Zaman aşımına uğrayan kamu alacağı için ödeme emri düzenlenmez

  • İzmir 3. Vergi Mahkemesi
  • Esas No: 2012/685 Karar No : 2012/1090
  • ÖZÜ: Zaman aşımına uğrayan kamu alacağı için ödeme emri düzenlenmez.
  • İstemin Özeti: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin 2001 yılında elde ettiğ ileri sürülen menkul sermaye iradını (devlet tahvili hazine bonosu) beyan etmediğinden bahisle tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile fon payına ilişkin ödeme emri ile tahsili istenen borcun zaman aşımına uğradığı, müvekkilinin beyan etmediği ileri sürülen geliri için verginin zaten kaynakta kesildiği, üstelik istenen verginin miktarının fahiş olduğu iddiaları ile iptali istenmektedir.
  • TÜRK MİLLETİ ADINA
  • Vergi mahkemesi hakimliğince, gereği düşünüldü:
  • Amme borçluları kendilerine tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı belli nedenlerle dava açabilirler. Bu husustaki esaslar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58’inci maddesinde düzenlenerek, “kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesinde dava açabileceği” şeklinde hükme bağlanmıştır.
  • Vergi Usul Kanununun 114’üncü maddesi “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zaman aşımına uğrar.
  • Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zaman aşımını durdurur. Duran zaman aşımı mezkür komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamaz” düzenlemesini içermektedir.
  • Dosyanın incelenmesinden davacı adına elde ettiği menkul sermaye iradını beyan etmediğinden bahisle cezalı gelir vergisi ve fon payı tarhiyatı yapıldığı, dava konusu ödeme emrinin adresinde tebliğ edilebildiği ancak dayanak vergi/ceza ihbarnamesinin aynı mahallede bir başka adreste, tebliğ edilmediğine dair adres tespit  tutanağı düzenlendiği ve bu tutanakta mahalle muhtarının da imzasının bulunduğu, davacının güncel adresinin nasıl tespit edilebildiğine dair bir açıklamaya savunmada yer verilmediği, özetle ödeme emrinin tebliğinden evvelki aşamada dayanak vergi/ceza  ihbarnamesinin usulü dairesinde posta marifeti ile tebliğ edilmeye çalışıldığının açıkça ortaya konamadığı görülmektedir.
  • Buna karşın ödeme emrinin iptalini gerektiren asıl hukuka aykırılık zaman aşımı noktasında belirmektedir. Yukarıda zikredilen Vergi Usul Kanununun 114’üncü maddesinin yeni hali, matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının ilanihaye zazaman aşımını durdurmayacağını hükme bağlamıştır. Bu durumda, her ne kadar incelenen olayda taktir komisyonuna başvurulması (10.08.2006), taktir komisyonu kararı (23.10.2008) vergi/ceza ihbarnamesinin düzenlenmesi (28.10.2008) ve ilanen tabliği (27.10.2009), yeni yasal düzenlemenin yürürlüğünden önceki bir tarihe isabet etse de yeni yasal düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı muvacehesinde yapılması yani kanunun eski şeklinin Anayasaya aykırılığının saptanması karşısında “Ancak işlemeyen süre her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” hükmünün derdest uyuşmazlıklar bakımından da cari olduğunun kabulü gerekmektedir.
  • Bu durumda her halükarda en geç 31.12.2007 tarihinde tebliğ edilmesi gereken vergi alacağının, 2009 yılında ilanen tebliğ edilmiş olması dolayısıyla tahakkuk zaman aşımına uğradığı açıktır. Buna göre dava konusu ödeme emrine konu borcun zaman aşımına uğramış olması hasebiyle iptali gerekmektedir.
  • Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildi.

Bir önceki yazımız olan Şirketin kamu borcu için doğrudan ortağına gidilmez (Vergi Mahkemesi Kararı) başlıklı makalemizde Şirket Kamu Borcu Hakkında Yargı Kararı ve Şirketin Kabu Boruc için Şirket Ortağına Haciz yapılabilirmi hakkında bilgiler verilmektedir.

2 comments

  1. kurumsal web site diyor ki:

    ilginç bir yazı

    • sami tasdopen diyor ki:

      yukardaki davanın benzeri benim başıma geldi.2001 de olan vergi alacağını tebliği 13.2.2008 de tebliğ edilmiş ama bana 13.3.2013 de üstelik telefona mesaj yoluyla ulaştı.belirtilen davada tebliğ tarihinin en geç 31.12 2007 olması yazmaktadır.bu durumda bende zaman aşımı davası açabilirmiyim.kısa sürede cevaplarsanız sevinirim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir