, aldırmazlıkla ve soyut, sözde kalan bir ciddiyet anlayışıyla

yaklaşılırsa, denetimin etik temeli çöker ve denetçi sorumlu olur. Denetim standartları bir

bütün olduğu için denetçi, denetimin tüm aşamalarında bu standartlara uyar.

Mesleki Şüphecilik

Standartlarda denetimin ana gereklilikleri arasında şüphecilik de yer alır. Denetçi denetim

planlamasını yapar ve denetimi eylemsel olarak gerçekleştirirken; finansal tabloların,

işletmenin gerçek finansal durumunu ve faaliyet sonuçlarını dürüstçe göstermesine

engel oluşturabilecek olayların varlığını göz önünde bulundurarak, şüpheci bir tavır

sergilemelidir. UDS şüpheciliği tanımlamıştır:

“Mesleki anlamda şüphecilik, denetçinin, sorgulayıcı bir yaklaşımla, açıklamaların diğer

bilgi ve belgeler ile çelişki içinde olup olmadığının değerlendirmesidir.”

Denetlemenin Önemli Bir Hata İçermediği Güvencesi

UDS’ye göre yapılacak denetim; yöntemde, belirlenen kapsamda ve varılan sonuçlarda

önemli bir hata bulunmadığı güvencesini sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır. Bu da

• testleri,

• iç kontrol sistemlerinin ve muhasebenin yapısından kaynaklanan risklerin bulunup

bulunmadığına ilişkin incelenmeyi; ve

• denetim kanıtlarını gerektirir.

Denetçi

Denetçi, mesleği denetçilik olan, denetim eğitimi almış bulunan kişi veya bu kişilerden

oluşan kuruluştur. Denetçi olabilirlik şartlarını 3568 sayılı Kanun belirler.

26 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

Türkiye Denetim Standartları Kurulu

Yeni Kanun’un geçici 2. maddesiyle Adalet Komisyonu, bir denetim standartları kurulunun

kurulmasını hükme bağlamıştır. Sadece “Kurul” diye anılan bu yetkili kuruluşa ilişkin

hüküm şöyledir. “Türkiye Denetim Standartları Kurulu kuruluncaya kadar, 397’nci

maddede belirtilen Türkiye Denetim Standartları, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali

Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odalar Birliği (“TÜRMOB”) ile ilişkili bir kurul

tarafından UDS ile uyumlu olarak belirlenir. Kurul’un hangi kurum ve kuruluşların

temsilcilerinden oluşacağı ile çalışma usul ve esasları TÜRMOB tarafından hazırlanacak ve

Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine yayınlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.”

Konseptin Özellikleri

1. Tüm sermaye şirketleri denetlenir.

2. Denetleme bağımsız denetleme kuruluşu tarafından yapılır. Kural budur. YMM ve/

veya SMMM tarafından yapılan denetim de bağımsız denetimi ifade eder. YMM/

SMMM denetimi Yeni Kanun’a göre geçicidir. Yeni Kanun’un amacı, şirketleşmeyi/

kurumlaşmayı sağlamaktır.

3. Bağımsız denetleme kuruluşunun ortakları/pay sahipleri ancak YMM ve/veya SMMM

olabilir; meslek dışından kişiler bu kuruluşların ortağı olamaz.

4. Bağımsız denetleme kuruluşu, Yeni Kanun’a uygun olarak yeni bir tüzükle düzenlenir.

5. Denetçinin bağımsızlığı tam olmalıdır. Bu konuda Yeni Kanun hoşgörüsüzdür; 400

üncü maddesi bu konuda kesin yasaklar içermektedir.

Bilgi Alma Hakkı

Denetçinin solo veya konsolide finansal tabloları denetlemesi, şirketin muhasebesine, yani

defterlere, kayıtlara, belgelere dayanır. Bunlar hakkında ilgililerden bilgi alması şarttır.

Bu sebeple, inceledikleri ve inceleyeceklerini tam ve doğru olarak anlayabilmesi için, Yeni

Kanun, denetçiye, geniş bilgi alma hakkı tanımıştır. Bu hak ilgili belgelerin istenmesini

de kapsar. Hakkın muhatabı doğrudan yönetim kuruludur. Bilgi ve belge verilmemesinin

sorumlusu da yönetim kuruludur. Yönetim kurulunun açık talimatına rağmen ilgilinin

bilgi vermemesi halinde yönetim kurulu bilgiyi ve belgeyi sağlamak zorundadır;

meğerki, sadece ilgilide bulunan bir bilgi olsun. Yönetim kurulunun bu yükümlülüğü

ve sorumluluğu şirket, şirket ilgilileriyle ve şirketin iş ve işlemleriyle sınırlıdır. Yönetim

kurulunun üçüncü kişilerin tutumlarından dolayı–kural olarak sorumluluğu yoktur.

Ancak bu yükümlülük açısından “ilgili” kavramı geniş anlaşılır, yardımcı kişi sıfatını

taşıyan üçüncü kişilerle, yönetim kurulunun etki ve hakimiyeti altındaki kimseleri de

kapsar. Yükümlü üye değil, kural olarak tam sayısı ile “kurul”dur. Ancak, murahhas ve/

veya görevli üye yetki alanları ile ilgili kayıt, belge ve bilgilere ilişkin olarak tek başlarına

yükümlü ve sorumludur. Yönetim kurulu, bu yükümlülüğü kendi adına yerine getirecek

bir üyeyi ve üye olmayan yönetici ve ilgilileri belirleyebilir. Ancak, denetçinin özellikle her

kademedeki ilgiliden istemde bulunup, güçlükle karşılaşmaması için, yönetim kurulunun

bunu sağlayıcı bir karar alması doğru olur. İlgili materyalin ibrazını isteme ve bilgi isteme

hakkı 403 (4). madde hükmündeki “kaçınma” ile yakından ilgilidir. Yönetim kurulunun

reddi, somut olayın özelliklerine bağlı olarak kaçınma halinin doğmasına yol açabilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 27

Denetimin Konusu ve Kapsamı

Denetimin konusu “numerus clausus” olarak belirlenmiştir.

• şirketin veya topluluğun finansal tabloların denetimi (Yeni Kanun 398.1),

• muhasebenin içerdiği finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup

olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığının denetimi,

• Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, finansal tablolara ilişkin

açıklamalarının ve değerlendirmelerinin denetimi,

• Şirketi tehdit eden veya edebilecek riskleri zamanında belirlemeye uygun yeterli

bir sistemin (mekanizmanın) mevcut olup olmadığının ve bu mekanizmanın işleyip

işlemediği denetimi,

Üçüncü konu ayrı raporu gerektirir, ancak anılan rapor denetim raporu ile birlikte sunulur.

İkinci ve üçüncü konular Türk hukukunda ilk defa denetim kapsamına alınmıştır.

Denetleme Üst Kurumu

Denetleme Üst Kurumu, denetçiyi ve denetlemeyi kanun adına denetler. Üst kurum

denetlemesi, denetçinin denetlemeyi kanun (Yeni Kanun) hükümleriyle, standartlara,

amaca uygun olarak yapılıp yapılmadığını yerinde ve internette, denetçinin denetim

belgelerine erişim suretiyle inceler. Bu kuruluşun, denetçinin belgelerine girmesi Türk

hukukunda bir ilktir. Denetleme Üst Kurumu oluşuncaya kadar bir boşluk doğmaması için

bu denetim T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nca yapılacaktır.

H. Mal ve Hizmet Tedarikinde Ödemelerin Zamanında

Yapılmasını Sağlamaya Yönelik Yeni Düzen ve Geç Ödemenin

Sonuçları

Yeni Kanun’un içerdiği radikal çözümlerden biri de, işletmelere mal tedarik edenlerin

ve hizmet sunanların faturalarının veya eş değerli ödeme taleplerinin karşılığı olan

alacaklarının, borçlu tarafından zamanında ödenmesini sağlayan hükümlere yer

vermesidir. Böylelikle bir türlü çözülemeyen bir sorunu Yeni Kanun ortadan kaldırmıştır.

Getirilen yeni hükümler ön planda süper market, hiper market gibi işletmeleri, yani alışveriş

merkezlerini ilgilendiriyorsa da, sadece anılan şirketlere özgülenmiş değildir.

Düzenleme Yeni Kanunun 1530. Maddesinin 2 ila 7. fıkralarında AB’nin ilgili yönergesi ile

uyumlu bir şekilde yer almaktadır. AB’nin geç ödemelere ilişkin yönergesi kamu sektörünü

ve kamu ihalelerini de kapsamaktadır. Türk Ticaret Kanunu, niteliği dolayısıyla sadece

özel sektöre ait kurallar öngörmüştür. Kanunun 1530. maddesi, söz konusu işletmelerin,

raf düzenleme, raf değiştirme, ısıtma, soğutma, yeni alış-veriş merkezlerinin açılışlarına

iştirak etmek gibi karşı faturalara bağlanan talepleri hakkında herhangi bir kural

getirmemiştir.

28 Şirketler Hukukuna İlişkin Ortak Kurumlar

Düzenlemenin Zirve Noktaları

1. Mal tedarikçilerinin (her çeşitte, her ölçekte, her dalda üreticiler) ve hizmet sunanların

faturaları veya eş değerli ödeme talepleri (hak edişler, cari hesap bakiyeleri vs.)

belgenin bizzat kendisinin içerdiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde ödenir. Aksi

halde borçlu;

• İhtarsız temerrüde düşer,

• Gecikme faizi öder,

• Gecikme tazminatını yüklenir,

• Varsa cezai şartlar gerçekleşir.

2. Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse, ödeme malın veya

hizmetin alınmasından itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır; aksi halde yukarıda 1.

maddede belirtilen sonuçlar doğar.

3. Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce

almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini izleyen otuz günün sonunda bedel

ödenmelidir; aksi halde yukarıda 1. maddede belirtilen sonuçlar doğar.

4. Kanuna veya sözleşmeye göre mal veya hizmetin gözden geçirilmesinin

(muayenesinin) öngörüldüğü hallerde iki olasılık söz konusu olur. Borçlu;

• faturayı veya eş değer ödeme talebini gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya

daha önce almışsa, mezkur tarihten itibaren otuz gün içinde yapmalıdır; aksi halde

yukarıda 1. maddede belirtilen sonuçlar doğar.

• Kanundaki veya sözleşmedeki muayene süresi, mal veya hizmetin alınmasından

itibaren, otuz günü aşıyorsa ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık

oluşturuyorsa, muayene süresi mal ve hizmetin alınmasından itibaren otuz gün

kabul edilir, ödeme bu otuz gün içinde yapılmalıdır; aksi halde yukarıda 1.

maddede belirtilen sonuçlar doğar.

5. Ödeme süresi sözleşme ile öngörülse bile altmış günü aşamaz. Kobiler, tarımsal ve

hayvansal mal üreticileri ile borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu haller için en

çok altmış gün emredicidir. Diğerlerinde alacaklı için haksız bir durum yaratmamak

koşuluyla daha uzun bir süre öngörülebilir.

6. Kobiler, tarımsal ve hayvansal mal üretenlerde ödeme taksite bağlanamaz.

7. Temerrüt faizini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası belirler. Oran 3095 sayılı

kanunda öngörülen gecikme faizinden %8 fazla olmalıdır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme

II. Anonim Şirket

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 31

A. Anonim Şirket’in (‘A.Ş.’) Kuruluşu

Yenilikler

Yeni Kanun’un A.Ş.’nin kuruluşu ile ilgili yeniliklerini ve açılımlarını şu noktalara

odaklayabiliriz.

• 1965’te Almanlarla ve Avusturyalıların, 1991 yılında İsviçrelilerin yaptığı gibi

uygulanma yeteneğini haiz bulunmayan, işlemez bir mekanizma halinde olan

tedrici kuruluş kaldırılmıştır.

• Yeni Kanun, halka açık kuruluşu gerçekleştiren basit, sade, uygulanabilir ve özgün

bir sistem getirmiştir.

• Halen mevcut dar istisnalı normatif sistem pekiştirilmiştir. Özerk kuruluşların,

A.Ş.’nin gerek kuruluşunda gerek sermaye artırımlarında, modern hukukun

reddettiği müdahaleci yetkilerine son veren bir hüküm getirilmiştir.

• Kuruluşun esası olan kurucular beyannamesi ile, öz denetim hukukumuza

getirilmiştir. Kuruluştan doğan sorumluluk da etkili ve likit yükümlülüklerle

düzenlenmiştir.

Kuruluşun Denetlenmesi

Kuruluş, işlem denetçisi tarafından denetlenir. Yeni Kanun, A.Ş.’nin finansal tabloları ve

yıllık faaliyet raporu ile Topluluğun konsolide finansal tabloları ve Topluluk yıllık faaliyet

raporunu inceleyecek denetçi ile işlem denetçisini birbirinden ayırmıştır.

A.Ş.’nin kuruluşunu, sermayenin artırılmasını, azaltılmasını, birleşme, bölünme, tür

değiştirme, menkul kıymet çıkarılması gibi işlemlerini denetleyen kişiye işlem denetçisi

denir. İşlem denetçisi bir şemsiye kavramdır. Örneğin, kuruluşu denetleyen denetçi

işlem denetçisidir. Bu işlem denetçisine aynı zamanda kuruluş denetçisi de denilebilir.

Bu denetçi, yıllık finansal tabloları değil, sadece kuruluşu denetler. İşlem denetçileri de

meslekten yani 3568 sayılı Kanuna göre yetkili bulunan kişiler olabilir. Ancak, bir kuruluş

denetçisi veya sermaye artırımına bakan işlem denetçisi, işin niteliği dolayısıyla 3568

sayılı kanuna göre yetkili bir YMM/SMMM olmayabilip hukukçular veya mühendisler

arasından seçilebilir. Çünkü, söz konusu işlemler her zaman 3568 sayılı kanun anlamında

denetlemeyi gerektirmeyebilir.

Kuruluşa Hâkim Felsefe

Kuruluşa hakim felsefe basitlik, sadelik, öz denetim, işlem güvenliği ve bu bağlamda

sorumluluktur.

32 Anonim Şirket

B. Kapalı A.Ş., Halka Açık A.Ş. ve Borsa A.Ş.

Yeni Kanun belli bir sınıf A.Ş.’ye göre tasarlanmamıştır. Başka bir deyişle yürürlükteki

TK daha çok kapalı A.Ş.’lere uygun hükümler öngörmüşken, Yeni Kanun tek pay sahipli

A.Ş., halka açık A.Ş. ile pay senetleri borsada işlem gören ve uygulamayla öğretide Borsa

A.Ş. diye anılan gerçek Halka Açık A.Ş. için de hükümler getirmiştir. Böylece, halen

uygulamada rahatsızlık yaratan önemli bir farklılık ortadan kaldırılmış; Yeni Kanun ile

SPK arasındaki düzen ve sistem değişiklikleri giderilmeye çalışılmıştır.

Yeni Kanun’un ana felsefesi şudur: Türk Ticaret Kanunu, tüm anonim şirketler için tüm

maddi kuralların yer aldığı temel kanundur.

Yeni Kanun’un bu konudaki ikinci yaklaşımı şudur: Halka Açık A.Ş., Cadbury’nin ilk

corporate governance raporunda vurgulandığı gibi, kanunların pek yer vermediği bir

sınıftır. Esas olan pay senetleri borsada işlem gören yani Borsa A.Ş.’dir.

Yeni Kanun’un merkezi kayıt kuruluşu ile ilgili hükümleri, pay senetlerinin

devrinin sınırlandırılmasına ilişkin bağlam düzeni, kurumsal yönetim ilkeleri

sistemi başta olmak üzere birçok kuralı Borsa A.Ş.’ye göre kaleme alınmıştır.

1. Pay Sahipleri Demokrasisi,

2. Bilgi Toplumu Hizmetleri,

3. Kurumsal Yönetim İlkeleri,

hem Halka Açık A.Ş.’yi hem Borsa A.Ş.’yi hem de Kapalı A.Ş.’yi kapsar şekilde

düzenlenmiştir.

Bir Şirketin Halka Açık Kurulması

1. Payları halka arz etmek için taahhüt eden gerçek veya tüzel kişi sadece

taahhütle yetinir ve payların bedellerinin 3/4’ünü yatırmak zorunluluğunda

değildir.

2. Payları halka arz etmek için taahhüt eden gerçek veya tüzel kişi, kuruluştan

itibaren 1 ay içerisinde bu payları halka arzetmek ve satılmayan payların

3/4’ünü ödeyeceğini garanti etmek zorundadır.

3. Sözkonusu paylar, halka taahhüt bedeli ile veya primli olarak arzedilebilir,

halktan elde edilen hasılanın payın itibari değerine isabet eden kısmı şirkete

ödenir, aradaki fark taahhüt edene ait olur.

4. Halka arz SPK düzenlemelerine göre yapılır.

5. Satın alınmayan paylar tamamıyla taahhüt edenin üstünde kalır; taahhüt

eden bunların 3/4’ünü hemen ödemek zorundadır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 33

C. A.Ş.’de Sermaye ve Paylar

Sermaye Sistemleri

Yeni Kanun halka açık olsun veya olmasın bütün A.Ş.’ler için iki sermaye sistemi kabul

etmiştir: Esas sermaye ve kayıtlı sermaye.

Böylece, hukukumuzdaki kapalı A.Ş. ile halka açık A.Ş. arasındaki önemli bir fark ortadan

kalkmıştır.

Kapalı A.Ş.’lerde kayıtlı sermaye sistemini kabul etme, sisteme girme ve sistemden çıkma

T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın düzenlemelerine bırakılmıştır. Bakanlık konunun

dinamizminin gerektirdiği düzenlemeleri yapacaktır.

Asgari Sermaye

Kapalı A.Ş.’lerde:

• Asgari esas sermaye 50.000 TL,

• Kayıtlı sermaye 100.000 TL’dir.

Halka açık A.Ş.’lerde

• Asgari sermaye 50.000 TL’dir.

Bu sermaye SPK’nın düzenlemeleri ile belirlenmektedir.

Nakdi ve Ayni Sermaye

Her iki gruba giren malvarlığı konuları Yeni Kanun’da belirlenmiştir. Ayni sermaye

konulmasıyla ilgili yenilikler:

• Sanal ortamlar ve domain hakları ile,

• Vadesiz alacaklar sermaye olarak konulabilir.

• Sermaye konulabilmesi için aynın üzerinde tedbir, rehin gibi sınırlayıcı haklar

bulunmamalıdır.

• Taşınmaz ayni sermayenin tapuda şirket adına tescili doğrudan (resen) sicil

müdürünce yaptırılır.

• Taşınır ayni sermaye bir güvenilir kişiye tevdi edilmediyse ayni sermaye olarak

kabul edilmez.

Paylar

• Nakit ve ayın karşılığı olabilir.

• Ayni sermaye karşılığı payların iki yıl devredilemeyeceğine ilişkin yasak Yeni

Kanun’da yer almamaktadır.

• İtibari değersiz pay kabul edilmemiştir.

• Asgari itibari değer bir Kuruş’tur.

34 Anonim Şirket

Kapalı A.Ş.’lerde kayıtlı sermayenin sağlayacağı yararlar aynen halka açık A.Ş.’de olduğu

gibidir. Şöyle ki:

• Sermaye daha kolay artırılacaktır.

• Apel sistemi ortadan kalkacaktır.

• Yönetim kurulu piyasayla ve aracı kurumlarla işbirliği içinde çalışma imkanına

sahip olacak ve her sermaye artırımı için GK’nın toplanmasına gerek olmayacaktır.

İmtiyazlı Paylar Düzeni

Yeni Kanun’un imtiyazlı paylar düzeni zirve noktalarıyla şöyle özetlenebilir:

• Yeni Kanun imtiyazlı payları tanımaktadır. Ancak mevcut TK’dan farklı olarak

imtiyaz kavramı tanımlanmıştır.

• Oyda imtiyaz sınırlandırılmıştır.

• Oyda imtiyazlı payların sermaye artırımını bloke etmesi olanağı kaldırılmıştır.

• İmtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun toplantıya çağrılması, çalışması, karar

alması açık kurallara bağlanmış ve yetkileri daraltılmıştır.

Sonuç

İmtiyazlı paylar düzeni bloke edici olmaktan çıkarılmış adil ve savunulabilir bir sisteme

bağlanmıştır.

Oyda imtiyazın sınırları şöyledir:

• Bir paya en çok 15 oy verebilir.

• Bazı kararlarda oyda imtiyaz kullanılamaz. Bu da oyda imtiyaz kurumunun

emredici nitelikte bir diğer sınırıdır. Bu kararlar:

1. Esas sözleşme değişikliği,

2. İşlem denetçilerinin seçimi,

3. İbra ve sorumluluk davası açılmasıdır.

En çok 15 oy sınırı mahkeme kararı ile genişletilebilir. Ancak bunun için:

1. Sınırın genişletilmesi, şirketin dolayısıyla topluluğun kurumlaşması için gerekli

olmalıdır.

2. Sınırın genişletilmesi için somut olayda haklı bir sebep bulunmalıdır. Başka bir grubun

şirkete hakim olabileceği endişesini ortadan kaldırmak, mevcut yönetimin düşürülmesi

tehlikesini önlemek gibi sebepler haklı sebep sayılamaz.

3. Bu iki genişleme talebine ilişkin sebepleri destekleyen ve açıklayan bir proje

mahkemeye sunulmalıdır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 35

D. Bir Anonim Şirketin Kendi Hisse Senetlerini İktisap veya

Rehin Olarak Kabul Etmesi

Yeni Kanun’un Sistemi

Yeni Kanun, bir A.Ş.’nin kendi hisse senetlerini iktisap veya rehin olarak almayı kabul

etmesi yasağını, AB’nin “sermaye yönergesi” diye adlandırılan, şirketler hukukuna ait

İkinci Yönergesine uygun olarak, bir hayli gevşetmiştir.

Yeni Kanun’un sistemi TK m. 329’dan çok farklıdır. TK 329’da yasak katıdır; istisnaların

gerçekleşmesi olasılığı nadirdir. Yeni Kanun’un kabul ettiği rejim ise iş dünyasına rahatlık

getirebilecek, geniş ve işleyebilir olanaklara dayanmaktadır. Yeni Kanun özellikle hisse

senetleri borsada işlem gören şirketleri manipulasyonlara karşı korumuştur. Kapalı

şirketleri ise gereksiz ve yararsız endişelerle kıskaç altına almaktan kaçınmıştır. Sistem,

yasağın korunması ve buna bazı istisnalar getirilmiş olması şeklinde nitelendirilmemeli,

aksine, yasağın olası tehlikeleri ve kötüye kullanmaları önlemek için sürdürülmekle

beraber, yararlı iktisap olanaklarıyla yumuşatılması temelinde tanımlanmalıdır. Yasak ve

olanaklar yavru şirketlerin ana şirketlerin hisse senetlerini iktisap etmeleri durumunda da

geçerlidir. Olanaklar Yeni Kanun’da sayılanlarla sınırlıdır. Yorumla genişletilemez.

İktisap Olanakları

1. YK, GK’dan yetki almak ve yetkisini en çok 5 yıl içinde kullanmak şartı ile, şirket

sermayesinin en çok %10’u oranında, kendi hisse senetlerini iktisap veya rehin olarak

kabul edebilir. Kullanılmayan yetki yenilenebilir.

GK, %10 sınırı içinde, iktisap edilecek oranı, bedeli ve iktisabın amacını saptar.

YK yetkisini salt ticari amaçla kullanamaz; spekülatif işlem yapamaz. Yetki, şirket

varlıklarının, menfaatinin korunması, kötüye kullanmaların önlenmesi ve yerindelik

amaçlarıyla sınırlıdır.

Yetki yenilenebildiğine göre, yasak sermayenin %90’ına özgülenmiş demektir. Bir

A.Ş.’nin kendi hisse senetlerini (paylarını) sermayesinin %10’u oranında iktisap

edebilmesi şirkete tanınmış büyük bir olanaktır. Bu olanağı kullanarak

• Borsa şirketleri market-maker rolünü oynayabilir,

• Borsa şirketleri manipulasyonlara karşı savaşabilir,

• Kapalı şirketler sağlıklı bir halka açılmanın alt yapısını hazırlayabilir,

• Borsada şirketin kontrolünün değişmesinin veya emrivakilerin önüne geçilebilir,

• Dostça olmayan devralmalar (take over) etkisiz kılınabilir.

Ancak bedelleri tamamen ödenmiş paylar bu yolla iktisap edilebilir.

2. YK, şirket için yakın ve ciddi bir tehlikenin varlığı halinde, yukarıdaki %10 sınırı ile

bağlı olmaksızın ve yetki almaya gerek bulunmaksızın kendi hisse senetlerini iktisap

edebilir. Yakın ve ciddi tehlikeye en iyi örnek, borsa şirketin manipülasyonlara karşı

korunmasıdır. Bu hallerde şirket piyasa yapıcı rolünü üstlenir.

36 Anonim Şirket

• Yakın ve ciddi bir tehlike; manipulasyonlarla, düşmanca devralmalarla (take over);

şirkete karşı dayatmalarla tanımlanabilir,

• Yakın ve ciddi tehlike, ekonomik krizleri, borsa çöküşlerini de kapsar,

• Yakın ve ciddi tehlike, somut olay gerçeği ile de bağlantılı olabilir.

2. Şirketin hisse senetleri, şirketin veya şirketin bağlı şirketlerinin işçileri tarafından,

şirketin verdiği avans, borç veya teminatla alınabilir. Bu olanak işçilerin şirkete

katılmaları ve çalışanların hisse senetleri yönünden anlamlıdır.

3. İvazsız iktisap caizdir.

4. Şirket,

a) sermaye azaltılmasında,

b) külli veya cüz’i halefiyetin sözkonusu olduğu (birleşme, bölünme gibi) hallerde ve

kanuni bir satın alma yükümlülüğü varsa,

c) bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartı ile hisse senetlerinin cebri icradan alınması

halinde ya da,

d) bir alacağının tahsili amacıyla hisse senetlerinin (payların) iktisap edilmesi

hallerinde kendi hisse senetlerini iktisap edebilir.

6. Yasak, şirket bir menkul kıymetler şirketiyse uygulanmaz.

Hisse Senetlerinin Alınmasında Serbest Kaynakların Kullanılması Zorunluluğu

Hisse senetlerinin bedelleri, kullanılması serbest fonlardan karşılanabilir. Ayrıca payların

bedellerinin ödenmesi halinde kalan net şirket aktifi, en az sermaye ile kanun ve esas

sözleşmeye göre dağıtılmasına izin verilmeyen yedeklerin toplamı kadar olmalıdır.

Yasağın İhlal Edilmesi Halinde

1. Yasağa aykırılık halinde, borçlar hukukuna ilişkin devir sözleşmesi işlemi batıldır.

Şirket bir yıl içinde batıl işlemle elde edilen hisse senetlerini elden çıkarmak

zorundadır, elden çıkarılmayan hisse senetleri sermaye azaltılmasıyla yok edilir.

2. Şirketin, paylarını iktisap etmesi amacıyla başkasına ödünç, avans veya teminat

vermesi batıldır.

Hakların Donması

Şirketin iktisap ettiği kendi payları ile yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirketin

payları GK’nın toplantı nisabının hesaplanmasında hesaba katılmaz. Bedelsiz payların

iktisabı hariç şirketin devraldığı kendi payları hiçbir pay sahipliği hakkı vermez. Yavru

şirketin iktisap ettiği ana şirket paylarına ait oy hakları ile buna bağlı haklar donar.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 37

E. A.Ş.’nin Yönetim Kurulu (“YK”)

Yenilikler ve Açılımlar

Yeni Kanun’un YK ile ilgili açılımlarının bazıları şunlardır:

• Tek üyeli YK olanağı Türk hukukuna getirilmiştir. Ancak temsile yetkili en az bir üyenin

Türkiye’de yerleşik ve Türk vatandaşı olması şarttır.

• YK üyesinin görevine başlayabilmek için pay sahibi olması şartı kaldırılmıştır.

• Tüzel kişinin de YK üyesi olabilmesi olanağı sağlanmıştır.

• Profesyonel YK açılımı gerçekleştirilmiştir.

• Pay sahibi gruplarının YK’da temsil edilebilmesinin kanuni alt yapısı oluşturulmuştur.

• YK ile yönetim (Management) kavramları arasındaki farkı ortaya koyan sistem hükme

bağlanmıştır.

Tek Üyeli YK

Tek üyeli YK hem bir yenilik hem de bir açılımdır. Yararları şu noktalarda

özetlenebilir.

1. Tek kişilik A.Ş. ve L.Ş.’de tek kişilik YK oluşturularak sisteme uyum sağlanmıştır.

Örneğin, bir buzdolabı şirketi sadece kendisinin pay sahibi olduğu bir A.Ş.

kurmuş ise bu şirkette tüzel kişi olarak sadece kendisinin yönetim kurulu üyesi

olduğu bir YK oluşturabilir. Böylelikle tek elden yönetimi sağlayabilir.

2. Aile A.Ş.’lerde tek kişilik YK şirketin yönetimine uygun bir organdır.

3. Vakıfların, derneklerin, üniversitelerin, akademilerin ve benzeri tüzel kişilerin

kurdukları şirketlerde bu tüzel kişilerin YK üyeleri olmaları ve yönetime

yabancıları karıştırmamaları olanağı sağlanmıştır.

YK Üyesinin Pay sahibi olması zorunlu değildir.

Yürürlükteki TK’nın amaca uygun olmayan ve güçlüklere sebep olan hükümlerinden

birisi de YK üyesi olabilmenin pay sahipliğine bağlanmış bulunmasıdır. Bu

zorunluluk yapay pay sahipliklerinin yaratılması ve Kanunun dolanılması sonucunu

doğurmuştur. Anılan gereklilik YK üyesinin pay sahibi olarak elini taşın altında

hissetmesi düşüncesine dayanır. Ancak bu düşünce tüm A.Ş.’lerde bilhassa Halka

Açık ve Borsa A.Ş.’lerde tamamıyla işlemez duruma gelmiştir. Uygulamada birçok YK

üyesinin pay sahipliği gerçekte mevcut değildir.

Yeni Kanun’daki açılımın yararları şu noktalarda toplanabilir:

1. Yönetim uzmanlaşacaktır.

2. Hile-i şeriye ortadan kalkıp, hukuka saygı sağlanacaktır.

38 Anonim Şirket

İç Denetim

Yeni Kanun’un, kurumsal yönetim yanında A.Ş.’nin yönetilmesinde kabul ettiği temel

yaklaşım YK’ya bilgi akışının sağlanması, gelen bilgilerin kalitesinin kontrolü ile

değerlendirilmesi ve yönetime ilişkin tüm kararların bu değerlendirme sonuçlarına göre

alınmasıdır. Bu yaklaşım şirkette iç denetim düzeninin kurulmasını gerekli kılar. Zaten

işletme ekonomisinin A.Ş. yönetimi için uygun gördüğü konsept budur. Böylece Yeni

Kanun bilimsel sonuçları maddelerine yansıtarak YK’nın işleyişini modernleştirmeyi

amaçlamıştır. İleri yönetim ilke ve teknikleri üç alanda odaklanmıştır.

• Finans denetimi

• Finansal planlama

• Risk teşhisi ve risk yönetimi.

Finans Denetimi

Yeni Kanun, YK’nın devredilemez görevleri arasında, finans denetimini de saymıştır.

Hükme göre, YK finansal denetleme için gerekli düzeni kurmalıdır. Sözkonusu

mekanizmanın harekete geçirilmesi hususunda büyük veya küçük A.Ş. ayrımı yapılmamış,

yani ölçek kriterinin kullanılmasına gerek görülmemiştir. Finans denetimi ile ilgili şirket içi

yapılanmada “şirketin ihtiyacı” ölçüsü geçerlidir. Finans denetimi sadece borsa şirketlerinin

gereksinimi duydukları bir denetim-gözetim mekanizması değildir. Büyük ve orta ölçekli

kapalı anonim şirketler yönünden de mezkur denetimin yararlı olduğu şüphesizdir. Çünkü

finans modern işletmeciliğin bir gerçeğidir ve büyüklük kriterine bağlı tutulamaz. İç

denetim daha geniş bir kavram olmakla beraber merkezinde finans denetimi yer alır.

3. YK üyesinin ayrılması durumunda yapay pay sahipliğinden doğan uyuşmazlıklar,

tehditler, kötüye kullanmalar son bulacaktır.

Tüzel Kişinin YK Üyesi Olabilmesi

• Yürürlükteki TK tüzel kişinin YK üyesi olmasına olanak vermemektedir. Onun

yerine temsilcisinin seçilmesini istemektedir. Bu temsilci hukuken nitelendirilmesi

ve konumunun belirlenmesi güç bir temsilcidir. Bu temsilci esasında tüzel kişiyi

temsil etmemektedir. YK’da kendi sorumluluğu altında çalıştığı ve bağımsız karar

aldığı ve kararlarının tüzel kişiye bağlanamayacağı varsayılmaktadır. Tüm bu

kabuller hukuk gerçeğine uymamaktadır.

• TK sisteminde tüzel kişinin temsilcisi bizzat YK üyesi olduğu için onun eylem

ve kararlarından tüzel kişi sorumlu tutulamamaktadır. Oysa hukuk gerçeği

temsilcinin tüzel kişinin talimatı ile hareket ettiğine işaret etmektedir.

• Temsilci bir açıdan sorumluluğu yüklenmiş, varlıksız bir taşeron durumundadır.

Bu da büyük olaylarda önemli haksızlıkların ortaya çıkmasına sebep olmakta ve

önemli skandallar tazmin edilememektedir.

• Yeni Kanun’un bu hükmü, sorumluluk sistemini hukuk gerçeğine uygun kurallara

ve uygulamalara oturtacaktır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 39

“Finans denetimi” terimi, kaynak İsviçre Borçlar Kanunu’nun gerekçesinde açıkça bir

iç kontrol mekanizması olarak adlandırılmıştır. Gerçekten, anılan terim, bir taraftan

şirketteki finans yönetimine ilişkin görevlerin ve yetkilerin denetimini ifade eder, diğer

taraftan da finans kavramı bağlamında şirketin iç denetimine vurgu yapar. Her iki anlam

da iç denetim ile doğrudan ilgilidir.

Şirketin finans yönetiminin denetlenmesi, finansmanın nasıl, hangi kaynaklardan,

hangi maliyetle sağlandığının; likiditenin, nakit akışının, nakit akışı ile borç vadelerinin

uyumunun kontrol altında tutulması, finansman yükünün azaltılması önlemlerinin

alınmasına ilişkin sonuçların değerlendirilmesini kapsar.

İç denetim sistemleri finans denetimi çerçevesinde şirkette karşılıklı kontrolü sağlar,

kararların uygulanma süreci içinde izlenmesi, sonuçlarının denetlenmesi, varlıkların ve

yatırımların fiziki kontrolü anlamını taşır.

Yeni Kanun, YK’ya bu görevi yüklerken ve yetkiyi devredilemez nitelikte bir hükme

bağlarken, bir anlamda emredici bir hüküm öngörmüştür. Şöyle ki, şirketin ihtiyacı

olduğu halde finans denetimi yapacak iç denetim mekanizmasının kurulmaması yönetim

kurulunun sorumluluğunu gerektirir.

Finansal Planlama

Finans denetimi ile finansal planlama ve finansal tablolar arasında yer alan nakit akım

tablosu, bütçe ve onun değişik bir boyutu olan iş planı ile yakından ilgilidir. Finans

denetimiyle finansal planlama yapılması Yeni Kanun’da YK’nın devredilemez nitelikteki

görevlerindendir. Bütçe ve iş planı, büyük veya küçük her şirket için vazgeçilmez

önemdedir. Finans denetimi ile bağlantısı dikkate alındığında, finansal planlamayı büyük

şirketlere özgülemenin doğru olmadığı anlaşılır. Kanundaki “gerektirdiği ölçüde finansal

planlama için gerekli düzenin kurulması” hükmü bu şekilde yorumlanmalıdır.

Risk Yönetimi-Risk Teşhisi

Bu iki kavram da Yeni Kanun’da, YK’ya ilişkin hükümler arasında yer almıştır. Risk

yönetimi YK’nın görevidir. Risk yönetimi gerçekleşmiş bir riskin veya risk tehlikesinin

yönetimi değildir. Bu kavram, bir işletmenin, dahil olduğu ekonomi, sektör ve trendler

dolayısıyla karşılaştığı veya karşılaşabileceği risklerle baş edilmesine yönelik önlem ve

politikaların belirlenmesini ve uygulanmasını ifade eder. Her şirketin kendisine özgü

riskleri de vardır. Risk yönetimi bunları da kapsar.

Profesyonel YK

Yeni Kanun’da YK’nın profesyonelliğine ilişkin çeşitli hükümler yer almaktadır: üyelik

için pay sahibi olmanın gerekmemesi, üyelerin belli bir kısmının yüksek öğrenim görmüş

bulunması, oyda imtiyaz sayısının aşılmasının kurumlaşma açısından şart tutulması gibi.

Ayrıca yukarıda açıklanmış bulunan finans denetimi, finans planlaması ve risk yönetimi

de profesyonelliğe gönderme yapmaktadır. Profesyonelleşme ile ilgili olarak aşağıdaki

noktalar önem taşır.

• Yeni Kanun, YK üyelerinin dörtte biri için yüksek öğrenim şartını aramaktadır.

• Bilgili, bilinçli ve iç denetim düzeneklerini işletebilecek bir yönetim anlayışı Türkiye

40 Anonim Şirket

açısından zorunluluktur. Bu sebeple kurumsal yönetim ilkeleri bağımsız (nonexecutive)

YK üyelerini getirmiş ve Yeni Kanun da buna işaret etmiştir.

• Profesyonel YK demek çeşitli menfaat sahiplerinin temsil edildikleri bir YK değildir.

Profesyonel YK sermayeden bağımsız, piyasanın ve işin gereklerine göre hareket

edebilen, karar alabilen, iç denetim mekanizmalarını işletebilen ve risk yönetimine

hazırlıklı YK’dır.

F. Genel Kurul (“GK”)

Yeni Kanun’da:

• GK’nın münhasıran yetkili olduğu ve devredemeyeceği nitelikteki yetkileri toplu

halde gösterilmiştir. Bu yetkilere işaret edilirken özellikle halka açık A.Ş.’lere ilişkin

sermayenin artırılması, menkul kıymet çıkarılması gibi istisnalara yer verilmiştir.

• GK’yı toplantıya çağırmaya yetkili olanlar yeniden düzenlenmiştir. Yetkililer arasından,

denetçi doğal olarak çıkarılmış, azlığın çağrı yetkisi onun lehine kesin sürelere

bağlanmıştır. Ayrıca, azlığın talebi üzerine belirli sürelerin cevapsız geçirilmesi halinde

doğan çağrı yetkisi için hükümler getirilmiştir.

• GK toplantılarının, toplantı başkanlığı tarafından yönetimine ilişkin bir iç tüzüğün

A.Ş. tarafından düzenlenmesi zorunluluğuna yer verilmiştir. Toplantı başkanlığı veya

Pay ve Pay Sahipleri Grupları

Yeni Kanun A, B, C pay grupları yanında pay sahipleri gruplarına da yer

vermiştir. Örneğin, bir otomobil üretim A.Ş.’de, yan sanayiden gelen pay

sahipleri, yani otomobilin elektrik tesisatını yapan, bazı önemli parçalarını üreten

yan sanayiciler bir pay sahibi grubu oluşturabilirler ve esas sözleşme bu grupların

YK’da temsil edilmesini öngörebilir. Pay sahipleri grupları ticaretten endüstriye

geçen A.Ş.’lerde önemli rol oynar. Yeni Kanun bu açılımı getirmektedir.

YK ve Yönetim

Yürürlükteki TK bir organ olan YK ile teknik yönetim örgütü olan “yönetim”i

yani management’ı kesin çizgilerle farklılaştırmamaktadır, hatta Türkçe’de

management kelimesinin anlam yüklenmiş bir karşılığı bile yoktur. “Yönetim”

ibaresi “management”ın ve “administration”ın İngilizce ve Fransızcadaki

karşılıklarını vermekten çok uzaktır.

• Bu farklılaşmanın olmaması Türk sisteminde bütün sorumluluğu ve yükü

YK’nın üstünde bırakır.

• Yeni Kanun bu farklılaşmayı getirmekte ve teşkilat iç tüzüğü kavramı ile

“management”ı yerleştirmeyi amaçlamaktadır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 41

başkan bu iç tüzüğe göre toplantıyı yönetmek zorundadır. Bu iç tüzükte ayrıca olumsuz

oy kullananlar için şerh vermeye tutanak ve tutanağın imzalanmasına ilişkin uygulama

hükümleri yer alacaktır. GK toplantısının yönetimi yürürlükteki TK’nın sessiz kaldığı bir

konudur.

• Pay sahibinin GK’da bilgi alma hakkı yeniden düzenlenirken, bu hakkın sınırları bir

taraftan genişletilmiş diğer taraftan kesin çizgilerle belirlenmiştir. Ayrıca, pay sahibine,

gerekli bilgiyi alamaması halinde başvuracağı hukuk yolları gösterilmiştir. Bilgi alma

hakkı işleyebilir bir düzene bağlanmış ve oy kullanma süreci aydınlatıcı bir içeriğe

sokulmuştur.

• Özel denetim yeni esaslara bağlanmış, pay sahipleri demokrasisine uygun olarak yeni

bir pay sahipliği ve azlık hakkı oluşturulmuştur.

• GK’da temsil, borçlar hukukuna ilişkin temsil kurumunun kalıplarından kurtarılmış

ve kurumsal temsilci kavramı altında temsil yetkisinin bir anlamda kitlesel

örgütlenmesine ilişkin ilk adımlar atılmıştır. ABD hukukunun “Proxy” sistemi

hukukumuza -bir ölçüde- yansıtılmıştır. Böylece, GK’da, genel kurula pay sahiplerinin

katılmaması yoluyla oluşan güç boşluğunu ortadan kaldırıcı önlemler alınmıştır.

Kurumsal Temsilcilik Nedir? Nasıl İşleyecektir?

Kurumsal temsilcilik bir meslek olmayıp bir pay sahipleri inisiyatifidir. Bu tür bir

temsilcilik profesyonel bir anlayışla ve bir işletme şeklinde yerine getirilmeye müsait

değildir.

• Kurumsal temsilci pay sahibi, diğer pay sahiplerine başvurarak temsil yetkisinin

kendisine verilmesini isteyen kişi veya kişilerdir.

• Kurumsal temsilci, temsil yetkilerini, yayınlayacağı bir bildirge ile isteyecektir.

• Bu bildirge A.Ş.’nin yönetimine, iç denetimine, bağımsız denetimine ve kurumsal

yönetim ilkelerine göre yönetilmesi ve denetlenmesine ilişkin bir programdır. Bu

programda yatırım yerleri, vazgeçilecek yatırımlar, finansman, kar dağıtım, yatırım ve

pazarlama politikası gibi politikaların esasları da yer alabilir.

• Kurumsal temsilciye özel talimat verilemez. Kurumsal temsilcinin bildirgesi onun

uymak zorunda olduğu talimatlar listesidir. Temsilci kural olarak özellikle GK’da oy

kullanılırken bildirgedeki esaslar dışında hareket edemez.

• Kurumsal temsilci her kategorideki A.Ş. için geçerli olmakla beraber özellikle Halka

Açık A.Ş. ile Borsa A.Ş.’lerde muhalefeti örgütleme veya yönetimi öznellikten ve

keyfilikten engelleme inisiyatifi olarak pay sahipleri demokrasisinin bir parçasıdır.

• Kurumsal temsilci, aynı zamanda bir A.Ş.’nin kurumsal yönetim ilkelerine ve bilgi

toplumu hizmetlerine göre çalışmasını sağlayan esaslı bir şeffaflık aracıdır.

• Yeni Kanun, kurumsal temsilciye ilişkin özel sorumluluk hükümlerini içermemektedir.

Ancak, ilk tecrübe ile birlikte böyle hükümlerin ortaya çıkması gereği doğabilir.

42 Anonim Şirket

• Yeni Kanun’a gelen, olumlu tepkiler arasında ilk olarak bunun bir pay sahipliği

inisiyatifi olduğunun açıkça belirtilmesi, ikinci olarak da sorumluluk hükümlerine yer

verilmesi önerilmiştir.

G. Sermaye Artırımı

Genel Bilgiler

Yeni Kanun, A.Ş.’de sermaye artırımını, bir taraftan bilinen yöntemleri, yeni açılımlarla

geliştirmiş, diğer taraftan da bu kurumu yeni türlerle zenginleştirmiştir. Bilinen sermaye

artırımı türlerine esas sermayenin artırılması yanında, kayıtlı sermaye sisteminde sermaye

artırımının eklenmesi ve iç kaynaklardan sermaye artırımının kanuni düzenlemeye

kavuşturulması yeni açılımlardır. Şarta bağlı sermaye artırımı ise yeni bir konsepttir.

Ayrıca pay sahibinin bazı artırımlarda rüçhan hakkından yoksun bırakılmasının veya bu

hakkın kısıtlanmasının daha adil ilkelere bağlanması da mükemmelleştirme yönünde bir

geliştirmedir.

Türler

Yeni Kanun üç sermaye artırımı türü öngörmüştür.

Yeni Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermayenin Artırılması

Bu türde, şirkete nakdi veya ayni yeni sermaye konulduğu, yani pay sahiplerinden ve/veya

üçüncü kişilerden gelen yeni katkılarla öz varlık büyüdüğü için bu türe efektif artırım da

denilir.

İç Kaynaklardan Sermaye Artırımı

İç kaynaklardan yapılan sermaye artırımında, belirli bir amaca özgülenmemiş yedek

akçeler, kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen kısmı ve kanunen izin verilen

fonlar sermayeye dönüştürülür. Şirkete yeni sermaye girmez, çoğu zaten öz varlık içinde

bulunan kalemler sermayeye eklenir.

• Özel denetim herhangi bir pay sahibinin istemiyle başlar. GK bu istemi kabul

ederse özel denetçi mahkeme tarafından atanır. Reddederse azlık bu isteme

sahip çıkar veya başka bir ifadeyle istemi tekrarlarsa GK’nın kararı ne olursa

olsun mahkeme özel denetçiyi atar.

• Böylece mevcut kanundaki özel denetçiyi A.Ş.’ye hakim çoğunluğun seçmesi

şeklindeki uygulama kaldırılmış olmaktadır.

• Yeni Kanun, bundan başka özel denetçi raporunda şirketin ve pay

sahiplerinin menfaatlerini dengeleyici hükümler öngörmüş, şirkete

zarar verebilecek bilgi ve belgelerin açıklanmasını engelleyebilmek ve

ayıklayabilmek yetkisini mahkemeye bırakmıştır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 43

Şarta Bağlı Sermaye Artırımı

Bu tür sermaye artırımında, sermaye ne YK ne GK kararı ile artırılır ne de artırılan sermaye

belirli kişiler tarafından taahhüt edilir. Sermaye artırımının dayanağı bir esas sözleşme

hükmüdür. Bu hüküm sadece bir dayanak değildir, aynı zamanda da sermayenin nasıl,

hangi tutarda, hangi süreler içinde ve nasıl gerçekleşeceğini gösterir. Bu esas sözleşme

hükmü parça parça tükenir ve tamamen tükenince YK tarafından esas sözleşmeden

çıkarılır.

Sermaye bir şirket organının kararıyla değil, bazı borçlanma senetleri hamillerinden

değiştirme haklarını ve alım hakkı sahiplerinin bu haklarını kullanmalarıyla, kullanan

temelinde, adeta damla damla artar. Artırımın aktörleri değiştirme ve alım hakkı

sahipleridir.

Değiştirme hakkı sahiplerinin, hamili oldukları borç senetlerinin itfa bedelleri ile yeni

payları alma, alım hakkı sahiplerinin de bu haklarına dayanarak şirketin hisse senetlerini

ödeme hakları vardır.

Rüçhan Hakkı

Her pay sahibi yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma

hakkını haizdir.

Bu hak

• haklı sebepler varsa ve

• en az sermayenin yüzde altmışının olumlu oyu ile sınırlandırılabilir.

Haklı Sebep

Kanun haklı sebepleri göstermiştir:

• işletmelerin veya işletme kısımlarının iştiraklerinin devralınması

• işçilerin şirkete katılması

haklı sebeptir. Rüçhan hakkının kaldırılması veya sınırlandırılmasıyla

• hiç kimse haklı görülemeyecek şekilde yararlandırılamaz

• kayba uğratılamaz.

Sermayenin Azaltılması

Yeni Kanun sermayenin azaltılmasıyla ilgili olarak üç önemli yenilik getirmiştir.

1. YK’nın sermayenin niçin azaltıldığına, hangi yönetimin uygulanacağına, azaltmadan

sonra malvarlığı durumuna ilişkin raporunu GK’da onaylanınca bu rapor tescil ve ilan

ettirilir.

2. Azalma alacaklar ödenmeden veya teminat altına alınmadan yapılmışsa, azalmanın

tescil ve ilanından sonra iki yıl içinde iptal davası açılabilir.

3. Bu dava teminat yetersizse de ikame olunabilir.

44 Anonim Şirket

H. Sorumluluk

Yeni Kanun’da çeşitli sebeblerden doğan sorumluluklar düzenlenmiştir. Sorumluluk

• hukuki (m. 549) ve

• cezai sorumluluk (m. 562)

olmak üzere iki çeşittir.

Her iki sorumluluk da A.Ş.’lere ilişkin hükümlerin sonunda bütünlük arzeden bir bölüm

oluşturur.

Hukuki Sorumluluk

Yeni Kanun hukuki sorumluluğu altı ayrı kategoriye ayırmıştır. Ayrıca Yeni Kanun’da bu

altı kategoriye kısmen uygulanabilen ortak hükümler (m. 555-561) yer almaktadır. Bu

hükümler arasında teselsülü düzenleyen Yeni Kanun’un 557. maddesi de özellik gösterir.

Bu hüküm tüm sorumluluk hallerine doğrudan uygulanamaz, şartları varsa veya bir

madde müteselsil sorumluluğu öngörmüşse uygulanır.

1. Belgelerin ve Beyanların Kanuna Aykırı Olmasından Doğan Sorumluluk

Sorumluluğun Doğuşu

Bu sorumluluk A.Ş.’nin, kuruluşu, sermayesinin artırılması, azaltılması, birleşmesi,

bölünmesi, tür değiştirmesi, menkul kıymet çıkarması gibi usuller, işlemler ve yapı

değişiklikleri sebebiyle kanunen hazırlanması gerekli belgelerin ve yapılan beyanların

kanuna aykırı veya hileli olmasından ya da sahteliğinden doğar. Mesela,

• halka arz izahnamesi veya bir kurucular beyannamesi,

• aracı kurum garantisi,

• işlem denetçisi raporu,

sahteyse, yalan beyan içermekteyse, hileliyse bu sorumluluk doğar.

Şartların varlığı halinde, yani zararı doğuran hukuka aykırı veya borç doğuran fiili

birden çok kişinin birlikte işlemeleri ve fiilin YK, icra komitesi gibi bir kurul tarafından

gerçekleştirilmesi halinde teselsül söz konusu olabilir.

Hükümleri

Sorumlu: Sorumlu beyanı yapan, raporu veren, taahhüt eden ve bunlara katılanlardır.

Kusur sorumluluğun şartıdır, sorumluluğun sonucu zararın tazminidir. Zamanaşımına

560. madde uygulanır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 45

2. Sermaye Hakkında Yanlış Beyanlar ve Ödeme Yetersizliğinin Bilinmesi

Sorumluluğun Doğuşu

Bu sorumluluk, (1) sermayeye ilişkin koruyucu hükümlerle ilgili olarak hile veya benzeri

aldatıcı işlemler yapılmasından, (2) sermaye taahhüdünde bulunanların ödeme yetersizliği

içinde bulunduklarının bilinmesinden ve buna onay verilmesinden doğmaktadır. Mesela,

• sermaye taahhüt edilmemişken, taahhüt edilmiş; ödenmemişken ödenmiş

gösterilmesidir.

• nakit ödeme yerine, senet verilmesi; ciro edilen çekin karşılıksız çıkmasıdır.

• taahhütte bulunan tasarruf yetkisini haiz olmayan bir müflistir.

Hükümleri

Sorumlu: Doğan zarardan, (1) kandırıcı işlemi yapanlar, buna iştirak edenler, (2) ödeme

yetersizliğini bilip onay verenler müteselsilen sorumludur. Bu tür sorumluluk kanundan

doğmaktadır. Müteselsil sorumluluğa 557. madde uygulanır. Kusur sorumluluğun şartıdır.

Zamanaşımı madde 560’a tabidir.

3. Değer Biçilmesinden Sorumluluk

Sorumluluğun Doğuşu

Sorumluluk, (1) sermaye olarak konulacak veya devralınacak ayınların emsaline göre

yüksek değerlemesinden, (2) bunların niteliğinin farklı gösterilmesinden (mesela, arsanın

imar durumu bulunmadığı halde varmış gibi gösterilmesi), (3) başka türlü bir yolsuzluk

yapılmasından (mevcut olmayan tahvillerin değerlendirilmesi gibi) doğar.

Kusur aranmaz, hukuki aykırılığı yapanlar veya katılanlar zararı tazmin eder. Bunlar

kurucu, bilirkişi, YK üyesi, avukat vs. olabilir. Şartları varsa mesela, zarar doğuran işlem

bir YK kararından doğuyorsa 557. madde uygulanır.

4. Halktan Para Toplanmasından Doğan Sorumluluk

Sorumluluğun Doğuşu

Bu sorumluluk bir A.Ş. kurmak, kurulmuş şirketin sermayesini artırmak amacıyla veya

vaadi ile veya benzeri sebeplerle yurt içinde veya dışında SPK’dan izin almadan halktan

para toplanması ile doğar. Para toplama sebepleri kanunda sınırlı (tahdidi) bir şekilde

gösterilmemiştir.

Hükümleri

Bu eylemlerden (1) para toplayanlar, (2) fiilden haberi olan (yetkili) kurumlar, (3)

ilgili şirketin yöneticileri ve girişimcileri müteselsilen sorumludurlar. Toplanan paraları

SPK tarafından belirlenen bir bankaya yatırmak zorundadırlar. Sorumluluğa 557.

madde uygulanır. Sorumluluk için kusur aranmaz. Paralar tedbirle koruma altına alınır.

46 Anonim Şirket

Gereğinde kayyum atanır. Yetkili mahkemeler arasında Asliye Ticaret Mahkemesi de

vardır.

5. Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin, Yöneticilerin ve Tasfiye

Memurlarının Sorumluluğu

Sorumluluğun Doğuşu

Bu sorumluluk kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye

memurlarının

• kanundan

• esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemelerinden doğar.

Sorumluluğun Niteliği

Sorumluluk, (1) ispat yükü tersine çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Yani: Yukarıda

sayılan kişiler kusurlarının bulunmadığını ispat etmedikçe sorumludurlar. (2) Sorumluluk

yönetim işlevinin yüklenilmiş olmasından doğar. Yönetim işlevi kısmen veya tamamen

devredilmişse (mesela murahhas üye atanmışsa), nakledilen işlev ölçüsünde sorumluluk

YK’nın üstünden kalkar, yönetim işlevi yoksa, sorumluluk da yoktur ilkesi (TK 319/

son, Yeni Kanun 553.2). Ancak devredilen kişinin seçiminde özensizlikten sorumluluk

doğabilir. (2) Sorumluluk, sorumlu kişinin kontrolü kapsamındaki işlevden doğar.

Kime Karşı Sorumluluk?

Sorumluluk

• şirkete

• şartlarına bağlı olarak pay sahiplerine ve alacaklılara karşıdır.

6. Denetçinin Sorumluluğu

Denetçinin, işlem denetçisinin ve özel denetçinin hukuki sorumluluğu Kanunun 554. ve sır

saklamadan doğan sorumluluğu 404. maddede düzenlenmiştir.

Hukuki sorumluluk her üç denetçinin de kanuni görevlerini yerine getirmelerinden doğar.

Bu sorumluluk kusura dayalı bir tazminat sorumluluğudur. Denetçi ve topluluk denetçisi

bu sorumluluğu dolayısıyla şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklısına sorumludur.

İspat yükü davacının yani somut davaya göre şirketin, paysahibinin veya alacaklıların

omuzundadır. Sorumluluğun kaynağı kanundur. Çünkü, sorumluluğun sebebi sözleşmenin

ihlali olmayıp, yukarıda da belirtildiği gibi kanuni görevlerin yerine getirilmemesidir.

Denetleme sözleşmesinin ihlalinden doğan sorumluluk kanunun 554. maddesine değil

genel hükümlere tabi olup sorumluluğun temeli sözleşmeseldir.

Sır saklama yükümlülüğünün ihlalinden doğan sorumluluk 404. maddede düzenlenmiştir.

Her üç denetçi, bunların yardımcıları ve bağımsız denetleme kuruluşunun temsilcileri,

denetimi dürüst ve tarafsız bir şekilde yapmakla yükümlüdürler. Faaliyetleri sırasında

öğrendikleri denetleme ile ilgili iş ve işletme sırlarını izinsiz kullanamazlar. Sorumluluğun

sebebi bu yükümün kasten ve ihmal ile ihlalidir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 47

Zarar

Yukarıda 1-6’da sayılan kişilerin şirkete verdikleri maddi zarardır.

Dava

Asıl Davacı: A.Ş.

Pay sahibinin davacı sıfatı

Pay sahibi tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir. Dolayısıyla zarar kavramına yer

verilmemiştir.

Alacaklının davacı sıfatı

Alacaklıların dava hakkı şirketin iflası halinde vardır ve iflas idaresi ileri sürmemişse, yani

ikinci derecededir.

Teselsül ve Başvuru

Kural

Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları halinde müteselsilen

sorumludurlar.

Ortak fiil ile zarar verilmişse aynı zarardan sorumluluk vardır.

Farklılaştırılmış Teselsül

Hükümde söz konusu olan salt değil farklılaştırılmış teselsüldür. Farklılaştırılmış teselsül

demek birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları halinde her birinin,

zararın, kusuruna ve durumun gereklerine göre şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde

sorumlu olması demektir.

İç İlişki

Rücu durumu gereklerine göre hâkim tarafından belirlenir.

Cezai Sorumluluk

Suçlar ve cezalar Yeni Kanun’un 562. maddesinde gösterilmiştir. 562. maddede belirlenen

suçlar resen takip olunur.

I. Sona Erme ve Tasfiye

Bu konuda üç radikal yenilik getirilmiştir.

A. Haklı Sebeplerle Fesih

Azlığa çokluğun pervasızca hareketlerinin haklı sebep sayıldığı hallerde (hiç veya

yetersiz kar dağıtma, yüksek miktarda sermaye artırımlarıyla bir kısım pay sahiplerinin

paylarını küçültme, A.Ş.’yi ve malvarlığını kendi menfaatine kullanma, kendine fon

48 Anonim Şirket

aktarma gibi). A.Ş.’nin feshi davası açma imkanı tanımıştır. Bu dava bağlamında,

mahkeme ;

1. ya feshe karar verir,

2. ya da fesih yerine davacının paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek

değerinden satın almasına ve duruma en uygun kabul edilebilir diğer bir çözüme

(mesela, yedeklerden kar dağıtılması, yıllık karın belli bir oranının dağıtılmasının

esas sözleşmede öngörülmesi, azlığa YK’da temsil edilme hakkının tanınması gibi)

hükmeder.

B. Ek Tasfiye

Tasfiye aceleye getirilip, bazı alacaklar dikkate alınmadan kapatılmışsa, bazı tasfiye

işlemlerinin yapılmasına gerek varsa, tasfiye yeniden açılır.

C. Tasfiyenin Kaldırılması

Şirket süresinin dolması veya GK kararıyla A.Ş. sona ermişse, tasfiye payları

dağıtılıncaya kadar tasfiyeden dönülebilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme

III. Limited Şirket

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 51

A. Yeni Limited Şirketin Öne Çıkan Özellikleri

Yeni Kanun’daki limited şirket (‘L.Ş.’) birçok noktada mevcut TK’daki limited şirketten

farklıdır.

A.Ş.’ye Benzerlikler Artmıştır

Yeni L.Ş., TK’nın aksine kollektif şirketten uzaklaşmış, adeta küçük ölçekli bir A.Ş.’ye

benzemiştir. Benzerlikler en çok şu noktalardadır:

• Yeni L.Ş., A.Ş.’ye benzer bir yapıya, yönetim ve karar mekanizmalarına sahiptir. Bunun

ulusal ve uluslararası piyasaların isteği olduğu belirlenmiştir.

• GK, Yeni Kanun’da ortak sayısına bakılmadan A.Ş.’ye benzer bir şekilde

yapılandırılmıştır. Yöneticiler için de durum aynıdır.

Benzemeyen Noktalar

A.Ş.’de pay sahibinin kural olarak tek borcu vardır: Taahhüt edilen sermayeyi ödemek.

L.Ş.’de bunun yanında başka borçlar da öngörülebilir. Bu ek borçlar ortakların isteklerine

bağlı ek olanaklardır.

• Ek yükümlülükler. Örneğin bilanço açıklarını kapatmak gibi.

• Yan edim yükümlülükleri.

• Bağlılık borcu, rekabet yasağı.

• A.Ş.’de pay kolaylıkla devredilebilir, L.Ş.’de diğer ortakların onayı gereklidir.

Sermaye

• Sermaye en az 10.000 TL’dir.

• Ayni sermaye konulabilir.

• Nakdi sermaye payı bir defada ödenir. Taşınmazlar resen L.Ş. adına tapuda tescil

edilir. Tescil yetki ve görevi resen ticaret sicili memuruna aittir.

Bir Ortağın Birden Çok Sermaye Payına Sahip Olabilmesi

Bir ortağın sadece bir sermaye payına sahip olabilmesi (bir ortak=bir sermaye payı) ilkesi

kaldırılmış, bir ortağın birden fazla sermaye payına sahip olabileceği kabul edilmiştir.

• Sermaye payının kısmen devri için, bölünmesi, bölünmesi için de birçok işlem

yapılması zorunluluğu aşılmıştır.

• Böylece sermaye paylarının aile arasında özellikle çocuklara devri kolaylaşmıştır.

• Sermaye payının şirketler topluluğu içinde devrinde basitlik sağlanmıştır.

• Şirkete yeni ortak alınması kolaylaştırılmıştır.

52 Limited Şirket

Sermaye Payının Devrinde ve İspatında Esneklik

Yeni L.Ş., sermaye payının devrinde çok amaçlı bir esnekliği haizdir.

• Ortaklar (kurucular) sermaye payının devrini istedikleri gibi düzenleyebilirler.

Şirket sözleşmesiyle devri kolaylaştırabilirler. Ortaklar yarı kapalı bir şirket

amaçlıyorlarsa, devri zorlaştırır veya yasaklayabilirler.

• Sermaye payı, nama yazılı kıymetli evraka bağlanarak hem ortaklığın ispatlanması

kolaylığı sağlanmış hem de yükümlülüklerin senede yazılması ile şeffaflık

gerçekleştirilmiştir. Böylece pay defteri de kısmen de olsa senede yansıyacaktır.

• Kapalı veya devre onay vermeyen L.Ş.’den kurtulma olanağı sağlanmış, çıkma

olanağı vurgulanmıştır.

L.Ş. ortağının iflasının L.Ş.’nin iflasına sebep olması sistemi terk edilmiştir.

TK’da bir ortağın iflası şirketin iflasına sebep olur. Söz konusu tahrip edici çözümde

L.Ş.’nin şahıs şirketi özellikleri taşıması gerektiği düşüncesinin etkili olduğu açıktır.

TK’nın sistemine son veren yaklaşımla bir sermaye şirketi olan L.Ş.’ye uygun bir çözüm

getirilmiştir.

L.Ş., ortağının kişisel alacaklısının şirketi feshedebilmesi riskinden korunmuştur.

TK’nın, L.Ş.’yi (kişisel öğeleri ağır basması gereken şirketi) bu öğelerle yapılandırılmış

bir sermaye şirketi görme anlayışı çelişkisi bir ortağın kişisel alacaklısına şirketi feshetme

hakkının tanınmasına kadar gitmiştir.

Yeni Kanun’un sistemi basittir. Ortağın kişisel alacaklısı L.Ş.’yi feshetmeden sadece ortağın

sermaye payını haczettirip paraya çevirebilir.

İntifa Senetleri

TK, L.Ş. için intifa senetleri çıkarılmasına olanak vermemektedir. Yeni Kanun L.Ş.’de bu

olanağa da imkan vererek L.Ş.’yi A.Ş.’ye yaklaştırmıştır.

L.Ş. Yönetiminin Seçimle Belirlenmesi

TK’ya göre, şirket sözleşmesiyle veya bir ortaklar kararı ile şirketi yönetecek ortaklar ve/

veya üçüncü kişiler belirlenmemişse, tüm ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirketi

yönetmeye hem yetkili hem zorunludur. Buna hep birlikte yönetim veya özden yönetim

denir. Hep birlikte / özden yönetim bir kargaşaya dönüşebilir. Yeni Kanun müdürlerin

seçimle belirlenmesi zorunluluğunu getirerek bir A.Ş. ilkesini L.Ş.’ye uygulamıştır.

B. Kuruluş ve Ortaklığın Hukuki Durumu

• Tek ortaklı L.Ş.’ye olanak tanınmıştır (Bkz: Ortak Kurumlar I).

• Kuruluş basitleştirilmiştir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 53

• Şirket sözleşmesinde öngörülmesi şartıyla, sermaye payının alımı, önalımı, geriye

alımı, devrin sınırlandırılması, öneriye muhatap olma hakkının düzenlenmesi,

yükümlülüklerinin ihlalinde sözleşme cezası getirilmesi çıkma hakkının tanınması,

şirket yönetiminin üçüncü kişilere bırakılması, bilanço karının kullanılmasında

kanundan ayrılan bir rejimin öngörülmesi olanakları getirilmiştir.

• Ek ve yan ödeme yükümlülükleri öngörülmüştür.

• Bazı ortaklara veto ve üstün oy hakkı tanınmasının yolu açılmıştır.

• Ortaklara ağırlaştırılmış rekabet yasağı yükletilebilecektir.

• Oy hakkının hesaplanmasında ve kar payının dağıtımında kanuni hükümlerden

ayrılan düzenlemeler yapılabilecektir.

• Ortağa çıkma hakkı verilmiştir.

C. Şirketin Finansal Gücünün Artırılması Suretiyle Ekonomik

Yapının Güçlendirilmesi

Yeni L.Ş.’nin finansal yapısı güçlendirilmiştir ve

• Sermaye payının bir defada ödenmesi öngörülmüş, yani taksit kaldırılmıştır.

• Ortağın şirkete verdiği sermayenin yerine tutan ödünçlere imkan tanınmıştır.

• Bilanço zararlarının ek ödeme yükümlülükleriyle kapatılması olanağı ortaklara

tanınmıştır.

Temerrüt ve Sonuçlarıyla Karşılaşmama

Sermaye payının bedelinin tamamının bir defada ödenmesi sistemi geldiği için, temerrüt

ve buna bağlı sonuçlar kaldırılmıştır.

Seleflerin Sorumluluğu Kalkmıştır

Temerrüt kaldırıldığı için ödenmeyen sermaye borcundan dolayı çıkarılan ortağın sermaye

payının paraya çevrilmesinden doğan açık için seleflere başvurma kurumu kaldırılmıştır.

Payın Devrinde Basitleştirme

Payın devri basitleştirilmiştir.

Bilgi Alma ve İnceleme Haklarında Düzelme

TK, özel bir hüküm bağlamında ortaklara bilgi alma ve inceleme hakkı tanımamıştır.

Sadece 548. maddede, ortak sayısı yirmiyi aşan şirketlerde, A.Ş.’nin denetçilere ilişkin

hükümlerinin geçerli olması, ortak sayısı yirminin altındaki L.Ş.’lerde ise Borçlar

Kanununun 631. Maddesinin uygulanması öngörülmüştür.. Anılan hüküm yetersiz ve

etkisiz olduğu gibi L.Ş.’nin niteliğine de uymamaktadır. Yeni Kanun, ortaklara modern ve

çağdaş ilkelere dayalı kapsamlı bilgi alma ve inceleme hakkı tanımaktadır.

54 Limited Şirket

Ciddi ve Uluslararası Düzeyde Muhasebeleştirme ve Denetleme

Yeni L.Ş.’nin ortağa sağladığı en güçlü güvence, küçük ölçekli L.Ş.’ler için özel standartlara

ve diğer L.Ş.’ler için UFRS’ye göre hazırlanmış finansal tablolar ve bunların Uluslararası

Denetim Standartları’na göre denetlenmesi sistemini getirmiş olmasıdır.

Güçlü Rüçhan Hakkı

TK rüçhan hakkını tanıyan bir hükme (m. 516) yer vermişse de rüçhan hakkını korumamıştır.

Yeni Kanun, A.Ş.’ye paralel hükümlerle rüçhan hakkını güçlendirmiştir.

Çıkma ve Çıkarılmada Ortağın Güçlendirilen Konumu

TK’nın eleştirilebilecek taraflarından biri de çıkma ve çıkarılmada ortağı korumamış

olmasıdır. Yeni Kanun’un çıkma ve çıkarılmaya ilişkin hükümleri, menfaatler dengesini

sağlayan ve çağdaş L.Ş. hukukuna uygun hükümlerdir.

• Haklı sebeplerle çıkma davasında ortağa sermaye payının gerçek değerinin

ödenmesi güvence altına alınmış, bunun için çeşitli önlemler öngörülmüştür,

• L.Ş.’yi korumak amacıyla gereğinde ortağın haklarından bazılarının dondurulması

hükmü getirilmiştir,

• Çıkmak isteyen veya bu amaçla dava açan ortağın haklarından bazılarının

dondurulması sistemi kabul edilmiştir,

• Çıkarılma sebeplerinin şirket sözleşmesinde öngörülmesi zorunluluğu getirilmiştir,

• Ortağın haklı sebeplerin varlığında mahkeme kararıyla L.Ş.’den çıkarılması olanağı

sağlanmıştır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme

IV. İkincil Düzenlemeler

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 57

Yeni Kanun’un şirketler hukuku ile ilgili ikincil düzenlemeleri şu

konularda yapılacaktır.

Tüzükler

1. Denetleme Tüzüğü

2. Ticaret Sicili Tüzüğü

3. Elektronik Ortamda Genel Kurul Tüzüğü

Yönetmelikler

1. Elektronik Ortamda Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Yönetmeliği

2. Bağımsız Denetleme Yönetmeliği

3. Denetçinin Denetimi Yönetmeliği

4. Genel Kurulda Bulunacak Bakanlık Temsilcisi Yönetmeliği

5. Tevdi Eden Temsilcisi Yönetmeliği

6. Anonim Şirketlerde Toplantı Başkanlığı İç Yönetmeliği

7. KOBİ Tanımı Yönetmeliği

8. İnternet Sitesi Yönetmeliği

9. Ticaret Sicili Müdürlüklerinin Kurulmasında Aranan Şartlar ve Odalar Arası

İşbirliği Yönetmeliği

10. Faaliyet Raporu Yönetmeliği

Tebliğler ve Genelge

1. Kar Avansı Tebliği

2. İzin Alacak Anonim Şirketler Tebliği

3. Kayıtlı Sermaye Tebliği

4. Eski Türe Dönüş Tebliği

5. Şirketler Topluluğu Tebliği

6. Birikimli Oy Tebliği

7. Defterlerin Onayına İlişkin Tebliğ

8. Finansal Tabloların İlanı Tebliği

9. Uygulama Tebliği

10. Unvanda İltibas Genelgesi

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme

TTK İlgili Maddeleri

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 61

A. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun İlgili Maddeleri

F) Birleşme, bölünme ve tür değiştirme

I - Uygulama alanı ve kavramlar

1. Uygulama alanı

Madde 134 - (1) Ticaret şirketlerinin birleşmelerine, bölünmelerine ve tür değiştirmelerine

134 ilâ 194 üncü maddeler

uygulanır.

(2) Diğer kanunların, bu Kanunun 135 ilâ 194 üncü maddelerine aykırı olmayan

hükümleri saklıdır.

2. Kavramlar

Madde 135 - (1) 134 ilâ 194 üncü maddelerin uygulanmasında; “şirket”, ticaret

şirketlerini; “ortak”, anonim şirketlerin

pay sahiplerini, limited şirketler ile şahıs

şirketlerinin ve kooperatiflerin ortaklarını; “ortaklık payı”, şahıs şirketlerindeki

ortaklık

payını, anonim şirketteki

payı, limited şirketteki esas sermaye

payını, sermayesi paylara

bölünmüş komandit şirketteki ortaklık payını; “genel kurul”, anonim, limited ve sermayesi

paylara bölünmüş komandit şirketlerle

kooperatiflerdeki genel kurulu, şahıs şirketlerindeki

ortaklar kurulunu ve gereğinde

ortakların tümünü; “yönetim organı”,

anonim şirketler

ve kooperatiflerde

yönetim kurulunu, limited şirketlerde

müdürü veya müdürleri,

şahıs şirketleriyle

sermayesi paylara bölünmüş komandit

şirketlerde yöneticiyi; “şirket

sözleşmesi”, anonim şirketlerde esas sözleşmeyi, şahıs şirketleriyle limited şirketlerde şirket

sözleşmesini ve kooperatifte

ana sözleşmeyi ifade eder.

(2) Küçük ve orta ölçekli şirketler belirlenirken,

şahıs şirketleri için 1522, sermaye

şirketleri hakkında ise 1523 üncü maddelerde öngörülen ölçütler uygulanır.

II - Birleşme

1. Genel hükümler

a) İlke

Madde 136 - (1) Şirketler;

a) Bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle “devralma şeklinde birleşme” veya

b) Yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri,

teknik terimle “yeni kuruluş şeklinde

birleşme”

yoluyla birleşebilirler.

(2) 136 ilâ 158 inci maddelerin uygulamasında,

kabul eden şirket “devralan”, katılan

şirket “devrolunan” diye adlandırılır.

(3) Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı

karşılığında, bir değişim oranına göre

devralan şirketin paylarının, devrolunan

şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap

edilmesiyle gerçekleşir. Birleşme sözleşmesi 141 inci maddenin ikinci fıkrası

anlamında

ayrılma akçesini de öngörebilir.

62 TTK İlgili Maddeleri

(4) Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan

şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde

devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket

sona erer ve ticaret sicilinden silinir.

b) Geçerli birleşmeler

Madde 137 - (1) Sermaye şirketleri;

a) Sermaye şirketleriyle,

b) Kooperatiflerle ve

c) Devralan şirket olmaları şartıyla, kollektif ve komandit şirketlerle,

birleşebilirler.

(2) Şahıs şirketleri;

a) Şahıs şirketleriyle,

b) Devrolunan şirket olmaları şartıyla, sermaye şirketleriyle,

c) Devrolunan şirket olmaları şartıyla, kooperatiflerle,

birleşebilirler.

(3) Kooperatifler;

a) Kooperatiflerle,

b) Sermaye şirketleriyle ve

c) Devralan şirket olmaları şartıyla, şahıs

şirketleriyle,

birleşebilirler.

c) Tasfiye hâlindeki bir şirketin birleşmeye

katılması

Madde 138 - (1) Tasfiye halindeki bir şirket, malvarlığının dağıtılmasına başlanmamışsa

ve devrolunan şirket olması

şartıyla, birleşmeye katılabilir.

(2) Birinci fıkradaki şartların varlığı, bir işlem denetçisinin, bu hususu doğrulayan

raporunun, devralan şirketin merkezinin

bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne

sunulmasıyla ispatlanır.

d) Sermayenin kaybı veya borca batıklık halinde birleşmeye katılma

Madde 139 - (1) Sermayesiyle kanunî yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla

kaybolan

veya borca batık durumda

bulunan bir şirket, kaybolan sermayeyi

veya gerekiyorsa borca

batıklık durumunu

karşılayabilecek tutarda serbestçe,

tasarruf edilebilen özvarlığa sahip

bulunan bir şirket ile birleşebilir.

(2) Birinci fıkradaki şartın gerçekleşmiş olduğunu ispatlayan bir işlem denetçisi

tarafından hazırlanan raporun, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret

sicili

müdürlüğüne sunulması şarttır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 63

2. Ortaklık payları ve hakları

a) Ortaklık payının ve haklarının korunması

Madde 140 - (1) Devrolunan şirketin ortaklarının, mevcut ortaklık paylarını ve haklarını

karşılayacak değerde, devralan

şirketin payları ve hakları üzerinde istemde bulunma

hakları vardır. Bu istem

hakkı, birleşmeye katılan şirketlerin

malvarlıklarının değeri, oy haklarının dağılımı

ve önem taşıyan diğer hususlar dikkate

alınarak hesaplanır.

(2) Ortaklık paylarının değişim oranları belirlenirken, devrolunan şirketin ortaklarına

tahsis olunan ortaklık paylarının gerçek değerlerinin onda birini aşmaması

şartıyla, bir

denkleştirme ödenmesi

öngörülebilir.

(3) Devrolunan şirketin oydan yoksun paylarına sahip ortaklarına aynı değerde,

oydan

yoksun veya oy hakkını haiz paylar verilir.

(4) Devrolunan şirkette mevcut bulunan paylara bağlı imtiyaz hakları karşılığında,

devralan şirkette eş değerde haklar veya uygun bir karşılık verilir.

(5) Devralan şirket, devrolunan şirketin intifa senedi sahiplerine, eş değerli haklar

tanımak

veya intifa senetlerini, birleşme

sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın

almak zorundadır.

b) Ayrılma akçesi

Madde 141 - (1) Birleşmeye katılan şirketler,

birleşme sözleşmesinde, ortaklara,

devralan

şirkette, pay ve ortaklık haklarının iktisabı ile iktisap olunacak şirket paylarının gerçek

değerine denk gelen bir ayrılma akçesi arasında seçim yapma hakkı tanıyabilirler.

(2) Birleşmeye katılan şirketler birleşme sözleşmesinde, sadece ayrılma akçesinin

verilmesini öngörebilirler.

3. Sermaye artırımı, yeni kuruluş ve ara bilanço

a) Sermaye artırımı

Madde 142 - (1) Devralma yoluyla birleşmede,

devralan şirket, sermayesini, devrolunan

şirketin ortaklarının haklarının

korunabilmesi için gerekli olan düzeyde,

artırmak

zorundadır.

(2) Birleşmede, ayni sermaye konulmasına

ilişkin düzenlemelerle, halka açık anonim

şirketlerde, yeni payların halka arzına dair hükümler, Sermaye Piyasası Kurulu kaydına

alınmasına ilişkin olanlar müstesna, uygulanmaz.

b) Yeni kuruluş

Madde 143 - (1) Yeni kuruluş yolu ile birleşmede, bu Kanun ile 24/4/1969 tarihli

ve 1163

sayılı Kooperatifler Kanununun,

ayni sermaye konulmasına dair düzenlemeleri ve asgarî

ortak sayısına ilişkin hükümleri dışındaki maddeleri yeni şirketin kuruluşuna uygulanır.

c) Ara bilanço

Madde 144 - (1) Birleşme sözleşmesinin

imzalandığı tarih ile bilanço günü arasında

64 TTK İlgili Maddeleri

altı aydan fazla zaman geçmişse

veya son bilançonun çıkarılmasından

sonra, birleşmeye

katılan şirketlerin

malvarlıklarında önemli değişiklikler

meydana gelmişse, birleşmeye

katılan

şirketler bir ara bilanço çıkarmak zorundadır.

(2) Aşağıdaki hükümler saklı olmak kaydı

ile, ara bilançoya yıllık bilançoya ilişkin

hüküm

ve ilkeler uygulanır. Ara bilanço için;

a) Fiziki envanter çıkarılması gerekli değildir;

b) Son bilançoda kabul edilen değerlemeler,

sadece ticari defterdeki hareketler

ölçüsünde

değiştirilir; amortismanlar,

değer düzeltmeleri ve karşılıklar ile ticari defterlerden

anlaşılmayan işletme için önemli değer değişiklikleri de dikkate

alınır.

4. Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu

ve denetleme

a) Birleşme sözleşmesi

aa) Birleşme sözleşmesinin yapılması

Madde 145 - (1) Birleşme sözleşmesi yazılı şekilde yapılır. Sözleşme, birleşmeye

katılan

şirketlerin, yönetim organlarınca

imzalanır ve genel kurulları tarafından

onaylanır.

bb) Birleşme sözleşmesinin içeriği

Madde 146 - (1) Birleşme sözleşmesinin;

a) Birleşmeye katılan şirketlerin ticaret unvanlarını, hukuki türlerini, merkezlerini;

yeni

kuruluş yolu ile birleşme hâlinde,

yeni şirketin türünü, ticaret unvanını ve merkezini,

b) Şirket paylarının değişim oranını, öngörülmüşse

denkleştirme tutarını; devrolunan

şirketin ortaklarının, devralan şirketteki paylarına ve haklarına ilişkin açıklamaları,

c) Devralan şirketin, imtiyazlı ve oydan yoksun payların sahipleriyle intifa senedi

sahiplerine tanıdığı hakları,

d) Şirket paylarının değiştirilmesinin şeklini,

e) Birleşmeyle iktisap edilen payların, devralan veya yeni kurulan şirketin bilanço karına

hak kazandığı tarihi ve bu isteme ilişkin bütün özellikleri,

f) Gereğinde 141 inci madde uyarınca ayrılma akçesini,

g) Devrolunan şirketin işlem ve eylemlerinin

devralan şirketin hesabına yapılmış sayılacağı

tarihi,

h) Yönetim organlarına ve yönetici ortaklara

tanınan özel yararları,

i) Gereğinde sınırsız sorumlu ortakların

isimlerini;

içermesi zorunludur.

b) Birleşme raporu

Madde 147 - (1) Birleşmeye katılan şirketlerin

yönetim organları, ayrı ayrı veya birlikte,

birleşme hakkında bir rapor hazırlarlar.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 65

(2) Raporda;

a) Birleşmenin amacı ve sonuçları,

b) Birleşme sözleşmesi,

c) Şirket paylarının değişim oranı ve öngörülmüşse

denkleştirme akçesi; devrolunan

şirketlerin ortaklarına devralan şirket nezdinde tanınan ortaklık hakları,

d) Gereğinde ayrılma akçesinin tutarı ve şirket pay ve ortaklık hakları yerine ayrılma

akçesi

verilmesinin sebepleri,

e) Değişim oranının belirlenmesi yönünden

payların değerlemesine ilişkin özellikler,

f) Gereğinde devralan şirket tarafından yapılacak artırımın miktarı,

g) Öngörülmüşse, devrolunan şirketin ortaklarına, birleşme dolayısıyla yüklenecek

olan,

ek ödeme ve diğer kişisel edim yükümlülükleri ile kişisel sorumluluklar

hakkında bilgi,

h) Değişik türdeki şirketlerin birleşmelerinde,

yeni tür dolayısıyla ortaklara düşen

yükümlülükler,

i) Birleşmenin, birleşmeye katılan şirketlerin işçileri üzerindeki etkileri ile mümkünse bir

sosyal planın içeriği,

j) Birleşmenin, birleşmeye katılan şirketlerin

alacaklıları üzerindeki etkileri,

k) Gerekiyorsa, ilgili makamlardan alınan

onaylar,

hukuki ve ekonomik yönden açıklanır ve gerekçeleri belirtilir.

(3) Yeni kuruluş yoluyla birleşmede birleşme

raporuna yeni şirketin sözleşmesinin

de

eklenmesi şarttır.

(4) Tüm ortakların onaylaması hâlinde, küçük ölçekli şirketler birleşme raporunun

düzenlenmesinden vazgeçebilirler.

c) Birleşme sözleşmesinin ve birleşme

raporunun denetlenmesi

Madde 148 - (1) Birleşmeye katılan şirketlerin;

birleşme sözleşmesini, birleşme

raporunu

ve birleşmeye esas oluşturan bilançoyu, bu konuda uzman olan bir işlem denetçisine

denetlettirmeleri şarttır.

(2) Birleşmeye katılan şirketler, birleşmeyi

denetleyecek işlem denetçisine amaca yardımcı

olacak, her türlü bilgi ve belgeyi vermek zorundadır.

(3) İşlem denetçisi denetleme raporunda;

a) Devralan şirket tarafından yapılması öngörülen sermaye artırımının, devrolunan

şirketin ortaklarının haklarını korumaya

yeterli bulunup bulunmadığı;

b) Değişim oranının ve ayrılma akçesinin

adil olup olmadığı;

c) Değişim oranının hangi yönteme göre

hesapladığı; en az üç farklı genel kabul

gören

yöntem ile karşılaştırma yapılarak,

uygulanan yöntemin adil olduğu;

66 TTK İlgili Maddeleri

d) Diğer genel kabul gören yöntemlere göre hangi değerlerin ortaya çıkabileceği;

e) Denkleştirme varsa, bunun uygun olup olmadığı;

f) Değişim oranının hesaplanması yönünden

payların değerlendirilmesinde dikkate alınan

özellikler;

hususunda inceleme yapıp görüş açıklamakla

yükümlüdürler.

(4) Tüm ortakların onaylaması halinde, küçük ölçekli şirketler denetlemeden

vazgeçebilirler.

5. İnceleme hakkı ve malvarlığında değişiklikler

a) İnceleme hakkı

Madde 149 - (1) Birleşmeye katılan şirketlerden

her biri, merkezleriyle şubelerinde

ve

halka açık anonim şirketler ise Sermaye Piyasası Kurulu’nun öngöreceği

yerlerde, genel

kurul kararından önceki otuz gün içinde,

a) Birleşme sözleşmesini,

b) Birleşme raporunu,

c) Denetleme raporunu,

d) Son üç yılın yılsonu finansal tablolarıyla

yıllık faaliyet raporlarını, gereğinde ara

bilançolarını,

ortakların, intifa senedi sahipleriyle şirket

tarafından ihraç edilmiş bulunan menkul

kıymet hamillerinin, menfaati bulunan kişilerin ve diğer ilgililerin incelemesine

sunmakla

yükümlüdür. Bunlar ilgili sermaye şirketlerinin internet sitelerinde

de yayınlanır.

(2) Ortaklar ile birinci fıkrada sayılan kişiler,

aynı fıkrada anılan belgelerin suretlerinin

ve varsa basılı şekillerinin kendilerine

verilmesini isteyebilirler. Bunlar için, herhangi bir

bedel veya gider karşılığı

istenilemez.

(3) Birleşmeye katılan şirketlerden her biri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan

ve internet sitelerine de konulan ilanda, inceleme yapma hakkına işaret eder.

(4) Birleşmeye katılan her şirket, birinci fıkrada anılan belgelerin nereye tevdi edildiklerini

ve nerelerde incelemeye hazır tutulduklarını, tevdiden en az üç iş günü önce, Türkiye

Ticaret Sicili Gazetesi

ile şirket sözleşmesinde öngörülen gazetelerde ve sermaye şirketleri

de internet

sitelerinde ilan eder.

(5) Tüm ortakların onaylaması halinde, küçük ölçekli şirketler inceleme hakkının

kullanılmasından vazgeçebilirler.

b) Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler

Madde 150 - (1) Birleşmeye katılan şirketlerden

birinin aktif veya pasif varlıklarında,

birleşme sözleşmesinin imzası tarihiyle, bu sözleşmenin genel kurulda onaya sunulacağı

tarih arasında, önemli değişiklik meydana gelmişse, yönetim organı, bu durumu kendi genel

kuruluna ve birleşmeye katılan diğer şirketlerin yönetim organlarına yazılı olarak bildirir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 67

(2) Birleşmeye katılan tüm şirketlerin yönetim organları, bu durumda birleşme

sözleşmesinin değiştirilmesine veya birleşmeden vazgeçmeye gerek olup olmadığını

incelerler; böyle bir sonuca vardıkları takdirde, onaya sunma önerisi geri çekilir.

Diğer halde, yönetim organı genel kurulda, birleşme sözleşmesinde

uyarlamaya gerek

bulunmadığının gerekçesini açıklar.

c) Birleşme kararı

Madde 151 - (1) Yönetim organı, genel kurula birleşme sözleşmesini sunar. Birleşme

sözleşmesi genel kurulda;

a) Bu Kanunun 421 inci maddesinin beşinci

fıkrasının (b) bendi saklı olmak üzere, anonim

ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, esas veya çıkarılmış sermayenin

çoğunluğunu

temsil etmesi şartıyla, genel kurulda mevcut bulunan oyların dörtte üçüyle

b) Bir kooperatif tarafından devralınacak

sermaye şirketlerinde, sermayenin çoğunluğunu

temsil etmesi şartıyla, genel kurulda mevcut bulunan oyların dörtte üçüyle;

c) Limited şirketlerde, sermayenin en az dörtte üçünü temsil eden paylara sahip

bulunmaları şartıyla, tüm ortakların dörtte üçünün oylarıyla;

d) Kooperatiflerde, verilen oyların üçte ikisinin çoğunluğuyla; ana sözleşmede ek ödeme

ve başka edim yükümlülükleri

ya da sınırsız sorumluluk kabul edilmiş

veya bunlar mevcut

olup da genişletilmişse kooperatife kayıtlı tüm ortakların

dörtte üçünün kararıyla,

onaylanmalıdır.

(2) Kollektif ve komandit şirketlerde birleşme

sözleşmesinin oybirliğiyle onaylanması

gerekir. Ancak, şirket sözleşmesinde

birleşme sözleşmesinin bütün

ortakların dörtte üçünün kararıyla onaylanması

öngörülebilir.

(3) Bir sermayesi paylara bölünmüş komandit

şirketin, başka bir şirketi devralması

hâlinde, birinci fıkranın (a) bendindeki

nisaba ek olarak, komanditelerin tamamının

birleşmeyi yazılı olarak onaylamaları gereklidir.

(4) Bir limited şirket tarafından devralınan

anonim ve sermayesi paylara bölünmüş

komandit şirkette, devralma ile ek yükümlülük ve kişisel edim yükümlülükleri

de

öngörülüyorsa veya bunlar mevcut olup da genişletiliyorsa, bütün ortakların oybirliğine

gerek vardır.

(5) Birleşme sözleşmesi bir ayrılma akçesini

öngörüyorsa bunun, devreden şirket şahıs

şirketiyse oy hakkını haiz ortaklarının, sermaye şirketiyse şirkette mevcut oy haklarının

yüzde doksanının olumlu oylarıyla onaylanması şarttır.

(6) Birleşme sözleşmesinde devrolunan şirketin işletme konusunda değişiklik

öngörülmüşse, birleşme sözleşmesinin ayrıca, şirket sözleşmesinin değiştirilmesi

için

gerekli nisapla onaylanmış olması

zorunludur.

68 TTK İlgili Maddeleri

6. Kesinleşmeye ilişkin hükümler

a) Ticaret siciline tescil

Madde 152 - (1) Birleşmeye katılan şirketler tarafından birleşme kararı alınır alınmaz,

yönetim organları, birleşmenin tescili için ticaret siciline başvurur.

(2) Devralan şirket, birleşmenin gereği olarak sermayesini artırmışsa, ek olarak esas

sözleşme değişiklikleri de ticaret siciline sunulur.

(3) Devrolunan şirket, birleşmenin ticaret

siciline tescili ile infisah eder.

b) Hukuki sonuçlar

Madde 153 - (1) Birleşme, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanır.

Tescil

anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan

şirkete geçer.

(2) Devrolunan şirketin ortakları devralan

şirketin ortağı olur. Ancak bu sonuç, devralan

şirketin kendi adına fakat bu şirket hesabına hareket eden kişinin elinde bulunan paylar ile

devrolunan şirketin kendi adına fakat bu şirket hesabına

hareket eden kişinin elinde bulunan

paylar için doğmaz.

(3) 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin

Korunması Hakkında Kanun hükümleri

saklıdır.

c)İlan

Madde 154 - (1) Birleşme kararı, Türkiye

Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur.

7. Sermaye şirketlerinin kolaylaştırılmış

şekilde birleşmesi

a) Uygulama alanı

Madde 155 - (1) a) Devralan sermaye şirketi devrolunan sermaye şirketinin oy hakkı veren

bütün paylarına veya,

b) Bir şirket ya da bir gerçek kişi veya kanun yahut sözleşme dolayısıyla bağlı bulunan kişi

grupları, birleşmeye katılan sermaye şirketlerinin oy hakkı veren tüm paylarına sahiplerse

sermaye şirketleri

kolaylaştırılmış düzene göre bileşebilirler.

(2) Devralan sermaye şirketi, devrolunan sermaye şirketinin tüm paylarına değil de oy

hakkı veren paylarının en az yüzde doksanına sahipse, azınlıkta kalan pay sahipleri için;

a) Devralan şirkette bu payların denk karşılığı olan paylar verilmesi şirket payları yanında,

141 inci maddeye göre, şirket paylarının gerçek değerinin tam dengi olan nakdî bir karşılık

verilmesinin önerilmiş olması ve

b) Birleşme dolayısıyla ek ödeme borcunun veya herhangi bir kişisel edim

yükümlülüğünün yahut kişisel sorumluluğun doğmaması,

halinde birleşme kolaylaştırılmış usulde gerçekleşebilir.

b) Kolaylıklar

Madde 156 - (1) Birleşmeye katılan ve 155 inci maddenin birinci fıkrasında öngörülen

şartlara uyan sermaye şirketleri,

birleşme sözleşmesinde, 146 ncı maddenin birinci

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 69

fıkrasının (a) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bu

sermaye şirketleri, 147 nci maddede öngörülen birleşme raporunu düzenlemeye, 148

inci maddede yer alan birleşme sözleşmesini denetletme hakkı ile 149 uncu maddede

düzenlenen inceleme hakkını sağlamakla yükümlü olmadıkları gibi, birleşme sözleşmesini

151 inci madde uyarınca genel kurulun onayına da sunmayabilirler.

(2) Birleşmeye katılan ve 155 inci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen şartlara uyan

sermaye şirketleri, birleşme sözleşmesinde, sadece, 147 nci maddenin ikinci fıkrasının (a),

(b) ve (f) ilâ (i) bentlerinde gösterilmiş bulunan kayıtlara yer verirler. Bu şirketler 147

nci maddede öngörülen birleşme raporunu düzenlemeye ve birleşme sözleşmesini 151

inci madde gereğince genel kurula sunmaya da zorunlu değildirler. 149 uncu maddede

öngörülen inceleme hakkının, birleşmenin tescili için ticaret siciline yapılan başvurudan

otuz gün önce sağlanmış olması gerekir.

8. Alacaklıların ve çalışanların korunması

a) Alacakların teminat altına alınması

Madde 157 - (1) Birleşmeye katılan şirketlerin

alacaklıları birleşmenin hukuken geçerlilik

kazanmasından itibaren üç ay içinde istemde bulunurlarsa, devralan şirket bunların

alacaklarını teminat altına

alır.

(2) Birleşmeye katılan şirketler; alacaklılarına,

Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde,

tirajı ellibinin üstünde olan yurt düzeyinde

dağıtımı yapılan üç gazetede yedişer gün

aralıklarla üç defa yapacakları

ilanla ve ayrıca internet sitelerine konulacak ilanla

haklarını bildirirler. İşlem

denetçisi, birleşmeye katılan şirketlerin

serbest malvarlıklarının,

ödenmesine

yetmeyeceği bilinen bir alacakları bulunmadığını veya böyle bir alacak istemi

beklenmediğini doğruladığı takdirde

ilan yükümlülüğü ortadan kalkar.

(3) Devralan şirket alacağın birleşme dolayısıyla tehlikeye düşmediğini bir işlem

denetçisi

raporuyla ispat ederse, teminat verme yükümlülüğü ortadan kalkar.

(4) Diğer alacaklıların zarara uğramayacaklarının

anlaşılması hâlinde, yükümlü şirket

teminat göstermek yerine borcu ödeyebilir.

b) Ortakların kişisel sorumlulukları ve iş ilişkilerinin geçmesi

Madde 158 - (1) Devrolunan şirketin borçlarından birleşmeden önce sorumlu olan

ortakların sorumlulukları birleşmeden

sonra da devam eder. Şu şartla ki, bu borçlar

birleşme kararının ilanından önce doğmuş olmalı veya borçları doğuran

sebepler bu

tarihten önce oluşmuş

bulunmalıdır.

(2) Devrolunan şirketin borçlarından doğan,

ortakların kişisel sorumluluğuna ilişkin

istemler, birleşme kararının ilanı tarihinden itibaren üç yıl geçince zamanaşımına

uğrar.

Alacak ilan tarihinden sonra muaccel olursa, zamanaşımı süresi

muacceliyet tarihinden

başlar. Bu sınırlama, devralan şirketin borçları dolayısıyla

şahsen sorumlu olan ortakların

sorumluluklarına uygulanmaz.

(3) Kamuya arz edilmiş olan tahvil ve diğer borç senetlerinde sorumluluk itfa tarihine

kadar devam eder; meğerki, izahname başka bir düzenleme içersin.

(4) İş ilişkileri hakkında 178 inci madde hükmü uygulanır.

70 TTK İlgili Maddeleri

III - Bölünme

1. Genel hükümler

a) İlke

Madde 159 - (1) Bir şirket tam veya kısmî bölünebilir.

a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı

bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere

devrolunur.

Bölünen şirketin ortakları,

devralan şirketlerin paylarını ve haklarını

iktisap ederler. Tam

bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret

sicilinden silinir.

b) Kısmî bölünmede, bir şirketin malvarlığının

bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere

devrolunur. Bölünen şirketin

ortakları, devralan şirketlerin paylarını

ve haklarını iktisap

ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki

payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur.

b) Geçerli bölünmeler

Madde 160 - (1) Sermaye şirketleri ve kooperatifler sermaye şirketlerine ve kooperatiflere

bölünebilirler.

c) Şirket paylarının ve haklarının korunması

Madde 161 - (1) Tam ve kısmî bölünmede

şirket payları ve hakları 140 ıncı madde

uyarınca korunur.

(2) Devreden şirketin ortaklarına,

a) Bölünmeye katılan tüm şirketlerde, mevcut payları oranında şirket payları veya

b) Bölünmeye katılan bazı veya tüm şirketlerde,

mevcut paylarının oranına göre

değişik

oranda şirket payları,

tahsis edilebilir. (a) bendindeki bölünme “oranların korunduğu”, (b) bendindeki bölünme

ise “oranların korunmadığı bölünme”dir.

2. Bölünmenin uygulanmasına ilişkin hükümler

a) Sermayenin azaltılması

Madde 162 - (1) Bölünme sebebiyle devreden şirketin sermayesinin azaltılması

halinde

473, 474 ve 592 inci maddeler

ile kooperatiflerde Kooperatifler Kanununun 98 inci

maddesine dayanılarak

bu Kanunun 473 ve 474 üncü maddeleri uygulanmaz.

b) Sermaye artırımı

Madde 163 - (1) Devralan şirket sermayesini,

devreden şirketin ortaklarının haklarını

koruyacak miktarda artırır.

(2) Bölünmede, ayni sermaye konulmasına

ilişkin hükümler uygulanmaz. Bölünme

sebebiyle, kayıtlı sermaye sisteminde

müsait olmasa bile, tavan değiştirilmeden

sermaye

artırılabilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 71

c) Yeni kuruluş

Madde 164 - (1) Bölünme çerçevesinde

yeni bir şirketin kurulmasına bu Kanun

ile

Kooperatifler Kanununun kuruluşa

ilişkin hükümleri uygulanır. Sermaye

şirketlerinin

kurulmasında, kurucuların

asgarî sayısına ve ayni sermaye konulmasına

ilişkin hükümler

uygulanmaz.

d) Ara bilanço

Madde 165 - (1) Bilanço günüyle, bölünme

sözleşmesinin imzası veya bölünme

planının

düzenlenmesi tarihi arasında,

altı aydan fazla bir zaman bulunduğu

veya son bilançonun

çıkarılmasından

itibaren, bölünmeye katılan şirketlerin

malvarlıklarında önemli değişiklikler

meydana gelmiş olduğu takdirde, bir ara bilanço çıkarılır.

(2) Bu fıkranın (a) ve (b) bentlerinde öngörülen

hükümler saklı kalmak kaydıyla, ara

bilançoya yıllık bilançoya ilişkin hüküm

ve standartlar uygulanır. Ara bilanço için;

a) Fizikî envanter çıkarılması gerekli değildir;

b) Son bilançoda kabul edilmiş bulunan değerlemeler, sadece ticari defterlerdeki

hareketler ölçüsünde değiştirilir; amortismanlar, değer düzeltmeleri ve karşılıklar ile ticari

defterlerden anlaşılmayan

işletme için önemli değer değişiklikleri

de dikkate alınır.

3. Bölünme belgelerini denetleme ve inceleme hakkı

a) Bölünme sözleşmesi ve bölünme planı

aa) Genel olarak

Madde 166 - (1) Bir şirket bölünme yoluyla,

malvarlığının bölümlerini var olan şirketlere

devredecekse, bölünmeye katılan şirketlerin yönetim organları tarafından

bir bölünme

sözleşmesi yapılır.

(2) Bir şirket, bölünme yoluyla, malvarlığının

bölümlerini, yeni kurulacak şirketlere

devredecekse, yönetim organı bir bölünme planı düzenler.

(3) Hem bölünme sözleşmesinin hem de bölünme planının yazılı şekilde yapılması

ve

bunların genel kurul tarafından 173 üncü madde hükümlerine göre onaylanması şarttır.

bb) Bölünme sözleşmesinin ve bölünme

planının içeriği

Madde 167 - (1) Bölünme sözleşmesi ve bölünme planı özellikle;

a) Bölünmeye katılan şirketlerin ticaret unvanlarını, merkezlerini ve türlerini,

b) Aktif ve pasif malvarlığı konularının devir amacıyla bölümlere ayrılmasını ve tahsisini;

açık tanımlamayla, bu bölümlere

ilişkin envanteri; taşınmazları, kıymetli

evrakı ve maddî

olmayan malvarlığını

teker teker gösteren listeyi,

b) Payların değişim oranını ve gereğinde

ödenecek denkleştirme tutarını ve devreden

şirketin ortaklarının, devralan şirketteki ortaklık haklarına ilişkin açıklamaları,

c) Devralan şirketin; intifa senedi, oydan

yoksun pay ve özel hak sahiplerine tahsis ettiği

hakları,

72 TTK İlgili Maddeleri

d) Şirket paylarının değişim tarzlarını,

e) Şirket paylarının bilanço karına hangi tarihten itibaren hak kazanacaklarını ve bu istem

hakkının özelliklerini,

f) Devreden şirketin işlemlerinin hangi tarihten itibaren devralan şirketin hesabına

yapılmış kabul edildiğini,

g) Yönetim organlarının üyelerine, müdürlere,

yönetim hakkına sahip kişilere ve

denetçilere tanınan özel menfaatleri,

i)Bölünme sonucu devralan şirketlere

geçen iş ilişkilerinin listesini, içerir.

b) Bölünmenin dışında kalan malvarlığı

Madde 168 - (1) Bölünme sözleşmesinde

veya bölünme planında tahsisi yapılmayan

malvarlığı konuları üzerinde;

a) Tam bölünmede, devralan tüm şirketlerin,

bölünme sözleşmesi veya planına göre

kendilerine geçen net aktif malvarlığının oranına göre, devralan tüm şirketlere paylı

mülkiyet hakkı düşer.

b) Kısmî bölünmede söz konusu malvarlığı,

devreden şirkette kalır.

(2) Birinci fıkra hükmü kıyas yoluyla alacaklara

ve maddî olmayan malvarlığı haklarına da

uygulanır.

(3) Tam bölünmeye katılan şirketler, bölünme sözleşmesi veya bölünme planına göre

herhangi bir şirkete tahsis edilmeyen borçlardan müteselsilen sorumludurlar.

c) Bölünme raporu

aa) İçerik

Madde 169 - (1) Bölünmeye katılan şirketlerin

yönetim organları, bölünme hakkında ayrı

rapor hazırlarlar; ortak rapor

da geçerlidir.

(2) Rapor;

a) Bölünmenin amacını ve sonuçlarını,

b) Bölünme sözleşmesini veya bölünme planını,

c) Payların değişim oranlarını ve gereğinde

ödenecek denkleştirme tutarını, özellikle

devreden şirketin ortaklarının devralan şirketteki haklarına ilişkin açıklamaları,

d) Değişim oranının saptanmasında, payların değerlemesine ilişkin özellikleri,

e) Gereğinde, bölünme dolayısıyla ortaklar

için doğacak olan ek ödeme yükümlülüklerini,

diğer kişisel edim yükümlülüklerini

ve sınırsız sorumluluğu,

f) Bölünmeye katılan şirketlerin türlerinin

farklı olması halinde, ortakların yeni tür

sebebiyle söz konusu olan yükümlülüklerini,

g) Bölünmenin işçiler üzerindeki etkileri ile içeriğini; varsa sosyal planın içeriğini,

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 73

h) Bölünmenin, bölünmeye katılan şirketlerin

alacaklıları üzerindeki etkilerini,

hukuki ve ekonomik yönleri ile açıklar ve gerekçelerini gösterir.

(3) Yeni kuruluşun varlığı halinde, bölünme

planına yeni şirketin sözleşmesi de eklenir.

(4) Tüm ortakların onaylaması halinde küçük ölçekli şirketler bölünme raporunun

düzenlenmesinden vazgeçebilirler.

bb) Bölünme sözleşmesinin veya bölünme

planının ve bölünme raporunun

denetlenmesi

Madde 170 - (1) Bölünme sözleşmesinin

veya bölünme planının denetlenmesine

148 inci

madde hükmü kıyas yoluyla

uygulanır.

d) İnceleme hakkı

Madde 171 - (1) Bölünmeye katılan şirketlerden

her biri, genel kurulun kararından

iki

ay önce, merkezlerinde, halka açık anonim şirketler ayrıca Sermaye Piyasası Kurulunun

uygun gördüğü yerlerde;

a) Bölünme sözleşmesini veya bölünme planını,

b) Bölünme raporunu,

c) Denetleme raporunu,

d) Son üç yılın finansal tabloları ile faaliyet

raporlarını ve varsa ara bilançoları,

bölünmeye katılan şirketlerin ortaklarının

incelemesine sunar.

(2) Tüm ortakların onaylaması halinde küçük ölçekli şirketler birinci fıkrada öngörülen

inceleme hakkından vazgeçebilirler.

(3) Ortaklar, bölünmeye katılan şirketlerden,

birinci fıkrada sayılan belgelerin

kopyalarının kendilerine verilmesini isteyebilirler.

Suretler için bedel veya herhangi

bir

gider karşılığı istenemez.

(4) Bölünmeye katılan şirketlerden her biri, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, sermaye

şirketleri ayrıca internet sitesinde,

inceleme yapma haklarına işaret eden bir ilan

yayımlarlar.

e) Malvarlığındaki değişikliklerle ilgili bilgiler

Madde 172 - (1) Bölünmeye katılan şirketlerin

malvarlıklarında meydana gelen

değişikliklere 150 nci madde kıyas yoluyla

uygulanır.

4. Bölünme kararı

Madde 173 - (1) 175 inci maddede öngörülen

teminatın sağlanmasından sonra,

bölünmeye katılan şirketlerin yönetim

organları, bölünme sözleşmesini veya

bölünme

planını genel kurula sunar.

(2) Onama kararı 151 inci maddenin birinci,

üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarında

öngörülen nisaplara uyularak alınır.

74 TTK İlgili Maddeleri

(3) Oranın korunmadığı bölünmede onama kararı, devreden şirkette oy hakkını haiz

ortakların en az yüzde doksanıyla alınır.

5. Korunmaya ilişkin hükümler

a) Alacaklıların korunması

aa) Çağrı

Madde 174 - (1) Bölünmeye katılan şirketlerin alacaklıları, Türkiye Ticaret Sicili

Gazetesinde, tirajı ellibinin üstünde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az üç

gazetede yedişer gün aralıklarla üç defa yapılacak ilanla ve sermaye şirketlerinde ayrıca

internet sitesine de konulacak ilanla, alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için

istemde bulunmaya çağrılırlar.

bb) Alacakların teminat altına alınması

Madde 175 - (1) Bölünmeye katılan şirketler, 174 üncü maddede öngörülen ilanların

yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde, istemde bulunan alacaklıların alacaklarını teminat

altına almak zorundadırlar.

(2) Bölünme ile, alacaklıların alacaklarının

tehlikeye düşmediğinin, bir işlem denetçisinin

raporuyla ispatı halinde, teminat altına almak yükümü ortadan kalkar.

(3) Diğer alacaklıların zarara uğramayacaklarının

anlaşılması halinde, şirket, teminat

göstermek yerine borcu ödeyebilir.

b) Sorumluluk

aa) Bölünmeye katılan şirketlerin ikinci derecede sorumluluğu

Madde 176 - (1) Bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen

şirket, bu suretle birinci derecede sorumlu bulunan şirket, alacaklıların

alacaklarını ifa

etmezse, bölünmeye

katılan diğer şirketler, ikinci derecede sorumlu şirketler, müteselsilen

sorumlu olurlar.

(2) İkinci derecede sorumlu olan şirketlerin

takip edilebilmeleri için, alacağın teminat

altına alınmamış ve birinci derecede

sorumlu şirketin;

a) İflas etmiş,

b) Konkordato süresi almış,

c) Aleyhinde yapılan bir icra takibinde kesin aciz vesikası alınmasının şartları doğmuş,

d) Merkezi yurt dışına taşınmış ve artık Türkiye’de takip edilemez duruma gelmiş

veya

e) Yurt dışındaki merkezinin yeri değiştirilmiş ve bu sebeple hukuken takibi önemli

derecede güçleşmiş

olması gerekir.

bb) Ortakların kişisel sorumluluğu

Madde 177 - (1) Ortakların kişisel sorumlulukları hakkında 158 inci madde hükmü

uygulanır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 75

6. İş ilişkilerinin geçmesi

Madde 178 - (1) Tam veya kısmî bölünmede, işçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, işçi

itiraz etmediği takdirde, devir gününe kadar bu sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarla

devralana geçer.

(2) İşçi itiraz ederse, hizmet sözleşmesi kanunî işten çıkarma süresinin sonunda sona erer;

devralan ve işçi o tarihe kadar

sözleşmeyi yerine getirmekle yükümlüdür.

(3) Eski işveren ile devralan, işçinin bölünmeden evvel muaccel olmuş alacakları

ile

hizmet sözleşmesinin normal olarak sona ereceği veya işçinin itirazı sebebiyle sona erdiği

tarihe kadar geçen

sürede muaccel olacak alacaklarından

müteselsilen sorumludur.

(4) Aksi kararlaştırılmadıkça veya hâlin gereğinden anlaşılmadıkça, işveren hizmet

sözleşmesinden doğan hakları üçüncü bir kişiye devredemez.

(5) İşçiler muaccel olan ve birinci fıkrada

öngörüldüğü şekilde muaccel olacak

alacaklarının teminat altına alınmasını

isteyebilirler.

(6) Devreden şirketin bölünmeden önce şirket borçlarından dolayı sorumlu olan ortakları,

hizmet sözleşmesinden doğan ve intikal gününe kadar muaccel olan borçlarla, hizmet

sözleşmesi normal olarak sona ermiş olsaydı muaccel hâle gelecek olan veya işçinin

itirazı sebebiyle

hizmet sözleşmesinin sona erdiği ana kadar doğacak olan borçlardan

müteselsilen sorumlu olmakta devam ederler.

7. Ticaret siciline tescil ve geçerlilik

Madde 179 - (1) Bölünme onaylanınca, yönetim organı bölünmenin tescilini ister

(2) Kısmî bölünme sebebiyle devreden şirketin sermayesinin azaltılması gerekiyorsa

buna

ilişkin esas sözleşme değişikliği

de tescil ettirilir.

(3) Tam bölünme hâlinde devreden şirket

ticaret siciline tescil ile birlikte infisah

eder.

(4) Bölünme ticaret siciline tescille geçerlilik kazanır. Tescil ile tescil anında envanterde

yer alan bütün aktifler ve pasifler devralan şirketlere geçer.

IV - Tür Değiştirme

1. Genel hükümler

a) İlke

Madde 180 - (1) Bir şirket hukuki şeklini

değiştirebilir. Yeni türe dönüştürülen şirket

eskisinin devamıdır.

b) Geçerli tür değiştirmeler

Madde 181 - (1) a) Bir sermaye şirketi;

1) Başka türde bir sermaye şirketine;

2) Bir kooperatife;

76 TTK İlgili Maddeleri

b) Bir kollektif şirket;

1) Bir sermaye şirketine;

2) Bir kooperatife;

3) Bir komandit şirkete;

c) Bir komandit şirket;

1) Bir sermaye şirketine;

2) Bir kooperatife;

3) Bir kollektif şirkete;

d) Bir kooperatif bir sermaye şirketine dönüşebilir.

c) Kollektif ve komandit şirketlerin tür değiştirmelerine ilişkin özel düzenleme

Madde 182 - (1) Bir kollektif şirket bir komandit şirkete;

a) Kollektif şirkete bir komanditerin girmesi;

b) Bir ortağın komanditer olması; halinde dönüşebilir.

(2) Bir komandit şirket kollektif şirkete;

a) Tüm komanditerlerin şirketten çıkması,

b) Tüm komanditerlerin komandite olması

suretiyle dönüşebilir.

(3) Bir kollektif veya komandit şirketin tek kişi işletmesi olarak faaliyetine devam

etmesine

ilişkin 257 nci madde hükmü saklıdır.

(4) Bu madde uyarınca yapılacak tür değiştirmelerine 180 ilâ 190 ıncı madde hükümleri

uygulanmaz.

2. Şirket payının ve haklarının korunması

Madde 183 - (1) Tür değiştirmede ortakların

şirket payları ve hakları korunur. Oydan

yoksun paylar için sahiplerine eşit değerde paylar veya oy hakkını haiz

paylar verilir.

(2) İmtiyazlı payların karşılığında aynı değerde paylar verilir veya uygun bir tazminat

ödenir.

(3) İntifa senetleri karşılığında aynı değerde

haklar verilir veya tür değiştirme planının

düzenlendiği tarihte gerçek değer

ödenir.

3. Kuruluş ve ara bilanço

Madde 184 - (1) Tür değiştirmede, yeni türün kuruluşuna ilişkin hükümler uygulanır;

ancak sermaye şirketlerinde ortakların

asgarî sayısına ve ayni sermaye konulmasına ilişkin

hükümler uygulanmaz.

(2) Bilanço günüyle tür değiştirme raporunun

düzenlendiği tarih arasında altı aydan fazla

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 77

zaman geçmişse veya son bilançonun çıkarıldığı tarihten itibaren şirketin malvarlığında

önemli değişiklikler

meydana gelmişse ara bilanço çıkarılır.

(3) Aşağıdaki hükümler saklı olmak kaydı

ile ara bilançoya yıllık bilançoya ilişkin

hüküm

ve ilkeler uygulanır. Ara bilanço için;

a) Fizikî envanter çıkarılması gerekli değildir;

b) Son bilançoda kabul edilen değerlemeler,

sadece ticari defterdeki hareketler

ölçüsünde

değiştirilir; amortismanlar,

değer düzeltmeleri ve karşılıklar ile ticari defterlerden

anlaşılmayan işletme için önemli değer değişiklikleri de dikkate

alınır.

4. Tür değiştirme planı

Madde 185 - (1) Yönetim organı bir tür değiştirme planı düzenler. Plan yazılı şekle ve 189

uncu madde uyarınca genel kurulun onayına tabidir. Tür değiştirme

planı;

a) Şirketin tür değiştirmeden önceki ve sonraki ticaret unvanını, merkezini ve yeni türe

ilişkin ibareyi,

b) Yeni türün şirket sözleşmesini,

c) Ortakların tür değiştirmeden sonra sahip olacakları payların sayısını, cinsini ve tutarını

veya tür değiştirmeden sonra ortakların paylarına ilişkin açıklamaları içerir.

5. Tür değiştirme raporu

Madde 186 - (1) Yönetim organı tür değiştirme hakkında yazılı bir rapor hazırlar.

(2) Raporda;

a) Tür değiştirmenin amacı ve sonuçları,

b) Yeni türe ilişkin kuruluş hükümlerinin yerine getirilmiş bulunduğu,

c) Yeni şirket sözleşmesi,

d) Tür değiştirmeden sonra ortakların sahip olacakları paylara dair değişim oranı,

e) Varsa ortaklar ile ilgili olarak tür değiştirmeden kaynaklanan ek ödeme ile diğer kişisel

edim yükümlülükleri ve kişisel

sorumluluklar,

f) Ortaklar için yeni tür dolayısıyla doğan

yükümlülükler

hukuki ve ekonomik yönden açıklanır ve gerekçeleri gösterilir.

(3) Tüm ortakların onaylaması hâlinde

küçük ölçekli şirketler tür değiştirme raporunun düzenlenmesinden vazgeçebilirler.

6. Tür değiştirme planının ve tür değiştirme raporunun denetlenmesi

Madde 187 - (1) Şirket, tür değiştirme planını, tür değiştirme raporunu, tür değiştirmede

esas alınan bilançoyu işlem denetçisine denetlettirir.

(2) Şirket işlem denetçisine, yapılacak denetlemenin amacına hizmet edebilecek

bütün

bilgi ve belgeleri vermek zorundadır.

78 TTK İlgili Maddeleri

(3) İşlem denetçisi tür değiştirmeye ilişkin

şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini,

bilançonun gerçeğe uygun olup olmadığını

ve tür değiştirmeden sonra ortakların

hukuki

durumlarının korunup korunmadığını incelemek ve değerlendirmek

zorundadır.

(4) Tüm ortakların onaylaması hâlinde küçük ölçekli şirketler denetlemeden

vazgeçebilirler.

7. İnceleme hakkı

Madde 188 - (1) Şirket;

a) Tür değiştirme planını,

b) Tür değiştirme raporunu,

c) Denetleme raporunu,

d) Son üç yılın finansal tablolarını, varsa ara bilançoyu, genel kurulda karar alınmasından

otuz gün önce merkezinde

ve halka açık anonim şirketlerde Sermaye Piyasası Kurulunun

istediği yerlerde ortakların incelemesine sunar.

(2) İsteyen ortaklara anılan belgelerin kopyaları bedelsiz verilir. Şirket, ortakları,

uygun

bir şekilde inceleme haklarının

bulunduğu hususunda bilgilendirir.

8. Tür değiştirme kararı ve tescil

Madde 189 - (1) Yönetim organı tür değiştirme planını genel kurula sunar.

Tür değiştirme kararı aşağıdaki nisaplarla

alınır:

a) Kanunun 421 inci maddesinin beşinci

fıkrasının (b) bendi hükmü saklı olmak

şartıyla

anonim ve sermayesi paylara

bölünmüş komandit şirketlerde, esas veya çıkarılmış

sermayenin üçte ikisini karşılaması şartıyla, genel kurulda mevcut oyların üçte ikisiyle;

limited şirkete dönüştürme hâlinde, ek ödeme veya kişisel edim yükümlülüğü doğacaksa

tüm ortakların onayıyla;

b) Bir sermaye şirketinin bir kooperatife dönüşmesi hâlinde tüm ortakların onayıyla;

c) Limited şirketlerde, sermayenin en az dörtte üçüne sahip bulunmaları şartıyla,

ortakların dörtte üçünün kararıyla;

d) Kooperatiflerde;

1. Ortakların en az üçte ikisinin temsil edilmeleri şartı ile, genel kurulda mevcut

oyların

çoğunluğuyla,

2. Ek ödeme, diğer kişisel edim yükümlülükleri

veya kişisel sorumluluk getiriliyorsa

veya

bu yükümlülükler veya sorumluluklar

genişletiliyorsa, kooperatifte kayıtlı ortaklarının

üçte ikisinin olumlu oyuyla,

e) Kollektif ve komandit şirketlerde tür değiştirme planı bütün ortakların oybirliğiyle

onanır. Ancak, şirket sözleşmesinde

ortakların tümünün üçte ikisinin olumlu oyuyla bu

kararın alınabileceği öngörülebilir.

(2) Yönetim organı tür değiştirmeyi ve yeni şirketin sözleşmesini tescil ettirir. Tür

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 79

değiştirme tescil ile hukuki geçerlilik

kazanır. Tür değiştirme kararı Türkiye Ticaret Sicili

Gazetesinde ilan edilir.

9. Alacaklıların ve çalışanların korunması

Madde 190 - (1) Ortakların kişisel sorumlulukları hakkında 158 inci ve iş

sözleşmelerinden doğan borçlar hakkında

178 inci madde uygulanır.

V - Ortak Hükümler

1. Ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının incelenmesi

Madde 191 - (1) Birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede ortaklık paylarının ve

ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının uygun belirlenmemiş

olması halinde, her ortak, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret

Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden

birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, uygun bir

denkleştirme akçesinin saptanmasını isteyebilir. Denkleştirme akçesinin belirlenmesinde

140 ıncı maddenin ikinci fıkrası uygulanmaz.

(2) Davacı ile aynı hukuki durumda bulunmaları hâlinde, mahkeme kararı, birleşmeye,

bölünmeye veya tür değiştirmeye

katılan şirketlerin tüm ortakları hakkında da hüküm

doğurur.

(3) Davanın giderleri devralan şirkete aittir. Özel durumların haklı göstermesi hâlinde,

mahkeme giderleri kısmen veya

tamamen davacıya yükletilebilir.

(4) Ortaklık paylarının veya ortaklık haklarının korunmasını inceleme davası birleşme,

bölünme veya tür değiştirme kararının geçerliliğini etkilemez.

2. Birleşmenin, bölünmenin ve tür değiştirmenin iptali ve eksikliklerin sonuçları

Madde 192- (1) 134 ilâ 190 ıncı maddelerin

ihlali hâlinde, birleşme, bölünme ve tür

değiştirme kararına olumlu oy vermemiş ve bunu tutanağa geçirmiş bulunan birleşmeye,

bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin ortakları;

bu kararın Türkiye Ticaret

Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde iptal davası açabilirler. İlânın gerekmediği

hâllerde süre tescil tarihinden

başlar.

(2) Kararın bir yönetim organı tarafından

verilmesi hâlinde de bu dava açılabilir.

(3) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin

varlığı

hâlinde, mahkeme taraflara

bunun giderilmesi için süre verir. Hukuki sakatlık, verilen

süre içinde giderilemiyorsa veya giderilememişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli

önlemleri alır.

3. Sorumluluk

Madde 193 - (1) Birleşme, bölünme veya

tür değiştirme işlemlerine herhangi bir şekilde

katılmış bulunan bütün kişiler

şirketlere, ortaklara ve alacaklılara karşı kusurları ile

verdikleri zararlardan sorumludurlar. Kurucuların sorumlulukları

saklıdır.

80 TTK İlgili Maddeleri

(2) Birleşmeyi, bölünmeyi veya tür değiştirmeyi denetlemiş kişiler şirketlere, münferit

ortaklara ve alacaklılara karşı kusurları ile verdikleri zararlardan sorumludurlar.

(3) 202 ilâ 208, 555, 557, 560 ıncı madde hükümleri saklıdır. Bir sermaye şirketinin veya

kooperatifin iflâsı hâlinde 556 ve 570 inci maddeler ile Kooperatifler Kanununun 98 inci

maddesi kıyas yoluyla uygulanır.

VI - Ticari işletme ile ilgili birleşme ve tür değiştirme

Madde 194 - (1) Bir ticari işletme, bir ticaret şirketiyle, onun tarafından devralınmak

suretiyle birleşebilir. Bu hâlde devralan ticaret şirketinin türüne göre 138 ilâ 140, 142

ilâ 158 ve ortak hükümlere

ilişkin 191 ilâ 193 üncü maddeler

hükümleri kıyas yoluyla

uygulanır.

(2) Bir ticari işletmenin bir ticaret şirketine

dönüşmesi hâlinde 182 ilâ 193 üncü

maddeler

kıyas yoluyla uygulanabilir.

(3) Bir ticaret şirketinin bir ticari işletmeye dönüştürülebilmesi için, söz konusu

ticaret şirketinin paylarının tümü, ticari işletmeyi işletecek kişi veya kişiler tarafından

devralınmalı ve ticari işletme bu kişi veya kişiler adına ticaret siciline tescil ve ilan

edilmelidir. Bu hâlde, ticari işletmeye dönüştürülen ticaret şirketi, bir kollektif veya

komandit şirket ise mezkûr ticaret şirketinin borçlarından, ticari işletmeyi işletecek kişi ve

kişiler ile ticaret şirketinin eski ortakları da 264 üncü maddedeki zamanaşımı süresince

sıfatlarına göre müteselsilen sorumlu olurlar. Dönüştürmeye bu Kanunun 264 ilâ 266 ncı

maddeleri de uygulanır.

(4) 182 nci maddenin üçüncü fıkrası hükmü saklıdır.

G) Şirketler topluluğu

I - Hâkim ve bağlı şirket

Madde 195 - (1) a) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketinin, doğrudan veya

dolaylı

olarak;

1. Oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya

2. Şirket sözleşmesi uyarınca, yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan

sayıda üyenin seçimini sağlayabilmek

hakkını haizse veya

3. Kendi oy hakları yanında, bir sözleşmeye dayanarak, tek başına veya diğer pay sahipleri

ya da ortaklarla birlikte, oy haklarının çoğunluğunu oluşturuyorsa;

b) Bir ticaret şirketi, diğer bir ticaret şirketini,

bir sözleşme gereğince veya başka bir yolla

hakimiyeti altında tutabiliyorsa;

birinci şirket hâkim, diğeri bağlı şirkettir. Bu şirketlerden en az birinin merkezi Türkiye’de

ise, bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanır.

(2) Birinci fıkrada öngörülen hâller dışında,

bir ticaret şirketinin başka bir ticaret

şirketinin

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 81

paylarının çoğunluğuna veya onu yönetebilecek kararları alabilecek

miktarda paylarına

sahip bulunması,

birinci şirketin hakimiyetinin varlığına

karinedir.

(3) Bir hâkim şirketin, bir veya birkaç bağlı şirket aracılığıyla bir diğer şirkete hâkim

olması, dolaylı hakimiyettir.

(4) Hâkim şirkete doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan şirketler, onunla birlikte

şirketler topluluğunu oluşturur. Hâkim şirketler ana, bağlı şirketler yavru

şirket

konumundadır.

(5) Şirketler topluluğunun hâkiminin, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında

bulunan, bir teşebbüs olması

hâlinde de, 195 ilâ 209 uncu maddeler

ile bu Kanundaki

şirketler topluluğuna

ilişkin hükümler uygulanır. Hâkim teşebbüs tacir sayılır. Konsolide

tablolar

hakkındaki hükümler saklıdır.

(6) Şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerin

uygulanmasında “yönetim kurulu” terimi

limited şirketlerde müdürleri, sermayesi

paylara bölünmüş komandit şirketler

ile şahıs

şirketlerinde yöneticileri, diğer tüzel kişilerde yönetim organını ve gerçek kişilerde gerçek

kişinin kendisini ifade eder.

II - Pay ve oy oranlarının

hesaplanması

Madde 196 - (1) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki iştirakinin yüzdesi, o

sermaye şirketindeki payının veya payların itibarî değerleri toplamının, iştirak olunan

şirketin sermayesine oranlanmasıyla bulunur. Sermaye şirketinin hem kendi hem de onun

hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki kendi payları, hesaplamada o şirketin

esas veya çıkarılmış sermayesinden düşülür.

(2) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketindeki oy hakkının yüzdesi, ticaret

şirketinin o sermaye şirketinde sahip bulunduğu paylardan doğan kullanılabilen oy

haklarının toplamının, sermaye şirketindeki kullanılabilir tüm oy haklarının toplamına

oranlanmasıyla bulunur. Hesaplamada, sermaye şirketinin hem kendi hem de onun

hesabına alınmış olup da üçüncü kişilerin elindeki paylarından doğan oy hakları düşülür.

(3) Bir ticaret şirketinin bir sermaye şirketinde sahip olduğu paylar hesaplanırken ona

bağlı şirketlerin sahip oldukları veya onun hesabına alınmış olup üçüncü kişilerin elindeki

paylar da hesaba katılır.

III- Karşılıklı iştirak

Madde 197 - (1) Birbirlerinin paylarının en az dörtte birine sahip bulunan sermaye

şirketleri karşılıklı iştirak durumundadır.

Bu payların yüzdelerinin hesaplanmasında

196

ncı madde uygulanır.

Anılan şirketlerden biri diğerine hâkimse, ikincisi aynı zamanda bağlı

şirket

sayılır. Karşılıklı iştirak durumundaki şirketlerin her biri diğerine hâkimse ikisi de

bağlı ve hâkim şirket kabul olunur.

IV - Bildirim, tescil ve ilan

yükümlülükleri

Madde 198 - (1) Bir teşebbüs, bir sermaye

şirketinin sermayesinin, doğrudan veya dolaylı

82 TTK İlgili Maddeleri

olarak, yüzde beşini, onunu,

yirmisini, yirmibeşini, otuzüçünü, ellisini,

altmışyedisini veya

yüzde yüzünü temsil eden miktarda paylarına sahip olduğu veya payları bu yüzdelerin

altına düştüğü takdirde; teşebbüs, durumu söz konusu işlemlerin tamamlanmasını

izleyen on gün içinde, sermaye şirketine

ve bu Kanun ile diğer kanunlarda gösterilen

yetkili makamlara bildirir. Payların yukarıda belirtilen oranlarda kazanılması veya elden

çıkarılması, yıllık faaliyet ve denetleme raporlarında ayrı bir başlık altında açıklanır ve

sermaye şirketinin internet sitesinde ilan edilir. Payların yüzdelerinin hesaplanmasında

196 ncı madde uygulanır. Teşebbüsün ve sermaye şirketinin yönetim kurulu üyeleriyle

yöneticileri de, kendilerinin, eşlerinin, velâyetleri altındaki çocuklarının

ve bunların,

sermayelerinin en az yüzde yirmisine sahip bulundukları ticaret

şirketlerinin o sermaye

şirketindeki payları ile ilgili olarak bildirimde bulunurlar.

Bildirimler yazılı şekilde yapılır,

ticaret siciline tescil ve ilan olunur.

(2) Birinci fıkrada öngörülen bildirim ile tescil ve ilan yükümlülüğü yerine getirilmediği

sürece, ilgili paylara ait oy hakkı dâhil, diğer haklar donar. Bildirim yükümlülüğünün

yerine getirilmemesine dair diğer hukuki sonuçlara ilişkin hükümler

saklıdır.

(3) Hakimiyet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bu sözleşmenin ticaret siciline

tescil

ve ilânı şarttır. Sözleşmenin geçersizliği, bu Kanun ile diğer kanunlardaki

şirketler

topluluğuna dair yükümlülüklere

ve sorumluluklara ilişkin hükümlerinin uygulanmasına

engel olmaz.

V - Bağlı ve hâkim şirketlerin raporları

Madde 199 - (1) Bağlı şirketin yönetim kurulu, faaliyet yılının ilk üç ayı içinde, şirketin

hâkim ve bağlı şirketlerle ilişkileri

hakkında bir rapor düzenler. Raporda,

şirketin

geçmiş faaliyet yılında hâkim

şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle,

hâkim şirketin

yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına

yaptığı tüm hukuki işlemlerin

ve geçmiş

faaliyet yılında hâkim şirketin ya da ona bağlı bir şirketin yararına

alınan

veya alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemlerin açıklaması yapılır. Hukuki işlemlerde

edimler ve karşı edimler, önlemlerde, önlemin sebebi ve şirket yönünden yarar ve zararları

belirtilir.

Zarar denkleştirilmişse, bunun faaliyet

yılı içinde fiilen nasıl gerçekleştiği veya

şirketin sağladığı hangi menfaatlere

ilişkin olarak bir istem hakkı tanındığı ayrıca bildirilir.

(2) Rapor, doğru ve dürüst hesap verme

ilkelerine uygun olmalıdır.

(3) Yönetim kurulu raporun sonunda şirketin, hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin

alındığı veya alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hâl ve şartlara göre,

her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığını

ve alınan veya

alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığını açıklar. Şirket zarara

uğramışsa, yönetim kurulu ayrıca zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtir. Bu

açıklama sadece yıllık faaliyet raporunda yer alır.

(4) Hâkim şirketin her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanından; bağlı

şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile üç aylık hesap sonuçları,

hâkim

şirketin bağlı şirketlerle, bağlı

şirketlerin birbirleriyle, hâkim ve bağlı şirketlerin pay

sahipleri ve bunların yakınlarıyla

ilişkileri; yaptıkları işlemler ve bunların sonuç ve etkileri

hakkında, özenli, gerçeği aynen ve dürüstçe yansıtan

hesap verme ilkelerine göre düzenlenmiş

bir rapor hazırlattırıp yönetim kuruluna sunmasını ve bunun sonuç kısmının

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 83

yıllık rapor ile denetleme raporuna

eklenmesini isteyebilir. Bağlı şirketler,

red için yoruma

yer bırakmayacak

açıklıkta bir haklı sebebin varlığını ispat edemedikleri takdirde, bu

raporun hazırlanması için gerekli olan bilgi ve belgeleri hâkim şirketin bu işle görevlendirilen

uzmanlarına vermekle yükümlüdürler.

İstemde bulunan yönetim kurulu üyesi,

bunu bir üçüncü kişinin yararlanması amacıyla yapmışsa bunun sonuçlarından sorumlu

olur.

VI - Bağlı şirketler hakkında bilgi

alma

Madde 200 - (1) Hâkim şirketin her pay sahibi genel kurulda, bağlı şirketlerin

finansal

ve malvarlığıyla ilgili durumları

ile hesap sonuçları, hâkim şirketin

bağlı şirketlerle, bağlı

şirketlerin birbirleriyle,

hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri, yöneticileri ve bunların

yakınlarıyla

ilişkileri, yaptıkları işlemler ve bunların sonuçları hakkında, özenli, gerçeği

aynen ve dürüstçe yansıtan hesap

verme ilkelerine uygun, doyurucu bilgi verilmesini

isteyebilir.

VII - Hakların donması

Madde 201 - (1) Bir sermaye şirketinin paylarını iktisap edip karşılıklı iştirak konumuna

bilerek giren diğer bir sermaye şirketi, iştirak konusu olan paylardan doğan toplam

oylarıyla diğer pay sahipliği

haklarının sadece dörtte birini kullanabilir;

bedelsiz payları

edinme hakkı hariç, diğer tüm pay sahipliği hakları donar. Söz konusu paylar toplantı

ve karar nisabının hesaplanmasında dikkate

alınmaz. 389 ile 612 nci madde hükümleri

saklıdır.

(2) Birinci fıkrada öngörülen sınırlama, bağlı şirketin hâkim şirketin paylarını iktisap

etmesi veya her iki şirketin birbirlerine

hâkim olması hâlinde uygulanmaz.

VIII - Sorumluluk

1. Hakimiyetin hukuka aykırı

kullanılması

Madde 202 - (1) a) Hâkim şirket, hakimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde

kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi,

iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi

hukuki işlemler yapmaya;

karını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel

nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar

yüklenmeye;

ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek,

yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak

gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz

etkileyen kararlar veya önlemler

almaya yahut gelişmesini sağlayacak

önlemleri almaktan

kaçınmaya yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya

kaybın nasıl ve ne zaman denkleştireceği belirtilmek

suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna

kadar, bağlı şirkete denk değerde

bir istem hakkı tanınsın.

b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir

istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba

sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin

etmelerini isteyebilir.

Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete

uygun düşecekse, tazminat

yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine

göre, davacı pay sahiplerinin paylarının

84 TTK İlgili Maddeleri

hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir

başka bir çözüme karar verebilir.

c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket

iflâs etmemiş olsa bile, şirketin zararının

şirkete ödenmesini isteyebilirler.

d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini

dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin

özeniyle hareket eden,

bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından

da yapılabileceği veya yapılmasından

kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez.

e) Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı

davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557,

560 ve 561 inci maddeler uygulanır.

Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında

bulunması halinde tazminat davası

bağlı şirketin merkezinin bulunduğu

yer asliye ticaret

mahkemesinde açılır.

(2) Hakimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen

ve bağlı şirket bakımından açıkça

anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan,

birleşme, bölünme, tür değiştirme,

fesih, menkul

kıymet çıkarılması

ve önemli esas sözleşme değişikliği

gibi işlemlerde, genel kurul kararına

red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki

kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahipleri; hâkim teşebbüsten, zararlarının

tazminini veya paylarının varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya

borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa, gerçek değerle veya genel kabul gören bir

yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını mahkemeden isteyebilirler.

Değer

belirlenirken mahkeme kararına

en yakın tarihteki veriler esas alınır.

Tazminat veya

payların satın alınmasını

istem davası genel kurul kararının

verildiği veya yönetim kurulu

kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

(3) İkinci fıkrada öngörülen dava açılınca,

davacıların muhtemel zararlarını veya

payların

satın alma değerini karşılayan

tutardaki paranın teminat olarak, mahkemece belirlenecek

bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir.

Teminat yatırılmadığı sürece genel

kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin

hiçbir işlem yapılamaz. Bu maddenin

birinci

ve ikinci fıkralarında öngörülen

davaların kötü niyetle açılması hâlinde

davalı, uğradığı

zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan

isteyebilir.

(4) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede,

pay sahiplerine ve ortaklara tanınmış

bulunan

diğer haklar saklıdır.

(5) Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla pay sahiplerine ve

alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının

tüm hukuki sonuçlarının, bir sözleşme ile

üstlenmesini hâkim teşebbüsten

isteyebilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 85

2. Tam hakimiyet hâlinde

a) Talimat

Madde 203 - (1) Bir ticaret şirketi bir sermaye şirketinin paylarının ve oy haklarının

doğrudan veya dolaylı olarak yüzde yüzüne sahipse, hâkim şirketin yönetim kurulu,

topluluğun belirlenmiş ve somut politikalarının gereği olmak şartıyla, kaybına sebep

verebilecek sonuçlar

doğurabilecek nitelik taşısalar bile,

bağlı şirketin yönlendirilmesine

ve yönetimine ilişkin talimat verebilir. Bağlı şirketin organları talimata uymak zorundadır.

b) İstisna

Madde 204 - (1) Bağlı şirketin ödeme gücünü açıkça aşan, varlığını tehlikeye

düşürebilecek olan veya önemli varlıklarını

kaybetmesine yol açabilecek nitelik

taşıyan

talimat verilemez.

c) Bağlı şirketin organlarının şirkete ve pay sahiplerine karşı sorumsuzluğu

Madde 205 - (1) Bağlı şirketin yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri ve sorumlu

tutulabilecek ilgililer, 203 ve 204 üncü madde kapsamındaki talimatlara uymaları

nedeniyle, şirkete ve pay sahiplerine

karşı sorumlu tutulamazlar.

d) Şirket alacaklılarının dava hakkı

Madde 206 - (1) Hâkim şirket ve yöneticilerinin,

203 üncü madde çerçevesinde

verdikleri

talimatlar dolayısıyla bağlı şirkette oluşan kayıp, o hesap yılı içinde,

denkleştirilmediği

veya zamanı ve şekli de belirtilerek şirkete denk bir istem

hakkı tanınmadığı takdirde,

zarara uğrayan alacaklılar hâkim şirkete ve onun kayıptan sorumlu yönetim kurulu

üyelerine karşı tazminat davası açabilirler.

Davalılar 202 nci maddenin birinci fıkrasının

(d) bendine dayanabilir. Bu davaya 202 nci maddenin birinci fıkrasının

(e) bendi

uygulanır.

(2) Davalılar, krediden ve benzeri sebeplerden

kaynaklanan alacaklarda, davacının,

denkleştirmenin yapılmadığını

veya istem hakkının tanınmadığını bilerek

söz konusu

alacağı doğuran ilişkiye

girdiğini veya işin niteliği gereği bu durumu bilmesi gerektiğini

ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilirler.

IX - Çeşitli hükümler

1. Özel denetim

Madde 207 - (1) Denetçi, işlem denetçisi,

özel denetçi, riskin erken saptanması

ve

yönetimi komitesi; bağlı şirketin,

hâkim şirketle veya diğer bağlı bir şirketle ilişkilerinde

hilenin veya dolanın varlığını belirtir şekilde görüş bildirmişse, bağlı şirketin her pay

sahibi, bu konunun

açıklığa kavuşturulması amacıyla,

şirket merkezinin bulunduğu

yerdeki asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi

atanmasını isteyebilir.

2. Satın alma hakkı

Madde 208 - (1) Hâkim şirket, doğrudan

veya dolaylı olarak bir sermaye şirketinin

paylarının ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahipse, azlık şirketin çalışmasını

engelliyor, dürüstlük kuralına

aykırı davranıyor, fark edilir sıkıntı yaratıyor veya pervasızca

hareket ediyorsa,

hâkim şirket azlığın paylarını varsa

borsa değeri, yoksa 202 nci madde86

TTK İlgili Maddeleri

nin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde belirlenen değer ile satın alabilir.

3. Güvenden doğan sorumluluk

Madde 209 - (1) Hâkim şirket, topluluk itibarının, topluma veya tüketiciye güven

veren bir

düzeye ulaştığı hâllerde, bu itibarın kullanılmasının uyandırdığı güvenden sorumludur.

Dördüncü Kısım

Anonim Şirket

Birinci Bölüm

Genel Hükümler, Kuruluş ve Temel

İlkeler

A) Genel Hükümler

I - Tanım

Madde 329 - (1) Anonim şirket, sermayesi

belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından

dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.

(2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı

sorumludur.

II - Özel kanunlara bağlı anonim şirketler

Madde 330 - (1) Özel kanunlara tabi anonim şirketlere, özel hükümler

dışında, bu kısım

hükümleri uygulanır.

III - Amaç ve konu

Madde 331 - (1) Anonim şirketler, kanunen

yasaklanmamış her türlü ekonomik

amaç ve

konular için kurulabilir.

IV - En az sermaye tutarı

Madde 332 - (1) Tamamı esas sözleşmede

taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi

ifade eden

esas sermaye ellibin Türk Lirasından ve sermayenin artırılmasında

yönetim kuruluna

tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık

olmayan anonim şirketlerde başlangıç

sermayesi yüzbin Türk Lirasından

aşağı olamaz. Bu

en az sermaye tutarı Bakanlar Kurulu’nca artırılabilir.

(2) Bu Kanun anlamında kayıtlı sermayeli

anonim şirketlerde başlangıç sermayesi,

kuruluşta ve sisteme ilk geçildiğinde

haiz olunması zorunlu sermayedir;

çıkarılmış

sermaye ise, çıkarılmış payların tümünün itibarî değerlerinin toplamını temsil eder.

(3) Halka açık olmayan anonim şirketler gerekli şartları artık haiz olmadıkları takdirde,

Sanayi ve Ticaret Bakanlığından izin alarak kayıtlı sermaye sisteminden çıkabilecekleri

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 87

gibi, bu sisteme alınırken aranan nitelikleri kaybettiklerinde, istemleri

bulunmasa bile aynı

Bakanlık tarafından sistemden çıkartılırlar.

(4) 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye

Piyasası Kanununun 12 nci maddesi

hükmü

saklıdır.

V - Devletin gözetimi

1. İzin

Madde 333 - (1) Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca

yayımlanacak tebliğle, faaliyet

alanları

belirlenip, ilan edilecek anonim

şirketler Sanayi ve Ticaret Bakanlığının

izni ile kurulur.

Bu şirketlerin esas sözleşme değişiklikleri de aynı Bakanlığın

iznine bağlıdır. Bakanlık

incelemesi sadece kanunun emredici hükümlerine aykırılık bulunup bulunmadığı

yönünden yapılabilir. Bunun dışında hukuki konumu,

niteliği ve işletme konusu ne olursa

olsun anonim şirketin kuruluşu ve esas sözleşme değişiklikleri herhangi bir makamın

iznine bağlanamaz.

2. Kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulunda temsili

Madde 334 - (1) Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişilerinden

birine, esas sözleşmede öngörülecek bir hükümle, pay sahibi olmasalar da, işletme konusu

kamu hizmeti olan anonim şirketlerin yönetim kurullarında temsilci bulundurmak

hakkı

verilebilir.

(2) Birinci fıkrada yazılı şirketlerde pay sahibi olan kamu tüzel kişilerinin

yönetim kurulundaki temsilcileri, ancak bunlar tarafından görevden alınabilir.

(3) Kamu tüzel kişilerinin yönetim kurulundaki temsilcileri, genel kurul tarafından

seçilen üyelerin hak ve görevlerini

haizdir. Kamu tüzel kişileri, şirket

yönetim kurulundaki

temsilcilerinin bu sıfatla işledikleri fiillerden ve yaptıkları

işlemlerden dolayı şirkete ve

onun alacaklılarıyla pay sahiplerine karşı sorumludur.

Tüzel kişinin rücû hakkı saklıdır.

B) Kuruluş

I - Kurucu işlem

Madde 335 - (1) Şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan,

sermayenin tamamını ödemeyi, şartsız taahhüt ettikleri, imzalarının noterce

onaylandığı

esas sözleşmede, anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla

kurulur.

(2) 355 inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklıdır.

II - Kuruluş belgeleri

Madde 336 - (1) Esas sözleşme, kurucular

beyanı, değerleme raporları, ayın ve işletme

devralınmasına ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere, kurulmakta olan şirketle, kurucular

ve diğer kişilerle yapılan

ve kuruluşla ilgili olan sözleşmeler ile işlem denetçisi raporu,

kuruluş belgeleridir.

Bunlar, sicil dosyasına konulur ve birer nüshaları şirket tarafından beş

yıl süreyle saklanır.

88 TTK İlgili Maddeleri

III- Kurucular

1. Tanım

Madde 337 - (1) Pay taahhüt edip esas sözleşmeyi imzalayan gerçek ve tüzel kişiler

kurucudur.

(2) Kurucular, birinci fıkrada yazılı işlemi,

üçüncü bir kişinin hesabına yaptıkları

takdirde,

bu kişi de kuruluştan doğan

sorumluluk bakımından kurucu sayılır.

Söz konusu üçüncü

kişi, kendisi hesabına iş gören kimsenin bildiği veya bilmesi gereken bir hususu kendisinin

bilmediğini ileri süremez.

2. Asgarî sayı

Madde 338 - (1) Anonim şirketin kurulabilmesi

için pay sahibi olan bir veya daha fazla

kurucunun varlığı şarttır. 330 uncu madde hükmü saklıdır.

(2) Pay sahibi sayısı bire düşerse, durum,

bu sonucu doğuran işlem tarihinden

itibaren

yedi gün içinde yönetim kuruluna yazılı olarak bildirilir. Yönetim kurulu bildirimi aldığı

tarihten itibaren yedi gün içinde, şirketin tek pay sahipli bir anonim şirket olduğunu tescil

ve ilân ettirir. Ayrıca, hem şirketin tek pay sahipli

olarak kurulması hem de payların tek

kişide toplanması hâlinde tek pay sahibinin adı, yerleşim yeri ve vatandaşlığı

da tescil ve

ilan edilir. Aksi hâlde doğacak zarardan, bildirimde bulunmayan

pay sahibi ve tescil ve

ilânı yaptırmayan

yönetim kurulu sorumludur.

(3) Şirket, tek pay sahibi olacak şekilde kendi payını iktisap edemez; ettiremez.

IV - Esas sözleşme 1. İçerik

Madde 339 - (1) Esas sözleşmenin yazılı

şekilde yapılması ve bütün kurucuların

imzalarının noterce onaylanması şarttır.

(2) Esas sözleşmeye aşağıdaki hususlar yazılır:

a) Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunacağı yer.

b) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış

bir şekilde şirketin işletme konusu.

c) Şirketin sermayesi ile her payın itibarî değeri, bunların ödenmesinin şekil ve şartları.

d) Pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olacakları; belirli paylara tanınan imtiyazlar;

devir sınırlamaları.

e) Paradan başka sermaye olarak konan

haklar ve ayınlar; bunların değerleri;

bunlara

karşılık verilecek payların miktarı, bir işletme ve ayın devir alınması

söz konusu olduğu

takdirde, bunların bedeli ve şirketin kurulması için kurucular

tarafından şirket hesabına

satın alınan

malların ve hakların bedelleriyle, şirketin kurulmasında hizmetleri görülenlere

verilmesi gereken ücret, ödenek veya ödülün tutarı.

f) Kurucularla yönetim kurulu üyelerine ve diğer kimselere şirket karından sağlanacak

menfaatler.

g) Yönetim kurulu üyelerinin sayıları, bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili olanlar.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 89

h) Genel kurulların toplantıya nasıl çağrılacakları; oy hakları.

ı) Şirket bir süre ile sınırlandırılmışsa, bu süre.

i) Şirkete ait ilanların nasıl yapılacağı.

j) Pay sahiplerinin taahhüt ettiği sermaye

paylarının türleri ve miktarları.

k) Şirketin hesap dönemi.

(3) İlk yönetim kurulu üyeleri esas sözleşme

ile atanır.

2. Emredici hükümler

Madde 340 - (1) Esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden

ancak, Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine

izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar.

V - Taahhüdün onaylanması

Madde 341 - (1) Esas sermayeyi oluşturan

payların tamamının, kurucular tarafından

esas

sözleşmede taahhüt

olunduğu, esas sözleşmenin altında yer alan bir noter şerhi ile onaylanır.

VI - Ayni sermaye

1. Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı

unsurları

Madde 342 - (1) Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden

değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil,

malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari

itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.

(2) 128 inci madde hükmü saklıdır.

2. Değer biçme

Madde 343 - (1) Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere

ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan

bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin

somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye

olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun

belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık

karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici

gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular,

işlem denetçisi ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı

kesindir.

VII - Pay bedellerinin ödenmesi

1. Nakdi sermaye

Madde 344 - (1) Nakden taahhüt edilen

payların itibarî değerlerinin en az yüzde yirmibeşi

90 TTK İlgili Maddeleri

tescilden önce, gerisi de şirketin tescilini izleyen yirmidört ay içinde ödenir. Payların

çıkarma primlerinin

tamamı tescilden önce ödenir.

(2) Sermaye Piyasası Kanununun pay bedellerinin ödenmelerine ilişkin hükümleri

saklıdır.

2. Ödeme yeri

Madde 345 - (1) Nakdî ödemeler, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık

Kanununa

bağlı bir bankada, kurulmakta

olan şirket adına açılacak özel bir hesaba, sadece şirketin

kullanabileceği

şekilde yatırılır. Taahhüt edilen payların, kanunda veya esas sözleşmede

öngörülmüş bulunan ve kanunda yazılı olandan daha yüksek olan tutarlarının

ödendiği,

ticaret siciline yöneltilecek

bir banka mektubu ile ispatlanır. Banka, bu tutarı, şirketin tüzel

kişilik kazandığını bildiren bir sicil müdürlüğü yazısının sunulması üzerine, sadece şirkete

öder.

(2) Şirket, 335 inci maddenin birinci fıkrasında

öngörülen noter onayı tarihinden

itibaren,

üç ay içinde tüzel kişilik kazanamadığı takdirde, bu hususu doğrulayan

bir sicil müdürlüğü

yazısının sunulması

üzerine, bedeller banka tarafından

sahiplerine geri verilir.

3. Halka arzedilecek paylar

Madde 346 - (1) Esas sözleşmede taahhüt

edilmiş olup da, taahhüt sahiplerince,

şirketin

tescilinden itibaren en geç iki ay içinde halka arzedileceği esas sözleşmede belirtilmiş ve

ayrıca garanti edilmiş bulunan nakdi payların karşılıkları satıştan elde edilen gelirden

ödenir. Pay senetlerinin halka arzedilmesi sermaye piyasası mevzuatına göre

yapılır. Satış

süresinin sonunda, payların

itibarî değerlerinin, varsa çıkarma priminin karşılığı şirkete,

giderler düştükten

sonra kalan tutar ise, pay senetlerini

halka arzeden pay sahiplerine

ödenir.

(2) Halka arzedilip de süresinde satılmayan

payların bedellerinin tamamı, süresinde halka

arzedilmeyen payların bedellerinin ise, yüzde yirmibeşi iki aylık

süreyi izleyen üç gün içinde ödenir.

VIII- Primli paylar

Madde 347 - (1) İtibarî değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Payların İtibarî

değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Payların itibarî değerinden yüksek bir bedelle

çıkarılabilmeleri için esas sözleşmede hüküm veya genel kurul kararı bulunmalıdır.

IX - Kurucu menfaatleri

Madde 348 - (1) Şirketi kurdukları sırada harcadıkları emeğe karşılık olarak kuruculara,

para ve bedelsiz pay senedi vermek gibi şirket sermayesinin azalması sonucunu

doğurabilecek bir menfaat tanınamaz. Bu hükme aykırı esas sözleşme hükümleri

geçersizdir. Ancak dağıtılabilir kardan 519 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı yedek

akçe ile pay sahipleri için yüzde beş kar payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri

intifa senetleri bağlamında kuruculara ödenir.

(2) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulan anonim şirketler, pay senetlerini

halka arz etmeden önce kurucu intifa senetlerini, herhangi bir bedel ödemeden iptal

ederler; aksi halde intifa senetleri kendiliğinden geçersiz sayılır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 91

(3) Dağıtılabilecek kar mevcut ise şirket karın dağıtılmamasını kararlaştırmış olsa bile

kurucu intifa sahipleri esas sözleşmede öngörülen kar paylarını alırlar.

X - Kurucular beyanı

Madde 349 - (1) Kurucular tarafından, kuruluşa ilişkin bir beyan imzalanır. Beyan,

dürüst

bir şekilde bilgi verme ilkesine

göre, doğru ve eksiksiz olarak hazırlanır.

Beyanda, ayni

sermaye konuluyor,

bir ayın ya da işletme devralınıyorsa,

bunlara verilecek karşılığın

uygunluğuna;

bu tür sermayenin ve devralmanın

gerekliliğine, bunların şirkete olan

yararlarına ilişkin belgeli, gerekçeli ve kesin ifadeli açıklamalar yer alır. Ayrıca, şirket

tarafından iktisap edilen menkul kıymetlerle, bunların iktisap fiyatları, söz konusu

menkul kıymetleri çıkaranların son üç yıllık, gereğinde konsolide finansal tablolarının

değerlemelerine ve çözümlenmelerine

ilişkin bilgiler, şirketin

yüklendiği önemli taahhütler, makina ve benzerleri malların ve herhangi bir aktif

değerin alımına ilişkin bağlantılar, fiyatlar,

komisyonlar ile her türlü borçlar, emsalleriyle

karşılaştırılarak, açıklanır.

(2) Ayrıca, kuruculara tanınan menfaatler

gerekçeleriyle beyanda yer alır. Kimlerin

halka

arz amacıyla ne miktarda pay taahhüt ettiği, pay taahhüdünde bulunanların birbirleri

ile ilişkileri; bunlar bir şirketler topluluğuna dahil bulunuyorlarsa,

topluluk ile ilişkileri,

kuruluşu inceleyen işlem denetçisine ve diğer hizmet verenlere ödenen ücretler, emsalleriyle

karşılaştırma yapılarak, beyanda

açıklanır.

XI - Halka arz taahhüdü

Madde 350 - (1) 346 ncı madde uyarınca,

halka arzedilmek üzere pay taahhüdünde

bulunulduğu takdirde, halka arz, kurucular, yönetim kurulu veya yetkili herhangi bir

organ tarafından onaylanmış kabul edilir.

XII - İşlem denetçisi raporu

Madde 351 - (1) Şirketin kuruluşuna ilişkin denetleme raporu bir veya birkaç işlem

denetçisi tarafından verilir. İşlem denetçisi kuruluş raporunda, payların tamamının

taahhüt edildiğini; kanunda veya esas sözleşmede öngörülmüş bulunan pay bedellerinin

en az tutarlarının kanuna uygun olarak bankaya yatırıldığını; buna ilişkin banka

mektubunun kuruluş belgeleri arasında yer aldığını; bu yükümlülüğün herhangi bir

şekilde dolanıldığına ilişkin bir belirti bulunmadığını; ayni sermaye ve devralınan

ayınlar için mahkemece atanan bilirkişilerce değerleme yapıldığını, mahkemece bir

kararla onaylanan raporun dosyaya sunulduğunu; kurucu menfaatlerinin; kanuna

uygun olduğunu; kurucular beyanı ile ilgili açık bir uygunsuzluğun, aşırı değerlemenin,

işlemlerde görünür bir yolsuzluğun bulunmadığını ve diğer kuruluş belgelerinin mevcut

olduğunu, gerekli noter onaylarının ve izinlerin alındığını gerekçeleriyle ve hesap verme

ilkesinin gereklerine uygun olarak açıklar.

XIII - Kuruluştan önce pay taahhüdünün

devri

Madde 352 - (1) Pay taahhüdünün, şirketin

tescilinden önce devri, şirkete karşı

geçersizdir.

92 TTK İlgili Maddeleri

XIV - Fesih davası

Madde 353 - (1) Anonim şirketin butlanına

veya yokluğuna karar verilemez. Ancak,

şirketin kurulmasında kanun hükümlerine

aykırı hareket edilmek suretiyle,

alacaklıların,

pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmüş veya

ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının

veya pay sahibinin istemi üzerine şirketin

merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret

mahkemesince şirketin feshine karar verilir. Mahkeme davanın açıldığı tarihte gerekli

önlemleri alır.

(2) Eksikliklerin giderilebilmesi, esas sözleşmeye veya kanuna aykırı hususların

düzeltilebilmesi için mahkeme süre verebilir.

(3) Dava dilekçesine deliller ile gerekli bütün bilgiler eklenir. Yargılama aşamasında

delil sunulamayacağı gibi bir davanın

beklenilmesi ve bilgi getirtmesi de mahkemeden

istenemez. Ancak, somut

olayın haklı göstermesi halinde, mahkeme, kesin süreye

bağlayarak, davacının delil sunma ve bilgi getirtme istemini kabul edebilir. Dava, acele

işlere

ilişkin usule tabidir.

(4) Davanın, şirketin

tescil ve ilanından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde

açılması şarttır.

(5) Davanın açıldığı ve kesinleşmiş olan mahkeme kararı, mahkemenin bildirimi üzerine,

derhal ve resen ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde

ilan olunur.

Ayrıca, yönetim kurulu, tescil ve ilanı yapılan hususu, tirajı

ellibinin üzerinde olan ve yurt

düzeyinde

dağıtımı yapılan en az bir gazetede

ilan eder; internet sitesine koyar.

XV - Şirketin tescili ve ilanı

Madde 354 - (1) Şirket esas sözleşmesinin

tamamı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının

izniyle

kurulacak olan anonim şirketlerde

izin alınmasını, diğer şirketlerde

335 inci maddenin

birinci fıkrası uyarınca şirketin kuruluşunu izleyen otuz gün içinde şirketin merkezinin bulunduğu

yer ticaret siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Tescil

ve ilan olunan esas sözleşmeye,

aşağıda sayılanlar dışında, 36 ncı maddenin birinci fıkrası

hükmü uygulanmaz.

Bu hususlar şunlardır:

a) Esas sözleşmenin tarihi.

b) Şirketin ticaret unvanı ve merkezi.

c) Şirketin, varsa süresi.

d) Şirketin sermayesi, ödenmesinin şekil

ve şartları ile payların itibarî değerleri,

varsa

imtiyazlar.

e) Pay senetlerinin türleri, hamiline veya nama yazılı oldukları.

f) Şirketin nasıl temsil olunacağı.

g) Yönetim kurulu üyeleriyle, şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları,

unvanları,

yerleşme yerleri ve vatandaşlıkları.

h) Şirketin yapacağı ilanların şekli; esas sözleşmede buna ilişkin hüküm bulunduğu

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 93

takdirde, yönetim kurulu kararlarının

pay sahiplerine nasıl bildirileceği.

(2) Şubeler; merkezin sicil kaydına gönderme

yapılarak bulundukları yer ticaret siciline

tescil olunurlar.

(3) 343 üncü madde uyarınca verilen bilirkişi raporu da tescil ve ilan edilir.

XVI - Tüzel kişiliğin kazanılması

Madde 355 - (1) Şirket ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.

(2) Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar ve taahhütlere girişenler, bu işlem ve

taahhütlerden şahsen ve müteselsilen sorumludurlar. Ancak, işlem ve taahhütlerin, ileride

kurulacak şirket adına yapıldığı açıkça bildirilmiş ve şirketin

ticaret siciline tescilinden

sonra üç aylık süre içinde bu taahhütler şirket tarafından kabul olunmuşsa, yalnız şirket

sorumlu olur.

(3) Şirketçe kabul olunmadığı takdirde kuruluş giderleri kurucular tarafından karşılanır.

Bunların pay sahiplerine rücu hakları yoktur.

C) Kanuna karşı hile

Madde 356 - (1) Şirketin tescilinden itibaren

iki yıl içinde bir işletme veya aynın,

sermayenin onda birini aşan bir bedel

karşılığında devralınmasına veya kiralanmasına

ilişkin sözleşmeler, genel kurulca onaylanıp ticaret siciline tescil edilmedikçe geçerli olmaz.

Bu sözleşmelerin

onaylanmasından ve tescilinden

önce, bunların ifası amacıyla yapılmış

olan ödemeler dâhil, her türlü tasarruf

geçersizdir.

(2) Genel kurul kararını vermeden önce, yönetim kurulunun istemi üzerine şirketin

bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesince

atanacak bilirkişi, şirket tarafından

devralınacak ya da kiralanacak işletme ve ayınlara değer biçer. Rapor resmî nitelik taşır.

(3) Toplantı ve karar nisabına 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.

(4) Sözleşme genel kurulun onay kararıyla

birlikte tescil ve ilan olunur.

(5) Şirketin işletme konusunu oluşturan veya cebrî icra yoluyla iktisap edilen ayın ve

işletmeler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

D) Temel ilkeler

I - Eşit işlem ilkesi

Madde 357 - (1) Pay sahipleri eşit şartlarda

eşit işleme tabi tutulur.

II - Pay sahiplerinin şirkete borçlanma

yasağı

Madde 358 - (1) İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete

borçlanamaz. Meğerki, borç, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi

gereği olarak yapılmış bulunan

bir işlemden doğmuş olsun ve emsalleriyle

aynı veya

benzer şartlara tabi tutulsun.

94 TTK İlgili Maddeleri

İkinci Bölüm

Yönetim Kurulu

A) Genel olarak

I - Atama ve seçim

1. Üyelerin sayısı ve nitelikleri

Madde 359 - (1) Anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından

seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunur.

Temsile yetkili en

az bir üyenin yerleşme

yerinin Türkiye’de bulunması ve Türk vatandaşı olması şarttır.

(2) Bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi

adına, tüzel kişi tarafından belirlenen,

sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilan olunur; ayrıca

tescil ve ilanın yapılmış

olduğu, şirketin internet sitesinde hemen açıklanır. Tüzel kişi

adına sadece,

bu tescil edilmiş kişi toplantılara katılıp

oy kullanabilir.

(3) Yönetim kurulu üyelerinin ve tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin tam

ehliyetli olmaları şarttır. Yönetim kurulu üyelerinin en az dörtte birinin yüksek öğrenim

görmüş olması zorunludur.

Tek üyeli yönetim kurulunda bu zorunluluk aranmaz.

(4) Üyeliği sona erdiren sebepler seçilmeye

de engeldir.

2. Belirli grupların yönetim kurulunda temsil edilmesi

Madde 360 - (1) Esas sözleşmede öngörülmek

şartı ile, belirli pay gruplarına, özellik

ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda

temsil edilme hakkı tanınabilir. Bu amaçla, yönetim kurulu üyelerinin, belirli bir grup

oluşturan pay sahipleri, belirli pay grupları ve azlık arasından seçileceği esas sözleşmede

öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede yönetim kurulu üyeliği için aday önerme

hakkı

da tanınabilir. Genel kurul tarafından

yönetim kurulu üyeliğine önerilen

adayın veya

hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep

bulunmadığı takdirde üye

seçilmesi zorunludur. Bu şekilde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde

yönetim kurulu üye sayısının yarısını

aşamaz. Bağımsız yönetim kurulu üyelerine

ilişkin düzenlemeler saklıdır.

(2) Bu maddeye göre yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınan paylar imtiyazlı

sayılır.

3. Sigorta

Madde 361 - (1) Yönetim kurulu üyelerinin,

görevlerini yaparken kusurlarıyla şirkete

verebilecekleri zarar, şirket sermayesinin

yüzde yirmibeşini aşan bir bedelle sigorta

ettirilmiş ve bu suretle şirket teminat altına alınmışsa, bu husus

halka açık şirketlerde

Sermaye Piyasası Kurulunun ve ayrıca pay senetleri

borsada işlem görüyorsa borsanın

bülteninde duyurulur ve kurumsal yönetim

ilkelerine uygunluk değerlendirmesinde

dikkate alınır.

4. Görev süresi

Madde 362 - (1) Yönetim kurulu üyeleri

en çok üç yıl süreyle görev yapmak üzere seçilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 95

Esas sözleşmede aksine hüküm yoksa, aynı kişi yeniden seçilebilir.

(2) 334 üncü madde hükmü saklıdır.

II - Üyeliğin boşalması

Madde 363 - (1) 334 üncü madde hükmü

saklı kalmak üzere, herhangi bir sebeple

bir

üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanunî şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu

üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu

genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini

tamamlar.

(2) Yönetim kurulu üyelerinden birinin iflasına karar verilir veya ehliyeti kısıtlanır

ya

da bir üye üyelik için gerekli kanunî

şartları yahut esas sözleşmede öngörülen

nitelikleri

kaybederse, bu kişinin

üyeliği, herhangi bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden sona

erer.

III - Görevden alma

Madde 364 - (1) Yönetim kurulu üyeleri,

esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi,

gündemde ilgili bir maddenin bulunması

veya gündemde madde bulunmasa

bile haklı bir

sebebin varlığı hâlinde,

genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. Yönetim

kurulu üyesi olan tüzel kişi, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebilir.

(2) 334 üncü madde hükmü ve görevden

alınan üyenin tazminat hakkı saklıdır.

B) Yönetim ve temsil

I - Genel olarak

1. Esas

Madde 365 - (1) Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur.

Kanundaki istisnaî hükümler

saklıdır.

2. Görev dağılımı

Madde 366 - (1) Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı

zamanlarda ona vekâlet etmek üzere, en az bir başkan vekili seçer. Esas sözleşmede,

başkanın ve başkan vekilinin veya bunlardan birinin, genel kurul tarafından seçilmesi

öngörülebilir.

(2) Yönetim kurulu, işlerin gidişini izlemek,

kendisine sunulacak konularda rapor

hazırlamak, kararlarını uygulatmak

veya iç denetim amacıyla içlerinde

yönetim kurulu

üyelerinin de bulunabileceği

komiteler ve komisyonlar kurabilir.

3. Yönetimin devri

Madde 367 - (1) Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği

bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya

birkaç yönetim kurulu

üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini

düzenler; bunun için gerekli olan görevleri,

tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin

kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü

olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine

pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan

96 TTK İlgili Maddeleri

alacaklıları,

bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak

bilgilendirir.

(2) Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.

4. Ticari mümessil ve vekiller

Madde 368 - (1) Yönetim kurulu, ticari mümessil ve ticari vekiller atayabilir.

5. Özen ve bağlılık yükümlülüğü

Madde 369 - (1) Yönetim kurulu üyeleri

ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini

tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini

dürüstlük

kurallarına uyarak gözetmek

yükümlülüğü altındadırlar.

(2) 203 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır.

II. Temsil yetkisi

1. Genel olarak

Madde 370 - (1) Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş, veya yönetim kurulu tek kişiden

oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza

ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.

(2) Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür

olarak üçüncü kişilere devredebilir.

En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz

olması şarttır.

2. Kapsam ve sınırlar

Madde 371 - (1) Temsile yetkili olanlar şirketin amacına ve işletme konusuna giren

her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket

unvanını

kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla

şirketin rücû hakkı

saklıdır.

(2) Temsile yetkili olanların, üçüncü kişilerle,

işletme konusu dışında yaptığı işlemler

de şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu

bildiği veya durumun

gereğinden, bilebilecek durumda bulunduğu ispat edilsin. Şirket

esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması, bu

hususun ispatı açısından, tek başına yeterli delil değildir.

(3) Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm

ifade

etmez; ancak, temsil yetkisinin

sadece merkezin veya bir şubenin işlerine özgülendiğine

veya birlikte kullanılmasına

ilişkin tescil ve ilan edilen sınırlamalar geçerlidir.

(4) Temsile yetkili kişiler tarafından yapılan

işlemin esas sözleşmeye veya genel

kurul kararına aykırı olması, iyiniyet sahibi üçüncü kişilerin o işlemden dolayı şirkete

başvurmalarına engel değildir.

(5) Temsile veya yönetime yetkili olanların,

görevlerini yaptıkları sırada işledikleri

haksız

fiillerden şirket sorumludur.

Şirketin rücû hakkı saklıdır.

(6) Sözleşmenin yapılması sırasında, şirket tek pay sahibi tarafından ister temsil edilsin

ister edilmesin, tek pay sahipli anonim şirketlerde, bu pay sahibi ile şirket arasındaki

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 97

sözleşmenin, geçerli olması sözleşmenin yazılı şekilde

yapılmasına bağlıdır. Bu şart piyasa

şartlarına göre günlük, önemsiz ve sıradan

işlemlere ilişkin sözleşmelerde uygulanmaz.

3. İmza şekli

Madde 372 - (1) Şirket adına imza yetkisini

haiz kişiler şirketin unvanı altında imza

atarlar. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrası

hükmü saklıdır.

(2) Şirket tarafından düzenlenecek belgelerde

şirketin merkezi, sicile kayıtlı olduğu

yer ve

sicil numarası gösterilir.

4. Tescil ve ilan

Madde 373 - (1) Yönetim kurulu, temsile

yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini

gösterir kararının noterce onaylanmış

suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline

verir.

(2) Temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya

atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü

kişilere, ancak

sakatlığın bunlar tarafından

bilindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir.

III - Görevler ve yetkiler

1. Genel olarak

Madde 374 - (1) Yönetim kurulu ve kendisine bırakılan alanda yönetim, kanun

ve esas

sözleşme uyarınca genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar

dışında, şirketin işletme

konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya

yetkilidir.

2. Devredilemez görev ve yetkiler

Madde 375 - (1) Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri

şunlardır:

a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi.

b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.

c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin

yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal

planlama için gerekli düzenin kurulması.

d) Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları

ve

görevden alınmaları.

e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve

yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin

üst gözetimi.

f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması,

yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi

ve genel

kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının

yürütülmesi.

g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.

98 TTK İlgili Maddeleri

3. Sermayenin kaybı, borca batık olma

durumu

a) Çağrı ve bildirim yükümü

Madde 376 - (1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının

yarısının zarar sebebiyle karşılıksız

kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu

hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici

önlemleri sunar.

(2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının üçte

ikisinin

zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı

anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya

çağrılan genel

kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği

takdirde

şirket kendiliğinden sona erer.

(3) Şirketin borca batık durumda bulunduğu

şüphesini uyandıran işaretler varsa,

yönetim

kurulu, aktiflerin hem işletmenin

devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları

üzerinden bir ara bilanço çıkarttırıp denetçiye verir. Denetçi bu ara bilançoyu, en çok

yedi iş günü içinde inceler ve değerlendirmeleri

ile önerilerini bir rapor hâlinde yönetim

kuruluna sunar. Önerilerde 378 inci maddede düzenlenen erken teşhis komitesinin

önerilerinin de dikkate

alınması şarttır. Rapordan, aktiflerin, şirket alacaklılarının

alacaklarını karşılamaya

yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu

şirket merkezinin

bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını

ister; meğerki, iflas kararının verilmesinden

önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca

batık durumunu ortadan kaldıracak

tutardaki şirket borçlarının alacaklıları,

alacaklarının

sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya

konulmasını yazılı olarak kabul

etmiş

ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu

tarafından iflas isteminin

bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce

doğrulanmış olsun.

Aksi halde

mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru iflas bildirimi olarak

kabul olunur.

b) İflasın ertelenmesi

Madde 377 - (1) Yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı yeni nakit sermaye konulması

dahil nesnel ve gerçek kaynakları

ve önlemleri gösteren bir iyileştirme

projesini

mahkemeye sunarak iflasın

ertelenmesini isteyebilir. Bu halde İcra ve İflas Kanununun

179 ila 179/b maddeleri uygulanır.

4. Riskin erken saptanması ve yönetimi

Madde 378 - (1) Pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde, yönetim kurulu, şirketin

varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, bunun için

gerekli önlemler

ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla, uzman bir

komite kurmak, sistemi çalıştırmak ve geliştirmekle

yükümlüdür. Diğer şirketlerde bu

komite denetçinin gerekli görüp bunu yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmesi

hâlinde

derhal kurulur ve ilk raporunu

kurulmasını izleyen bir ayın sonunda

verir.

(2) Komite, yönetim kuruluna her iki ayda bir vereceği raporda durumu değerlendirir,

varsa tehlikelere işaret eder, çareleri gösterir. Rapor denetçiye de yollanır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 99

5. Şirketin kendi paylarını iktisap veya

rehin olarak kabul etmesi

a) Genel olarak

Madde 379 - (1) Bir şirket kendi paylarını,

esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini

aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap

ve rehin olarak

kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya

da rehin

olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir.

(2) Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi

için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirilmesi şarttır. En çok beş yıl için

geçerli olacak bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer

sayıları belirtilerek toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek

bedelin alt ve üst sınırı gösterilir. Her izin talebinde yönetim kurulu kanunî şartların

gerçekleştiğini belirtir.

(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki şartlara ek olarak, iktisap edilecek payların bedelleri

düşüldükten sonra, kalan şirket net aktifi, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun

ve esas sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar

olmalıdır.

(4) Yukarıdaki hükümler uyarınca, sadece,

bedellerinin tümü ödenmiş bulunan paylar

iktisap edilebilir.

(5) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hükümler,

ana şirketin paylarının yavru şirket

tarafından

iktisabı hâlinde de uygulanır.

Pay senetleri borsada işlem gören şirketler hakkında,

Sermaye Piyasası Kurulu şeffaflık ilkeleri ile fiyata ilişkin kurallar yönünden gerekli

düzenlemeleri yapar.

b) Kanuna karşı hile

Madde 380 - (1) Paylarının iktisap edilmesi

amacıyla, şirketin başka bir kişiyle yaptığı,

konusu avans, ödünç veya teminat

verilmesi olan hukuki işlemler batıldır.

Bu butlan

hükmü, kredi ve finans kurumlarının işletme konuları içine giren işlemlere ve şirketin veya

onun bağlı şirketlerinin çalışanlarına, şirketin paylarını

iktisap edebilmeleri için, avans,

ödünç ve teminat verilmesine ilişkin hukuki işlemlere uygulanmaz. Ancak, bu istisnaî

işlemler, şirketin, kanuna ve esas sözleşmesine göre ayırmak zorunda

bulunduğu yedek

akçeleri azaltıyor veya 519 uncu maddede düzenlenen yedek akçelerin harcanmalarına

ilişkin kuralları ihlal ediyor ve şirketin 520 nci maddede öngörülen yedek akçeyi ayırmasına

imkân bırakmıyorsa, geçersizdir.

(2) Ayrıca, şirket ile üçüncü kişi arasında

yapılmış bulunan ve bu kişiye, şirketin

kendi

paylarını; şirketin, şirkete bağlı bir şirketin veya şirketin paylarının çoğunluğuna

sahip

olduğu şirketin hesabına

alma hakkı tanıyan ya da böyle bir yükümlülük öngören bir

düzenleme, eğer bu payları şirket alsaydı işlem 379 uncu maddeye aykırı kabul edecek

idiyse batıldır.

c) Yakın ve ciddi bir kaybın önlenmesi

Madde 381 - (1) Bir şirket, yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak için gerekli olduğu

takdirde, kendi paylarını, 379 uncu maddeye göre genel kurul’un yetkilendirmeye ilişkin

100 TTK İlgili Maddeleri

kararı olmadan da iktisap edebilir.

(2) Payların bu yolla iktisabı hâlinde yönetim kurulu ilk genel kurul’a,

a) İktisabın sebep ve amacı,

b) İktisap edilen payların sayıları, itibarî değerlerinin toplamı ve sermayenin ne kadarını

temsil ettiği,

c) Bedeli ve ödeme şartları hakkında yazılı bilgi verir.

d) İstisnalar

Madde 382 - (1) Bir şirket, 379 uncu madde hükümleri ile bağlı olmaksızın;

a) Esas veya çıkarılmış sermayesinin azaltılmasına ilişkin 473 ilâ 475 inci madde

hükümlerini uyguluyorsa,

b) Küllî halefiyet kuralının gereğiyse,

c) Bir kanunî satın alma yükümünden doğuyorsa,

d) Bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartıyla ve cebrî icradan, bir şirket alacağının

tahsili

amacına yönelikse,

e) Şirket, menkul kıymetler şirketiyse, kendi paylarını iktisap edebilir.

e) İvazsız iktisap

Madde 383 - (1) Bir şirket, bedellerinin tamamı ödenmiş olmak şartıyla, kendi paylarını

ivazsız iktisap edebilir.

(2) Birinci fıkra hükmü, yavru şirket, ana şirketin paylarını ivazsız iktisap ettiği takdirde de

kıyas yoluyla uygulanır.

f) Elden çıkarma

Madde 384 - (1) 382 nci maddenin (b) ilâ (d) bentleri ve 383 üncü madde hükümlerine

göre, iktisap edilen paylar, şirket için herhangi bir kayba yol açmadan

devirleri mümkün

olur olmaz ve her hâlde iktisaplarından itibaren üç yıl içinde

elden çıkarılırlar; meğerki,

şirketin ve yavru şirketin sahip oldukları bu payların

toplamı şirketin esas veya çıkarılmış

sermayesinin yüzde onunu aşmasın.

g) Aykırı iktisap hâlinde elden çıkarma

Madde 385 - (1) 379 ilâ 381 inci maddelere

aykırı bir şekilde iktisap edilen veya rehin

olarak alınan paylar, iktisapları

veya rehin olarak kabulleri tarihinden

itibaren en geç altı

ay içinde elden çıkarılır ya da üzerlerindeki rehin kaldırılır.

h) Sermayenin azaltılması

Madde 386 - (1) 384 ve 385 inci maddeler

uyarınca elden çıkarılamayan paylar,

sermayenin azaltılması yoluyla hemen

yok edilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 101

ı) Saklı tutulan hükümler

Madde 387 - (1) Şirketin kendi paylarını

iktisap edebileceğine ilişkin diğer kanunlardaki

hükümler saklıdır.

i) Kendi paylarını taahhüt yasağı

Madde 388 - (1) Şirket kendi paylarını taahhüt edemez.

(2) Üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin

kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını

taahhüt etmesi, şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılır.

(3) Birinci ve ikinci fıkralara aykırı hareket

hâlinde, söz konusu payları, kuruluşta

kurucular, sermaye artırımlarında yönetim kurulu üyeleri taahhüt etmiş sayılır ve bunlar

pay bedellerinden sorumlu

olurlar. Kanuna aykırı taahhütte herhangi bir kusurları

bulunmadığını ispat

eden kurucular ve sermaye artırımlarında

yönetim kurulu üyeleri

sorumluluktan

kurtulurlar.

(4) Birinci ve üçüncü fıkra hükümleri ana şirketin paylarını taahhüt eden yavru

şirketlere

kıyas yoluyla uygulanır. Söz konusu paylar yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri

tarafından taahhüt

edilmiş kabul olunur. Üyeler pay bedellerinden sorumludur.

j) Hakların kullanılması

Madde 389 - (1) Şirketin iktisap ettiği kendi payları ile yavru şirket tarafından iktisap

edilen ana şirketin payları, ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabını

hesaplanmasında

dikkate alınmaz. Bedelsiz payların iktisabı hariç, şirketin devraldığı kendi payları hiçbir

pay sahipliği

hakkı vermez. Yavru şirketin iktisap

ettiği ana şirket paylarına ait oy hakları

ile buna bağlı haklar donar.

IV - Yönetim kurulu toplantıları

1. Kararlar

Madde 390 - (1) Esas sözleşmede aksine

ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde,

yönetim kurulu üye tam sayısının

çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını

toplantıda hazır

bulunan üyelerin çoğunluğu

ile alır. Bu kural yönetim kurulunun elektronik ortamda

yapılması

hâlinde de uygulanır.

(2) Yönetim kurulu üyeleri birbirlerini temsilen oy veremeyecekleri gibi, toplantılara

vekil

aracılığıyla da katılamazlar.

(3) Oylar eşit olduğu takdirde o konu gelecek toplantıya bırakılır. İkinci toplantıda

da

eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılır.

(4) Üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde yönetim kurulu

kararları, kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı, karar şeklinde yazılmış

önerisine, en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle de

verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak

kararın geçerlilik şartıdır. Onayların aynı kağıtta bulunması şart değildir; ancak onay

imzalarının bulunduğu kağıtların tümünün yönetim kurulu karar defterine yapıştırılması

veya kabul edenlerin imzalarını içeren bir karara dönüştürülüp karar defterine geçirilmesi

kararın geçerliliği için gereklidir.

102 TTK İlgili Maddeleri

(5) Kararların geçerliliği yazılıp imza edilmiş olmalarına bağlıdır.

2. Batıl kararlar

Madde 391 - (1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden

istenebilir. Özellikle;

a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,

b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan

veya sermayenin korunması ilkesini

gözetmeyen,

c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez

nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların

kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,

d) Diğer organların devredilemez yetkilerine

giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin,

kararlar batıldır.

3. Bilgi alma ve inceleme hakkı

Madde 392 - (1) Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında

bilgi

isteyebilir, soru sorabilir, inceleme

yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi

bir defter, defter

kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler

tarafından incelenmesi ve tartışılması

ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya

çalışandan bilgi alınması

reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır.

(2) Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket

yönetimiyle görevlendirilen kişiler

ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür.

Bir üyenin bu konudaki istemi de

reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz.

(3) Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu

Başkanının izniyle, şirket yönetimiyle

görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli

münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi

için gerekliyse,

yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını

isteyebilir.

(4) Başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme

yapma istemini reddederse, konu

iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir.

Kurulun

toplanmaması veya bu istemi

reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu

yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme

istemi dosya üzerinden

inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir.

(5) Yönetim kurulu başkanı, kurulun izni

olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları

dışında

bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Yönetim kurulu başkanının bu

isteminin reddedilmesi

hâlinde başkan, dördüncü fıkraya

göre mahkemeye başvurabilir.

(6) Yönetim kurulu üyesinin bu maddeden

doğan hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz.

Esas

sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir.

(7) Her yönetim kurulu üyesi başkandan,

yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını

yazılı

olarak isteyebilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 103

4. Müzakereye katılma yasağı

Madde 393 - (1) Yönetim kurulu üyesi, kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle veya alt

ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü

dereceye kadar

kan ve kayın hısımlarından

birinin, kişisel ve şirket dışı menfaatiyle şirketin menfaatinin

çatıştığı

konulara ilişkin müzakerelere katılamaz.

Bu yasak, yönetim kurulu üyesinin

müzakereye katılmamasının dürüstlük

kuralının gereği olan durumlarda da uygulanır.

Tereddüt uyandıran hâllerde, kararı yönetim kurulu verir. Bu oylamaya

da ilgili üye

katılamaz. Menfaat uyuşmazlığı yönetim kurulu tarafından bilinmiyor olsa bile, ilgili üye

bunu açıklamak

ve yasağa uymak zorundadır.

(2) Bu hükümlere aykırı hareket eden yönetim kurulu üyesi ve menfaat çatışması

nesnel

olarak varken ve biliniyorken ilgili üyenin toplantıya katılmasına itiraz etmeyen üyeler ve

söz konusu üyenin toplantıya katılması yönünde karar

alan yönetim kurulu üyeleri bu sebeple

şirketin uğradığı zararı tazminle yükümlüdürler.

(3) Müzakereye, yasak nedeniyle katılmamanın

sebebi ve ilgili işlemler yönetim kurulu

kararına yazılır.

V - Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları

Madde 394 - (1) Yönetim kurulu üyelerine,

tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul

kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay

ödenebilir.

VI - Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı

Madde 395 - (1) Yönetim kurulu üyesi, genel kurul’dan izin almadan, şirketle kendisi

veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan

işlemin batıl

olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.

(2) Yönetim kurulu üyesi, onun 393 üncü

maddede sayılan yakınları, kendisinin

ve söz

konusu yakınlarının ortağı oldukları

şahıs şirketleri ve en az yüzde yirmisine katıldıkları

sermaye şirketleri, şirkete nakit veya ayın borçlanamazlar. Bu kişiler için şirket kefalet,

garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez,

bunların borçlarını devralamaz. Aksi

hâlde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacaklıları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği

tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilirler.

(3) 202 nci madde hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dahil şirketler

birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler.

(4) Bankacılık Kanununun özel hükümleri

saklıdır.

VII - Rekabet yasağı

Madde 396 - (1) Yönetim kurulu üyelerinden

biri, genel kurulun iznini almaksızın,

şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına

yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak

sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan

yönetim kurulu üyelerinden şirket

tazminat istemekte veya tazminat yerine

yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve

üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin

şirkete ait olduğunu

dava etmekte

serbesttir.

104 TTK İlgili Maddeleri

(2) Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin

dışındaki üyelere aittir.

(3) Bu haklar, söz konusu ticari işlemlerin

yapıldığını veya yönetim kurulu üyesinin

diğer

bir şirkete girdiğini, diğer

üyelerin öğrendikleri tarihten itibaren üç ay ve her hâlde bunların gerçekleşmesinden

itibaren bir yıl geçince zamanaşımına

uğrar.

(4) Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla

ilgili hükümler saklıdır.

Üçüncü Bölüm

Denetleme

A) Genel olarak

Madde 397 - (1) Anonim şirketin ve şirketler

topluluğunun finansal tabloları denetçi

tarafından, uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına

göre denetlenir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal

bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp

yansıtmadığı da denetim

kapsamı içindedir.

(2) Denetçinin denetiminden geçmemiş finansal tablolar ile yönetim kurulunun yıllık

faaliyet raporu düzenlenmemiş hükmündedir.

(3) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları

ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet

raporu,

denetleme raporunun sunulmasından

sonra değiştirilmişse ve değişiklik denetleme

raporlarını etkileyebilecek

nitelikteyse, finansal tablolar ile, birinci fıkra çerçevesinde

yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu yeniden denetlenir. Yeniden denetleme ve bunun

sonucu, raporda özel olarak açıklanır.

Denetçi görüşünde de yeniden denetlemeyi

yansıtan

uygun eklere yer verilir.

B) Konu ve kapsam

Madde 398 - (1) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile, yönetim kurulunun

yıllık faaliyet raporunun denetimi; envanterin, muhasebenin ve Türkiye Muhasebe

Standartlarının öngördüğü ölçüde iç denetimin, bu Bölüm hükümleri anlamında 378

inci madde uyarınca verilen raporların ve 397 nci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde

yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimidir. Bu denetim, Türkiye Muhasebe

Standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine

uyulup uyulmadığının incelenmesini de kapsar. Denetleme, geçici 2 nci ve geçici 3 üncü

maddelerde öngörülen kurul ve kurumun belirlendiği esaslar bağlamında, denetçilik

mesleğinin gerekleriyle etiğine uygun bir şekilde ve özenle gerçekleştirilir. Denetleme,

şirketin ve topluluğun malvarlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında

dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını, yansıtılmamışsa sebeplerini,

dürüstçe belirtecek şekilde yapılır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 105

(2) Denetim;

a) Şirketin finansal tablolarının ve 397 nci maddenin birinci fıkrası ve 402 nci maddenin

ikinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun,

b) Topluluğun konsolide finansal tablolarının

ve 397 nci maddenin birinci fıkrası

ve 402

nci maddenin ikinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun,

denetçinin denetleme sırasında elde ettiği

bilgilerle uyum içinde olup olmadığını

belirtip

açıklayacak şekilde yapılır.

(3) Topluluğun finansal tablolarının denetiminden

sorumlu olan denetçi, topluluğun

konsolide tablolarına alınan şirketlerin

finansal tablolarını, özellikle konsolidasyona bağlı

uyarlamaları ve mahsupları, birinci fıkra anlamında inceler;

meğerki, konsolidasyona

alınan şirket, kanun gereği veya böyle bir gereklilik

bulunmaksızın, bu Bölüm hükümlerine

uygun olarak denetlenmiş olsun.

Bu istisna, merkezi yurt dışında bulunan bir şirketin bu

Kanunun öngördüğü

denetimle eş değer bir denetime tabi tutulmuş olması hâlinde de

geçerlidir.

(4) Denetçi, yönetim kurulunun şirketi tehdit eden veya edebilecek nitelikteki riskleri

zamanında teşhis edebilmek ve risk yönetimini gerçekleştirebilmek için 378 inci maddede

öngörülen sistemi ve yetkili komiteyi kurup kurmadığını, böyle bir sistem varsa bunun

yapısı ile komitenin uygulamalarını açıklayan, ayrı bir rapor düzenleyerek, denetim

raporuyla birlikte, yönetim kuruluna sunar. Bu raporun esasları geçici 2 nci ve geçici 3

üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurum tarafından belirlenir.

C) Denetçi

I - Seçim, görevden alma ve sözleşmenin

feshi

Madde 399 - (1) Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin

genel

kurulunca seçilir. Denetçinin,

her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği

faaliyet dönemi

bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden

sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin

denetleme görevini hangi denetçiye

verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye

Ticaret Sicili Gazetesi ile internet

sitesinde ilan eder.

(2) Denetçiden denetleme görevi, sadece

dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde

ve başka

bir denetçi atanmışsa geri alınabilir.

(3) Konsolidasyona dâhil olan ana şirketin

finansal tablolarını denetlemek için seçilen

denetçi, başka bir denetçi seçilmediği takdirde, topluluk finansal tablolarının da denetçisi

kabul edilir.

(4) Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki

asliye ticaret mahkemesi,

a) Yönetim kurulunun,

b) Sermayenin yüzde onunu, halka açık

şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin

yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin,

istemi

üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi

dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı

106 TTK İlgili Maddeleri

bir sebebin gerektirmesi,

özellikle de onun taraflı davrandığı

yönünde bir kuşkunun varlığı

hâlinde,

başka bir denetçi atayabilir.

(5) Görevden alma ve yeni denetçi atama

davası, denetçinin seçiminin Türkiye

Ticaret

Sicili Gazetesinde ilânından itibaren üç hafta içinde açılır. Azlığın bu davayı açabilmesi

için, denetçinin seçimine

genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve

seçimin

yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden

itibaren geriye doğru en az üç aydan

beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır.

(6) Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememişse, denetçi yönetim

kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine,

dördüncü fıkrada

gösterilen mahkemece atanır. Aynı hüküm, seçilen denetçinin görevi

red veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme

kararının iptal olunması, bûtlanı veya

denetçinin kanunî sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine

getirememesi

veya görevini yapmaktan

engellenmesi hâllerinde de uygulanır.

Mahkemenin kararı

kesindir.

(7) Denetçinin mahkeme tarafından atanması durumunda, emsal dikkate alınarak, ücreti

ile muhtemel giderler için mahkeme veznesine yatırılması gereken

ön ödeme mahkemece

belirlenir. Bunlara üç iş günü içinde itiraz edilebilir.

Mahkeme kararı kesindir.

(8) Denetçi, denetleme sözleşmesini sadece haklı bir sebebi varsa veya kendisine karşı

görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir

ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten

kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır.

Denetçi fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu

sonuçlar 402 nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula verilir.

(9) Denetçi altıncı fıkra hükmüne göre fesih ihbarında bulunduğu takdirde, yönetim

kurulu hemen, geçici bir denetçi

seçer ve fesih ihbarını genel kurulun bilgisine, seçtiği

denetçiyi de aynı kurulun onayına sunar.

II - Denetçi olabilecekler

Madde 400 - (1) Denetçi, ancak ortakları,

yeminli malî müşavir veya serbest

muhasebeci malî müşavir unvanını taşıyan

bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilir.

Orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri

veya serbest muhasebeci malî müşaviri denetçi olarak seçebilirler.

Bağımsız denetleme

kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme

elemanlarının nitelikleri Sanayi

ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan, Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak

bir

yönetmelikle düzenlenir. Aşağıdaki

hâllerden birinin varlığında, yeminli mali müşavir,

serbest muhasebeci malî müşavir, bağımsız denetleme kuruluşu ve bunun ortaklarından

biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği

birlikte yaptıkları kişi veya kişiler, ilgili şirkette denetçi olamaz. Şöyle ki, önceki cümlede

sayılanlardan biri;

a) Denetlenecek şirkette pay sahibiyse,

b) Denetlenecek şirketin yöneticisi veya çalışanıysa veya denetçi olarak atanmasından

önceki üç yıl içinde bu sıfatı taşımışsa,

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 107

c) Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan

bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin

veya bir

ticari işletmenin kanunî temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya

sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin

yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü

derece dahil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmıysa,

d) Denetlenecek şirketle bağlantı hâlinde

bulunan veya böyle bir şirkette yüzde

yirmiden

fazla paya sahip olan bir işletmede çalışıyorsa veya denetçisi olacağı şirkette yüzde

yirmiden fazla paya sahip bir gerçek kişinin yanında herhangi bir şekilde hizmet veriyorsa,

e) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında veya finansal tablolarının

düzenlenmesinde denetleme dışında faaliyette veya katkıda bulunmuşsa,

f) Denetlenecek şirketin defterlerinin tutulmasında

veya finansal tablolarının çıkarılmasında

denetleme dışında faaliyette

veya katkıda bulunduğu için (e) bendine göre

denetçi olamayacak gerçek

veya tüzel kişinin veya onun ortaklarından

birinin kanunî

temsilcisi, temsilcisi, çalışanı, yönetim kurulu üyesi, ortağı, sahibi ya da gerçek kişi olarak

bizzat kendisi ise,

g) (a) ilâ (f) bentlerinde yer alan şartları taşıdığı için denetçi olamayan bir denetçinin

nezdinde çalışıyorsa,

h) Son beş yıl içinde denetçiliğe ilişkin meslekî faaliyetinden kaynaklanan gelirinin

tamamının yüzde otuzundan fazlasını

denetlenecek şirkete veya ona yüzde

yirmiden fazla

pay ile iştirak etmiş bulunan şirketlere verilen denetleme ve danışmanlık faaliyetinden elde

etmişse ve bunu cari yılda da elde etmesi bekleniyorsa,

denetçi olamaz; ancak Türkiye Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli Malî

Müşavirler Odaları Birliği, katlanılması

güç bir durum ortaya çıkacaksa (h) bendindeki

yasağın kaldırılması için belli bir süreyle sınırlı olarak onay verebilir.

(2) Bir bağımsız denetleme kuruluşunun,

bir şirketin denetlenmesi için görevlendirdiği

denetçi yedi yıl arka arkaya

o şirket için denetleme raporu vermişse, o denetçi en az iki yıl

için değiştirilir.

(3) Denetçi, denetleme yaptığı şirkete, vergi danışmanlığı ve vergi denetimi dışında,

danışmanlık veya hizmet veremez,

bunu bir yavru şirketi aracılığıyla yapamaz.

(4) Bu madde hükümleri, 554 üncü maddede öngörülen işlem denetçilerine de uygulanır.

Kanunda veya esas sözleşmede

aksi öngörülmemişse, işlem denetçisi genel kurul

tarafından atanır ve görevden alınır.

D) İbraz yükümü ve bilgi alma hakkı

Madde 401 - (1) Şirketin yönetim kurulu, finansal tabloları ve yönetim kurulunun yıllık

faaliyet raporunu düzenlettirip

onaylayarak, gecikmeksizin, denetçiye verir. Yönetim

kurulu, şirketin

defterlerinin, yazışmalarının, belgelerinin,

varlıklarının, borçlarının,

kasasının, kıymetli evrakının, envanterinin incelenerek

denetlenebilmesi için denetçiye

gerekli imkânları sağlar.

(2) Denetçi ve denetleme konusu çerçevesinde

işlem denetçisi, yönetim kurulundan,

108 TTK İlgili Maddeleri

kanuna uygun ve özenli bir denetim için gerekli olan bütün bilgileri

kendisine vermesini

ve dayanak oluşturabilecek belgeleri sunmasını ister.

Yılsonu denetiminin hazırlıkları

için gerektiği takdirde, denetçi birinci fıkranın

ikinci ve bu fıkranın birinci cümlesinde

öngörülen yetkileri finansal tabloların

çıkarılmasından önce de haizdir. Özenli bir denetim

için gerekli olduğu takdirde denetçi bu fıkranın birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan

yetkileri yavru ve ana şirketler için de kullanabilir.

(3) Konsolide finansal tabloları çıkarttırmakla yükümlü olan şirketin yönetim kurulu,

konsolide finansal tabloları denetleyecek

denetçiye; topluluğun finansal tablolarını,

topluluk yıllık faaliyet raporunu,

münferit şirketin finansal tablolarını,

şirketlerin yönetim

kurullarının yıllık faaliyet raporlarını, bir denetim yapılmış

ise ana şirketin ve yavru

şirketlerin

denetim raporlarını vermek zorundadır.

Denetçi, birinci fıkranın birinci ve ikinci

cümlelerinde öngörülen yetkileri ana ve yavru şirketler yönünden de kullanabilir.

E) Denetim raporu

Madde 402 - (1) Denetçi, yapılan denetimin

türü, kapsamı, niteliği ve sonuçları hakkında,

gereken açıklıkta, anlaşılır, basit bir dille yazılmış ve geçmiş yılla karşılaştırmalı olarak

hazırlanmış, finansal tabloları konu alan bir rapor düzenler.

(2) Bundan başka ayrı bir rapor hâlinde, yönetim kurulunun şirketin veya topluluğun

durumu hakkındaki yıllık faaliyet raporunda yer alan irdelemeleri, denetçi tarafından,

finansal tablolar ile tutarlılığı ve gerçeğe uygunluğu açısından değerlendirilir.

(3) Denetçi, değerlendirme yaparken şirketin, denetliyorsa ana şirket ile topluluğun

finansal tablolarını esas alır. Raporda öncelikle, şirketin ve topluluğun finansal durumuna

dair yönetim kurulunun değerlendirmesi hakkında görüş açıklanır. Bu görüşte, özellikle

şirketin ve ana şirketin finansal tablolarının denetimi bağlamında, şirketin ve topluluğun

varlığını sürdürebilmesine ve gelecekteki gelişmesine ilişkin analiz yanında, şirket yönetim

kurulunun raporu ile topluluk yıllık faaliyet raporu bu belgelerin verdiği olanak ölçüsünde

şirketin finansal durumu irdelenir.

(4) Denetim raporunun esas bölümünde;

a) Defter tutma düzeninin, finansal tabloların

ve topluluk finansal tablolarının, kanun ile

esas sözleşmenin finansal raporlamaya

ilişkin hükümlerine uygun olup olmadığı,

b) Yönetim kurulunun denetçi tarafından

denetim kapsamında istenen açıklamaları

yapıp

yapmadığı ve belgeleri verip vermediği,

açıkça ifade edilir.

(5) Ayrıca, finansal tablolar ile bunların dayanağı olan defterlerin,

a) Öngörülen hesap planına uygun tutulup

tutulmadığı,

b) Türkiye Muhasebe Standartları çerçevesinde,

şirketin malvarlığı, finansal ve karlılık

durumunun resmini gerçeğe uygun olarak ve dürüst bir şekilde yansıtıp

yansıtmadığı,

belirtilir.

(6) Denetim çerçevesinde, 398 inci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca bir değerlendirme

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 109

yapılmışsa, bunun sonucu

ayrı bir raporda gösterilir.

(7) Denetçi, raporunu imzalar ve yönetim kuruluna sunar.

F) Görüş yazıları

Madde 403 - (1) Denetçi, denetimin sonucunu, görüş yazısında açıklar. Bu yazı, geçici 3

üncü maddede öngörülen kurumun belirlediği esaslar çerçevesinde, denetimin konusu,

türü, niteliği ve kapsamı yanında, denetçinin, değerlendirmelerini de içerir. Denetçi,

olumlu görüş verdiği takdirde yazısında, öncelikle 398 inci madde ve Türkiye Denetim

Standartları uyarınca yapılan denetimde, Türkiye Muhasebe Standartları ve diğer

gereklilikler bakımından herhangi bir aykırılığa rastlanmadığını; denetim sırasında elde

edilen bilgilerine göre şirketin veya topluluğun finansal tablolarının doğru olduğunu,

malvarlığı ile finansal duruma ve karlılığa ilişkin resmin gerçeğe uygun bulunduğunu ve

tabloların bunu dürüst bir şekilde yansıttığını belirtir.

(2) Görüş yazısında, yönetim kurulunun finansal tablolara ilişkin konular bakımından

sorumluluğunu gerektirecek bir sebebin mevcut olmadığına, varsa buna işaret edilir. Görüş

geçici 3 üncü maddede öngörülen kurumun belirlediği şekilde ve herkesin anlayabileceği

bir dille yazılır.

(3) Çekinceleri varsa denetçi, olumlu görüş yazısını sınırlandırabilir veya olumsuz görüş

verebilir. Sınırlandırılmış olumlu görüş, finansal tabloların şirketin yetkili kurullarınca

düzeltilebilecek aykırılıklar içerdiği ve bu aykırılıkların tablolarda açıklanmış sonuca

etkilerinin kapsamlı ve büyük olmadığı durumlarda verilir. Sınırlamanın konusu, kapsamı

ve düzeltmenin nasıl yapılabileceği sınırlandırılmış olumlu görüş yazısında açıkça

gösterilir.

(4) Şirket defterlerinde, denetlemenin bu Bölüm hükümlerine uygun bir şekilde

yapılmasına ve sonuçlara varılmasına olanak vermeyen ölçüde belirsizliklerin bulunması

veya şirket tarafından denetlenecek hususlarda önemli kısıtlamaların yapılması halinde

denetçi, bunları ispatlayabilecek delillere sahip olmasa bile, gerekçelerini açıklayarak

görüş vermekten kaçınabilir. Kaçınma olumsuz görüşün sonuçlarını doğurur. Geçici 3 üncü

maddede öngörülen kurum, kaçınmanın sebep ve usulü ile buna dair gerekçenin esaslarını

bir tebliğ ile düzenler.

(5) Olumsuz görüş yazılan veya görüş verilmesinden kaçınılan durumlarda, genel kurul,

söz konusu finansal tablolara dayanarak, özellikle açıklanan kar veya zarar ile doğrudan

veya dolaylı bir şekilde ilgili olan bir karar alamaz. Bu hâllerde yönetim kurulu, görüş

yazısının kendisine teslimi tarihinden itibaren dört iş günü içinde, genel kurulu toplantıya

çağırır ve görevinden toplantı gününde geçerli olacak şekilde istifa eder. Genel kurul yeni

bir yönetim kurulu seçer. Yeni yönetim kurulu altı ay içinde, kanuna, esas sözleşmeye ve

standartlara uygun finansal tablolar hazırlatır ve bunları denetleme raporu ile birlikte

genel kurula sunar. Sınırlı olumlu görüş verilen hallerde genel kurul, gerekli önlemleri ve

düzeltmeleri de karara bağlar.

G) Denetçilerin sır saklamadan doğan

sorumluluğu

Madde 404 - (1) Denetçi, işlem denetçisi

ve özel denetçi, bunların yardımcıları

ve

bağımsız denetleme kuruluşunun denetleme yapmasına yardımcı olan temsilcileri,

110 TTK İlgili Maddeleri

denetimi dürüst ve tarafsız bir şekilde yapmak ve sır saklamakla yükümlüdürler.

Faaliyetleri sırasında öğrendikleri, denetleme ile ilgili olan iş ve işletme sırlarını izinsiz

olarak kullanamazlar.

Kasten veya ihmal ile yükümlerini

ihlal edenler şirkete ve zarar

verdikleri

takdirde bağlı şirketlere karşı sorumludurlar.

Zarar veren kişi birden fazla

ise

sorumluluk müteselsildir.

(2) Birinci fıkrada öngörülen yükümün yerine getirilmesinde ihmali bulunan kişiler

hakkında, verdikleri zarar sebebiyle,

her bir denetim için yüzbin Türk Lirasına,

pay

senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerde ise üçyüzbin Türk Lirasına kadar

tazminata hükmedilebilir. İhmalleriyle zarara sebebiyet veren kişilere

ilişkin bu sınırlama

denetime birden çok kişinin katılmış veya birden çok sorumluluk

doğurucu eylemin

gerçekleştirilmiş

olması hâlinde uygulandığı gibi, katılanlardan bazılarının kasıtlı hareket

etmiş olmaları durumunda da geçerlidir.

(3) Denetçinin bir bağımsız denetleme kuruluşu olması hâlinde sır saklama yükümü

bu

kurumun yönetim kurulunu ve üyelerini ve çalışanlarını da kapsar.

(4) Bu hükümlerden doğan tazmin yükümü

sözleşme ile ne kaldırılabilir ne de

daraltılabilir.

(5) Denetçinin bu maddeden doğan sorumluluğuna

ilişkin istemler rapor tarihinden

başlayarak beş yılda zamanaşımına

uğrar. Ancak, fiil suç oluşturup da Türk Ceza

Kanununa göre süresi daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa,

tazminat davasına

da o zamanaşımı

uygulanır.

(6) Ceza mevzuatının, suç ihbarına ilişkin

hükümleri saklıdır.

H) Şirket ile denetçi arasındaki görüş ayrılıkları

Madde 405 - (1) Şirket ile denetçi arasında

şirketin ve topluluğun yılsonu hesaplarına,

finansal tablolarına ve yönetim kurulunun faaliyet raporuna ilişkin, ilgili kanunun, idarî

tasarrufun veya esas sözleşme hükümlerinin yorumu

veya uygulanması konusunda doğan

görüş ayrılıkları hakkında, yönetim kurulunun veya denetçinin istemi üzerine

şirketin

merkezinin bulunduğu yerdeki

asliye ticaret mahkemesi dosya üzerinden karar verir. Karar

kesindir.

(2) Dava giderlerinin borçlusu şirkettir.

I) Topluluk ilişkileri için özel denetçi denetimi

Madde 406 - (1) a) Denetçi, şirketin hâkim

şirketle veya topluluk şirketleriyle ilişkileriyle

ilgili olarak sınırlı olumlu görüş

veya kaçınma yazısı yazmışsa veya

b) Yönetim kurulu, şirketin topluluk tarafından,

bazı belirli hukuki işlemler veya

uygulanan önlemler dolayısıyla kayba

uğratıldığını ve bunlar dolayısıyla denkleştirme

yapılmadığını açıklamışsa; herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine,

şirketin merkezinin

bulunduğu yerdeki

asliye ticaret mahkemesi tarafından

şirketin, hâkim şirketle veya hâkim

şirkete bağlı şirketlerden biriyle olan ilişkisini incelemek üzere özel denetçi atanabilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 111

Altıncı Kısım

Limited Şirket

Birinci Bölüm

Tanım ve Kuruluş

A) Kavram

Madde 573 - (1) Limited şirket, bir veya

daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından

bir

ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye

paylarının toplamından oluşur.

(2) Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas

sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim

yükümlülüklerini yerine getirmekle

yükümlüdürler.

(3) Limited şirket, kanunen yasak olmayan

her türlü ekonomik amaç ve konu için

kurulabilir.

B) Ortakların sayısı

Madde 574 - (1) Ortakların sayısı elliyi aşamaz.

(2) Ortak sayısı bire düşerse durum, bu sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün

içinde müdürlere yazıyla bildirilir. Müdürler, bildirimin alınması tarihinden başlayarak

yedinci günün sonuna kadar, şirketin tek ortaklı olduğunu, bu ortağın adını, yerleşim

yerini ve vatandaşlığını tescil ve ilan ettirirler, aksi hâlde doğacak zarardan sorumlu

olurlar. Aynı yükümlülük, şirketin bir ortakla kurulduğu hallerde de geçerlidir.

(3) Şirket, tek ortağının kendisinin olacağı bir şirkete dönüşeceği sonucunu doğuracak

şekilde esas sermaye payını iktisap edemez.

C) Şirket sözleşmesi

I - Şekil

Madde 575 - (1) Şirket sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve kurucuların imzalarının

noterce onaylanması şarttır.

II - İçerik

1. Zorunlu kayıtlar

Madde 576 - (1) Şirket sözleşmesinde aşağıdaki kayıtların açıkça yer alması gereklidir;

a) Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunduğu yer.

b) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış

bir şekilde, şirketin işletme konusu.

c) Esas sermayenin itibarî tutarı, esas sermaye paylarının sayısı, itibarî değerleri,

varsa

imtiyazlar, esas sermaye paylarının grupları.

d) Müdürlerin adları, soyadları, unvanları,

vatandaşlıkları.

112 TTK İlgili Maddeleri

e) Şirket tarafından yapılacak ilanların şekli.

2. Şirket sözleşmesinde öngörülmeleri

şartıyla bağlayıcı olan hükümler

Madde 577 - (1) Aşağıdaki kayıtlar, şirket

sözleşmesinde öngörüldükleri takdirde

bağlayıcı

hükümlerdir;

a) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılmasına

ilişkin kanunî hükümlerden

ayrılan

düzenlemeler.

b) Ortaklara veya şirkete, esas sermaye payları ile ilgili olarak önerilmeye muhatap

olma,

önalım, geri alım ve alım hakları tanınması.

c) Ek ödeme yükümlülüklerinin öngörülmesi,

bunların şekli ve kapsamı.

d) Yan edim yükümlülüklerinin öngörülmesi,

bunların şekli ve kapsamı.

e) Belirli veya belirlenebilir ortaklara veto

hakkı veya bir genel kurul kararının oylanması

sonucunda oyların eşit çıkması

hâlinde bazı ortaklara üstün oy

hakkı tanıyan hükümler.

f) Kanunda ya da şirket sözleşmesinde öngörülmüş bulunan yükümlülüklerin hiç ya da

zamanında yerine getirilmemeleri hâlinde uygulanabilecek sözleşme

cezası hükümleri.

g) Kanunî düzenlemeden ayrılan rekabet

yasağına ilişkin hükümler.

h) Genel kurulun toplantıya çağrılmasına

ilişkin özel hak tanıyan hükümler.

ı) Genel kurulda karar almaya, oy hakkına

ve oy hakkının hesaplanmasına ilişkin kanunî

düzenlemeden ayrılan hükümler.

i) Şirket yönetiminin üçüncü bir kişiye bırakılmasına ilişkin yetki hükümleri.

j) Bilanço karının kullanılması hakkında kanundan ayrılan hükümler.

k) Çıkma hakkının tanınması ile bunun kullanılmasının şartları, bu hâllerde ödenecek

olan

ayrılma akçesinin türü ve tutarı.

l) Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin özel sebepleri gösteren hükümler.

m) Kanunda belirtilenler dışında öngörülen

sona erme sebeplerine dair hükümler.

3. Ayni sermaye, ayni devralmalar ve özel menfaatler

Madde 578 - (1) Ayni sermaye, ayınların veya işletmelerin devralınması ve özel

menfaatler hakkında anonim şirketlere

ilişkin hükümler uygulanır.

4. Emredici hükümler

Madde 579 - (1) Şirket sözleşmesi, bu Kanunun limited şirketlere ilişkin hükümlerinden

ancak, kanunda buna açıkça cevaz verilmişse sapabilir. Diğer kanunların öngörülmesine

izin verdiği tamamlayıcı nitelikteki şirket sözleşmesi hükümleri, o kanuna özgülenmiş

olarak hüküm doğururlar.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 113

D) Sermaye

I – En az tutar

Madde 580 - (1) Limited şirketin esas sermayesi en az onbin Türk Lirasıdır.

(2) Bu maddede yazılı en az tutar, Bakanlar

Kurulunca on katına kadar artırılabilir.

II - Ayni sermaye

Madde 581 - (1) Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz veya tedbir bulunmayan; nakden

değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar ve adlar da

dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir.

Hizmet edimleri, kişisel emek,

ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.

(2) 127 nci madde hükmü saklıdır.

III- Mal bedelleri ve kurucu menfaatleri

Madde 582 - (1) Kurucular tarafından, kurulmakta bulunan şirketle ilgili olarak, şirket

hesabına alınan malların bedelleri ile şirketin kurulmasında hizmeti geçenlere

tanınan

menfaatler şirket sözleşmesine

yazılır.

(2) 128 inci madde hükmü saklıdır.

E) Esas sermaye payları

Madde 583 - (1) Şirket sözleşmesinde esas sermaye paylarının itibarî değerleri en az

yirmibeş Türk Lirası olarak belirlenebilir.

Şirketin durumunun iyileştirilmesi

amacıyla bu

değerin altına inilebilir.

(2) Esas sermaye paylarının itibarî değerleri

farklı olabilir. Ancak, esas sermaye

paylarının

değerlerinin yirmibeş Türk Lirası veya bunun katları olması şarttır. Bir esas sermaye

payının vereceği

oyun, 618 inci madde uyarınca itibarî

değere göre hesaplanması, esas

sermaye payının bölünmesi değildir. Aynı hüküm bir hakkın veya yükümlülüğün

itibarî

değere göre belirlendiği durumlar

için de geçerlidir.

(3) Bir ortak birden fazla esas sermaye payına sahip olabilir.

(4) Esas sermaye payları itibarî değerden veya bu değeri aşan bir bedelle çıkarılabilir.

(5) Esas sermaye payının bedeli şirket sözleşmesinde öngörüldüğü şekilde, nakit veya ayın

olarak veya bir alacağın takası yoluyla yahut sermaye artırımında

olduğu gibi, serbestçe

kullanılabilecek

özkaynakların esas sermayeye dönüştürülmesi

yoluyla ödenir.

F) İntifa senetleri

Madde 584 - (1) Şirket sözleşmesinde intifa senetlerinin çıkarılması öngörülebilir;

bu

konuda anonim şirketlere ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

G) Kuruluş

I - Kurulma anı

Madde 585 - (1) Şirket, kanuna uygun olarak düzenlenen şirket sözleşmesinde,

114 TTK İlgili Maddeleri

kurucuların limited şirket kurma iradelerini

açıklayıp, sermayenin tamamını şartsız

taahhüt etmeleri ve nakit kısmı hemen ve tamamen ödemeleriyle kurulur.

588 inci

maddenin birinci fıkrası saklıdır.

II - Tescil 1. İstem

Madde 586 - (1) Şirket sözleşmesinin 575 inci maddede öngörüldüğü şekilde

düzenlenmesinden sonra, tescil için, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret

siciline

başvurulur.

(2) Başvuru, müdürlerin tümü tarafından

imzalanır. Başvuruya aşağıdaki belgeler eklenir:

a) Şirket sözleşmesinin onaylanmış bir örneği.

b) Ekleri ile birlikte 349 uncu maddeye göre düzenlenmiş kurucular beyanı ve Bakanlıkça

istenilmesi halinde 351 inci madde uyarınca hazırlanmış işlem

denetçisi raporu.

c) Yerleşim yerleri de gösterilerek şirketi

temsile yetkili kişileri ve denetçinin seçimini

gösterir belge.

(3) Dilekçede şu kayıtlar yer alır:

a) Bütün ortakların adları ve soyadları veya unvanları, yerleşim yerleri, vatandaşlıkları.

b) Her ortağın üstlendiği esas sermaye payı ve ödediği toplam tutar.

c) İster ortak ister üçüncü kişi olsun, müdürlerin adları ve soyadları veya unvanları.

d) Şirketin ne suretle temsil edileceği.

e) 2. Tescil ve ilan

Madde 587 - (1) Şirket sözleşmesinin tamamı, kurucuların imzalarının noterce

onaylanmasını izleyen otuz gün içinde, şirketin merkezinin bulunduğu yer ticaret

siciline tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunur. Tescil ve ilan edilen

şirket sözleşmesine, aşağıda sayılanlar

dışında, 36 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü

uygulanmaz.

a) Şirket sözleşmesinin tarihi.

b) Şirketin ticaret unvanı ve merkezi.

c) Esas noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış

şekilde şirketin işletme konusu; şirket

sözleşmesinde bu konuda bir hüküm

varsa, şirketin süresi.

d) Esas sermayenin itibarî değeri.

e) Gerçek kişi ortağın adı ve soyadı, yerleşim yeri, tüzel kişi ortakların unvanı,

merkezleri

ve her ortağın üstlendiği esas sermaye payları.

f) Ayni sermayenin konusu ve bu tür sermayenin karşılığında verilecek esas sermaye

payları; bir aynın devralınması halinde ilgili sözleşmenin konusu, sözleşmenin

karşı tarafı,

şirketin borçlandığı

karşı edim; özel menfaatlerin içerik ve değeri.

g) Öngörülmüş ise, intifa senetlerinin sayısı ve bunlara sağlanan hakların içeriği.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 115

h) Müdürlerin ve şirketi temsile yetkili diğer kişilerin adları, soyadları veya unvanları

ve

yerleşim yerleri.

ı) Temsil yetkisinin kullanılma şekli.

i) Denetçinin yerleşim yeri, merkezi, varsa ticaret siciline tescil edilmiş şubesi, denetçinin

yeminli malî müşavir veya serbest muhasebeci malî müşavir olması hâlinde adı, soyadı,

yerleşim yeri, meslek odası numarası.

j) Şirket sözleşmesinde öngörülmüş bulunan

imtiyaz, ek yükümlülük veya yan edim

yükümlülükleri, esas sermaye payları ile ilgili önerilmeye muhatap olma,

önalım, geri alım

ve alım hakları.

k) Şirket tarafından yapılacak olan ilanların

şekli, türü ve şirket sözleşmesinde bu konuda

bir hüküm bulunduğu takdirde,

müdürlerin ortaklara ne şekilde bildirimde bulunacakları.

III - Tüzel kişilik

Madde 588 - (1) Şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.

(2) Şirketçe kabul olunmadığı takdirde, kuruluş giderleri kurucular tarafından karşılanır.

Bunların pay sahiplerine rücû hakları yoktur.

(3) Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar, bu işlemler dolayısıyla şahsen ve

müteselsilen sorumludur.

(4) Bu gibi taahhütlerin, ileride kurulacak

şirket adına yapıldıklarının açıkça bildirilmeleri

ve şirketin ticaret siciline tescilini izleyen üç aylık süre içinde şirket

tarafından kabul

edilmeleri koşuluyla,

bunlardan yalnız şirket sorumlu olur.

İkinci Bölüm

Şirket Sözleşmesinin Değiştirilmesi

A) Genel olarak

Madde 589 - (1) Aksi şirket sözleşmesinde

öngörülmediği takdirde, şirket sözleşmesi, esas

sermayenin üçte ikisini

temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebilir.

621 inci madde

hükmü saklıdır.

(2) Şirket sözleşmesinde yapılan her değişiklik tescil ve ilan edilir.

B) Özel değişiklikler

I - Esas sermayenin artırılması

1. İlke

Madde 590 - (1) Şirketin kuruluşu hakkındaki

hükümlere ve özellikle sermayenin

ayın

olarak konması ve bir işletme ile ayınların devralınmasına dair kurallara

uymak şartıyla

esas sermaye artırılabilir.

2. Rüçhan hakkı

Madde 591 - (1) Şirket sözleşmesinde veya artırma kararında aksi öngörülmemişse, her

116 TTK İlgili Maddeleri

ortak, esas sermaye payı oranında, esas sermayenin artırılmasına katılmak hakkını haizdir.

(2) Genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararıyla, ortakların yeni payları almaya

ilişkin rüçhan hakkı, ancak, haklı sebeplerin varlığında ve 621 inci maddenin birinci

fıkrasının (e) bendinde öngörülen nisapla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Özellikle,

işletmelerin, işletme

kısımlarının, iştiraklerin devralınmaları ve işçilerin şirkete katılmaları

haklı sebep olarak kabul edilebilir. Rüçhan

hakkının sınırlandırılması veya kaldırılması

suretiyle hiç kimse haklı görülemeyecek

şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz.

(3) Rüçhan hakkının kullanılabilmesi için en az onbeş gün süre verilir.

II - Esas sermayenin azaltılması

Madde 592 - (1) Anonim şirketlerin esas sermayenin azaltılmasına ilişkin

hükümleri limited şirketlere kıyas yoluyla

uygulanır. Esas sermaye borca batık

bilançonun iyileştirilmesi amacıyla, ancak

şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme

yükümlülüklerinin tamamen ödenmesi hâlinde azaltılabilir.

Üçüncü Bölüm

Ortakların Hak ve Borçları

A) Esas sermaye payının işlemlere konu olması

I - Genel olarak

Madde 593 - (1) Esas sermaye payının şirketçe iktisabına ilişkin 612 nci maddenin

ikinci

fıkrasında öngörülen hâller dışında, esas sermaye payı, ortaklar arasındaki devirler de

dâhil olmak üzere sadece aşağıdaki hükümler uyarınca devredilebilir ve miras yoluyla

geçer.

(2) Esas sermaye pay senetleri ispat aracı şeklinde veya nama yazılı olarak düzenlenir. Ek

ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin,

ağırlaştırılmış veya bütün

ortakları kapsayacak

biçimde düzenlenmiş

rekabet yasağının ve şirket sözleşmesinde öngörülmüş önerilmeye

muhatap olma, önalım, geri alım ve alım haklarının, bu senetlerde açıkça belirtilmesi

gereklidir.

II - Pay defteri

Madde 594 - (1) Şirket, esas sermaye paylarını içeren bir pay defteri tutar. Ortakların,

adları, adresleri, her ortağın

sahip olduğu esas sermaye payının sayısı,

esas sermaye paylarının devirleri ve geçişleri

itibarî değerleri, grupları ve esas sermaye payları üzerindeki intifa ve rehin hakları,

sahiplerinin adları ve adresleri bu deftere yazılır.

(2) Ortaklar pay defterini inceleyebilir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 117

III - Esas sermaye payının geçişi hâlleri

1. Devir

Madde 595 - (1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı

şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde,

ek ödeme

ve yan edim yükümlülükleri;

rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya

tüm ortakları kapsayacak

biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım

hakları ile sözleşme cezasına ilişkin

koşullara da belirtilir.

(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar

genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.

(3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep

göstermeksizin onayı reddedebilir.

(4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının

devri yasaklanabilir.

(5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın

haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır.

(6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya

yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü

takdirde,

devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel

kurul şirket

sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir.

(7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı

vermiş

sayılır.

2. Miras, eşler arasındaki mal rejimi ve icra

Madde 596 - (1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin

hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun

onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.

(2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren

üç ay içinde esas sermaye payının

geçtiği

kişiyi onaylamayı reddedebilir.

Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi

tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın

geçtiği kişiye önermesi şarttır.

(3) Red kararı, devrin gerçekleştiği günden

itibaren geçerli olmak üzere geriye etkilidir.

Red, bu konudaki kararın verilmesine

kadar geçen süre içinde alınan genel kurul

kararlarının geçerliliğini etkilemez.

(4) Şirket, üç ay içinde esas sermaye payının geçişini açıkça ve yazılı olarak reddetmemişse

onayını vermiş sayılır.

3. Gerçek değerin belirlenmesi

Madde 597 - (1) Kanunda veya şirket sözleşmesinde esas sermaye payının bedeli olarak

gerçek değerin öngörüldüğü

durumlarda, taraflar anlaşamamışlarsa bu değer, taraflardan

birinin istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu

yerdeki asliye ticaret mahkemesince

belirlenir.

118 TTK İlgili Maddeleri

(2) Mahkeme, yargılama ve değer belirleme

giderlerini kendi takdirine göre paylaştırır.

Mahkemenin kararı kesindir.

4. Tescil

Madde 598 - (1) Esas sermaye paylarının

geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket

müdürleri

tarafından ticaret siciline başvurulur.

(2) Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması

hâlinde, ayrılan ortak adının bu paylarla

ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete,

iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir.

(3) Sicil kaydına güvenen iyi niyetli kişinin

güveni korunur.

IV - Birden fazla ortağa ait esas sermaye

payı, bu pay üzerinde çeşitli haklar

1. Paylı mülkiyet

Madde 599 - (1) Bir esas sermaye payı birden fazla ortağa ait olduğu takdirde, paydaşlar

şirket sözleşmesinde öngörülen

ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinden

dolayı şirkete

karşı müteselsilen sorumludur.

(2) Paydaşlar, esas sermaye payından doğan haklarını, ancak atayacakları ortak

bir

temsilci aracılığı ile kullanabilirler.

2. İntifa ve rehin hakkı

Madde 600 - (1) Bir esas sermaye payı üzerinde intifa hakkı kurulmasına, esas sermaye

payının geçişine ilişkin hükümler

uygulanır.

(2) Şirket sözleşmesiyle, esas sermaye payı üzerinde rehin hakkı kurulması genel kurulun

onayına bağlanabilir. Bu hâlde geçişe ilişkin hükümler uygulanır. Genel kurul sadece haklı

sebeplerin varlığında rehin hakkı kurulmasına onay vermekten kaçınabilir.

(3) Bir esas sermaye payı üzerinde intifa

hakkı bulunması hâlinde, pay intifa hakkı sahibi

tarafından temsil edilir; bu durumda intifa hakkını haiz kişi, esas sermaye payı sahibinin

menfaatlerini, hakkaniyete uygun bir şekilde gözetmezse

tazminat ile yükümlü olur.

B) Geri verme yasağı

Madde 601 - (1) Esas sermayenin azaltılması

hâli hariç, ortaklara, esas sermaye

payı

bedeli geri verilemeyeceği gibi, ortaklar bu borçtan ibra da olunamazlar.

C) Ortakların sorumluluğu

Madde 602 - (1) Şirket, borç ve yükümlülükleri dolayısıyla sadece malvarlığıyla

sorumludur.

D) Ek ödeme ve yan edim

yükümlülükleri

I - Ek ödeme yükümlülüğü

1. Kural

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 119

Madde 603 - (1) Ortaklar şirket sözleşmesiyle,

esas sermaye payı bedeli dışında

ek ödeme

ile de yükümlü tutulabilirler.

Ortaklardan bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ancak;

a) Şirket esas sermayesi ile kanunî yedek

akçeler toplamının şirketin zararını

karşılayamaması;

b) Şirketin bu ek araçlar olmaksızın işlerine

gereği gibi devamının mümkün olmaması,

c) Şirket sözleşmesinde tanımlanan ve özkaynak ihtiyacı doğuran diğer bir hâlin

gerçekleşmiş bulunması,

hallerinde istenebilir.

(2) İflasın açılması ile ek ödeme yükümlülüğü

muaccel olur.

(3) Ek ödeme yükümlülüğü şirket sözleşmesinde

ancak esas sermaye payını esas alan

belirli bir tutar olarak öngörülebilir.

Bu tutar esas sermaye payının itibarî değerinin iki

katını aşamaz.

(4) Her ortak, sadece kendi esas sermaye

payına düşen ek ödemeyi yerine getirmekle

yükümlüdür.

(5) Şartlar gerçekleşmişse, ek ödemeler müdürler tarafından istenir.

(6) Ek ödeme yükümlülüğünün azaltılması

veya kaldırılması ancak esas sermaye

ile

kanunî yedek akçeler toplamının

zararları tamamen karşılaması hâlinde

mümkündür. Ek

ödeme yükümlülüğünün

azaltılmasına veya kaldırılmasına esas sermayenin azaltılması

hakkındaki hükümler kıyas yoluyla uygulanır.

2. Yükümlülüğün sürmesi

Madde 604 - (1) Şirket, ortağın şirketten ayrılmasının tescil edildiği tarihten itibaren iki

yıl içinde iflas etmiş ise bu eski ortaktan da ek ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi

istenir.

(2) Ek ödeme yükümlülüğü, halef tarafından

yerine getirilmemişse, ortağın sorumluluğu,

yükümlülüğü gerçekleştiği tarihte ortağa karşı ileri sürülebileceği ölçüde devam eder.

3. Geri ödeme

Madde 605 - (1) Yerine getirilen ek ödeme yükümlülüğünün kısmen veya tamamen geri

verilebilmesi için, ek ödemeye ilişkin tutarın, serbestçe kullanılabilecek

yedek akçeler ile

fonlardan karşılanabilir olması ve bu durumun işlem

denetçisi tarafından doğrulanmış

bulunması şarttır.

II - Yan edim yükümlülüğü

Madde 606 - (1) Şirket sözleşmesiyle, şirketin işletme konusunun gerçekleşmesine

hizmet

edebilecek yan edim yükümlülükleri

öngörülebilir.

(2) Bir esas sermaye payına bağlı yan edim yükümlülüklerinin konusu, kapsamı,

koşulları

ve diğer önemli noktalar şirket sözleşmesinde belirtilir. Ayrıntıyı gerektiren konular genel

kurul düzenlemesine

bırakılabilir.

120 TTK İlgili Maddeleri

(3) Şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmiş

bir karşılığı veya uygun bir karşılığı

bulunmayan ve özkaynak ihtiyacını karşılamaya

hizmet eden nakdi ve ayni edim

yükümlülükleri, ek ödeme yükümlülüğüne

ilişkin hükümlere tabidir.

III - Sonradan öngörülme

Madde 607 - (1) Şirket sözleşmesini değiştirip, ek ya da yan edim yükümlülükleri

öngören

veya mevcut yükümlülükleri

artıran genel kurul kararları, ancak

ilgili tüm ortakların

onayıyla alınabilir.

E) Kar payı ve ilgili diğer hükümler

I - Kar payı ve yedek akçeler

Madde 608 - (1) Kar payı, sadece net dönem karından ve bunun için ayrılmış yedek

akçelerden dağıtılabilir. Kar payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi

uyarınca

ayrılması gereken kanunî

yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde

öngörülmüş yedek akçeler

ayrıldığı

takdirde karar verilebilir.

(2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe,

kar payı, esas sermaye payının

itibarî

değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin

tutarı da,

kar payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir.

(3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya

öngörüleni

aşan tutarlarda yedek akçelerin

ayrılmalarına sadece;

a) Zararların karşılanması için gerekliyse,

b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa,

bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa

ve bu

hususlar şirket sözleşmesinde

açıkça belirtilmişse,

karar verebilir.

II - Faiz yasağı ve hazırlık dönemi faizi

Madde 609 - (1) Esas sermayeye ve ek ödemelere faiz verilemez. Şirket sözleşmesiyle

hazırlık dönemi faizi ödenmesi öngörülebilir. Bu halde anonim şirketlere

ilişkin hükümler

uygulanır.

III - Finansal tablolar ve yedek akçeler

Madde 610 - (1) Anonim şirketlere ilişkin

514 ila 527 nci madde hükümleri limited

şirketlere de uygulanır.

IV - Haksız alınan kar paylarının geri verilmesi

Madde 611 - (1) Haksız yere kar almış olan ortak ve müdür bunu geri vermekle

yükümlüdür.

(2) İyiniyetli oldukları takdirde ortak veya

müdürün haksız alınan karı geri verme

borcu,

şirket alacaklılarının haklarını ödemek için gerekli olan tutarı aşamaz.

(3) Şirketin haksız alınan karı geri alma hakkı, paranın alındığı tarihten itibaren beş yıl,

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 121

iyiniyetin varlığında iki yıl sonra zamanaşımına uğrar.

F) Şirketin kendi esas sermaye paylarını

iktisabı

Madde 612 - (1) Şirket kendi esas sermaye

paylarını, sadece, bunları alabilmek

için

gerekli tutarda serbestçe kullanabileceği

özkaynaklara sahipse ve alacağı payların itibarî

değerlerinin toplamı

esas sermayenin yüzde onunu aşmıyorsa

iktisap edebilir.

(2) Şirket sözleşmesinde öngörülen veya

mahkeme kararıyla hükme bağlanmış

bulunan

bir şirketten çıkma ya da çıkarma dolayısıyla, esas sermaye paylarının

iktisabı halinde,

birinci fıkradaki üst sınır yüzde yirmi olarak uygulanır. Şirket esas sermayesinin yüzde

onunu aşan bir tutarda iktisap edilen esas sermaye

payları iki yıl içinde elden çıkarılır veya

sermaye azaltılması yoluyla itfa edilir.

(3) Şirket kendi esas sermaye payları için ödediği tutar kadar yedek akçe ayırır.

(4) Şirketin iktisap ettiği kendi esas sermaye

paylarından kaynaklanan oy hakları

ile buna

bağlı diğer haklar, paylar şirketin elinde bulunduğu sürece donar.

(5) Şirketin, iktisap ettiği kendi esas sermaye paylarına ait ek ve yan ödeme

yükümlülükleri, söz konusu paylar şirketin

elinde bulunduğu sürece istenemez.

(6) Şirketin kendi paylarını iktisap etmesine

ilişkin sınırlama ile ilgili hükümler, şirket

esas sermaye paylarının, şirketin çoğunluğuna sahip bulunduğu yavru şirketlerce iktisabı

halinde de uygulanır.

G) Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı

Madde 613 - (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket

sözleşmesi veya genel kurul kararıyla

kaldırılamaz.

(2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek

davranışlarda bulunamazlar. Özellikle,

kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren

işlemler yapamazlar.

Şirket sözleşmesiyle,

ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak

zorunda oldukları öngörülebilir.

(3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır.

(4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak

onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık

yükümüne veya rekabet yasağına

aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler.

Esas sözleşme

birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.

H) Bilgi alma ve inceleme hakkı

Madde 614 - (1) Her ortak, müdürlerden,

şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi

vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir.

(2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi

varsa,

müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın

başvurusu üzerine genel kurul karar verir.

(3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi

haksız yere engellerse, ortağın istemi

üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir.

122 TTK İlgili Maddeleri

I) Özkaynakların yerini tutan

ödünçler

Madde 615 - (1) Ortaklar veya onlara yakın kişiler tarafından şirkete verilen ve

özkaynakların yerini tutan nitelikteki ödünçler, bir sözleşme veya beyan dolayısıyla

sırada

en sonda yer alanlar da dahil olmak üzere diğer tüm alacaklardan

sonra gelir.

(2) Aşağıdakiler, özkaynakların yerini tutan

ödünç niteliğinde sayılır;

a) Esas sermayenin ve kanunî yedek akçelerin, aktifler tarafından artık karşılanamadığı

bir

anda verilen ödünçler.

b) Ortaklar veya onlara yakın kişiler tarafından,

şirketin finansal durumu itibarıyla

özkaynak koymalarının uygun olduğu

bir anda, bunun yerine verilen ödünçler.

(3) İflasın açılmasından önceki bir yıl içinde, özkaynakların yerini tutar nitelikteki

ödünçlerin geriye ödenmesi amacıyla

yapılan ödemeler, bu ödemelerin alıcısı tarafından

geri verilir.

Dördüncü Bölüm

Şirketin Organları

A) Genel Kurul

I - Yetkiler

Madde 616 - (1) Genel kurulun devredilemez

yetkileri şunlardır:

a) Şirket sözleşmesinin değiştirilmesi.

b) Müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları.

c) Topluluk denetçisi ile işlem denetçileri

de dâhil olmak üzere, denetçilerin atanmaları ve

görevden alınmaları.

d) Topluluk yılsonu finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporunun onaylanması.

e) Yılsonu finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun onaylanması, kar payı

hakkında karar verilmesi, kazanç paylarının belirlenmesi.

f) Müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi ve ibraları.

g) Esas sermaye paylarının devirlerinin onaylanması.

h) Bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması.

ı) Müdürün, şirketin kendi paylarını iktisabı

konusunda yetkilendirilmesi veya böyle bir

iktisabın onaylanması.

i) Şirketin feshi.

j) Genel kurulun kanun veya şirket sözleşmesi

ile yetkilendirildiği ya da müdürlerin

genel

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 123

kurula sunduğu konularda

karar verilmesi.

(2) Aşağıda sayılanlar, şirket sözleşmesinde

öngörüldükleri takdirde genel kurulun

devredilemez yetkileridir;

a) Şirket sözleşmesi uyarınca genel kurulun onayının arandığı hâller ile müdürlerin

faaliyetlerinin onaylanması.

b) Önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım haklarının kullanılması hakkında

karar verilmesi.

c) Esas sermaye payları üzerinde rehin hakkı kurulmasına ilişkin onayın verilmesi.

d) Yan edim yükümlülükleri hakkında iç yönerge çıkarılması.

e) Şirket sözleşmesinin 613 üncü maddenin

dördüncü fıkrası uyarınca ortakların

onayını

yeterli görmemesi hâlinde, müdürlerin ve ortakların şirkete karşı bağlılık yükümü veya

rekabet yasağı ile bağdaşmayan faaliyetlerde bulunabilmelerinin

onayı için gereken iznin

verilmesi.

f) Bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen

sebeplerden dolayı şirketten çıkarılması.

(3) Tek ortaklı limited şirketlerde, bu ortak

genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir.

Tek

ortağın genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmeleri

için yazılı

olmaları şarttır.

II - Genel kurul’un toplanması

1. Çağrı

Madde 617 - (1) Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul

toplantısı, her yıl hesap döneminin

sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket

sözleşmesi uyarınca

ve gerektikçe genel kurul olağanüstü

toplantıya çağrılır.

(2) Genel kurul, toplantı gününden en az onbeş gün önce toplantıya çağrılır. Şirket

sözleşmesi bu süreyi uzatabilir veya on güne kadar kısaltabilir.

(3) Toplantıya çağrı, azlığın çağrı ve öneri hakkı, gündem, öneriler, çağrısız genel

kurul, hazırlık önlemleri, tutanak, yetkisiz katılma konularında anonim şirketlere

ilişkin

hükümler, Bakanlık temsilcisine

ilişkin olanlar hariç, kıyas yoluyla

uygulanır. Her ortak

kendisini genel kurulda ortak olan veya olmayan

bir kişi aracılığıyla temsil ettirebilir.

(4) Herhangi bir ortak sözlü görüşme isteminde

bulunmadıkça, genel kurul kararları,

ortaklardan birinin gündem maddesi

ile ilgili önerisine diğer ortakların yazılı onayları

alınmak suretiyle de verilebilir.

Aynı önerinin tüm ortakların onayına

sunulması kararın

geçerliliği için şarttır.

2. Oy hakkı ve hesaplanması

Madde 618 - (1) Ortakların oy hakkı esas sermaye paylarının itibarî değerine göre

hesaplanır. Şirket sözleşmesinde daha yüksek bir tutar öngörülmemişse her yirmibeş Türk

Lirası bir oy hakkı verir.

Ancak, şirket sözleşmesi ile birden fazla paya sahip ortakların oy

hakları sınırlandırılabilir. Ortak en az bir oy hakkını

haizdir. Şirket sözleşmesinde açıkça

124 TTK İlgili Maddeleri

düzenlenmişse yazılı oy da verilebilir.

(2) Şirket sözleşmesi oy hakkını, itibarî değerden bağımsız olarak her esas sermaye

payına

bir oy hakkı düşecek şekilde

de belirleyebilir. Bu hâlde en küçük

esas sermaye payının

itibarî değeri, diğer esas sermaye paylarının itibarî değerleri toplamının onda birinden az

olamaz.

(3) Oy hakkının esas sermaye paylarının sayısına göre belirlenmesine ilişkin şirket

sözleşmesi hükmü aşağıdaki hâllerde

uygulanmaz;

a) Denetçilerin seçimi.

b) Şirket yönetimi ya da onun bazı bölümlerinin

denetimi için özel denetçi seçimi.

c) Sorumluluk davası açılması hakkında karar verilmesi.

3. Oy hakkından yoksunluk

Madde 619 - (1) Herhangi bir şekilde şirket yönetimine katılmış bulunanlar, müdürlerin

ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamazlar.

(2) Şirketin kendi esas sermaye payını iktisabına ilişkin kararlarda, esas sermaye

payını

devreden ortak oy kullanamaz.

(3) Ortağın bağlılık yükümüne veya rekabet

yasağına aykırı faaliyetlerde bulunmasını

onaylayan kararlarda ilgili ortak

oy kullanamaz.

III - Karar alma

1. Olağan karar alma

Madde 620 - (1) Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde,

seçim

kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu

ile alınır.

2. Önemli kararlar

Madde 621 - (1) Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte

ikisinin

ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun

bir arada bulunması

hâlinde alınabilir;

a) Şirket işletme konusunun değiştirilmesi.

b) Oyda imtiyazlı esas sermaye paylarının

öngörülmesi.

c) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması,

yasaklanması ya da kolaylaştırılması.

d) Esas sermayenin artırılması.

e) Rüçhan hakkının sınırlandırılması ya da kaldırılması.

f) Şirket merkezinin değiştirilmesi.

g) Müdürlerin ve ortakların, bağlılık yükümüne

veya rekabet yasağına aykırı faaliyette

bulunmalarına genel kurul tarafından

onay verilmesi.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 125

h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye

başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde

öngörülen sebepten dolayı şirketten

çıkarılması.

ı) Şirketin feshi.

(2) Kanunda belli kararların alınabilmesi için ağırlaştırılmış nisap aranıyorsa, bu

nisabı daha da ağırlaştıracak şirket sözleşmesi

hükümleri, ancak şirket sözleşmesinde

öngörülecek çoğunlukla kabul

edilebilir.

IV- Genel Kurul kararlarının butlanı ve iptali

Madde 622 - (1) Bu Kanunun anonim şirket Genel Kurul kararlarının butlanına ve iptaline

ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla

limited şirketlere de uygulanır.

B) Yönetim ve temsil

I - Müdürler

1. Genel olarak

Madde 623 - (1) Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin

sözleşmesi ile yönetimi ve temsili,

müdür sıfatını taşıyan bir veya birden

fazla ortağa veya

tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından

bir ortağın, şirketi yönetim

hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.

(2) Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi

adına yerine getirecek bir gerçek

kişiyi belirler.

(3) Müdürler, kanunla veya şirket sözleşmesi

ile genel kurula bırakılmamış bulunan

yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler.

2. Müdürlerin birden fazla olmaları

Madde 624 - (1) Şirketin birden fazla müdürünün bulunması hâlinde, bunlardan

biri,

şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından müdürler kurulu

başkanı olarak atanır.

(2) Başkan olan müdür veya tek müdürün

bulunması hâlinde bu kişi, genel kurulun

toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesi konularında

olduğu gibi,

genel kurul başka yönde bir karar almadığı ya da şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme

öngörülmediği takdirde, tüm açıklamaları ve ilânları yapmaya da yetkilidir.

(3) Birden fazla müdürün varlığı hâlinde, bunlar çoğunlukla karar alırlar. Eşitlik hâlinde

başkanın oyu üstün sayılır. Şirket

sözleşmesi, müdürlerin karar almaları

konusunda değişik

bir düzenleme öngörebilir.

II - Görevler, yetkiler ve yükümlülükler

1. Devredilemez ve vazgeçilemez görevler

Madde 625 - (1) Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve

126 TTK İlgili Maddeleri

yetki vermediği bütün konularda

görevli ve yetkilidir. Müdürler, aşağıdaki

görevlerini ve

yetkilerini devredemez

ve bunlardan vazgeçemezler:

a) Şirketin üst düzeyde yönetilmesi ve yönetimi ve gerekli talimatların verilmesi.

b) Kanun ve şirket sözleşmesi çerçevesinde

şirket yönetim örgütünün belirlenmesi.

c) Şirketin yönetimi için gerekli olduğu takdirde, muhasebenin, finansal denetimin

ve

finansal planlamanın oluşturulması.

d) Şirket yönetiminin bazı bölümleri kendilerine devredilmiş bulunan kişilerin,

kanunlara,

şirket sözleşmesine, iç tüzüklere ve talimatlara uygun hareket edip etmediklerinin

gözetimi.

e) Küçük limited şirketler hariç, risklerin erken teşhisi ve yönetimi komitesinin kurulması.

f) Şirket finansal tablolarının, yıllık faaliyet

raporunun ve gerekli olduğu takdirde

topluluk

finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi.

g) Genel kurul toplantısının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.

h) Şirketin borca batık olması hâlinde durumun mahkemeye bildirilmesi.

(2) Şirket sözleşmesinde, müdürün veya

müdürlerin;

a) Aldıkları belirli kararları ve

b) Münferit sorunları,

genel kurulun onayına sunmaları gereği

öngörülebilir. Genel kurulun onayı müdürlerin

sorumluluğunu ortadan kaldırmaz,

sınırlandırmaz. Türk Borçlar Kanununun 51 ve 52 inci

madde hükümleri saklıdır.

2. Özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı

Madde 626 - (1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek

yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde,

gözetmekle

yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır.

(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş

veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin

vermemişse, müdürler şirketle

rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket

sözleşmesi ortakların

onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.

(3) Müdürler de, ortaklar için öngörülmüş

bulunan bağlılık borcuna tabidir.

3. Eşit işlem

Madde 627 - (1) Müdürler ortaklara eşit şartlar altında eşit işlem yaparlar.

III - Müdürlerin yerleşim yeri

Madde 628 - (1) Şirket müdürlerinden en az birinin yerleşim yerinin Türkiye’de

bulunması ve bu müdürün şirketi tek başına temsile yetkili olması gerekir.

(2) Birinci fıkra hükmüne aykırılık belirlendiğinde,

ticaret sicili müdürü durumun

kanuna

uygun hâle getirilmesi için şirkete uygun bir süre verir. Bu süre içinde gereken yapılmadığı

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 127

takdirde, ticaret

sicili müdürü şirketin feshini mahkemeden

ister.

IV - Temsil yetkisinin kapsamı, sınırlandırılması

Madde 629 - (1) Müdürlerin temsil yetkilerinin

kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına,

imzaya yetkili olanların belirlenmesine,

imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu

Kanunun anonim şirketlere

ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.

(2) Sözleşmenin yapılması sırasında şirket

tek ortak tarafından ister temsil edilsin ister

edilmesin, tek ortaklı limited

şirketlerde, bu ortak ile şirket arasında

yapılan sözleşmenin

geçerli olması,

sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına

bağlıdır. Bu zorunluluk, piyasa

şartlarına göre günlük, önemsiz ve sıradan

işlemlere ilişkin sözleşmelere uygulanmaz.

V - Görevden alma, yönetim ve temsil

yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması

Madde 630 - (1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir; yönetim

hakkını

ve temsil yetkisini sınırlayabilir.

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında,

yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil

yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını

mahkemeden isteyebilir.

(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanundan ve şirket sözleşmesinden

doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi

için gerekli

yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.

(4) Görevden alınan yöneticinin tazminat

hakları saklıdır.

VI - Ticari mümessiller ve ticari vekiller

Madde 631 - (1) Şirket sözleşmesinde başka şekilde düzenlenmediği takdirde, ticari

mümessiller ve ticari vekiller ancak

genel kurul kararı ile atanabilirler; yetkileri genel

kurul tarafından sınırlandırılabilir.

(2) Müdür veya müdürlerin çoğunluğu, 623 üncü maddenin kapsamına girmeyen

ticari

mümessili veya ticari vekili her zaman görevden uzaklaştırabilir. Bu kişi genel kurul kararı

ile atanmışsa, görevden alma ve yetkilerini sınırlandırmak

için genel kurul gecikmeksizin

toplantıya çağrılır.

VII - Haksız fiil sorumluluğu

Madde 632 - (1) Şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin

görevlerini yerine getirmesi sırasında

işlediği haksız fiilden şirket sorumludur.

C) Sermaye kaybı ve borca batıklık

I - Bildirim yükümlülüğü

Madde 633 - (1) Esas sermayenin kaybı ya da borca batık olma hâllerinde anonim

şirketlere ilişkin ilgili hükümler kıyas yoluyla

uygulanır. Ek ödeme yükümlülüğü

hakkındaki hükümler saklıdır.

II - İflasın bildirilmesi veya ertelenmesi

Madde 634 - (1) İflasın bildirilmesi ve ertelenmesine anonim şirket hükümleri uygulanır.

128 TTK İlgili Maddeleri

D) Denetçi

Madde 635 - (1) Anonim şirketin denetçiye

ve işlem denetçileriyle denetime

ve özel

denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır.

Beşinci Bölüm

Sona Erme ve Ayrılma

A) Sona erme sebepleri ve sona

ermenin

sonuçları

Madde 636 - (1) Limited şirket aşağıdaki

hâllerde sona erer;

a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona

erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.

b) Genel kurul kararı ile.

c) İflasın açılması ile.

d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.

(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse

veya

genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin

feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi,

müdürleri dinleyerek şirketin durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler,

buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.

(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.

Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı

ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir

çözüme hükmedebilir.

(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri

alabilir.

(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.

B) Tescil ve ilan

Madde 637 - (1) Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten

ileri

gelmişse müdür, birden fazla müdürün bulunması hâlinde en az iki müdür, bunu ticaret

siciline tescil ve ilan ettirir.

C) Çıkma ve çıkarılma

I - Genel olarak

Madde 638 - (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara

şirketten çıkma hakkını tanıyabilir,

bu hakkın

kullanılmasını belirli şartlara

bağlayabilir.

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava

açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve

borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 129

teminat altına

alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.

II - Çıkmaya katılma

Madde 639 - (1) Ortaklardan biri şirket sözleşmesindeki hükme dayanarak çıkma

istediği veya haklı sebeplerden dolayı

çıkma davası açtığı takdirde, müdür veya müdürler

gecikmeksizin diğer ortakları

bundan haberdar ederler.

(2) Diğer ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde;

a) Şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerliyse, kendisinin

de çıkmaya katılacağını müdürlere

bildirmek,

b) Açacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılmak,

hakkına sahiptir.

(3) Çıkan tüm ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak, eşit işleme tabi

tutulurlar.

(4) Şirket sözleşmesindeki hüküm sebebiyle

veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir

ortağın şirketten çıkarılması

hâlinde bu hüküm uygulanmaz.

III - Çıkarma

Madde 640 - (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten

çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.

(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden

itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.

(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme

kararıyla haklı sebebe dayanılarak

şirketten

çıkarılması hâli saklıdır.

IV - Ayrılma akçesi

1. İstem ve tutar

Madde 641 - (1) Ortak şirketten ayrıldığı

takdirde, esas sermaye payının gerçek

değerine

uyan ayrılma akçesini istem

hakkını haizdir.

(2) Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma

hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri

ayrılma

akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler.

2. Ödeme

Madde 642 - (1) Ayrılma akçesi;

a) Şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde

tasarruf ediyorsa,

b) Ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa,

c) Esas sermaye, ilgili hükümlere göre azaltılmışsa, ayrılma ile muaccel olur.

(2) İşlem denetçisi kullanılabilir özkaynak tutarını belirler. Bu tutar ayrılma akçesinin

ödenmesine yetmiyorsa, işlem denetçisi esas sermayeden ne tutarda indirim yapılması

gerektiğini de gösterir.

130 TTK İlgili Maddeleri

(3) Ayrılan ortağın ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı, şirkete karşı, bütün alacaklılardan

sonra gelen bir alacak oluşturur. Bu husus yıllık raporda kullanılabilir

özkaynak tutarının

tespiti ile muaccel hâle gelir.

D) Tasfiye

Madde 643 - (1) Tasfiye usulü ile tasfiyede

şirket organlarının yetkileri hakkında

anonim

şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.

E) Uygulanacak hükümler

Madde 644 - (1) Aşağıda madde numaraları

bildirilen anonim şirketlere ilişkin

hükümler

limited şirketlere de uygulanır.

a) Belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına

ilişkin 549 uncu; sermaye hakkında

yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin

bilinmesi hakkında 550 nci; değer biçilmesinde

yolsuzluğa dair 551 inci; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin,

yöneticilerin ve tasfiye

memurlarının

sorumluluğunu düzenleyen 553 üncü;

denetçilerin ve işlem denetçilerinin

sorumluluğuna ilişkin 554 ilâ 561 inci maddeler.

b) Feshe ilişkin 353 üncü, şirkete karşı borçlanma yasağına dair 358 inci maddeler.

c) Yönetim kurulu kararlarının butlanı hakkındaki 391 inci ve müdürlerin bilgi alma

haklarına kıyas yolu ile uygulanmak üzere 392 nci madde .

d) Limited şirketlere de uygulanan 549 ilâ 551 inci maddelerine aykırı hareket edenler,

562 nci maddenin sekizinci ilâ onuncu fıkralarında öngörülen cezalarla cezalandırılırlar.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 131

B. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama

Şekli Hakkında Kanun

Birinci Kısım

Genel Hükümler

A) Amaç

Madde 1 – (1) Bu Kanunun amacı, yeni Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin yürürlüğe

konulmasına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

B) Eski hukukun ve Türk Ticaret Kanununun uygulanacağı hâller

Madde 2 – (1) Bu Kanunda aksi öngörülmemiş veya farklı bir şekilde düzenlenmemişse:

a) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların

hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişlerse, o kanun

hükümleri uygulanır.

b) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşmiş hukukî fiiller,

bağlayıcılıkları ve hukukî sonuçları itibarıyla, bu tarihten sonra dahi, gerçekleştikleri

tarihte yürürlükte bulunan kanuna tabidir.

c) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara Türk

Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.

(2) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda,

mahkeme herhangi bir sebeple 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununu

uygulamışsa, kararında bunu ve gerekçesini açıkça belirtir.

(3) Bu Kanunda kullanılan “eski hukuk” terimi, 6762 sayılı Kanunu ve bu Kanun ile ilgili

diğer mevzuatı ifade eder.

C) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önceki olaylara uygulanması

I – Kanunla düzenlenen ilişkiler

Madde 3 – (1) Tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukukî

ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar

bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.

II – Beklenen haklar

Madde 4 – (1) Eski hukuk yürürlükte iken gerçekleşmiş olup da Türk Ticaret Kanununun

yürürlüğe girdiği tarihte henüz herhangi bir hak doğurmamış olaylara Türk Ticaret

Kanunu hükümleri uygulanır.

132 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

D) Kazanılmış haklar

Madde 5 – (1) Bu Kanunda kazanılmış haklar korunur.

E) Zamanaşımı süreleri ve hak düşürücü süreler

Madde 6 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış

bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tabidir.

(2) Zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere ilişkin diğer hususlar, yürürlüğe girdiği tarihten

itibaren Türk Ticaret Kanununa tabidir.

F) Yollamalar

Madde 7 – (1) Bu Kanunun ve Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesiyle, 6762 sayılı

Kanunun yürürlükten kaldırılan veya değiştirilen maddelerine diğer mevzuat tarafından

yapılmış bulunan yollamalar, Türk Ticaret Kanununda o maddeleri karşılayan hükümler

varsa onlara yapılmış sayılır. Aksi hâlde, hâkim 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk

Medenî Kanununun 1 inci maddesini uygular. Birinci cümle hükmü, esas sözleşmeler

dahil, her çeşit sözleşme, taahhütname, beyan ve benzeri metinlerdeki eski hukuka

yapılmış olan yollamalar için de geçerlidir.

İKİNCİ KISIM

Özel Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

Başlangıç

A) Deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları

Madde 8 – (1) 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulmuş

bulunan denizcilik ihtisas mahkemesinin görmekte olduğu davalar, Türk Ticaret

Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, Türk Ticaret

Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Kurulu tarafından, Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine

ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli kılınacak asliye ticaret

mahkemesine devredilir.

(2) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan deniz ticaretine

ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarını görmekte olan mahkemeler, yargı çevreleri

içinde ve görev alanlarına giren sonuçlanmamış davaları ve işleri devredemezler.

B) Bileşik faiz

Madde 9 – (1) 6762 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, faizin ana

paraya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesini öngörmüş bulunan ve her iki tarafı da

tacir olmayan cari hesap sözleşmeleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç

ay içinde değiştirilir ve faize faiz yürütülmesine ilişkin hükümler ile bu sonucu doğuran

düzenlemeler sözleşmeden çıkarılır; aksi hâlde anılan sürenin sonunda söz konusu

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 133

hükümler yazılmamış sayılır.

(2) Bileşik faize ilişkin düzenleme sözleşmeden çıkarılıncaya kadar, çıkarılmamışsa birinci

fıkrada belirtilen üç aylık sürede işlemiş bulunan bileşik faiz borçludan istenebilir.

(3) Yalnız bu maddede öngörülmüş bulunan değişikliklerin yapılması damga resmi

doğurmaz.

İKİNCİ BÖLÜM

Ticari İşletme

A) Ticari işletme

Madde 10 – (1) Türk Ticaret Kanununun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen

Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemeler uygulanır.

B) Ticaret unvanı

Madde 11 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren anılan

Kanunun ticaret unvanına ilişkin hükümleri uygulanır.

C) Merkezleri Türkiye içinde ve dışında bulunan ticarî işletmelerin Türkiye

şubelerinin tescili ve Türkiye’deki bir şirketin merkezinin yurt dışına taşınması

Madde 12 – (1) Merkezleri Türkiye dışında bulunan bir ticarî işletmenin veya ticaret

şirketinin şubesinin Türkiye’de tescil edilebilmesi için, merkez işletmenin bulunduğu

kaynak ülke hukukunun, işletmeler ile ticaret şirketlerinin türlerine göre şubelerinin

tescilinde aradığı şartların gerçekleşmiş olması gerekir. Ayrıca, kaynak ülkede tescil için

ibrazı gerekli tüm belgeler ile şirketin sözleşmesinin, anonim şirketlerde esas sözleşmenin

onaylı suretleri, Türkiye’de tescili yapacak ticaret sicili müdürlüğüne verilir. Bundan

başka, şube unvanı, adresi, şubeye ayrılmış sermaye tutarı, şubeyi mahkemeler dahil,

özel kuruluşlar ve kamu kuruluşları nezdinde tam yetkili olarak temsil edecek kişi veya

kişilerin adları, merkez işletmenin türü, işletme konusu, sermayesinin türü ve tutarı, sicil

numarası, internet sitesi, tabi olduğu hukuk, Avrupa Birliği üyesi olup olmadığı bilgileri

ilgili ticaret sicili müdürlüğüne bir beyanname ile bildirilir ve gerekli belgeler eklenir.

Tescil edilecek hususlarla şubenin tesciline ilişkin ayrıntılı düzenleme Ticaret Sicili

Tüzüğünde yapılır.

(2) Bir Türk şirketi, tasfiye edilmeksizin ve hedef ülkede yeniden kurulmaksızın yabancı

bir ülkeye taşınabilir. Bunun için;

a) Türk hukukunun aradığı şartların yerine getirilmiş olduğu,

b) Şirketin taşındığı ülke hukukuna göre, o ülkede faaliyetine devam edebileceği,

c) Şirketin, konumunda meydana gelecek değişiklikten alacaklıların, ilan yoluyla haberdar

edildikleri, alacaklarını bildirmeye davet olundukları ve alacakların ödendiği veya teminat

altına alındığı,

ispat edilmelidir.

134 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

(3) Merkezini yurt dışına taşıyan şirketin unvanı, alacaklıların tümü tam olarak tatmin

edilmeden ticaret sicilinden silinemez. Merkezin taşınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler

Ticaret Sicili Tüzüğünde yapılır.

(4) Ticaret Sicili Tüzüğü ile yapılacak düzenlemeler, Türk Ticaret Kanununun yayımı

tarihinden itibaren altı ay içinde gerçekleştirilir.

D) Ticari defterlerle ispat

Madde 13 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlük tarihinden önce açılan ve görülmekte

olan davalarda, 6762 sayılı Kanunun 82 ilâ 86 ncı maddeleri uygulanır. Türk Ticaret

Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten sonra olsa bile, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı

Türk Borçlar Kanununun 158 inci maddesinde öngörülen ek süre içinde açılacak davalara

da bu hüküm uygulanır.

E) Acenteye ilişkin rekabet yasağı anlaşması

Madde 14 – (1) Türk Ticaret Kanununun 123 üncü maddesi, anılan Kanunun yürürlüğe

girmesinden önce yapılmış olup da devam etmekte olan acentelik sözleşmelerine de

uygulanır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Ticaret Şirketlerine İlişkin Genel Hükümler

A) Ticaret şirketlerinin hak ehliyeti

Madde 15 – (1) Şirket sözleşmelerinde veya esas sözleşmelerinde 6762 sayılı Kanunun

137 nci maddesine uygun olarak, şirketin hak ehliyetinin şirket sözleşmesinde veya esas

sözleşmesinde yazılı işletme konusu ile sınırlı olduğunu belirten hükümler bulunması

hâlinde, bu hükümler Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren

yazılmamış sayılır.

B) Sermaye koyma

Madde 16 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce bazı taşınmazlar

bir şirkete sermaye olarak konulmuş, ancak bunların tapu sicilinde tescillerinin şirket

adına yapılmamış olması hâlinde, şirket alacaklıları, ortakları veya pay sahipleri tescil

isteminde bulunabilecekleri gibi, tescilin, ticaret sicili müdürlerince yaptırılması talimatını

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da verebilir. Tescil harcı ile diğer harç ve masraflar, 21/7/1953

tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri

çerçevesinde şirketten alınır.

C) Birleşme, bölünme, tür değiştirme ve şirketler topluluğu

I – Tebliğler ve düzeltmeler

Madde 17 – (1) Birleşme, bölünme ve tür değiştirme gibi yapı değişiklikleriyle ilgili olarak

tapu ve gemi sicili ile fikrî mülkiyete ilişkin sicillerde ve benzeri sicil ve kayıt belgelerinde

yapılması gerekli işlemlerin usul ve esasları ile başvuruda bulunacak kişiler ve ibrazı

gerekli belgeler, Türk Ticaret Kanununun yayımı tarihini izleyen altı ay içinde, Kültür ve

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 135

Turizm Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Türk

Patent Enstitüsünün görüşü alınarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanacak

bir tebliğle düzenlenir.

(2) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmeyle ilgili şeffaflığı ve hakların kullanılmasını

sağlayıcı uygulama hükümleri Ticaret Sicili Tüzüğüyle düzenlenir.

II – Hakimiyetin kötüye kullanılması

Madde 18 – (1) Bir bağlı şirketin, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte,

anılan Kanunun 202 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren kaybı veya kayıpları

varsa bunlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde denkleştirilir

veya ilgili şirkete kaybı veya kayıpları denkleştirecek istem hakları tanınır. Aksi hâlde, Türk

Ticaret Kanununun 202 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen dava

hakları söz konusu sürenin bitmesiyle hemen kullanılabilir.

(2) Türk Ticaret Kanununun 196 ncı maddesindeki pay ve oy oranlarının hesaplanması ile

aynı Kanunun 198 inci maddesindeki bildirim, tescil ve ilan yükümlülüklerine ilişkin usul

ve esaslar Ticaret Sicili Tüzüğüyle düzenlenir.

III – Bağlı şirketin hâkim şirketin paylarına sahip olması

Madde 19 – (1) Türk Ticaret Kanununun 201 inci maddesinin birinci fıkrasında

öngörülmüş bulunan oy haklarının kullanılmasına ilişkin sınırlamaya dair hüküm, anılan

Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra yürürlüğe girer. Diğer haklarla ilgili

sınırlamalar Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlar.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Anonim Şirket ve Limited Şirketler

A) Genel hükümler, kuruluş ve temel ilkeler

I – Asgarî sermaye

Madde 20 – (1) Anonim ve limited şirketler, Türk Ticaret Kanununun yayımı tarihinden

itibaren üç yıl içinde sermayelerini, anılan Kanunun 332 ve 580 inci maddelerinde

öngörülen tutarlara yükseltirler; aksi hâlde mezkûr sürenin sonunda infisah etmiş

sayılırlar.

(2) Sermayenin Türk Ticaret Kanununda öngörülen tutara yükseltilmesi için yapılacak

genel kurullarda toplantı nisabı aranmaz, kararlar toplantıda mevcut oyların çoğunluğu ile

alınır ve şartları bulunsa bile 6762 sayılı Kanunun 389 uncu ve Türk Ticaret Kanununun

454 üncü maddeleri uygulanmaz. Bu fıkra hükümleri, bu Kanunun 26 ve 28 inci

maddeleri uyarınca yapılacak esas sözleşme değişiklikleri için toplanacak genel kurullara

da uygulanır.

(3) Halka açık olmayan anonim şirketlerin kayıtlı sermaye sistemini kabul etmelerine,

daha sonra bu sisteme geçmelerine, sermayelerini artırmalarına, kayıtlı sermaye tavanını

yükseltmelerine, sistemden çıkmalarına ve çıkarılmalarına, yönetim kurulunun imtiyazlı

136 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

ve primli paylar ihracına, rüçhan haklarını kanun çerçevesinde sınırlamasına ve diğer

hususlara ilişkin usul ve esaslar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanacak

tebliğle; tescil ve ilana dair hususlar ise Ticaret Sicili Tüzüğüyle düzenlenir.

(4) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı birinci fıkrada yazılı süreyi birer yıl olarak en çok iki defa

uzatabilir.

II – Kuruluş

Madde 21 – (1) Türk Ticaret Kanununun anonim ve limited şirketlerin kuruluşuna ilişkin

hükümleri, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hemen uygulanır. Ancak,

Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte, kuruluş hâlinde bulunan anonim

şirketlerde esas sözleşme, limited şirketlerde şirket sözleşmesi yapılmış ve kurucuların

imzaları noter tarafından onaylanmışsa, bu onay tarihinden itibaren bir ay içinde şirketin

tescili için ticaret siciline başvurulduğu takdirde, kuruluşa 6762 sayılı Kanun hükümleri

uygulanır.

III – Esas sözleşme

Madde 22 – (1) Anonim şirketler esas sözleşmelerini ve limited şirketler şirket

sözleşmelerini, yayımı tarihinden itibaren onsekiz ay içinde Türk Ticaret Kanunuyla

uyumlu hâle getirirler. Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması hâlinde, esas

sözleşmedeki ve şirket sözleşmesindeki düzenleme yerine Türk Ticaret Kanununun ilgili

hükümleri uygulanır.

(2) Esas sözleşme ve limited şirket sözleşmesini birinci fıkra uyarınca uyumlu hâle

getirmek için yapılacak genel kurullara bu Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası

uygulanır.

(3) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bu maddede öngörülen süreyi ancak bir yıla kadar

uzatabilir.

IV – Tek pay sahipli anonim şirketler ile tek ortaklı limited şirketler

Madde 23 – (1) Herhangi bir sebeple bir anonim şirketin tek pay sahibi ve bir limited

şirketin tek ortağı olan gerçek veya tüzel kişi, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren

onbeş gün içinde, bu sıfatını, adını, adresini, vatandaşlığını, anonim şirketlerde yönetim

kuruluna, limited şirketlerde müdüre veya müdürlere noter aracılığıyla bildirir. Bildirimin

muhatapları, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde, Türk Ticaret Kanununun 338

ve 574 üncü maddelerinde öngörülen hususları tescil ve ilan ettirirler; aksi hâlde anılan

maddelerde öngörülen hukukî sonuçlar doğar.

V – Pay sahiplerinin ve limited şirket ortaklarının şirkete borçlanma yasağı

Madde 24 – (1) Türk Ticaret Kanununun 358 inci maddesine aykırı şekilde, anonim

veya limited şirkete borçlu olan pay sahipleri ve ortaklar, borçlarını, anılan Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içinde, nakdî ödeme yaparak tamamen tasfiye

etmek zorundadır. Borcun kısmen veya tamamen başkası tarafından üstlenilmesi, borç için

kambiyo senedi verilmesi, ödeme planı yapılması veya benzeri yollara başvurulması bu

madde anlamında tasfiye sayılmaz.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 137

(2) Birinci fıkrada belirtilen süre içinde tasfiye gerçekleşmemişse, Türk Ticaret Kanununun

562 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanır.

(3) Tasfiye süresinin geçmesinden sonra, şirketin alacaklıları, alacakları için, şirkete borçlu

olan pay sahibini veya limited şirket ortağını takip edebilir.

VI – Yönetim kurulu

Madde 25 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan

anonim şirket yönetim kurulları ile limited şirket müdürleri, görevden alınmaları veya

yönetim kurulu üyeliğinin başka bir sebeple boşalması hâli hariç, sürelerinin sonuna

kadar görevlerine devam ederler. Ancak, tüzel kişinin temsilcisi olarak üye seçilmiş

bulunan gerçek kişinin, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç

ay içinde istifa etmesi, onun yerine tüzel kişinin ya da başkasının seçilmesi gerekir. Tüm

ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idare ve şirketi temsil ettiği limited

şirketlerde de aynı üç aylık süre içinde Türk Ticaret Kanununun 623 üncü maddesi

hükmünün gereği yerine getirilir. Anonim şirketlerde Türk Ticaret Kanununun 363 üncü

maddesinin birinci fıkrası uyarınca seçim yapılan durumlarda, anılan Kanunun 359 uncu

maddesindeki şartları taşıyan yönetim kurulu üyelerinin seçilmeleri şarttır. Görevdeki

yönetim kurulunun görevinin sona ermesinden sonra seçilecek üyelerin, anılan 359 uncu

maddedeki şartları taşımaları zorunludur. Üyelerin görev süreleri farklı tarihlerde sona

eriyorsa, öğrenime ilişkin şart, şirkete en uygun gelen üyelerin görevleri sona erdiğinde

yerine getirilir.

(2) Yönetim kurulu üyelerinin özen ve bağlılık borcuna ilişkin hüküm, Türk Ticaret

Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan davalarda uygulanmaz. Bu

davalarda özen ve bağlılık borcu 6762 sayılı Kanuna göre değerlendirilir.

VII – Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisapları

Madde 26 – (1) Bir anonim şirketin esas sözleşmesinde veya bir limited şirketin şirket

sözleşmesinde genel kurulun toplantı ve karar nisaplarına, madde numarası belirtilerek

veya belirtilmeksizin 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüşse, bu

şirketler Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde anonim

şirketlerde esas sözleşmelerini ve limited şirketlerde şirket sözleşmesini değiştirerek,

anılan Kanuna uygun düzenleme yaparlar. Aksi hâlde, bu sürenin geçmesiyle Türk Ticaret

Kanununun genel kurulun toplantı ve karar nisaplarına ilişkin hükümleri uygulanır.

Sadece bu altı ay içinde yapılan genel kurullarda 6762 sayılı Kanunun genel kurulların

toplantı ve karar nisapları hakkındaki hükümleri uygulanır.

(2) Herhangi bir sözleşmede, taahhütnamede, temliknamede veya diğer bir belgede 6762

sayılı Kanunun 388 inci maddesine madde numarası verilerek veya bu maddenin içeriğine

yapılan yollamalar, Türk Ticaret Kanununun 421 inci maddesine yapılmış sayılır.

(3) Bir esas sözleşmede esas sözleşme değişikliklerine ilişkin olarak 6762 sayılı Kanunun

388 inci maddesindekinden daha ağır nisaplar öngörülmüş olup da bunlar Türk Ticaret

Kanununun 421 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen nisaplardan ağırsa, bunların

uygulanmasına devam olunabilir. Ağırlaştırılmış nisaplara dair esas sözleşmedeki veya

herhangi bir sözleşme veya hukukî metindeki özel düzenleme Türk Ticaret Kanununun

138 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

421 inci maddesine göre daha hafifse 421 inci madde uygulanır.

(4) Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları hükümleri uyarlanarak limited şirketlere de

uygulanır.

VIII – Özel denetçi

Madde 27 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce atanmış bulunan

özel denetçi, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte henüz raporunu vermemişse,

görevini Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre yerine getirir. Ancak, bu hâlde özel

denetçi isterse, tazminat ödemeksizin veya herhangi bir yaptırıma uğramaksızın,

görevinden ayrılabilir.

IX – Oy hakkı ve oyda imtiyazlı paylar ile nama yazılı payların devredilmelerinin

sınırlanması

Madde 28 – (1) Türk Ticaret Kanununun 434 ve 435 inci maddeleri, anılan Kanunun

yayımı tarihinden itibaren onsekiz ay sonra yürürlüğe girer.

(2) 6762 sayılı eski Kanun zamanında ve Türk Ticaret Kanununun kabul edilmesinden en

az bir yıl önce esas sözleşme hükmü ile bazı pay gruplarına tanınmış olan yönetim kurulu

üyeliği için aday gösterme hakkı, Türk Ticaret Kanununun 360 ıncı maddesinin birinci

fıkrasındaki sınırı aşsa bile müktesep hak sayılır.

(3) Türk Ticaret Kanununun 479 uncu maddesinin birinci fıkrasına aykırı esas sözleşmeler,

anılan Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkra hükmüne uygun hâle

getirilir.

(4) Türk Ticaret Kanununun 479 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen sınırı aşan

sayıda oyda imtiyaz öngören esas sözleşme hükümleri, Türk Ticaret Kanununun yayımı

tarihinden itibaren üç yıl içinde, anılan fıkraya uyarlanır veya mahkemeden anılan fıkrada

öngörülen karar alınır.

(5) Türk Ticaret Kanununun 479 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, anılan Kanunun yayımı

tarihinden itibaren bir yıl sonra uygulanır.

(6) Bu maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında yapılması şart koşulan sürede gerekli esas

sözleşme değişikliklerinin ve uyarlamaların gerçekleştirilmemesi hâlinde, oyda imtiyazı

düzenleyen esas sözleşme hükümleri, birinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen sürenin

dolduğu tarihte kendiliğinden geçersiz hâle gelir ve esas sözleşmede öngörülen oya ilişkin

imtiyazların tümü kanunen sona erer.

(7) Nama yazılı payların devrini, red sebeplerini göstererek veya göstermeyerek

sınırlandırmış bulunan anonim şirketler, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği

tarihten itibaren bir yıl içinde, esas sözleşmelerini değiştirerek, Türk Ticaret Kanununun

492 ilâ 498 inci maddelerine uyarlamak zorundadır; aksi hâlde, bu sürenin dolmasıyla

tüm sınırlamalar geçersiz hâle gelir.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 139

BEŞİNCİ BÖLÜM

Taşıma İşleri

A) Taşıma sözleşmesi

Madde 29 – (1) 6762 sayılı Kanun yürürlükte iken yapılmış olan taşıma sözleşmeleri,

taşıma senedine ilişkin hükümler dahil, anılan Kanuna tabidir. Ancak, Türk Ticaret

Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşen, taşıma hukukuna özgü, zıya, hasar

ve gecikmeden dolayı, sorumluluk hâlleri ile taşıyıcının sorumluluk sınırları hakkında Türk

Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.

ALTINCI BÖLÜM

Deniz Ticareti

A) Türk Bayrağını çekme hakkının ve değişikliklerin tescili

Madde 30 – (1) Gemilere Türk Bayrağı çekme hakkı, yürürlüğe girmesinden itibaren Türk

Ticaret Kanununa tabi olur. Türk Bayrağı çekme hakkını elde etmiş olan tescili zorunlu

gemilerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde Türk Gemi Siciline

tescil ettirilmesi gerekir.

(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, daha önce gemi siciline tescil edilmiş

olan hususlarda meydana gelecek bütün değişiklikler, gecikmeksizin sicil müdürlüğüne

bildirilir.

B) Gemi vasfını kazanan araçların tescili

Madde 31 – (1) Türk Ticaret Kanunuyla gemi olma vasfını kazanan suda yüzme özelliği

bulunan araçların malikleri, tescili zorunlu gemilerini, anılan Kanunun yürürlüğe

girmesinden itibaren iki ay içinde aynı Kanunun 955 inci maddesi uyarınca yetkili Gemi

Sicil Müdürlüğüne tescil ettirmekle yükümlüdürler.

C) Gemi mülkiyetinin devren iktisabı

Madde 32 – (1) Bir gemi veya gemi payının temlikinde, gemi üzerindeki mülkiyeti 6762

sayılı Kanuna göre sadece sözleşmeyle iktisap etmiş olan kimseler, bu Kanunun yürürlüğe

girmesinden itibaren bir ay içinde kendilerini gemi veya gemi payı maliki olarak gemi

siciline tescil ettirmekle yükümlüdürler.

D) İpoteğin terkinini talep hakkı

Madde 33 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte bir gemi üzerinde

ipotek hakkına sahip olan alacaklı, kendinden önce gelen veya aynı derecede bulunan

diğer bir gemi ipoteğinin düşmesi hâlinde bunun terkinini istemek hakkını haizdir.

E) Şahsî ve aynî teminatların hapis hakkına dönüşmesi

Madde 34 – (1) Navlun sözleşmelerinde alacaklarının temini için 6762 sayılı Kanunda

taşıyana tanınmış olan bütün teminatlar, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte

ifa edilmeye başlanmış olan sözleşmelerden doğan alacaklar için, alacaklısı lehine hapis

140 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

hakkına dönüşür.

F) Müşterek avarya

Madde 35 – (1) Türk Ticaret Kanununun müşterek avarya ile ilgili hükümleri ancak

geminin anılan Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra başladığı yolculuktan doğan

olaylara uygulanır. Daha önce başlamış olan yolculuklar, 6762 sayılı Kanuna tabi olmaya

devam eder.

G) Gemi alacaklısı hakkının devamı

Madde 36 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 6762 sayılı

Kanun hükümlerine göre doğmuş olup da Türk Ticaret Kanunu uyarınca gemi alacaklısı

hakkı bahşetmeyen alacaklar, 6762 sayılı Kanuna tabi olmaya devam eder.

H) 1976 ve 1992 tarihli Sözleşmeler

Madde 37 – (1) Türk Ticaret Kanununun 1328 ilâ 1349 uncu maddeleri, bu Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır. Şu kadar ki, 4/6/1980 tarihli ve 17007 sayılı

Resmî Gazetede yayımlanan 19/11/1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin

Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşmenin Türkiye bakımından yürürlüğe girdiği

1/7/1998 tarihinden başlayarak, 24/7/2001 tarihli ve 24472 sayılı Resmî Gazetede

yayımlanan 1992 Petrol Kirliliğinden Doğan Zararın Hukuki Sorumluluğu ile İlgili

Uluslararası Sözleşmenin ve 18/7/2001 tarihli ve 24466 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan

1992 Petrol Kirliliği Zararının Tazmini İçin Bir Uluslararası Fonun Kurulması ile İlgili

Uluslararası Sözleşmenin Türkiye bakımından yürürlüğe girdiği 17/8/2002 tarihinden

başlayarak uygulanması bundan müstesnadır.

I) Cebrî icra

Madde 38 – (1) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce bir geminin paraya

çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibi kesinleşmiş olur veya yapı hâlindeki bir gemiye

kesin haciz konulmuş bulunursa, paraya çevirmede Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe

girmesinden önceki hükümler uygulanır.

YEDİNCİ BÖLÜM

Sigorta Hukuku

A) Sigorta sözleşmesi

Madde 39 – (1) 6762 sayılı Kanun yürürlükte iken yapılmış ve hüküm ifade etmeye

başlamış sigorta sözleşmelerine, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren

bir yıl süreyle 6762 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Ancak, bu bir yıllık süre içinde

sigorta ettireni, sigortalıyı ve lehdarı koruyan hükümler bakımından, 1517 nci maddesi

müstesna, Türk Ticaret Kanunu hükümleri geçerli olur.

(2) Birinci fıkranın birinci cümlesindeki bir yıllık süre içinde sona eren 6762 sayılı Kanuna

tâbi sigorta sözleşmelerinin uzatılması ya da yenilenmesi hâlinde Türk Ticaret Kanunu

hükümleri uygulanır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 141

B) Koruyucu hükümler

Madde 40 – (1) 6762 sayılı Kanun yürürlükte iken yapılmış olup da Türk Ticaret

Kanununun 1452, 1486, 1488 ve 1520 nci maddelerine aykırı bulunan sigorta

sözleşmeleri de bu Kanunun 39 uncu maddesi hükmüne tabidir.

Diğer Kanunların Değiştirilen ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümleri ve Son Hükümler

Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler

Kaldırılan Hükümleri ve Son Hükümler

Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler

Madde 41 – (1) 30 Teşrinisani 1330 tarihli Ecnebi Anonim ve Sermayesi Eshama

Münkasim Şirketlerle Ecnebi Sigorta Şirketleri Hakkında Kanunu Muvakkat yürürlükten

kaldırılmıştır.

(2) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun;

a) 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 23 – Bu Kanunun uygulanmasında;

1. “İpotek” tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, eski hukuk

hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini,

bazı taşınmazlar üzerindeki hususî imtiyazları ve taşınmaz eklenti üzerine rehin

muamelelerini,

2. “Taşınır rehni” tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medenî Kanununun 940 ıncı

maddesinde öngörülen rehinleri, ticarî işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar

üzerindeki rehinleri,

3. Sadece “Rehin” tabiri, “ipotek” ve “taşınır rehni” tabirlerine giren bütün taşınır ve

taşınmaz rehinlerini,

ihtiva eder.

Açıkça öngörülen istisnalar dışında, bayrağına ve bir sicile kayıtlı olup olmadığına

bakılmaksızın bütün gemiler hakkında bu Kanunun taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır.

Bu Kanun uyarınca gemi siciline verilecek şerhler, Türk Ticaret Kanununun 977 nci

maddesi hükmüne tabidir.”

b) 26 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 26 – Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra

müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün

içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder.

Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur.

142 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

Alacaklıya teslim olunan taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca

hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır.

Taşınmazın içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve

hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye

tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride borçluya

ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde

hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu

mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten

imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp

tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan

yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırılır.”

c) 28 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Taşınmaz davalarında hükümlerin tapu sicil dairesine tebliği:

Madde 28 – Taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme

davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hulasasını tapu sicili

dairesine bildirir. İlgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir. Bu şerh,

Türk Medeni Kanununun 1010 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.

Taşınmaz davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme,

derhal bu hükmün hulasasını da tapu sicili dairesine bildirir.”

ç) 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 29 – Hükmün tapu sicili dairesine bildirilmesinden sonraki tebeddüllerin icra

muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey kimin elinde ise ondan alınıp

alacaklıya teslim olunur.

Şu kadar ki, o yerde bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış olmayıp onu

doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu sicili kaydı gösterirse

mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine yedi gün mühlet verilir. Bu müddet

içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.”

d) 31 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“İrtifak haklarına mütedair ilamlar:

Madde 31 – Bir irtifak hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline mütedair

ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde yedi günlük bir

icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü zorla icra olunur.”

e) 31 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Gemilere ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin ilamların icrası:

Madde 31/a – Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve

bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe icra edilemez.

Sicile kayıtlı Türk gemilerine ve bunlarla ilgili aynî haklara ilişkin davalarda davacının

lehine hüküm verilirse, mahkeme, davacının istemine gerek kalmaksızın, hükmün tefhimi

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 143

ile birlikte özetini gemi sicili müdürlüğüne bildirir. Hüküm, gemi siciline şerh edilir.

Davada verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse, mahkeme, bu hükmün özetini

de gemi sicili müdürlüğüne derhal bildirir. Sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın

bütün yabancı bayraklı gemiler bakımından mahkeme, bu fıkrada öngörülen bildirimleri,

geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın konsolosluğuna yapar. Hükmün gemi

siciline şerh edilmesinden sonra geminin zilyetliğini elde eden kişi aleyhine yeni bir ilam

alınmasına gerek olmadan, üçüncü fıkraya göre işlem yapılır.

Bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir geminin tahliye ve teslimine

ilişkin ilam, icra dairesine verilince icra müdürü, bir icra emri tebliği suretiyle borçluya

yedi gün içinde o geminin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa

temsilcilerinin adları ve soyadları ile yerleşim yerleri, hükmü veren mahkemenin ismi

ile tahliye ve teslimine hükmolunan geminin kimliği, ilamın tarih ve numarası ve icra

mahkemesinden veya istinaf ya da temyiz yahut iadei muhakeme yoluyla görülmekte

olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebrî

icraya devam olunacağı yazılır.

Borçlu, gemiye zilyet olduğu hâlde bu emri yerine getirmezse, ilamın hükmü zorla tenfiz

olunur. Borçlu geminin zilyedi değilse, alacaklı aşağıda yazılı seçimlik haklardan birini

kullanabilir:

1. Alacaklı, geminin ilamda yazılı değerinin alınmasını isteyebilir. Borçlu bu değeri

ödemezse ayrıca icra emri tebliğine gerek kalmaksızın, söz konusu değer kendisinden

haciz yoluyla tahsil olunur. Geminin değeri, ilamda yazılı olmadığı ve taraflar bu değer

üzerinde anlaşamadıkları takdirde, icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişi heyetine

tespit ettirilir. Bilirkişi heyeti geminin kıymet takdiri sırasındaki değerini esas alır.

2. Alacaklı, gemiye zilyet olan üçüncü kişiye karşı borçlunun sahip olduğu hakları

kullanabilir. Şu kadar ki, üçüncü kişi, davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline tescil

edilmiş bir sözleşmeye dayanarak gemiye zilyet ise (1) numaralı bent hükmü uygulanır.

Alacaklıya teslim olunan gemiye haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu veya

üçüncü kişi, ayrıca hükme gerek kalmadan zorla çıkarılır.

Gemide bulunup da ilama dahil olmayan eşya, çıkarılarak borçluya teslim ve bu kişi hazır

değilse vekiline tevdi olunur. Bunlardan hiçbiri bulunmazsa mezkûr eşya, masrafı ileride

borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının

yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın

bulunduğu mahalde ise beş, değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı

ödemekten kaçınırsa yahut gerek görülürse, icra müdürü, icra mahkemesinin kararıyla

bunları satıp tutarından masrafı öder; fazlası kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca

çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırır.

Sicile kayıtlı Türk gemileri üzerinde ipotek veya intifa hakkının kurulmasına veya

kaldırılmasına ilişkin ilam, icra dairesine verilince, icra müdürü, üçüncü fıkrada yazılı

şekilde yedi günlük bir icra emri gönderir. Borçlu emri yerine getirmezse, ilamın hükmü

zorla icra olunur.

Gemiye ilişkin bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ve önceki fıkra

144 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

hükümlerine girmeyen ilamların icrası hakkında 30 uncu madde uygulanır.”

f) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “tapuya ve mahcuz

gemi ise kayıtlı bulunduğu daireye” ibaresi “tapu siciline” olarak; ikinci fıkrasında yer alan

“yukarda adı geçen dairelere” ibaresi “tapu siciline” olarak değiştirilmiştir.

g) 97 nci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Kiralanan yer veya sicile kayıtlı

gemilerdeki” ibaresi “Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki” olarak değiştirilmiştir.

ğ) 136 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Taşınmazların satışına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:

Madde 136 – Taşınmaz malların satışına ilişkin hükümler, bayrağı dikkate alınmaksızın

gemi siciline kayıtlı bütün gemiler hakkında da uygulanır. Bu hükümlerde geçen “tapu

sicili” terimi gemi sicilini, “ipotek” terimi gemi ipoteklerini ve “irtifak hakkı” terimi sicile

kayıtlı gemiler üzerindeki intifa hakkını ifade eder.”

h) 144 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:

Madde 144/a – Paranın paylaştırılmasına ilişkin hükümler, gemilerin satışı hâlinde de

uygulanır. Şu kadar ki, 140 ıncı madde uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile

kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın, bütün gemiler hakkında Türk Ticaret Kanununun

1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine tabidir.

Türk gemi siciline kayıtlı olan gemiyi paraya çeviren icra dairesi, sicile kayıtlı ipotek

ve intifa haklarına ait kayıtların terkin veya nakillerini yaptırır; yabancı sicile kayıtlı

gemilerde, bu işlemin yapılması için geminin bayrağını taşıdığı devletin en yakın

konsolosluğuna bildirimde bulunur.”

ı) 153 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

“Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:

Madde 153/a – Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile

kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının

verdiği rehin hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır.

İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de

uygulanır. Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile

kayıtlı olan gemileri; “tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi gemi ipoteklerini

anlatır. Gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği veya

geminin sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesi yetkilidir.

Taşınır rehninin ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin müşterek hükümler, gemiler

üzerindeki rehin haklarının paraya çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun:

1. 150/e maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup

olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için üç aydır.

2. 150/h maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1377 nci maddesi uygulanır.

Yeni Türk Ticaret Kanunu - Geleceği Hazırlayan Bir Düzenleme 145

3. 151 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile

kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ

1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.

4. 153 üncü maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri

uygulanır.”

i) 179/a maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 179/a – Mahkeme, iflasın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter

düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını

onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının

korunması için gerekli diğer önlemleri alır.

Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil

yetkisi ile bunların sınırları ve iflasın ertelenmesine ilişkin talep 166 ncı maddenin ikinci

fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilan ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu

arada erteleme talebini karara bağlar.

İflas ertelenmişse kayyım her üç ayda bir şirketin projeye uygun olarak iyileştirme

gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder, mahkeme bu rapor üzerine veya

gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporuna göre, erteleme istemini değerlendirir ve

iyileştirmenin mümkün olamayacağı kanaatine varırsa erteleme kararını kaldırır.”

j) 206 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi madde metninden çıkarılmış ve

maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup

olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci

maddesi hükümlerine göre düzenlenir.”

k) 288 inci maddesinin birinci fıkrasının dördüncü cümlesi madde metninden çıkarılmıştır.

l) 24 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 27 nci maddesinin ikinci fıkrası, 92 nci maddesinin

dördüncü fıkrası, 144 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 153 üncü maddesinin üçüncü

fıkrası, 257 nci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

(3) 29/6/1956 tarihli ve 6763 sayılı Türk Ticaret Kanununun Mer’iyet ve Tatbik Şekli

Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.

Tüzük ve yönetmelikler

Madde 42 – (1) Türk Ticaret Kanunu veya bu Kanun uyarınca hazırlanacak tüzük

ve yönetmelikler, Türk Ticaret Kanununun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde

yayımlanır.

(2) Birinci fıkrada öngörülen tüzük ve yönetmelikler yayımlanıncaya kadar, 6762 ve 6763

sayılı kanunlara ya da Türk Ticaret Kanunu ile yürürlükten kaldırılan diğer kanunlardaki

hükümlere dayanılarak yürürlüğe konulmuş bulunan tüzük ve yönetmeliklerin Türk

Ticaret Kanununa ve bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır, aykırı hükümleri ise

usulüne uygun şekilde değiştirilip uygulanabilir.

146 Yürürlük ve Uygulama Kanunu

(3) Birinci fıkrada öngörülen süreden daha kısa bir süre içinde ihtiyaç duyulan

düzenlemeler, ikinci fıkrada öngörülen tüzük ve yönetmeliklerde değişiklik yapılarak

yürürlüğe konulabilir.

Yürürlük

Madde 43 – (1) Bu Kanun 1/7/2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 44 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür